6. Sınıf Matematik Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 88
Harika bir etkinlik! Sevgili öğrencilerim, önümüzdeki bu tabloyu birlikte inceleyip soruları cevaplayalım. Bu tür tablolar, sayıların bize nasıl hikayeler anlattığını gösterir. Haydi başlayalım!
a) Belirtilen yıllarda Türkiye’nin kırsal ve kentsel nüfusundaki değişimi açıklayınız.
Bu soruyu cevaplamak için tablodaki “Kırsal” ve “Kentsel” sütunlarına dikkatlice bakmamız gerekiyor. Hem sayıların kendisine hem de yüzdelerine odaklanalım.
Unutmayın, bir şeyin sayısının artmasıyla yüzdesinin artması her zaman aynı anlama gelmeyebilir. Toplam nüfus da arttığı için yüzdeler bize daha net bir karşılaştırma imkanı sunar.
Adım 1: Kırsal Nüfusun Değişimini İnceleyelim
Tablonun “Kırsal” ve “Kırsal (%)” sütunlarına bakalım.
- 1927 yılında kırsal nüfus yaklaşık 10 milyon kişi ve bu, toplam nüfusun %75,8‘iymiş. Yani o zamanlar ülkemizde yaşayan neredeyse 4 kişiden 3’ü köylerde yaşıyordu.
- Yıllar ilerledikçe, örneğin 1980 yılına kadar kırsal nüfusun sayısı artmaya devam etmiş ve 25 milyon kişiye ulaşmış.
- Ancak 1980’den sonra kırsal nüfusun sayısı azalmaya başlamış. 2012‘de 17 milyon kişiye düşmüş.
- En önemli ipucu ise yüzde (%) sütununda! Kırsal nüfusun yüzdesi 1927’den 2012’ye kadar sürekli olarak azalmış. %75,8’den başlayıp %22,7’ye kadar düşmüş. Bu çok büyük bir değişim!
Adım 2: Kentsel Nüfusun Değişimini İnceleyelim
Şimdi de tablonun “Kentsel” ve “Kentsel (%)” sütunlarına bakalım.
- 1927 yılında kentsel nüfus yaklaşık 3 milyon kişi ve bu, toplam nüfusun sadece %24,2‘siymiş.
- Yıllar geçtikçe kentlerde yaşayan insan sayısı sürekli ve hızla artmış. 1980‘de yaklaşık 19 milyon, 2000‘de 44 milyon ve 2012‘de 58 milyon kişiyi geçmiş!
- Yüzde (%) sütununa baktığımızda bu artışın ne kadar büyük olduğunu daha net görüyoruz. Kentsel nüfusun oranı %24,2‘den başlayarak %77,3‘e fırlamış!
Adım 3: Sonuç ve Yorum
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde şunu söyleyebiliriz:
Belirtilen yıllar arasında Türkiye’de çok önemli bir nüfus değişimi yaşanmıştır. Başlangıçta nüfusun büyük çoğunluğu kırsal kesimde (köylerde) yaşarken, yıllar içinde bu durum tam tersine dönmüş ve nüfusun büyük çoğunluğu kentsel bölgelerde (şehirlerde) yaşamaya başlamıştır. Kısacası, Türkiye tarım toplumu yapısından sanayi ve hizmet toplumu yapısına doğru bir değişim göstermiştir.
b) Kırsal ve kentsel nüfus değişiminin nedenlerine dair düşüncelerinizi yazınız ve arkadaşlarınızla paylaşarak tartışınız.
Bu soru, yukarıdaki tabloda gördüğümüz sayıların arkasındaki “nedenleri” düşünmemizi istiyor. Yani, insanlar neden köylerden şehirlere göç etmiş olabilir? Bu bir matematik sorusu değil, bir yorum sorusu. Haydi birlikte beyin fırtınası yapalım!
Adım 1: Nedenleri Düşünelim
İnsanların yaşam yerlerini değiştirmelerinin genellikle daha iyi bir hayat arayışıyla ilgili olduğunu düşünebiliriz. Şehirler, köylere göre ne gibi avantajlar sunmuş olabilir?
Adım 2: Olası Nedenleri Sıralayalım
İşte aklıma gelen bazı nedenler:
- İş İmkanları: Şehirlerde fabrikaların, büyük iş yerlerinin ve dükkanların daha fazla olması, insanlara daha çok iş bulma olanağı sunmuştur.
- Eğitim Olanakları: Daha iyi okullar, liseler ve özellikle üniversiteler genellikle şehirlerdedir. Aileler, çocuklarının daha iyi bir eğitim alması için şehirlere taşınmış olabilir.
- Sağlık Hizmetleri: Büyük ve donanımlı hastaneler şehirlerde bulunur. İnsanlar daha iyi sağlık hizmeti alabilmek için şehirleri tercih etmiş olabilirler.
- Sosyal Hayat: Sinema, tiyatro, alışveriş merkezleri, konserler gibi sosyal ve kültürel etkinlikler şehirlerde daha fazladır.
- Tarımda Makineleşme: Tarlaların traktör gibi makinelerle sürülmesi, eskiden çok sayıda insanın yaptığı işi artık daha az insanın yapabilmesini sağlamıştır. Bu da kırsal kesimde iş gücüne olan ihtiyacı azaltmıştır.
Adım 3: Tartışma ve Paylaşma
Bu sadece birkaç fikir. Sizin de aklınıza başka nedenler gelebilir. Bu konuyu arkadaşlarınızla tartışırken onların fikirlerini de dinleyin. Belki sizin hiç düşünmediğiniz bir sebebi onlar bulabilir. Örneğin, bir arkadaşınız “ulaşım kolaylığı” diyebilir, bir diğeri “daha modern bir yaşam isteği” diyebilir. En güzel öğrenme yollarından biri de birbirimizle fikirlerimizi paylaşmaktır!