8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 298
Harika bir çalışma! Gel bakalım, bu soruları bir öğretmen gözüyle birlikte analiz edelim ve çözelim. Emin ol, hepsini kolayca anlayacaksın.
3. Soru: Bilim dergileri, bilimsel çalışmanın ve gelişimin vazgeçilmez araçlarıdır. Hatta bilim dergilerinin olmadığı yerde, önemli bir bilim ortamından söz etmenin mümkün olmayacağı bile ileri sürülebilir. Çünkü ancak onlar aracılığıyla bilimciler arasında iletişim kurulabilir, araştırma sonuçları en kısa zamanda hem bilim kamuoyuna hem de halka duyurulabilir ve yine onların yardımıyla eleştiri ve tartışma ortamı yaratılabilir. Bilim dergileri hakkında söylenebilecek başka bir şey de şudur: Onlar, bilimin en önemli taşıyıcı ve etkileyicilerindendir.
Parçanın konusu, aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- A) Bilim ortamı
- B) Bilim dergilerinin önemi
- C) Bilimler arasında iletişim
- D) Bilimin taşıyıcılığı ve etkileyiciliği
Çözüm ve Açıklama:
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden paragrafın konusunu, yani metinde en çok neyden bahsedildiğini bulmamız isteniyor. Bir metnin konusunu bulmak için “Bu metin ne hakkında?” sorusunu sormalıyız.
- Adım 1: Paragrafı dikkatlice okuyalım. Paragraf, bilim dergilerinin “vazgeçilmez” olduğunu söyleyerek başlıyor. Sonra neden vazgeçilmez olduğunu açıklıyor: Bilimciler arasında iletişim sağlıyor, sonuçları halka duyuruyor, tartışma ortamı yaratıyor. En sonunda da onları “bilimin en önemli taşıyıcı ve etkileyicileri” olarak tanımlıyor.
- Adım 2: Şimdi şıkları inceleyelim.
- A) Bilim ortamı: Bu çok genel bir ifade. Paragraf, bilim ortamının tamamından değil, o ortamın içindeki çok özel bir unsurdan, yani bilim dergilerinden bahsediyor.
- B) Bilim dergilerinin önemi: Paragraf baştan sona bilim dergilerinin neden bu kadar gerekli ve değerli olduğunu anlatıyor. “Vazgeçilmez” olması, “iletişim kurması”, “sonuçları duyurması” gibi ifadeler hep onların önemini vurguluyor. Bu şık çok mantıklı duruyor.
- C) Bilimler arasında iletişim: Bu, bilim dergilerinin sağladığı faydalardan sadece biri. Paragrafın tamamını kapsamıyor. Paragrafta halka duyurmaktan da bahsediliyor.
- D) Bilimin taşıyıcılığı ve etkileyiciliği: Paragrafta bilimin değil, bilim dergilerinin taşıyıcı ve etkileyici olduğu söyleniyor. Bu yüzden bu şık da tam olarak doğru değil.
- Adım 3: Gördüğün gibi, paragrafta anlatılan her şey “Bilim dergileri neden önemlidir?” sorusunun cevabı niteliğinde. Bu yüzden metnin konusu açıkça bilim dergilerinin önemidir.
Doğru Cevap: B
4. Soru: Evet, cildimizin %50 oranında su barındırdığı bir gerçek ancak bu oran, yaş ve cinsiyete göre değişebiliyor. Bebekler için %80’lere çıkarken bu oran erkeklerde %60, kadınlarda ise %50 civarındadır. Derinin epiderm tabakasındaki su miktarı alt deri tabakasına göre iki misli fazla olup cildin parlak ve ışıltılı görünmesinde başrolü oynar.
Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?
- A) Suyun önemini anlatır mısınız?
- B) Suyun başka işlevleri var mıdır?
- C) Gerçekten de derimizde büyük ölçüde su bulunuyor mu?
- D) Ne zaman su içmeliyiz?
Çözüm ve Açıklama:
Bu tür sorularda metnin bir soruya cevap olduğunu düşünmeliyiz. Metnin girişindeki ifade bizim için en büyük ipucudur. Haydi bakalım!
- Adım 1: Paragraf “Evet,” diye başlıyor. Bu kelime, sorulan bir soruyu doğruladığını, onayladığını gösterir. Demek ki sorulan sorunun cevabı “evet” veya “hayır” olabilen bir soru olmalı.
- Adım 2: Paragrafın devamında cildimizdeki su oranlarından bahsediliyor (%50, %80, %60 gibi). Yani cildimizde suyun bulunup bulunmadığı ve ne kadar miktarda bulunduğu hakkında bilgi veriliyor.
- Adım 3: Şimdi bu ipuçlarıyla şıkları değerlendirelim.
- A) Suyun önemini anlatır mısınız? Bu soruya “Evet” diye başlanmaz. Direkt suyun önemini anlatmaya başlanır.
- B) Suyun başka işlevleri var mıdır? Bu soruya “Evet, vardır.” diye başlanıp işlevler sıralanabilirdi. Ancak paragraf işlevlerden çok, derideki su miktarından bahsediyor.
- C) Gerçekten de derimizde büyük ölçüde su bulunuyor mu? Bu soruya “Evet,” diye başlayıp sonra da ne kadar büyük ölçüde bulunduğunu yüzdelerle açıklamak çok mantıklı. Paragraf tam olarak bunu yapıyor. Sorudaki “büyük ölçüde” ifadesinin karşılığını paragraftaki yüzdelerle veriyor.
- D) Ne zaman su içmeliyiz? Paragraf suyun ne zaman içileceğiyle ilgili hiçbir bilgi vermiyor.
Doğru Cevap: C
5. Soru: Aşağıdakilerden hangisinde yanlış geçiş ve bağlantı ifadesi kullanılmıştır?
- A) Hemen çalışmaya başlayalım, ilk olarak sıraları düzeltelim.
- B) Yardıma ihtiyacım yok demişti oysaki ihtiyacı olduğunu biliyordum.
- C) Şiirleri çok severim özellikle lirik şiirleri.
- D) Çalışmayı bitiriyoruz, ilk olarak bir prova daha yapalım.
Çözüm ve Açıklama:
Geçiş ve bağlantı ifadeleri (ama, fakat, lakin, oysaki, özellikle, ilk olarak, son olarak vb.) cümleler arasında anlam bağlantısı kurar. Bu soruda hangisinin anlama uymadığını, yani yanlış kullanıldığını bulacağız.
- Adım 1: Şıkları tek tek inceleyelim ve altı çizili ifadenin cümlenin anlamına uyup uymadığını kontrol edelim.
- A) “Hemen çalışmaya başlayalım, ilk olarak sıraları düzeltelim.” Burada yapılacak işlerden birincisi söyleniyor. “İlk olarak” ifadesi bir sıralama belirttiği için kullanımı doğru.
- B) “Yardıma ihtiyacım yok demişti oysaki ihtiyacı olduğunu biliyordum.” “Oysaki” kelimesi, söylenenin aksine bir durum olduğunu, bir çelişkiyi belirtir. Burada da tam olarak bu anlamda kullanılmış. Kullanımı doğru.
- C) “Şiirleri çok severim özellikle lirik şiirleri.” “Özellikle” kelimesi, genel bir durum içinden özel bir tanesini vurgulamak için kullanılır. Şiirler içinde lirik olanları daha çok sevdiğini belirtiyor. Kullanımı doğru.
- D) “Çalışmayı bitiriyoruz, ilk olarak bir prova daha yapalım.” Burada bir anlamsal tutarsızlık var. Eğer çalışma “bitiriliyorsa”, yapılacak eylem “ilk” değil, “son” eylem olmalıdır. “Son olarak bir prova daha yapalım.” denseydi doğru olurdu. “İlk olarak” ifadesi, işin başında yapılacak bir şeyi belirtir. Bu yüzden buradaki kullanımı yanlıştır.
Doğru Cevap: D
6. Soru: Bahçe kapısından girdiğimde beni devasa bir manolya ağacı karşıladı. Dalları bana “merhaba” der gibi rüzgârda savruldu. Daha sonra karşıma çıkan panjurları bakımsızlıktan solmuş, kırık ve hatta korkutucu ev bütün keyfimi kaçırmıştı. Evin çatısından bana doğru uzanan sarı merdiven oradaki renkti.
Bu metin aşağıda açıklaması verilen anlatım biçimlerinden hangisine örnektir?
- A) Yazar bir konu ile ilgili kişisel görüşünü belirterek okuyucunun o konu hakkındaki fikrini etkilemeye çalışır. Karşılıklı konuşma havası vardır.
- B) Herhangi bir konu hakkında bilgi verilir, bir şeyler öğretmek amacına yönelikti. Yazar, sanatlı söyleyişlerden ve öznellikten kaçınır.
- C) Bir yerin veya varlığın özellikleri, bu özelliklerin yazarında uyandırdığı izlenimler, okurun gözünde canlanacak şekilde anlatılır.
- D) Bir yaşam kesiti, belli bir olaya bağlı olarak anlatılır. Amaç; okuru olayların içinde yaşatmak, kahramanlarla ve olayla özdeşleştirmektir.
Çözüm ve Açıklama:
Bu soruda metinde hangi anlatım biçiminin ağır bastığını bulmamız gerekiyor. Şıklarda zaten anlatım biçimlerinin tanımları verilmiş. Bizim yapmamız gereken, metni okuyup hangi tanıma uyduğunu bulmak.
- Adım 1: Metni okuyalım ve ne anlattığına odaklanalım. Yazar, bir bahçeye giriyor ve gördüklerini anlatıyor: “devasa manolya ağacı”, “solmuş, kırık panjurlar”, “korkutucu ev”, “sarı merdiven”… Dikkat edersen, yazar kelimelerle bir fotoğraf çiziyor. Gördüklerini bizim de zihnimizde canlandırmamızı sağlıyor.
- Adım 2: Şimdi bu metnin özelliklerini şıklardaki tanımlarla karşılaştıralım.
- A) Bu tanım tartışmacı anlatıma aittir. Metinde bir fikir savunulmuyor, okur bir şeye ikna edilmeye çalışılmıyor. Sadece bir yer tasvir ediliyor. Bu yüzden A şıkkı olamaz.
- B) Bu tanım açıklayıcı anlatıma aittir. Metin bize bir konu hakkında bilgi vermiyor, bir şey öğretmiyor. Tam tersine, “keyfimi kaçırmıştı” gibi öznel ifadelere yer veriyor. Bu yüzden B şıkkı da olamaz.
- C) Bu tanım betimleyici anlatıma (tasvir etme) aittir. Tanımda “bir yerin veya varlığın özellikleri… okurun gözünde canlanacak şekilde anlatılır” deniyor. Metnimiz tam olarak bunu yapıyor! Bahçeyi, evi, ağacı özellikleriyle anlatarak gözümüzde canlandırıyor. Bu şık metinle birebir uyumlu.
- D) Bu tanım öyküleyici anlatıma (hikâye etme) aittir. Öykülemede bir olay akışı, zaman, yer ve kişiler vardır. Metinde bir olaydan çok, bir anlık bir “durağan” görüntü anlatılıyor. Hareket ve olay akışı yok denecek kadar az. Bu yüzden D şıkkı da olamaz.
Metin, okurun zihninde bir resim oluşturmayı amaçladığı için kullanılan anlatım biçimi betimlemedir.
Doğru Cevap: C
Umarım açıklamalarım nettir ve konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, bol bol soru çözerek bu konuları çok daha kolay bir şekilde yapabilirsin. Başarılar dilerim!