8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 279
Merhaba sevgili öğrencim,
Bana gönderdiğin görseli dikkatle inceledim. Bu görsel, değerli bilim insanımız Aziz Sancar’ın hayatı ve bilimsel çalışmaları hakkında hazırlanmış harika bir çizgi roman. Ancak görselde sadece metin bulunuyor, çözmemi istediğin sorular yer almıyor.
Ama hiç endişelenme! Ben de bu metinden yola çıkarak karşına çıkabilecek bazı sorular hazırladım ve şimdi bunları birlikte adım adım, bir öğrencinin en iyi anlayacağı şekilde çözeceğiz. Böylece hem metni daha iyi kavramış olacaksın hem de olası sorulara karşı hazırlıklı olacaksın. Haydi başlayalım!
***
Soru 1: Bu çizgi romanda anlatılanlara göre Aziz Sancar’ı bilimsel araştırmalar yapmaya iten ilk olay nedir?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için metnin en başına, Aziz Sancar’ın Mardin’deki günlerine dönmemiz gerekiyor. Oradaki konuşma balonları bize çok önemli ipuçları veriyor.
Adım 1: Metnin ilk karesine bakalım. Aziz Sancar, 1971 yılında Mardin’de doktorluk yaparken bir guatr hastasıyla karşılaşıyor. Bu hastalığın tedavisinin mümkün olmadığını ve bu durumla sık sık karşılaştığını belirtiyor.
Adım 2: Kendi kendine, “Bu gibi sorulara yanıt bulabilmek için uygulamacı değil, araştırmacı olmalıyım. Yok. Bu iş böyle yürümeyecek…” diyor. Bu cümle, onun karar anını gösteriyor. Yani, karşılaştığı ve çözüm bulamadığı tıbbi sorunlar, onu bu sorunların kökenine inmeye ve araştırma yapmaya yönlendiriyor.
Sonuç:
Aziz Sancar’ı bilimsel araştırmalar yapmaya iten ilk olay, Mardin’de doktorluk yaparken karşılaştığı ve çözüm bulamadığı guatr gibi hastalıklar karşısında çaresiz kalması ve bu sorunlara bir yanıt bulma isteğidir.
***
Soru 2: Metne göre Aziz Sancar, 40 yıl boyunca hangi temel soruya yanıt aramıştır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını bulmak için metnin ortalarındaki bölümlere odaklanmalıyız. Özellikle DNA ve enzimlerle ilgili kısımlar bize yol gösterecek.
Adım 1: Aziz Sancar, Amerika’ya gittikten sonra “fotoliyaz enzimi” üzerine çalışmaya başlıyor. Bu enzimin, canlıların DNA yapılarında meydana gelen hasarları onardığını öğreniyor.
Adım 2: Daha sonra aklına şu soru geliyor: “Peki bu enzimin işlevini biz insanlarda da gören benzer bir mekanizma var mıdır?” Bu soru, onun araştırmalarının temelini oluşturuyor.
Adım 3: Metinde, “Aziz Sancar sonraki 40 yıl boyunca… bu soruya yanıt aradı.” ifadesi geçiyor. Yine aynı bölümde, “insan DNA’sının kendini nasıl onardığını ya da neden onaramadığını anlamak için çalışmayı sürdürdü.” cümlesi, aradığı temel soruyu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Sonuç:
Aziz Sancar, 40 yıl boyunca insan DNA’sının kendini nasıl onardığı sorusuna yanıt aramıştır.
***
Soru 3: Bu metinden Aziz Sancar’ın kişilik özellikleriyle ilgili hangi çıkarımları yapabiliriz?
Çözüm:
Bir kişinin kişilik özelliklerini anlamak için onun davranışlarına, sözlerine ve hedeflerine bakmamız gerekir. Metin bize bu konuda birçok ipucu veriyor.
Adım 1: Karşılaştığı bir sorunu çözmek için doktorluğu bırakıp araştırmacı olmaya karar vermesi, onun meraklı, araştırmacı ve idealist olduğunu gösterir.
Adım 2: Bir sorunun cevabını bulmak için tam 40 yıl boyunca çalışması, onun ne kadar sabırlı, azimkâr ve kararlı bir insan olduğunun en büyük kanıtıdır. Pes etmiyor!
Adım 3: Amerika’ya giderek daha iyi araştırma olanakları araması, onun çalışkan ve bilime tutkuyla bağlı olduğunu gösterir.
Sonuç:
Metinden Aziz Sancar hakkında şu kişilik özelliklerini çıkarabiliriz:
- Meraklı
- Sabırlı
- Azimli ve Kararlı
- Çalışkan
- İdealist
***
Soru 4: Aziz Sancar’ın yaptığı çalışmaların insanlık için önemi nedir ve bu çalışmaları ona hangi büyük ödülü kazandırmıştır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı metnin sonlarına doğru açıkça belirtilmiş. Çalışmalarının sonucunu ve aldığı ödülü bulalım.
Adım 1: Metinde, Aziz Sancar’ın DNA onarım mekanizmasını çözmesi sayesinde, bu bilginin kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek ilaç ve yöntemlerin geliştirilmesine olanak sağladığı yazıyor. Yani çalışması, insan sağlığı için çok büyük bir önem taşıyor.
Adım 2: Metnin sonundaki karede ise bu büyük başarısının karşılığını aldığı belirtiliyor. “Bu çalışmalarıyla Aziz Sancar… 2015 Yılı Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü.” ifadesi, aldığı ödülü net bir şekilde bize söylüyor.
Sonuç:
Aziz Sancar’ın çalışmaları, DNA’nın hasar gördüğünde kendini nasıl onardığını ortaya çıkarmış ve bu bilgi kanser gibi pek çok hastalığın tedavisi için yeni umutlar doğurmuştur. Bu üstün başarısı sayesinde 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü kazanmıştır.
Umarım bu açıklamalar hem metni daha iyi anlamana hem de gelebilecek sorulara hazırlıklı olmana yardımcı olmuştur. Unutma, bir metni anlarken her zaman “Neden?”, “Nasıl?” gibi sorular sormak işini kolaylaştırır. Başarılar dilerim!