8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 122
Merhaba sevgili öğrencilerim! Türkçe dersimiz için harika bir çalışma yapacağız. Bu görseldeki soruları birlikte adım adım inceleyip, çözümlerini öğreneceğiz. Hazırsanız başlayalım!
B) Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Atasözü olan cümlelerin yanına (✓), olmayan cümlelerin yanına (x) işareti koyunuz.
(….) 1. Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
(….) 2. Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
(….) 3. Atı olan Üsküdar’ı geçti.
(….) 4. Mum dibine ışık vermez.
(….) 5. Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
(….) 6. Dostlar alışverişte görsün.
Sevgili yavrularım, bu soruda bizden atasözü olan cümleleri bulmamız isteniyor. Atasözleri, genellikle deneyimlere dayanan, öğüt veren, kalıplaşmış sözlerdir. Gelin şimdi cümleleri tek tek inceleyelim ve atasözü olup olmadıklarına karar verelim.
Adım 1: İlk cümleye bakalım: “Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.” Bu cümle, bir durumu anlatıyor ama kalıplaşmış bir öğüt verme durumu yok. Bu yüzden atasözü değil, yanına (x) işareti koyacağız.
Adım 2: İkinci cümlemiz: “Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.” Bu da yine bir durumu anlatan, kalıplaşmış bir öğüt vermeyen bir cümle. Bu yüzden bu da atasözü değil, yanına (x) işareti koyacağız.
Adım 3: Üçüncü cümle: “Atı olan Üsküdar’ı geçti.” Bu cümle, bir işi kolayca başardığımızı, önümüzdeki engellerin kolayca aşıldığını anlatan bir sözdür. Atasözü olarak kullanılır. O zaman yanına (✓) işareti koyuyoruz.
Adım 4: Dördüncü cümle: “Mum dibine ışık vermez.” Bu atasözü, en yakınlarımıza iyilik yapmadığımızı, kendi çevremizdekileri ihmal ettiğimizi anlatır. Bu da bir atasözüdür. Yanına (✓) işareti koyuyoruz.
Adım 5: Beşinci cümle: “Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.” Bu atasözü, herkesin her işi yapamayacağını, bazı konularda uzmanlık gerektiğini ifade eder. Bu da atasözüdür. Yanına (✓) işareti koyuyoruz.
Adım 6: Son cümlemiz: “Dostlar alışverişte görsün.” Bu atasözü, bir işin gösteriş için yapıldığını, asıl amacın dostları memnun etmek olduğunu ifade eder. Bu da atasözüdür. Yanına (✓) işareti koyuyoruz.
Sonuç:
(x) 1. Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
(x) 2. Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
(✓) 3. Atı olan Üsküdar’ı geçti.
(✓) 4. Mum dibine ışık vermez.
(✓) 5. Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
(✓) 6. Dostlar alışverişte görsün.
C) Aşağıdaki cümlelerden amaç-sonuç belirtenlerin yanına “A”, neden-sonuç belirtenlerin yanına “N” yazınız.
(….) 1. Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim.
(….) 2. Çok okuyor ki iyi yazıyor.
(….) 3. Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti.
(….) 4. Şiir yazmak için hayal etmek gerekir.
(….) 5. Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider.
(….) 6. Kitap almak için para biriktiriyor.
(….) 7. İstanbul’a okumaya gitti.
(….) 8. Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu.
Şimdi de bu soruda amaç-sonuç ve neden-sonuç cümlelerini ayırt edeceğiz. Unutmayın, amaç-sonuç cümlelerinde “ne için” sorusuna cevap ararız, neden-sonuç cümlelerinde ise “neden” sorusuna cevap ararız.
Adım 1: İlk cümleye bakalım: “Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim.” Buradaki “için” kelimesi bize bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu gösteriyor. Neden işe geç gittin? Seni hastanede ziyaret ettiğim için. Bu yüzden yanına “N” yazıyoruz.
Adım 2: İkinci cümle: “Çok okuyor ki iyi yazıyor.” Burada “ki” bağlacı bir sonuç ilişkisi kurmuş. Neden iyi yazıyor? Çünkü çok okuyor. Bu da bir neden-sonuç ilişkisi. Yanına “N” yazıyoruz.
Adım 3: Üçüncü cümle: “Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti.” Buradaki “üzere” kelimesi bir amacı ifade ediyor. Neden kütüphaneye gitti? Ders çalışmak üzere. Amaç-sonuç cümlesi. Yanına “A” yazıyoruz.
Adım 4: Dördüncü cümle: “Şiir yazmak için hayal etmek gerekir.” Yine “için” edatıyla kurulan bir cümle. Neden hayal etmek gerekir? Şiir yazmak için. Amaç-sonuç ilişkisi. Yanına “A” yazıyoruz.
Adım 5: Beşinci cümle: “Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider.” Buradaki “dığından” eki, bir neden belirtiyor. Neden her hafta bir oyuna gider? Tiyatroyu çok sevdiğinden. Neden-sonuç cümlesi. Yanına “N” yazıyoruz.
Adım 6: Altıncı cümle: “Kitap almak için para biriktiriyor.” “İçin” edatıyla kurulan bu cümlede bir amaç var. Neden para biriktiriyor? Kitap almak için. Amaç-sonuç cümlesi. Yanına “A” yazıyoruz.
Adım 7: Yedinci cümle: “İstanbul’a okumaya gitti.” Bu cümlede de bir amaç söz konusu. Nereye gitti? İstanbul’a. Neden gitti? Okumaya. Amaç-sonuç cümlesi. Yanına “A” yazıyoruz.
Adım 8: Sekizinci cümle: “Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu.” Buradaki “için” edatı bir neden belirtiyor. Neden söyledikleri anlaşılmıyordu? Çok hızlı konuştuğu için. Neden-sonuç cümlesi. Yanına “N” yazıyoruz.
Sonuç:
(N) 1. Seni hastanede ziyaret ettiğim için işe geç gittim.
(N) 2. Çok okuyor ki iyi yazıyor.
(A) 3. Ders çalışmak üzere kütüphaneye gitti.
(A) 4. Şiir yazmak için hayal etmek gerekir.
(N) 5. Tiyatroyu çok sevdiğinden her hafta bir oyuna gider.
(A) 6. Kitap almak için para biriktiriyor.
(A) 7. İstanbul’a okumaya gitti.
(N) 8. Çok hızlı konuştuğu için söyledikleri anlaşılmıyordu.
C) Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde abartılı bir ifade yoktur?
A) Çok zayıflamışsın, üflesem uçacaksın.
B) Dünya kadar ödevim var.
C) Ağzımla kuş tutsam da yaranamam.
D) Bülbül, güle küsmüş.
Bu soruda bizden abartılı bir ifade içermeyen cümleyi bulmamız isteniyor. Abartı, bir olayı olduğundan daha büyük veya daha küçük göstermektir.
Adım 1: A şıkkına bakalım: “Çok zayıflamışsın, üflesem uçacaksın.” Bir insanın üfleyince uçması mümkün mü? Elbette değil. Bu, zayıflığı abartılı bir şekilde ifade ediyor.
Adım 2: B şıkkına bakalım: “Dünya kadar ödevim var.” Gerçekten bir insanın ödevi koca bir dünya kadar olabilir mi? Bu da ödev miktarını abartılı bir şekilde anlatıyor.
Adım 3: C şıkkına bakalım: “Ağzımla kuş tutsam da yaranamam.” Bu, ne kadar çabalarsan çabala kimseyi memnun edemeyeceğini anlatan bir deyimdir ve bu da bir nevi abartılı bir anlatımdır.
Adım 4: D şıkkına bakalım: “Bülbül, güle küsmüş.” Bu cümlede bir kuşun bir çiçeğe küsmesi anlatılıyor. Bu, mecaz anlamlı bir ifade olsa da, diğer şıklardaki gibi bir olayın olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterilmesi şeklinde bir abartı içermiyor. Bu daha çok kişileştirme ve deyimleşmiş bir anlatım.
Sonuç:
D) Bülbül, güle küsmüş.
2. Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz. Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttuturken Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz.
Yukarıdaki dörtlüğün teması, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Anadolu sevgisi
B) Destan
C) Türküler
D) Batı sanatı
Bu soruda bizden verilen dörtlüğün ana temasını bulmamız isteniyor. Dörtlüğü dikkatlice okuyarak ne anlatmak istediğini anlamaya çalışalım.
Adım 1: Dörtlükte “Anadolu’muz” kelimesi geçiyor. Bu, ülkesine, vatanına duyulan bir sevginin işareti olabilir.
Adım 2: “Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz” ifadesi, Anadolu’nun ne kadar değerli ve anlatılmaya değer olduğunu, adeta bir destan gibi olduğunu vurguluyor. Bu da Anadolu’ya duyulan hayranlığı ve sevgiyi gösteriyor.
Adım 3: “Biz bu yolda türküler tuttuturken” ve “Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz” ifadeleri, bir yolculuktan, ayrılıktan ve belki de bir miras bırakmaktan bahsediyor. Ancak bu ifadeler de genellikle vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir şekilde karşımıza çıkar.
Adım 4: Şıkları inceleyelim. A şıkkı “Anadolu sevgisi” bu dörtlüğün ana fikrini çok iyi karşılıyor. B şıkkı “Destan” sadece bir benzetme unsuru olarak kullanılmış, ana tema değil. C şıkkı “Türküler” de sadece bir ifade biçimi olarak geçiyor, ana tema değil. D şıkkı “Batı sanatı” ise şiirde hiç geçmiyor.
Sonuç:
A) Anadolu sevgisi
Umarım bu açıklamalarım her şeyi netleştirmiştir. Anlamadığınız yer olursa çekinmeden sorun lütfen! Hepinize başarılar dilerim!