8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 238
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencim, gel bakalım bu etkinlikteki cümleleri birlikte inceleyelim ve anlatım bozukluklarını bir dedektif gibi bulup düzeltelim. Unutma, anlatım bozuklukları, cümleyi daha açık, net ve doğru hale getirmek için düzelttiğimiz küçük pürüzlerdir.
İşte adım adım çözümlerimiz:
6. ETKİNLİK
Aşağıda verilen cümlelerdeki anlatım bozukluğunun nedenini ve doğru cümleyi noktalı yerlere sırasıyla yazınız.
1. Soru: Kelebekler ne de güzel uçuyorlar.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümleyi okuduğumuzda kulağa pek yanlış gelmiyor gibi, değil mi? Ama Türkçe’de önemli bir kuralımız var. Eğer cümlenin öznesi, yani işi yapan, insan dışında bir varlıksa (hayvan, bitki, eşya gibi) ve çoğulsa (yani -lar/-ler eki almışsa), yüklemimiz tekil olmalıdır. Burada özne “Kelebekler”, insan değil ve çoğul. Yüklem ise “uçuyorlar” şeklinde çoğul kullanılmış. İşte hatamız burada! Buna özne-yüklem uyumsuzluğu diyoruz.
Adım 2: Cümleyi düzeltmek için yüklemdeki çoğul ekini (-lar) atmamız yeterli.
- Anlatım Bozukluğunun Nedeni: Özne-yüklem uyumsuzluğu (İnsan dışı varlıkların çoğul öznelerinin yüklemi tekil olmalıdır).
- Doğru Cümle: Kelebekler ne de güzel uçuyor.
2. Soru: Ben Ahsen’e inanır ve severim.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede “ve” bağlacıyla bağlanmış iki yüklem var: “inanır” ve “severim”. İlk yükleme soralım: “Kime inanırım?” Cevap: “Ahsen’e”. Bu bir dolaylı tümleç. Şimdi ikinci yükleme soralım: “Kimi severim?” Cümlede bu sorunun cevabı var mı? “Ahsen’e severim” diyebilir miyiz? Hayır, diyemeyiz. “Onu severim” veya “Ahsen’i severim” dememiz gerekir. Cümlede ikinci yüklem için gerekli olan nesne eksik. Buna nesne eksikliği diyoruz.
Adım 2: Cümleye eksik olan nesneyi (örneğin “onu” zamirini) ekleyerek bozukluğu giderelim.
- Anlatım Bozukluğunun Nedeni: Nesne eksikliği.
- Doğru Cümle: Ben Ahsen’e inanır ve onu severim.
3. Soru: Gazetedeki yanlışlıklar düzeltilecek ve yeniden basılacak.
Çözüm:
Adım 1: Yine sıralı bir cümle var karşımızda. İlk iş ne? “Düzeltilecek”. Düzeltilecek olan ne? “Gazetedeki yanlışlıklar”. Peki, ikinci iş ne? “Yeniden basılacak”. Yeniden basılacak olan ne? Bu cümlenin yapısına göre sanki “yanlışlıklar” yeniden basılacakmış gibi bir anlam çıkıyor. Bu çok mantıksız, değil mi? Yanlışlıklar değil, gazetenin kendisi basılır. İkinci cümlenin öznesi eksik olduğu için bir anlam karışıklığı olmuş.
Adım 2: İkinci cümlenin başına, neyin basılacağını belirten “gazete” kelimesini ekleyerek cümleyi netleştirelim.
- Anlatım Bozukluğunun Nedeni: Özne eksikliğinden kaynaklanan anlam belirsizliği.
- Doğru Cümle: Gazetedeki yanlışlıklar düzeltilecek ve gazete yeniden basılacak.
4. Soru: Bu konuda sen bana güvenecek, ben de sana yardım edeceğim.
Çözüm:
Adım 1: Cümlenin ilk kısmına odaklanalım: “sen bana güvenecek”. Kulağa biraz eksik gelmiyor mu? Cümlenin öznesi “sen” olduğuna göre yüklemin de buna uygun bir kişi eki alması gerekir. “Sen güvenecek” yerine “Sen güveneceksin” demeliyiz. Burada bir ek fiil veya kişi eki eksikliği var.
Adım 2: Yüklemi doğru kişi ekiyle tamamlayarak cümleyi düzeltelim.
- Anlatım Bozukluğunun Nedeni: Yüklemde kişi eki eksikliği.
- Doğru Cümle: Bu konuda sen bana güveneceksin, ben de sana yardım edeceğim.
5. Soru: Hasta olan babasına şarkı söyleyerek mutlu olmasını sağladı.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümleyi okuyunca aklımıza bir soru takılıyor: Kim mutlu oldu? Şarkıyı söyleyen kişi mi, yoksa babası mı? Cümle bu haliyle belirsiz. “Mutlu olmasını sağladı” derken kimin mutlu olduğunu netleştirmemiz gerekiyor. Bu tür durumlara anlam belirsizliği diyoruz ve genellikle zamir eksikliğinden kaynaklanır.
Adım 2: Babanın mutlu olduğunu belirtmek için cümlenin başına bir iyelik zamiri (“onun”) ekleyelim.
- Anlatım Bozukluğunun Nedeni: Zamir eksikliğinden kaynaklanan anlam belirsizliği.
- Doğru Cümle: Hasta olan babasına şarkı söyleyerek onun mutlu olmasını sağladı.
6. Soru: Hızlı koşmazsan kaybetme şansın artar.
Çözüm:
Adım 1: “Şans” kelimesini genellikle iyi ve olumlu durumlar için kullanırız. Örneğin “kazanma şansı”, “sınavı geçme şansı” gibi. Kaybetmek ise olumsuz bir durumdur. Olumsuz durumlar için “şans” kelimesini kullanmak bir anlatım bozukluğuna yol açar. Buna yanlış sözcük kullanımı diyoruz.
Adım 2: “Şans” kelimesi yerine, olumsuz duruma daha uygun olan “risk” veya “ihtimal” kelimelerinden birini getirelim.
- Anlatım Bozukluğunun Nedeni: Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması.
- Doğru Cümle: Hızlı koşmazsan kaybetme riskin (veya ihtimalin) artar.
7. Soru: Konuşkan ve çekingen olmayan insanları severim.
Çözüm:
Adım 1: Şimdi biraz düşünelim. “Konuşkan” ne demek? Çok konuşan, girişken. Peki “çekingen olmayan” ne demek? O da utangaç olmayan, girişken, yani konuşkan demek! Gördüğün gibi bu iki ifade de aynı anlama geliyor. Bir cümlede aynı anlama gelen sözcükleri birlikte kullanmak gereksizdir. Buna gereksiz sözcük kullanımı diyoruz.
Adım 2: Bu ifadelerden birini cümleden çıkarmak, anlatımı düzeltmek için yeterli olacaktır.
- Anlatım Bozukluğunun Nedeni: Gereksiz sözcük kullanımı.
- Doğru Cümle: Konuşkan insanları severim. (Veya: Çekingen olmayan insanları severim.)
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Anlatım bozuklukları, dilimizi daha doğru ve etkili kullanmamızı sağlar. Aklına takılan bir şey olursa her zaman sorabilirsin!