8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 182
Harika bir etkinlik! Sevgili öğrencim, gel bakalım bu etkinlikteki cümleleri birlikte inceleyelim ve anlatım bozukluklarını tek tek düzelterek konuyu pekiştirelim. Anlatım bozuklukları, kurduğumuz cümlenin açık ve anlaşılır olmasını engelleyen pürüzlerdir. Şimdi bu pürüzleri birlikte temizleyeceğiz.
6. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Cümlelerin altlarına anlatım bozukluğunun nedenini yazınız. Cümlelerdeki anlatım bozukluklarını düzelterek cümleleri yeniden yazınız.
Soru 1: Bu dergide hem yanlışlar var hem de okunacak gibi değil.
Adım 1: Anlatım Bozukluğunun Nedenini Bulalım
Bu cümlede “hem… hem de…” bağlacı kullanılmış. Bu bağlaç, genellikle aynı doğrultudaki, yani ya iki olumlu ya da iki olumsuz durumu birbirine bağlar. Cümleye baktığımızda “yanlışlar var” ifadesi bir tespittir, “okunacak gibi değil” ifadesi ise olumsuz bir yargıdır. Bağlaç, bu iki farklı nitelikteki yargıyı birbirine doğru şekilde bağlayamamış. Buna bağlaç yanlışlığı diyoruz.Adım 2: Cümleyi Düzeltelim
Cümleyi, anlam akışına uygun bir şekilde yeniden kurmalıyız. Dergideki yanlışların, onun okunmasını engellediği anlamını vermeliyiz.
Doğru Cümle: Bu dergi, içindeki yanlışlar yüzünden okunacak gibi değil. ya da Bu dergide o kadar çok yanlış var ki okunacak gibi değil.
Soru 2: Babalar çocuklarına hep inanır, kolayca bağışlar.
Adım 1: Anlatım Bozukluğunun Nedenini Bulalım
Cümlede iki yüklem var: “inanır” ve “bağışlar”. “Kime inanır?” diye sorduğumuzda “çocuklarına” cevabını alıyoruz. Peki, “kimi bağışlar?” diye sorduğumuzda cümlede bir cevap var mı? Yok. İkinci yüklemin kimi etkilediğini belirten bir nesne eksik. Bu tür durumlara nesne eksikliği adını veriyoruz.Adım 2: Cümleyi Düzeltelim
İkinci yüklemden önce “kimi?” sorusuna cevap veren bir kelime eklemeliyiz.
Doğru Cümle: Babalar çocuklarına hep inanır, onları kolayca bağışlar.
Soru 3: Çocuklarını yanına çağırdı ve hediyeler dağıttı.
Adım 1: Anlatım Bozukluğunun Nedenini Bulalım
Yine sıralı bir cümle var. İlk yüklem “çağırdı”. “Kimi çağırdı?” -> “Çocuklarını”. İkinci yüklem “dağıttı”. “Ne dağıttı?” -> “hediyeler”. Peki, “kime dağıttı?”. Bu sorunun cevabı cümlede yok. Hediyelerin kime verildiği belli değil. Burada “kime?” sorusuna cevap veren dolaylı tümleç eksik. Yani bir dolaylı tümleç eksikliği söz konusu.Adım 2: Cümleyi Düzeltelim
İkinci cümleye “kime?” sorusunun cevabını ekleyelim.
Doğru Cümle: Çocuklarını yanına çağırdı ve onlara hediyeler dağıttı.
Soru 4: Bugünkü sınava ben, yarınkine Emre girecek.
Adım 1: Anlatım Bozukluğunun Nedenini Bulalım
Bu cümlede iki farklı özne var: “ben” ve “Emre”. Cümlenin sonunda ise sadece “Emre” öznesine uygun olan “girecek” yüklemi var. “Ben girecek” diyemeyiz, değil mi? “Ben” öznesinin yüklemi eksik bırakılmış. Bu bir yüklem eksikliği veya yüklem-özne uyuşmazlığı sorunudur.Adım 2: Cümleyi Düzeltelim
“Ben” öznesine uygun yüklemi cümleye eklememiz gerekiyor.
Doğru Cümle: Bugünkü sınava ben gireceğim, yarınkine Emre girecek.
Soru 5: Arkadaşlarım çok çalışkan, ama umutlu değildi.
Adım 1: Anlatım Bozukluğunun Nedenini Bulalım
Cümlenin ikinci kısmı olan “umutlu değildi” geçmiş zamanda (-di) çekimlenmiş. Bu durumda ilk kısmın da geçmiş zamanda olması gerekir. “Arkadaşlarım çok çalışkan…” dediğimizde sanki geniş zamandan bahsediyormuşuz gibi bir hava oluşuyor. Ancak cümlenin devamı geçmiş zaman. İlk isim cümlesinin yüklemini tamamlayan ek-fiil (-idi) eksik. Buna ek-fiil eksikliği diyoruz.Adım 2: Cümleyi Düzeltelim
“Çalışkan” kelimesine geçmiş zaman anlamı katan ek-fiili getirelim.
Doğru Cümle: Arkadaşlarım çok çalışkandı, ama umutlu değildi.
Soru 6: Bütün gün dergi okuma ve televizyon izlemek çok hoşuma gidiyor.
Adım 1: Anlatım Bozukluğunun Nedenini Bulalım
Cümlede eylem bildiren iki kelime var: “okuma” ve “izlemek”. Bunlar fiilimsidir. “okuma” kelimesi “-ma” isim-fiil ekini, “izlemek” kelimesi ise “-mek” isim-fiil ekini almış. Bir cümlenin içinde aynı görevde kullanılan fiilimsilerin eklerinin aynı olması, anlatımı daha akıcı ve doğru kılar. Buradaki sorun fiilimsi eklerinin uyumsuzluğu.Adım 2: Cümleyi Düzeltelim
Her iki fiilimsiyi de aynı ekle yazalım. Genellikle “-mek” eki bu tür kullanımlarda daha yaygındır.
Doğru Cümle: Bütün gün dergi okumak ve televizyon izlemek çok hoşuma gidiyor.
Soru 7: Resim yapmayı senden çok severim.
Adım 1: Anlatım Bozukluğunun Nedenini Bulalım
Bu cümleyi okuduğunda aklına ne geliyor?
- 1. Anlam: Resim yapmayı, seni sevdiğimden daha çok seviyorum. (Resim yapmak ile sen karşılaştırılıyor.)
- 2. Anlam: Resim yapmayı, senin sevdiğinden daha çok seviyorum. (Benim resim yapma sevgim ile senin resim yapma sevgin karşılaştırılıyor.)
Gördüğün gibi, cümle iki farklı şekilde anlaşılabiliyor. Anlatmak istediğimiz şey net değil. Bu duruma anlam belirsizliği veya karşılaştırma hatası diyoruz.
Adım 2: Cümleyi Düzeltelim
Cümleyi, hangi anlamı kastettiğimize göre yeniden ve açık bir şekilde yazmalıyız.
1. Anlama Göre Doğru Cümle: Resim yapmayı, seni sevdiğimden daha çok severim.
2. Anlama Göre Doğru Cümle: Resim yapmayı, senin sevdiğinden daha çok severim.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Anlatım bozuklukları, bol bol pratik yaparak ve cümleleri dikkatlice okuyarak kolayca çözebileceğin bir konu. Harika iş çıkardın