8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 195
Harika bir soru! Sevgili öğrencim, gel birlikte bu güzel atasözlerinin bize ne anlatmak istediğini inceleyelim ve “dayanışma ve yardımlaşma” üzerine harika bir yazı yazalım.
Soru: Aşağıdaki atasözlerinden hareketle “dayanışma ve yardımlaşma” hakkındaki düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
- Ağaç yaprağıyla gürler.
- Yalnız taş, duvar olmaz.
- Sürüden ayrılanı kurt kapar.
- Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Çözüm:
Bu soru senden, verilen atasözlerinin ortak anlamından yola çıkarak dayanışma ve yardımlaşmanın önemi hakkında bir kompozisyon yazmanı istiyor. Hadi adımlarımızı takip ederek bu yazıyı nasıl oluşturabileceğimizi görelim.
Adım 1: Atasözlerinin Anlamlarını Kavrayalım
Öncelikle her bir atasözünün bize ne demek istediğini tek tek anlamaya çalışalım. Hepsinin ortak bir noktası olduğunu göreceksin.
- Ağaç yaprağıyla gürler: Tek bir yaprak ağacı güzel göstermez. Bir ağacı gür, canlı ve güçlü gösteren şey, üzerindeki yüzlerce, binlerce yaprağın bir araya gelmesidir. Tıpkı bunun gibi, insanlar da bir araya geldiklerinde, birlikte hareket ettiklerinde bir anlam kazanır ve güçlenirler.
- Yalnız taş, duvar olmaz: Bir duvarı düşünelim. O duvarı oluşturan nedir? Üst üste konulmuş, birbirine destek olan onlarca taştır. Tek bir taş tek başına hiçbir işe yaramaz, bir engel oluşturamaz. Ama taşlar birleşince sağlam bir duvar olur. Bu da bize, büyük işleri başarmak için birlik olmamız gerektiğini anlatır.
- Sürüden ayrılanı kurt kapar: Bu atasözü, birlikten ayrılmanın tehlikeli olabileceğini vurgular. Hayvanlar sürüsüyle birlikteyken güvendedir. Ama tek başına kalan, sürüden ayrılan bir tanesi avcılar için kolay bir hedef olur. İnsanlar için de bu böyledir; toplumdan, ailesinden, arkadaşlarından kopan biri zorluklar karşısında yalnız ve savunmasız kalabilir.
- Bir elin nesi var, iki elin sesi var: Tek elinle alkışlamayı dene bakalım. Ses çıkar mı? Çıkmaz. Ama iki elini birleştirdiğinde güçlü bir ses çıkar. Bu da bize, tek başımıza yapamayacağımız veya çok zorlanacağımız işleri, bir başkasının yardımıyla çok daha kolay ve etkili bir şekilde yapabileceğimizi anlatır.
Adım 2: Ortak Fikri Bulalım
Tüm bu atasözlerini düşündüğümüzde hepsinin bize aynı mesajı verdiğini görüyoruz: Birlikten kuvvet doğar! İnsanlar tek başlarına zayıf ve eksik kalabilirler ama bir araya geldiklerinde, birbirlerine yardım ettiklerinde ve dayanışma içinde olduklarında çok daha güçlü, güvende ve başarılı olurlar. İşte yazımızın ana fikri bu olacak.
Adım 3: Yazımızı Planlayalım (Giriş, Gelişme, Sonuç)
Şimdi bu fikirleri kullanarak kısa bir metin oluşturalım. Her yazının bir girişi, gelişmesi ve sonucu olmalıdır, unutma!
- Giriş: Dayanışma ve yardımlaşmanın toplum ve insan hayatı için ne kadar önemli olduğundan bahsederek başlayabilirsin.
- Gelişme: Yukarıda anlamlarını konuştuğumuz atasözlerinden bir veya birkaçını kullanarak ana fikrini destekleyebilirsin. Örneğin, “Nasıl ki yalnız bir taş duvar olamazsa, insan da tek başına büyük zorlukların üstesinden gelemez.” gibi cümleler kurabilirsin. Kendi hayatından veya çevrenden örnekler de verebilirsin (mesela bir takım oyunu, imece usulü yapılan bir iş vb.).
- Sonuç: Yazını, dayanışmanın toplumu nasıl daha güçlü ve huzurlu bir yer haline getirdiğini vurgulayan bir cümleyle bitirebilirsin.
Adım 4: Örnek Metin
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde ortaya şöyle bir yazı çıkabilir. Bu sadece bir örnek, sen kendi cümlelerinle çok daha güzelini yazabilirsin!
İnsan, doğası gereği sosyal bir varlıktır ve yaşamını tek başına sürdürmesi oldukça zordur. Hayat yolculuğunda karşılaştığımız zorlukları aşmak, hedeflerimize ulaşmak ve mutlu olmak için başkalarının desteğine ihtiyaç duyarız. Atalarımız bu gerçeği, “dayanışma ve yardımlaşma” kavramını birbirinden güzel atasözleriyle ifade etmişlerdir.
“Bir elin nesi var, iki elin sesi var” derler. Gerçekten de tek başımıza altından kalkamayacağımız nice iş, bir başkasının yardımıyla kolayca hallolur. Tıpkı tek bir taşın duvar olamayacağı gibi, tek bir insan da toplumun tüm yükünü omuzlayamaz. Bizi güçlü kılan şey, bir araya gelerek oluşturduğumuz birliktir. Bir ağacı gür ve heybetli gösteren binlerce yaprağıdır; bir toplumu ayakta tutan ise o toplumdaki bireylerin birbirine kenetlenmesidir. Bu birlikten kopan, “sürüden ayrılanı kurt kapar” misali, hayatın zorlukları karşısında yalnız ve savunmasız kalır.
Sonuç olarak, gerek ailemizde, gerek okulumuzda, gerekse tüm toplumda dayanışma ruhunu canlı tutmalıyız. Unutmamalıyız ki, bizi biz yapan en önemli değerlerden biri, iyi günde de kötü günde de birbirimizin elini tutabilmektir.
Umarım bu açıklamalar işine yaramıştır. Şimdi sıra sende, kalemine kuvvet!