8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 225
Harika bir çalışma! Gel bakalım, bu soruları birlikte, adım adım çözelim. Tıpkı derste yaptığımız gibi, her bir soruyu ve şıkkı dikkatlice inceleyeceğiz. Hazırsan başlayalım!
6. Aşağıdaki dizelerden hangisinde abartma yoktur?
Merhaba sevgili öğrencim, bu soruda bizden abartma (mübalağa) sanatı olmayan dizeyi bulmamız isteniyor. Abartma neydi bir hatırlayalım: Bir durumu, olayı veya varlığı olduğundan çok daha büyük ya da çok daha küçük gösterme sanatıdır. Yani, biraz “atıp tutma” sanatı da diyebiliriz. Şimdi şıkları bu gözle inceleyelim.
- A) Bir ah çeksem dağı taşı eritir.
- B) Gözüm yaşı değirmeni yürütür.
- C) Bak o zaman topraktaki sevince.
- D) Gözümdeki yaşlardan bir deniz olur.
Çözüm:
Adım 1: A şıkkına bakalım. Bir insanın “ah” çekerek dağları, taşları eritmesi mümkün mü? Tabii ki değil. Burada acının büyüklüğü çok aşırı bir şekilde anlatılmış. Yani burada abartma var.
Adım 2: B şıkkını inceleyelim. Gözyaşının bir değirmeni çalıştıracak kadar çok olması… Bu da imkânsız bir durum. Üzüntünün ne kadar derin olduğu yine abartılarak ifade edilmiş.
Adım 3: D şıkkına göz atalım. Gözyaşlarının birikip bir deniz oluşturması da fiziksel olarak olanaksız. Burada da yine çok ağlandığını anlatmak için abartmaya başvurulmuş.
Adım 4: Şimdi C şıkkına geldik. “Bak o zaman topraktaki sevince.” diyor. Burada toprağa “sevinç” gibi insana ait bir özellik yüklenmiş. Biz bu sanata kişileştirme (teşhis) diyoruz. Toprağın sevinmesi bir abartma değil, bir canlandırmadır.
Bu yüzden doğru cevabımız C şıkkıdır. Orada abartma sanatı kullanılmamıştır.
Sonuç: C
7. Aşağıdakilerden hangisinde deyim yanlış kullanılmıştır?
Bu soruda cümleleri okuyup, içindeki deyimin cümlenin genel anlamına uyup uymadığını kontrol etmemiz gerekiyor. Unutma, deyimler kalıplaşmış sözlerdir ve belirli durumları ifade etmek için kullanılırlar.
- A) Müfettişin geleceğini duyunca etekleri zil çaldı.
- B) Öğretmenini can kulağı ile dinledi.
- C) Olanları anlattıkça kendini ele veriyordu.
- D) İlk konuları gözden geçireceğiz.
Çözüm:
Adım 1: B şıkkından başlayalım. “Can kulağı ile dinlemek” deyimi, çok dikkatli bir şekilde dinlemek anlamına gelir. Öğretmenini dikkatle dinlemesi çok mantıklı. Bu kullanım doğru.
Adım 2: C şıkkına bakalım. “Kendini ele vermek” deyimi, farkında olmadan sırrını veya suçunu açığa vurmak demektir. Olanları anlatan birinin istemeden kendini ele vermesi de anlamlı bir durum. Bu kullanım da doğru.
Adım 3: D şıkkını inceleyelim. “Gözden geçirmek” deyimi, bir şeyi kontrol etmek, incelemek veya tekrar etmek anlamına gelir. Konuları tekrar etmek, yani gözden geçirmek de tamamen yerinde bir kullanım. Bu da doğru.
Adım 4: Şimdi A şıkkına gelelim. “Etekleri zil çalmak” deyimi, çok sevinmek, heyecanlanmak anlamına gelir. Peki, bir yere müfettişin geleceğini duyan insanlar genellikle sevinir mi, yoksa biraz tedirgin mi olur? Genellikle tedirgin olurlar. Dolayısıyla bu cümlede sevinç anlatan bir deyimin kullanılması cümlenin anlamına uymamış. İşte bu kullanım yanlış!
Sonuç: A
8. Aşağıdaki deyimlerden hangisi verilen deyimlerden biriyle yakın anlamlılık ilişkisi kurmaz?
Ateş püskürtmek
Pot kırmak
Kılı kırk yarmak
İdaresini bilmek (Bu deyimin soruda bir karşılığı yok gibi duruyor, dikkatli olalım.)
Bu soruda yukarıda verilen deyimlerle aşağıda şıklarda verilen deyimleri anlamca eşleştireceğiz. Açıkta kalan, yani eşi olmayan deyim bizim doğru cevabımız olacak. Hadi eşleştirme oyunumuza başlayalım!
- A) Göz kulak olmak
- B) Burnundan solumak
- C) Çam devirmek
- D) İnce eleyip sık dokumak
Çözüm:
Adım 1: Yukarıdaki listeden “Ateş püskürtmek” deyimini alalım. Anlamı neydi? Çok sinirlenmek, çok öfkelenmek. Şıklara bakalım, bu anlama gelen bir deyim var mı? Evet var! “Burnundan solumak” da çok öfkelenmek anlamına gelir. O zaman bu ikisi eşleşti: Ateş püskürtmek = Burnundan solumak.
Adım 2: Şimdi listeden “Pot kırmak” deyimini seçelim. Anlamı, yersiz ve karşısındakini üzecek bir söz söylemek, gaf yapmaktır. Şıklarda buna benzer bir deyim arayalım. Evet, bulduk! “Çam devirmek” deyimi de pot kırmaktan daha büyük bir gaf yapmak anlamına gelir ve çok yakın anlamlıdır. Bu ikisini de eşleştirdik: Pot kırmak ≈ Çam devirmek.
Adım 3: Sırada “Kılı kırk yarmak” var. Bu deyim, bir işi çok detaylı, titiz bir şekilde yapmak, aşırı dikkatli davranmak demektir. Şıklara baktığımızda “İnce eleyip sık dokumak” deyiminin de aynı anlama geldiğini görüyoruz. Bu ikisi de eşleşti: Kılı kırk yarmak = İnce eleyip sık dokumak.
Adım 4: Geriye hangi şık kaldı? A şıkkındaki “Göz kulak olmak” deyimi. Bu deyimin anlamı birini veya bir şeyi korumak, gözetmektir. Yukarıdaki listedeki hiçbir deyimle yakın anlamlı değil.
Sonuç: A
9. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi şiirde verilen altı çizili kelimeyle aynı anlamdadır?
Yüzde ısrar etme doksan da olur
İnsan dediğinde noksan da olur
Sakın büyüklenme elde neler var
Bir ben varım deme, yoksan da olur
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Sevgili öğrencim, bu soruyu çözmek için önce altı çizili ifadenin şiirdeki anlamını kavramamız gerekiyor. Şiirde “Yüzde ısrar etme doksan da olur” deniyor. Yani, “Her şeyin en mükemmeli, en fazlası olsun diye diretme, elindekine razı ol, daha azıyla da yetinmeyi bil.” demek istiyor. Bu durumun anahtar kelimesi “kanaat” yani “yetinme” duygusudur. Şimdi bu anlamı taşıyan atasözünü bulalım.
- A) Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar.
- B) Kanaat gibi devlet (mutluluk) olmaz.
- C) Bir çöplükte iki horoz ötmez.
- D) Gençliğinin kıymeti, ihtiyarlıkta bilinir.
Çözüm:
Adım 1: A şıkkındaki atasözü bize dayanışmayı ve yardımlaşmayı anlatır. Şiirdeki “ısrar etmeme” durumuyla bir ilgisi yok.
Adım 2: C şıkkındaki atasözü, bir yerde iki liderin veya baskın karakterin bir arada olamayacağını anlatır. Bu da aradığımız anlamla ilgili değil.
Adım 3: D şıkkındaki atasözü, elimizdeki değerlerin kıymetini ancak onları kaybedince anladığımızı, zamanında değer bilmemiz gerektiğini öğütler. Bu da “kanaat” ile doğrudan ilgili değil.
Adım 4: B şıkkına bakalım: “Kanaat gibi devlet (mutluluk) olmaz.” Bu atasözü, en büyük zenginliğin ve mutluluğun, kişinin elindekilerle yetinmeyi bilmesi, yani kanaatkâr olması olduğunu söyler. Bu, şiirdeki “yüzde ısrar etme, doksan da olur” düşüncesiyle bire bir örtüşüyor.
Sonuç: B
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Harika iş çıkardın! Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!