6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 221
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel ve düşündürücü bir metin üzerinde çalışacağız. Metnimiz, “Televizyon En İyi Arkadaşımı Yedi” başlığını taşıyor. Bu başlık bile size bir şeyler fısıldıyor olmalı, değil mi? Şimdi metnimizi dikkatlice okuyup, içindeki soruları beraberce anlayıp cevaplayalım. Unutmayın, okuduğumuzu iyi anlamak, soruları doğru cevaplamanın ilk ve en önemli adımıdır. Haydi başlayalım!
1. Çocuk arkadaşını nasıl kaybetmiş olabilir?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu soru metnin hemen başında, daha hikayenin detaylarını öğrenmeden önce karşımıza çıkıyor. Yazar, “En iyi arkadaşımı kaybettiğimde sekiz yaşındaydım. Ben ilk, en iyi ve en sevgili arkadaşımı hiç beklemediğim bir anda kaybediverdim.” diyor. Bu cümleler bize arkadaşını kaybettiğini, ama nasıl kaybettiğini tam olarak söylemiyor. Ancak metnin başlığı bize çok önemli bir ipucu veriyor: “Televizyon En İyi Arkadaşımı Yedi”. Bu başlık, arkadaşını bir ölümle değil, başka bir şeyle kaybettiğini, yani arkadaşının zamanının ve ilgisinin başka bir şeye kaydığını düşündürüyor. Hikayenin ilerleyen kısımları da bu fikri destekliyor.
Adım 1: Metnin giriş cümlesini ve başlığını dikkatlice okuyalım.
Adım 2: Başlıktaki “Televizyon En İyi Arkadaşımı Yedi” ifadesinin bir metafor (benzetme) olduğunu, yani televizyonun arkadaşının zamanını ve ilgisini aldığını düşünelim.
Adım 3: Bu durumda, arkadaşının fiziksel olarak ortadan kaybolmadığını, ama artık onunla vakit geçiremediğini anlayalım.
Sonuç: Çocuk, arkadaşını televizyonun arkadaşının hayatında çok fazla yer kaplaması ve onunla vakit geçirememesi nedeniyle kaybetmiş olabilir.
2. Salıncaktan düşen çocuğa ne olmuştur?
Çözüm:
Bu soruya cevap vermek için metnin ikinci paragrafına bakmamız gerekiyor. Yazar salıncakta sallanırken yaşadığı bir olayı anlatıyor: “Ancak temmuz ayında bir gün bir şeyler ters gitti. Olabildiğince hızlı sallanıyordum. Salıncağımın oturağı aşağı doğru inerken ben havada kaldım. Yükseldim, yükseldim ve sonra da düşmeye başladım. Sol koluma bir şey olmuştu ve canım yanıyordu.” Daha sonraki cümlede ise bu durumun ne olduğunu daha net bir şekilde açıklıyor: “Temmuz ayı, kırılan kolumun iyileşmesini bekleyerek geçti.” Gördünüz mü, metin bize ne olduğunu açıkça söylüyor!
Adım 1: Metinde salıncaktan düşme olayının anlatıldığı bölümü bulalım.
Adım 2: Düşüş sonrası ne olduğunu belirten cümleleri okuyalım (“Sol koluma bir şey olmuştu ve canım yanıyordu.”).
Adım 3: Sonraki cümlede bu durumun adının ne olduğunu teyit edelim (“kırılan kolumun iyileşmesini bekleyerek geçti.”).
Sonuç: Salıncaktan düşen çocuğun sol kolu kırılmıştır.
3. Sizce çocuğun arkadaşıyla görüşmemesinin nedeni ne olabilir?
Çözüm:
Bu soru, hikayenin en can alıcı noktasına geliyor. Çocuk, arkadaşıyla artık görüşemediği için çok üzgün. Metinde şöyle anlatıyor: “Evlerinin kapısını her gün çaldım ama annesi hep onun çok meşgul olduğunu ve oynamaya gelemeyeceğini söyledi.” Bu durum çocuğun kafasını karıştırıyor ve “Meşgul müydü? Oyun oynayamayacak denli mi? Salıncakta sallanıp uçamayacak denli mi?” diye düşünüyor. Hatta arkadaşının ölmüş olabileceğini bile aklından geçiriyor, o kadar çaresiz hissediyor.
Ama hikayenin sonunda, çocuğun anne ve babasının konuşmalarını duyduğunu öğreniyoruz: “Birkaç hafta sonra babamla annemin konuşmalarına kulak misafiri olmasaydım gerçeği hiçbir zaman öğrenemeyecektim. Benim üzüntümü hafifletmek için bizim de bir televizyon edinmemizin iyi olup olmayacağını konuşuyorlardı.”
İşte bu cümle ve metnin başlığı (“Televizyon En İyi Arkadaşımı Yedi”) birleşince, arkadaşının neden gelmediği ortaya çıkıyor. Arkadaşı, gerçekten de televizyon yüzünden meşgulmüş. Belki de yeni bir televizyon almışlar ve arkadaşı bütün zamanını onun karşısında geçiriyormuş. Bu yüzden dışarı çıkıp oynamaya vakti kalmıyormuş. Arkadaşının annesinin “çok meşgul” demesinin nedeni de buymuş.
Adım 1: Çocuğun arkadaşını neden görememesine dair yaptığı denemeleri (kapıyı çalması) ve arkadaşının annesinin verdiği cevabı (“çok meşgul”) hatırlayalım.
Adım 2: Çocuğun bu duruma dair kendi düşüncelerini (ölüm ihtimali bile) göz önünde bulunduralım.
Adım 3: Metnin son kısmındaki anne ve babanın konuşmasını (çocuğun üzüntüsünü azaltmak için televizyon alma fikri) ve metnin başlığını (“Televizyon En İyi Arkadaşımı Yedi”) birleştirelim.
Adım 4: Tüm bu ipuçlarını bir araya getirerek en mantıklı sonuca ulaşalım.
Sonuç: Çocuğun arkadaşıyla görüşememesinin nedeni, arkadaşının televizyonla çok fazla vakit geçirmesi ve bu yüzden oyun oynamaya vakit bulamamasıdır. Yani, televizyon arkadaşının tüm zamanını ve ilgisini almıştır.