8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 296
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Umarım hepiniz iyisinizdir. Bana gönderdiğiniz bu çalışma kağıdındaki soruları bir öğretmeniniz olarak sizler için adım adım analiz edip çözeceğim. Takıldığınız yerleri daha iyi anlamanız için açıklamaları olabildiğince basit ve anlaşılır tutmaya çalışacağım. Haydi başlayalım!
A BÖLÜMÜ: “Var mı?” Adlı Şiire Göre Cevaplama
Arkadaşlar, bu bölümdeki soruları cevaplayabilmemiz için öncelikle “Var mı?” adlı şiiri okumamız gerekiyor. Şiir metni görselde yer almadığı için, sorulara şiirden bağımsız olarak, genel kültürümüz ve Türkçe bilgimizle cevaplar oluşturacağım. Bu cevaplar, şiiri okuduğunuzda vereceğiniz cevaplar için size birer örnek ve yol gösterici olacaktır.
1. İnsanoğlunun icat ettiği mercekler ve aynalar, onlara nasıl imkânlar sağlamıştır?
Sevgili çocuklar, bu soru insanoğlunun icatlarının hayatımızı nasıl değiştirdiğini sorguluyor. Mercekler ve aynalar basit gibi görünse de aslında devrim niteliğinde buluşlardır.
- Adım 1: Merceklerin ne işe yaradığını düşünelim. Mercekler, çok küçük şeyleri büyütmemizi (mikroskop gibi) veya çok uzaktaki şeyleri yakınlaştırmamızı (teleskop, dürbün gibi) sağlar. Gözleri iyi görmeyen insanlar için yapılan gözlükler de birer mercektir.
- Adım 2: Aynaların ne işe yaradığını düşünelim. Aynalar sadece kendimize bakmamızı sağlamaz. Arabalardaki dikiz aynaları güvenli sürüş sağlar, teleskopların içinde de ışığı toplamak için özel aynalar kullanılır.
- Sonuç: Kısacası, mercekler ve aynalar sayesinde insanoğlu hem gözle görülemeyecek kadar küçük canlıları (mikroplar, hücreler) keşfetmiş hem de evrenin derinliklerini (gezegenler, yıldızlar) gözlemleme imkânı bulmuştur. Ayrıca tıp ve ulaşım gibi alanlarda da büyük kolaylıklar sağlamıştır.
2. “Yeni kıtalara açılmış kâşifler”, “Her gün yeni bir şey icat etmiş mucitler” dizelerinde geçen “kâşif” ve “mucit” kelimelerinin anlamlarını öğreniniz ve bu kelimeleri cümle içinde kullanınız.
Bu soru, kelime bilgimizi ölçmeyi amaçlıyor. Gelin bu iki önemli kelimeyi inceleyelim.
- Adım 1: Kâşif Ne Demek?
Kâşif: Daha önce bilinmeyen, varlığından haberdar olunmayan bir şeyi veya bir yeri bulan, ortaya çıkaran kimse demektir. Genellikle coğrafi yerler için kullanılır. (Keşfeden kişi) - Adım 2: Mucit Ne Demek?
Mucit: Daha önce olmayan, yeni bir şey icat eden, bulan veya yaratan kimse demektir. Genellikle aletler, makineler veya yöntemler için kullanılır. (İcat eden kişi) - Adım 3: Cümle İçinde Kullanalım
Kâşif: Kristof Kolomb, Amerika kıtasını keşfeden ünlü bir kâşif olarak tarihe geçmiştir.
Mucit: Telefonu icat eden Graham Bell, insanlık tarihinin en önemli mucitlerinden biridir.
3. İnsanoğlunun yaptığı her yeni şey, dünya için olumlu olmuş mudur? Neden?
Bu soru üzerinde biraz düşünmemiz gerekiyor. Her icat her zaman iyi sonuçlar doğurur mu? Tartışalım.
Cevap: Hayır, insanoğlunun yaptığı her yeni şey dünya için olumlu olmamıştır. İcatların ve keşiflerin hayatımızı kolaylaştıran, ufkumuzu açan çok olumlu yanları vardır. Örneğin, tıp alanındaki buluşlar sayesinde hastalıkları yeniyoruz, tekerleğin icadı sayesinde uzak mesafelere kolayca gidebiliyoruz.
Ancak bazı icatlar ne yazık ki olumsuz sonuçlar da doğurmuştur.
- Örnek 1: Atomun parçalanmasıyla nükleer enerji üretilmiş ve bu olumlu bir gelişme olmuştur. Fakat aynı bilgiyle yapılan atom bombası, binlerce insanın ölümüne ve çevre felaketlerine yol açmıştır.
- Örnek 2: Plastik, hayatımızı çok kolaylaştıran bir buluştur. Ancak doğada yüzlerce yıl yok olmadığı için çevre kirliliğine ve deniz canlılarının ölümüne neden olmaktadır.
Sonuç olarak, bir icadın iyi ya da kötü olması, onu nasıl kullandığımıza bağlıdır.
4. “Kâh uzaydan el sallamış dünyadakilere./Uydularla yaptıklarını duyurmuş/Bütün dünyaya.” dizelerinden de hareketle uzay ile ilgili gelişmelerden örnekler bulunuz ve bulduğunuz örneklerden birkaçını yazınız.
Bu dizeler bize insanoğlunun uzaydaki başarılarını hatırlatıyor. Aklımıza gelen birkaç önemli gelişmeyi sıralayalım.
- Uydular: Haberleşme (internet, televizyon), hava durumu tahmini ve navigasyon (GPS) gibi teknolojileri uydular sayesinde kullanıyoruz.
- Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS): Farklı ülkelerden astronotların birlikte yaşadığı ve bilimsel deneyler yaptığı, Dünya yörüngesinde dönen dev bir laboratuvardır.
- İnsanın Ay’a Ayak Basması: 1969 yılında Neil Armstrong’un Ay’a ilk adımı atması, insanlık için dev bir adımdı.
- Mars’a Gönderilen Araçlar: Mars yüzeyini incelemek, fotoğraf çekmek ve yaşam izi aramak için gönderilen “Curiosity”, “Perseverance” gibi robotik araçlar.
- Uzay Teleskopları: Hubble ve James Webb gibi uzay teleskopları sayesinde evrenin çok uzak köşelerinden inanılmaz görüntüler elde ediyoruz.
B BÖLÜMÜ: Cümleleri Anlam İlişkileriyle Eşleştirme
Geldik dil bilgisinin en keyifli konularından birine! Cümleler arasındaki anlam ilişkilerini bulacağız. Unutmayın, bu ilişkileri bulmak için doğru soruları sormamız gerekir.
- Neden-Sonuç: “Niçin?” veya “Neden?” sorusunu sorarız. Eylemin gerçekleşme nedeni bellidir.
- Amaç-Sonuç: “Hangi amaçla?” sorusunu sorarız. Eylemin yapılma hedefi belirtilir ama hedefe ulaşılıp ulaşılmadığı belli değildir.
- Koşul-Sonuç (Şart): Eylemin gerçekleşmesinin bir şarta bağlı olduğu cümlelerdir. Genellikle “-se, -sa” eki kullanılır.
Haydi cümleleri tek tek inceleyelim:
(b) 1. Yollar kapalı olduğu için köyden ayrılamamış.
Açıklama: “Neden köyden ayrılamamış?” diye sorduğumuzda “Yollar kapalı olduğu için” cevabını alıyoruz. Hem neden (yolların kapalı olması) hem de sonuç (ayrılamaması) gerçekleşmiştir. Bu yüzden neden-sonuç ilişkisidir.
(a) 2. Sesini fazla açmadan müzik dinleyebilirsin.
Açıklama: Müzik dinleyebilmesinin bir şartı, bir koşulu var. Nedir o koşul? Sesini fazla açmaması. Bu bir koşul (şart) cümlesidir.
(b) 3. Yağmur yağınca piknik ertelendi.
Açıklama: “Piknik neden ertelendi?” diye soralım. Cevap: “Yağmur yağdığı için.” Yağmur yağmış ve piknik ertelenmiş. İkisi de gerçekleşmiş. Bu bir neden-sonuç ilişkisidir.
(c) 4. İlaç almak için nöbetçi eczane arıyordu.
Açıklama: “Hangi amaçla nöbetçi eczane arıyordu?” diye soruyoruz. Cevap: “İlaç almak amacıyla.” Eczaneyi arama eyleminin bir amacı var. İlacı alıp almadığını bilmiyoruz. Bu bir amaç-sonuç ilişkisidir.
(a) 5. İki gün sonra getireceksen kitabı veririm.
Açıklama: Kitabı vermemin bir şartı var: iki gün sonra geri getirmen. “-se, -sa” ekini de görüyoruz. Bu net bir koşul (şart) cümlesidir.
(a) 6. Sınavı kazanırsam tatile gideceğiz.
Açıklama: Tatile gitmemizin koşulu nedir? Sınavı kazanmam. Yine “-se, -sa” eki var. Bu da bir koşul (şart) cümlesidir.
(c) 7. Sağlığını korumak için spor yapıyordu.
Açıklama: “Hangi amaçla spor yapıyordu?” diye soralım. Cevap: “Sağlığını korumak amacıyla.” Spor yapmasının bir hedefi, amacı var. Bu bir amaç-sonuç ilişkisidir.
(a) 8. Sana baktıkça gençliğimi hatırlıyorum.
Açıklama: Gençliğimi hatırlamamın koşulu nedir? Sana bakmam. “Sana baktığım zamanlarda, sana baktığım sürece” anlamı taşıdığı için bu da bir koşul (şart) ilişkisi kurar.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden tekrar sorabilirsiniz. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!