8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 278
Harika bir etkinlik, sevgili öğrencilerim! Gelin, hep birlikte bu güzel çizgi romanı bir öğretmen gözüyle inceleyelim ve yazarın/çizerin bize ne anlatmak istediğini, bunu nasıl başardığını adım adım çözelim.
4. ETKİNLİK
Aşağıdaki çizgi romanı inceleyiniz. Çizgi roman hakkındaki görüşlerinizi ve görsel yorumcunun iletmek istediği bilgi ya da düşünceyi nasıl ilettiğini yazınız.
Çözüm:
Bu etkinliği cevaplarken aslında iki temel şeyi yapmamız isteniyor: Birincisi, bu çizgi roman hakkında ne düşündüğümüzü, yani kişisel görüşlerimizi belirtmek. İkincisi ise daha teknik bir analiz yaparak yazarın ve çizerin mesajını bize hangi yollarla ulaştırdığını bulmak.
Adım 1: Çizgi Roman Hakkındaki Genel Görüşlerimiz
Öncelikle, bu çizgi romanın Nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar’ın çocukluğunu anlatarak onu daha yakından tanımamızı sağlayan çok başarılı bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Bilimsel bir konuyu ve önemli bir şahsiyetin hayatını sıkıcı bir metin yerine eğlenceli ve akılda kalıcı bir yöntemle sunuyor. Özellikle Simit ve Peynir isimli kedilerin olaya dahil olması, anlatımı daha sıcak ve esprili bir hale getirmiş. Bu sayede, karmaşık gelebilecek bilimsel konular bile (hücre, mitokondri gibi) daha anlaşılır ve merak uyandırıcı bir şekilde sunulmuş. Kısacası, hem eğlendiren hem de öğreten harika bir çalışma.
Adım 2: Yazar ve Çizerin Mesajı İletme Yöntemleri
Peki, yazar ve çizer bu güzel hikâyeyi ve vermek istediği mesajları bize nasıl aktarıyor? Gelin maddeler halinde inceleyelim:
- Görsel Anlatım: Çizimler, 1955 yılının Mardin’indeki köy hayatını çok güzel yansıtıyor. Aziz Sancar’ın kıyafetleri, annesi, evleri ve eşekleri… Tüm bu detaylar bizi o döneme götürüyor. Aziz Sancar’ın ne kadar mütevazı ve zorlu şartlarda bilime merak saldığını görmemizi sağlıyor. Yani sadece yazıları değil, çizimleri de okuyoruz aslında.
- Konuşma Balonları: Karakterlerin diyalogları, onların kişilikleri hakkında bize ipuçları veriyor. Örneğin, Aziz’in annesiyle olan konuşması, onun okumaya ne kadar hevesli olduğunu gösteriyor. Annesinin “Aziz, okumak iyi de heybeni yine tıka basa kitapla doldurmuşsun.” demesi, bu durumun sürekli yaşandığını bize anlatıyor.
- Dış Ses ve Bilgi Kutucukları: Hikâyenin bazı noktalarında, özellikle sarı renkli dikdörtgen kutucuklarda, bir dış ses bize ek bilgiler veriyor. Bu kutucuklar, çizimlerle anlatılamayacak uzun zaman dilimlerini (üniversiteye gitmesi, doktor olması vb.) özetleyerek hikâyedeki boşlukları dolduruyor. Bu, anlatımı hızlandıran ve bize genel bir çerçeve sunan akıllıca bir yöntem.
- Mizah (Gülmece) Ögesi: Simit ve Peynir adlı kediler, hikâyenin en eğlenceli unsurları. Onların kendi aralarındaki konuşmaları, hem okuyucuyu güldürüyor hem de Aziz Sancar’ın gelecekte ne kadar büyük bir bilim insanı olacağına dair bize gizlice tüyolar veriyor. Bir kedinin “Hücrenin yapısı hakkında mı konuşacak, mitokondriden, endoplazmik retikulumdan mı bahsedecekti eşekceğiz?” demesi, hem çok komik hem de hikâyeye derinlik katan bir ayrıntı.
- Karakter Yaratımı: Küçük Aziz, azimli, meraklı, zeki ve çalışkan bir çocuk olarak karşımıza çıkıyor. Kitaplarını taşıyabilmek için soba borusundan faydalanması gibi pratik çözümler bulması, onun ne kadar zeki bir çocuk olduğunu gösteriyor. Bu sayede okuyucu olarak biz, Aziz Sancar’a karşı bir sempati ve hayranlık duyuyoruz.
Sonuç
Toparlayacak olursak, bu çizgi romanın yaratıcısı; görsel detayları, samimi diyalogları, bilgilendirici metin kutularını ve mizah unsurlarını bir araya getirerek Aziz Sancar’ın bilime olan tutkusunu ve başarıya giden yoldaki ilk adımlarını bizlere son derece etkili bir şekilde aktarmıştır. Bu yöntem, biyografi türünü gençler için çok daha ilgi çekici hale getirmektedir.