8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 246
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 8. Sınıf Türkçe öğretmeniniz. Gönderdiğiniz bu güzel sayfadaki çalışmaları gelin birlikte adım adım inceleyelim ve çözümleyelim. Amacımız sadece cevapları bulmak değil, aynı zamanda konuyu tam olarak anlamak. Haydi başlayalım!
HAZIRLIK ÇALIŞMASI
Soru: Sanat denilince aklınıza neler geliyor? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soru, bizim hayal gücümüzü ve bilgi birikimimizi ölçen harika bir başlangıç sorusu. “Sanat” kelimesi çok geniştir ve herkes için farklı bir anlam taşıyabilir. Aklımıza gelebilecekleri şöyle bir sıralayalım:
- Görsel Sanatlar: Resim yapmak, heykel yontmak, fotoğraf çekmek, çini ve seramik yapmak, hat sanatı (güzel yazı yazma), ebru sanatı (su üzerine resim yapma), mimari (binaların tasarımı).
- İşitsel (Fonetik) Sanatlar: Müzik (şarkı söylemek, bir enstrüman çalmak), şiir okumak.
- Dramatik (Ritmik) Sanatlar: Tiyatro, sinema, dans (bale, halk oyunları, modern dans), opera.
- Edebiyat: Şiir, roman, hikâye, deneme yazmak.
Unutmayın ki, sanat, bir duygunun, bir düşüncenin veya bir güzelliğin, insanı etkileyecek şekilde, yaratıcılıkla dışa vurulmasıdır. Yani sizin çizdiğiniz bir karikatür de, söylediğiniz bir şarkı da sanatın bir parçasıdır!
ŞİİR İNCELEMESİ: San’at
Soru: Şiiri, türünün özelliklerini dikkate alarak okuyunuz. Şiiri bir kez daha sessiz bir şekilde okuyunuz. Okurken vurgu ve tonlamaya dikkat ediniz ve şiirdeki telaffuzu zor olan kelimeleri belirleyiniz. Ardından şiiri sesli okuyunuz. Şiiri birkaç kez daha sessiz okuyarak ezberlemeye çalışınız.
Çözüm:
Bu bir soru değil, aslında şiiri nasıl daha iyi anlayabileceğimize dair bir yol haritası. Gelin bu adımları birlikte uygulayalım.
Adım 1: Şiirin Ana Duygusunu (Tema) Bulalım
Şiiri okuduğumuzda şairin ne anlatmak istediğini düşünelim. Şair, bir başkasının sanat anlayışıyla kendi milletinin, kendi kültürünün sanat anlayışını karşılaştırıyor. Sadece tek bir bahçedeki çiçeği görmek yerine, bizim diyarımızdaki “bin bir baharı”, yani kültürel zenginliğimizi fark etmemizi istiyor. Şiirde milli ve kültürel değerlere, sanata duyulan hayranlık ve bağlılık teması işleniyor. Şair, bizim sanatımızın ne kadar derin ve çeşitli olduğunu vurguluyor.
Adım 2: Vurgu ve Tonlamaya Dikkat Edelim
Şiiri sesli okurken duyguyu yansıtmak çok önemlidir. Örneğin:
“Bizim diyarımızda da bin bir baharı saklar!”
Bu dizede “bin bir baharı” ifadesini daha coşkulu ve vurgulu söylemeliyiz. Çünkü burada bir zenginlikten, bir çokluktan bahsediliyor.
“Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin.”
Bu dizede ise “zeybeğin” kelimesini söylerken sesimizi biraz daha yükseltip o gücü ve heybeti hissettirmeliyiz.
Adım 3: Anlamını Bilmediğimiz veya Telaffuzu Zor Kelimeleri Bulalım
Şiirde bazı eski veya sanatsal terimler geçiyor. Bunları öğrenirsek şiiri daha iyi anlarız:
- Diyar: Ülke, memleket.
- Mâbed: Tapınak, ibadet edilen yer (Cami, kilise vb.).
- Asırlık: Yüzyıllık, çok eski.
- Sülüs: Özellikle cami duvarlarında ve levhalarda gördüğümüz, estetik bir Arap harfleriyle yazı yazma sanatı, bir tür hat sanatı.
- Çini: Genellikle mavi ve beyaz renklerin hakim olduğu, camilerimizin ve saraylarımızın duvarlarını süsleyen, topraktan yapılmış, desenli seramik.
- Zeybek: Batı Anadolu’ya özgü, efelerin oynadığı, yiğitliği ve mertliği simgeleyen bir halk oyunu.
Adım 4: Şiiri Kıta Kıta Yorumlayalım
1. Kıta:
Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
Bizim diyarımızda da bin bir baharı saklar!
Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek,
İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar.
Şair burada diyor ki: “Güzellik sadece senin bildiğin, gördüğün yerde değildir. Bizim ülkemizin de kendine has binlerce güzelliği var. Sen bizi kendi modern, düz caddelerine çekmek istesen de bizim ruhumuz dağlara, doğallığa, kendi kültürümüze aittir ve o düzlükte rahat edemez.”
2. Kıta:
Sen kubbesinde ince bir mozayik arar da
Gezersin kırk asırlık bir mâbedin içini.
Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize heyecan verir bir parça yeşil çini…
Burada ise sanat anlayışlarındaki farkı anlatıyor: “Sen eski bir yapının içinde sadece mozaik gibi belirli bir sanatı ararken, bizi duvarlardaki o muhteşem hat yazıları (sülüs) veya küçücük bir yeşil çini parçası bile derinden etkiler, heyecanlandırır.” Bu, bizim sanatımızın ne kadar ince ve ruha dokunan bir yapısı olduğunu gösterir.
3. Kıta:
Sen raksına dalarken için titrer derinden
Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin,
Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden
Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin.
Son kıtada ise dans üzerinden bir karşılaştırma var: “Sen sahnede zarif bir kelebek gibi süzülen bir dansçıyı (raks) izleyip etkilenirsin. Bizim kalbimizi ise bir zeybeğin toprağa dağı devirir gibi yiğitçe diz vurması hoplatır.” Bu da bizim halk oyunlarımızın ne kadar güçlü ve anlamlı olduğunu ifade ediyor.
Umarım bu açıklamalarla şiiri daha iyi anlamış ve hissetmişsinizdir. Şimdi siz de bu adımları takip ederek şiiri tekrar okuyun ve ezberlemeye çalışın. Aklınıza takılan bir şey olursa her zaman sorabilirsiniz!