8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 194
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika sorularla geldin! Gel, bu iki soruyu birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. Tıpkı sınıfta yaptığımız gibi, her detayın üzerinden geçeceğiz. Hazırsan başlayalım!
9. Soru: “Herkes biliyor ki yemek yapmak benim, çay demlemek senin görevin.”
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) “yemek” kelimesinden sonraki “yapmak” kelimesi atılarak
B) “demlemek” kelimesi yerine “yapmak” kelimesi kullanılarak
C) “benim” kelimesinden sonra “görevim” kelimesi getirilerek
D) “görev” kelimesine “-dir” eki getirilerek
Çözüm:
Bu soruda bizden cümledeki anlatım bozukluğunu bulmamızı ve nasıl düzeltebileceğimizi istiyor. Haydi cümleyi bir analiz edelim.
Adım 1: Cümleyi Anlayalım
Cümle iki bölümden oluşuyor:
- …yemek yapmak benim,
- …çay demlemek senin görevin.
İkinci kısım, “çay demlemek senin görevin” kulağa doğru geliyor, değil mi? Ama ilk kısımda bir eksiklik var. “Yemek yapmak benim.” dediğimizde cümle bitmemiş gibi duruyor. Sanki “benim neyim?” sorusunu soruyor. İşte bu eksiklik bir anlatım bozukluğuna yol açıyor. Bu tür bozukluklara biz tamlanan eksikliği diyoruz. Cümlenin sonundaki “görev” kelimesi “senin” zamirine ait (“senin görevin”). Ancak “benim” zamirine ait bir “görevim” kelimesi cümlede yok. Bu yüzden cümle havada kalıyor.
Adım 2: Şıkları Değerlendirelim
- A) “yapmak” kelimesini atarsak cümle “yemek benim, çay demlemek senin görevin” olur. Bu, anlamı tamamen bozar. Yemek yapma eyleminden bahsederken yemeğin sahipliğinden bahsetmiş oluruz. Bu şık yanlış.
- B) “demlemek” yerine “yapmak” kullanırsak cümle “yemek yapmak benim, çay yapmak senin görevin” olur. Bu, anlatım bozukluğunu düzeltmez. Sadece kelimeyi değiştirir. Hâlâ “benim” kelimesi tek başına kalıyor. Bu şık da yanlış.
- C) “benim” kelimesinden sonra “görevim” kelimesini getirirsek cümle şöyle olur: “Herkes biliyor ki yemek yapmak benim görevim, çay demlemek senin görevin.” İşte şimdi oldu! Her iki yüklem de tamamlandı ve cümledeki eksiklik giderildi. Bu şık doğru görünüyor.
- D) “görev” kelimesine “-dir” eklersek cümle “…çay demlemek senin görevindir.” olur. Bu, cümlenin ikinci kısmını değiştirir ama ilk kısımdaki “benim” kelimesinin yalnızlığını gidermez. Yani asıl sorunu çözmez. Bu şık da yanlış.
Sonuç:
Cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için eksik olan “görevim” kelimesini eklemeliyiz. Bu da bizi doğru cevaba götürür.
Doğru Cevap: C
10. Soru: Yukarıda verilen Nuri Pakdil’in biyografisinde verilen hangi yıllara ait cümlelerde anlatım bozuklukları vardır?
A) 1934-1965
B) 1984-1997
C) 2014-2015
D) 2015-2019
Çözüm:
Bu soruda metindeki cümleleri tek tek okuyup hangilerinde anlatım bozukluğu olduğunu bulmamız gerekiyor. Biyografiyi yıl yıl inceleyelim.
Adım 1: Cümleleri Tek Tek İnceleyelim
- 1934: “Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi.” → Bu cümlede bir sorun yok.
- 1965: “İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.” → Bu cümlede de bir sorun yok.
- 1969: “Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt ve Âkif İnan ile Edebiyat dergisini yayımlamaya başladı.” → Bu cümlede de bir sorun yok.
- 1984: “Bu yıla kadar aylık olarak okuyucuyla buluşan dergi, Orta Doğu’daki edebiyat ve İslamcı düşüncenin gelişiminden Türk edebiyat çevrelerini de haberdar etti.” → Bu cümlede bir duralım. Cümlenin öznesi “dergi”. Yüklemi ise “haberdar etti”. Peki, bir dergi mi birilerini haberdar eder, yoksa o dergi aracılığıyla insanlar mı haberdar olur? Burada bir özne-yüklem uyuşmazlığı var. Cansız bir varlık olan “dergi”, “haberdar etmek” gibi insana özgü bir eylemi doğrudan yapamaz. Cümle şöyle olmalıydı: “…dergi, …çevrelerinin de haberdar olmasını sağladı.” veya “…dergi aracılığıyla …çevreleri de haberdar oldu.” Bu yüzden 1984 yılına ait cümlede anlatım bozukluğu vardır.
- 1997: “6 kitaptan oluşan “Otel Gören Defterler” başlıklı deneme serilerini bu tarihten sonra okuyucuyla buluştu.” → Bu cümleye de dikkat! Cümlenin yüklemi “buluştu”. “Buluşmak” eylemi nesne almaz (geçişsiz bir fiildir). Yani “neyi buluştu?”, “kimi buluştu?” diye soramayız. Ama cümlede “deneme serilerini” şeklinde “-i” hal eki almış bir nesne var. Bu bir nesne-yüklem uyuşmazlığıdır. Cümle iki şekilde düzeltilebilirdi:
- Ya nesneyi özne yapardık: “…deneme serileri … okuyucuyla buluştu.”
- Ya da yüklemi değiştirirdik: “…deneme serilerini … okuyucuyla buluşturdu.”
Her iki durumda da cümlenin orijinal hali yanlıştır. Yani 1997 yılına ait cümlede de anlatım bozukluğu vardır.
- Diğer Yıllar (2014, 2015, 2019): Bu yıllara ait cümleleri kontrol ettiğimizde (“…layık görüldü.”, “…cuma namazı kıldı.”, “…hayata veda etti.”) herhangi bir anlatım bozukluğu olmadığını görüyoruz.
Adım 2: Sonuca Ulaşalım
İncelemelerimiz sonucunda 1984 ve 1997 yıllarına ait cümlelerde anlatım bozukluğu olduğunu tespit ettik. Şimdi şıklara bakalım.
- A) 1934-1965 → Hata yok.
- B) 1984-1997 → İkisinde de hata var.
- C) 2014-2015 → Hata yok.
- D) 2015-2019 → Hata yok.
Sonuç:
Anlatım bozukluğu olan yıllar 1984 ve 1997’dir. Bu da bizi B seçeneğine götürür.
Doğru Cevap: B
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!