5. Sınıf Matematik Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2.Kitap Sayfa 167
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte “Olayların Olasılığı” konusuna harika bir giriş yapacağız. Olasılık, aslında hayatımızın her anında karşımıza çıkan belirsiz durumları matematikle anlamaya çalışmaktır. Tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını birleştirip ne olabileceğini tahmin etmeye benzer!
Hadi gelin, kitaptaki etkinlikte yer alan soruları birlikte adım adım inceleyip çözelim.
1) Bilgisayarın klavyesine rastgele basarsak anlamlı bir kelime oluşturabilir miyiz? Örneğin klavyenin tuşlarına rastgele basarak “Dede Korkut Hikâyeleri”nden birini yazabilir misiniz? Ya da tuval üzerine rastgele fırça dokunuşlarıyla yukarıda verilen Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” resmini yapabilir misiniz? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Bu soru, aslında bize “rastgele” olan şeylerle “planlı” olan şeyler arasındaki farkı düşündürüyor. Hadi adım adım gidelim.
Adım 1: Rastgele basarak anlamlı bir kelime oluşturmak
Şöyle bir düşünelim, klavyeye gözümüz kapalı bassak… Belki “a” harfine, sonra da “t” harfine basarız ve “at” kelimesi oluşur. Ya da “e” ve “l” harflerine basıp “el” kelimesini oluşturabiliriz. Bu mümkündür, ama çok düşük bir ihtimaldir. Yani binlerce denemeden belki birinde kısa ve anlamlı bir kelime denk gelebilir.
Adım 2: Rastgele basarak “Dede Korkut Hikâyeleri”nden birini yazmak
İşte burası işlerin değiştiği yer! Bir hikâye, binlerce harfin belirli bir sırayla, boşluklarla ve noktalama işaretleriyle bir araya gelmesiyle oluşur. Klavyeye rastgele basarak bu kadar çok harfi doğru sırada yazma ihtimalimiz o kadar düşüktür ki, buna mümkün değil ya da imkansız diyebiliriz. Bu, kum tanelerinin arasından istediğiniz bir taneyi ilk denemede bulmaya çalışmaktan bile çok daha zordur!
Adım 3: Rastgele fırça dokunuşlarıyla “Kaplumbağa Terbiyecisi” resmini yapmak
Osman Hamdi Bey’in o muhteşem tablosuna bir bakın. Renkler, gölgeler, kaplumbağaların duruşu, yerdeki yapraklar… Her bir detayı düşünülerek yapılmış. Bir tuvalin üzerine boyaları rastgele sıçratarak veya fırçayı rastgele sürerek böyle bir sanat eserini oluşturmak kesinlikle mümkün değildir. Sanat, rastgelelik değil; yetenek, plan ve emek gerektirir.
Sonuç: Kısacası, rastgele olaylar sonucunda çok basit ve kısa anlamlı şeyler tesadüfen oluşabilir (kelime gibi), ancak karmaşık, planlı ve anlamlı eserler (hikâye veya resim gibi) rastgelelikle oluşturulamaz.
2) Sizin günlük hayatta karşılaştığınız belirsiz durumlar nelerdir?
Belirsiz durum demek, sonucunun ne olacağını önceden kesin olarak bilemediğimiz olaylar demektir. Hayatımız bunlarla dolu! İşte benim aklıma gelen birkaç örnek, eminim sizin de aklınıza bir sürü örnek gelecektir.
- Okul takımımızın hafta sonu yapacağı maçı kazanıp kazanamayacağı. (Belirsiz)
- Yarın havanın yağmurlu mu yoksa güneşli mi olacağı. (Belirsiz)
- Attığım bir zarın “6” gelip gelmeyeceği. (Belirsiz)
- Akşam yemeğinde en sevdiğim yemeğin yapılıp yapılmayacağı. (Belirsiz)
- Sınıf başkanlığı seçimini kimin kazanacağı. (Belirsiz)
- Öğretmenin bir sonraki derste sözlü yapıp yapmayacağı. (Belirsiz)
Sonuç: Gördüğünüz gibi, hayatımızda sonucu kesin olmayan pek çok durum var. İşte “olasılık” konusu, bu belirsizlikleri matematiksel olarak incelememize yardımcı olur.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Aklınıza takılan bir yer olursa çekinmeden sorun olur mu? Harikasınız çocuklar!