8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 121
Merhaba canım öğrencilerim! Türkçe dersimiz için hazırladığım bu soruları birlikte adım adım çözeceğiz. Unutmayın, her soru bir öğrenme fırsatıdır ve her birini dikkatlice inceleyerek en doğru cevabı bulacağız.
***
**1. Yazar, kültür dilini hangi anlamda (manada) kullanmıştır?**
Öncelikle metnin ilk paragrafına dikkatlice bakalım. Yazar, “kültür dili” tabirini açıklarken şöyle diyor: “Günlük konuşma ve ilim dili dışında geniş mânâda yazılı ve sözlü edebiyat dili karşılığı olarak kullanıyorum.” Buradan anladığımız üzere yazar, kültür dilini sadece konuşma dili değil, aynı zamanda **yazılı ve sözlü edebiyatın tamamı** anlamında kullanmıştır.
**Çözüm:**
Yazar, kültür dilini **hem günlük konuşma dilini hem de yazılı ve sözlü edebiyatı kapsayan geniş bir anlamda** kullanmıştır.
***
**2. Yazara göre sözlü halk edebiyatı niçin kültür diline girer?**
Şimdi metnin ikinci paragrafına göz atalım. Burada “Okuma-yazma bilmeyen nice halk hikâyecisi ve şairleri vardır ki, günlük dili estetik bir maksatla kullanırlar ve böylece toprağa altın yaparlar. Halk kültürü ile beslenmiş bir köylünün dilinde onlar pırıl pırıl parlar.” deniyor. Bu cümlenin devamında da atasözleri ve deyimlerin bu sözlü geleneğin bir parçası olduğu belirtiliyor. Bu ifadelerden yola çıkarak sözlü halk edebiyatının, dilin estetik yönünü zenginleştirdiği ve halkın kültürel birikimini taşıdığı için kültür diline girdiğini söyleyebiliriz.
**Çözüm:**
Yazara göre sözlü halk edebiyatı, **dilin estetik yönünü zenginleştirdiği ve halkın kültürel birikimini taşıdığı için** kültür diline girer. Çünkü bu ürünler, halkın düşünce ve duygularını estetik bir biçimde ifade eder.
***
**3. Yazara göre niçin içinde Arapça ve Farsça kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmak boşuna bir çabadır?**
Metnin üçüncü paragrafına baktığımızda, “Binlerce yıllık mâzisi olan sözlü halk kültüründe, her biri ayrı mânâ ve hikmet taşıyan binlerce atasözü vardır. İçlerindeki Arapça, Farsça kelimeler dolayısıyla bunları Türk kültür dilinden çıkarmaya veya değiştirmeye kalkan biri boşuna emek harcamış olur. Kültür eserlerinin onları halka mal etmek elinizde değildir.” ifadeleri yer alıyor. Bu cümleler açıkça gösteriyor ki, bu atasözleri çok uzun zamandır dilimizde yer etmiş, kültürel bir değer kazanmıştır. Onları çıkarmaya çalışmak, tarihi ve kültürel bir mirası yok saymak anlamına gelir. Ayrıca, bu atasözleri artık Türkçenin bir parçası haline gelmiştir.
**Çözüm:**
Yazara göre, içinde Arapça ve Farsça kelimeler bulunan atasözlerini Türk kültür dilinden çıkarmak boşuna bir çabadır çünkü bu atasözleri **binlerce yıllık bir geçmişe sahip, Türk kültürünün bir parçası haline gelmiş ve derin anlamlar taşımaktadır.** Onları çıkarmak, kültürel bir mirası yok saymak anlamına gelir. Bu atasözleri artık dilimizin zenginliğini oluşturan unsurlardır.
***
Umarım bu açıklamalarım soruları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Aklınıza takılan bir şey olursa çekinmeden sorun, birlikte öğrenmeye devam edelim!