8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 97
Merhaba sevgili öğrencim! Seninle bu sayfadaki Türkçe etkinliklerini adım adım inceleyelim ve çözelim. Bu etkinlikler dil bilgisi, konuşma ve yazma becerilerini geliştirmeye yönelik harika alıştırmalar. Hazırsan başlayalım.
SORU 1 (Sayfanın Üst Kısmı): Dil Bilgisi Çalışması
Soru Metni: Aşağıdaki fiillerin kök ya da gövdelerine -(i)l veya -(i)n eklerinden birini ekleyerek cümle içinde kullanınız.
Çözüm ve Açıklama:
Burada bizden istenen, fiillere “-l” veya “-n” eklerini getirerek onları “edilgen” (işi yapanın belli olmadığı) veya “dönüşlü” (işi yapanın işten etkilendiği) hale getirmemizdir. Haydi kelimeleri tek tek dönüştürelim:
- yaz-: Bu fiile “-ıl” eki getirelim.
Yeni Kelime: yazılmak
Cümle: “Öğretmenin tahtaya yazdığı notlar deftere özenle yazıldı.” - sev-: Bu fiile “-il” eki getirelim.
Yeni Kelime: sevilmek
Cümle: “Sınıfın en çalışkan öğrencisi herkes tarafından sevilir.”
(Not: “-in” eki getirirsek “sevinmek” olur, bu da doğrudur: “Haberi alınca çok sevindi.”) - oku-: Bu fiile “-n” eki getirelim (çünkü ünlü ile bitiyor).
Yeni Kelime: okunmak
Cümle: “İstiklal Marşı törende coşkuyla okundu.” - bil-: Bu fiile “-in” eki getirelim.
Yeni Kelime: bilinmek
Cümle: “Bu yörenin türküleri tüm Türkiye’de bilinir.” - bak-: Bu fiile “-ıl” eki getirelim.
Yeni Kelime: bakılmak
Cümle: “Hastaneye gelen tüm hastalara acilde bakıldı.” - başla-: Bu fiile “-n” eki getirelim.
Yeni Kelime: başlanmak
Cümle: “Büyük bir heyecanla yeni projeye başlandı.”
Soru Metni (Devamı): Fiiller ek aldıktan sonra cümlelerde anlam bakımından nasıl bir farklılık oluşmuştur? Aşağıya yazınız.
Cevap:
Fiillere “-l” ve “-n” ekleri getirildiğinde, cümlede işi yapan kişi (özne) ya belirsizleşmiştir ya da geri plana düşmüştür. Yani fiiller edilgen çatı özelliği kazanmıştır. Cümlelerde “işi yapan” değil, “yapılan işten etkilenen” varlık ön plana çıkmıştır. (Örneğin: “Yazdı” dediğimizde kimin yazdığı bellidir, ama “Yazıldı” dediğimizde kimin yazdığı belli değildir, yazılan şey önemlidir.)
SORU 2: 8. ETKİNLİK
Soru Metni: Sınıfınızda “tarihî eserlerimizi korumak” konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızda yaratıcı konuşma stratejisini uygulayınız…
Çözüm Rehberi:
Sevgili öğrencim, bu bir sınıf içi konuşma etkinliği. Burada yapman gereken şey, senden önce konuşan arkadaşını çok iyi dinlemek ve söze onun bıraktığı yerden ya da onun fikrine yeni bir şey ekleyerek başlamaktır. İşte sana örnek bir konuşma metni taslağı:
Örnek Konuşma Başlangıcı:
“Değerli öğretmenim ve sevgili arkadaşlarım, benden önceki arkadaşım Ahmet, tarihî eserlerin sadece taş ve topraktan ibaret olmadığını, onların geçmişimizle kurduğumuz bir köprü olduğunu çok güzel ifade etti. Ben de Ahmet’in bu fikrine katılarak şunları eklemek istiyorum: Tarihî eserleri korumak, sadece onları müzelere koymak demek değildir; onları yaşatmak ve gelecek nesillere (jenerasyonlara) aktarmaktır. Yabancı turistler (gezginler) geldiğinde onlara kültürümüzü en iyi bu eserlerle anlatırız. Bu yüzden eserlerimize zarar vermemeli, onları gözümüz gibi korumalıyız.”
(Not: Konuşmanda “jenerasyon” yerine “nesil”, “turist” yerine “gezgin”, “objektif” yerine “nesnel” gibi Türkçe kelimeler kullanmaya özen göstermelisin.)
SORU 3: 9. ETKİNLİK
Soru Metni: Okuduğunuz metindeki yazarın “Vatan çıplak topraktan ibaret değildir. Bir milletin asıl vatanı yarattığı kültür eserleridir.” sözünden hareketle… hikâye edici veya bilgilendirici bir metin yazınız.
Çözüm ve Örnek Metin:
Bu etkinlikte önce bir “Kavram Havuzu” oluşturmalı, yani aklımıza gelen kelimeleri listelemeliyiz. Sonra bu kelimeleri kullanarak bir yazı yazmalıyız.
Adım 1: Kavram Havuzu (Kelime Seçimi)
- Vatan
- Kültür
- Miras
- Mimar Sinan
- Türküler
- Geçmiş
- Gelecek
- Emanet
Adım 2: Örnek Metin (Bilgilendirici Türde)
KÜLTÜRÜMÜZ VATANIMIZDIR
Vatan denilince akla ilk olarak üzerinde yaşadığımız toprak parçası, sınırlarımız ve bayrağımız gelir. Ancak bir toprağı vatan yapan asıl ruh, o toprağın üzerinde yaşayan milletin ürettiği değerlerdir. Yazarın da dediği gibi, vatan sadece kuru bir toprak değildir.
Süleymaniye Camii’nin minareleri göğe yükselirken, bir annenin çocuğuna söylediği ninni rüzgâra karışırken vatanın ne demek olduğunu daha iyi anlarız. Mimar Sinan’ın taşlara işlediği ruh, Yunus Emre’nin şiirlerindeki sevgi dili, bizim kültür mirasımızdır. Bu eserler ve değerler, bizi biz yapan, bizi geçmişe bağlayan ve geleceğe taşıyan köprülerdir.
Sonuç olarak, vatanı sevmek sadece toprağı korumakla olmaz. Türkülerimizi, mimarimizi, dilimizi ve geleneklerimizi korumak da vatan savunmasının bir parçasıdır. Çünkü kültürünü kaybeden bir millet, zamanla vatanını da kaybeder.