6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 92
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim! Bugün hep birlikte çok güzel bir etkinliğe başlayacağız. Hem bir şiiri yorumlayacak hem de kendimizi daha yakından tanımak için bazı soruları yanıtlayacağız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
Metne Hazırlanalım
Şiirimizi dikkatlice okuyalım ve ardından gelen soruyu cevaplayalım.
NECE?
Büyükleri anlamak zor
Ne İngilizce konuşuyorlar bizimle
Ne Fransızca ne Almanca ne de Çince…
Belli ki bu dil,
Türkçe zaten değil.
Çocuklar, şimdi anladım
Onların dili: Büyükçe.
Cihan DEMİRCİ
(Kısaltılmıştır.)
1. “Büyükçe” diye bir dil var mıdır? Şairin burada asıl anlatmak istediği nedir?
Çözüm:
Adım 1: Şiiri dikkatlice okuduğumuzda, şairin büyüklerin konuşma tarzını ve dünyayı algılayışlarını çocukların gözünden anlattığını görüyoruz. İlk başta çocuklar, büyüklerin sanki farklı bir dilde konuşuyormuş gibi hissettiklerini söylüyorlar. İngilizce, Fransızca gibi dillerden bahsediyorlar ama sonra anlıyorlar ki bu, bildiğimiz dillerden hiçbiri değil.
Adım 2: Son dizeye baktığımızda şair, “Onların dili: Büyükçe.” diyerek aslında bir dilden değil, büyüklerin kendine özgü bir *anlatım ve düşünme biçiminden* bahsettiğini vurguluyor. Yani, gerçekten “Büyükçe” diye bir dil yoktur.
Adım 3: Şairin asıl anlatmak istediği şey, çocukların gözünden büyükleri anlamanın bazen ne kadar zor olduğudur. Büyükler kendi aralarında konuşurken, kendi dertlerini, kendi konularını anlatırken, çocuklar için bu konuşmalar ve düşünceler yabancı gelebilir. Sanki bambaşka bir dilde konuşuyorlarmış gibi hissettirir. Şair, bu durumun, çocuk ve yetişkin dünyaları arasındaki farktan kaynaklandığını, büyüklerin kullandığı kelimelerin, konuların veya bakış açılarının çocuklar için karmaşık olabileceğini anlatmak istiyor. Kısacası, büyüklerin dünyasını ve konuşma tarzını anlamakta zorlanan çocukların hislerini dile getiriyor.
Sonuç:
- Hayır, “Büyükçe” diye gerçek bir dil yoktur.
- Şairin burada asıl anlatmak istediği, çocukların büyükleri ve onların konuşma tarzını anlamakta bazen zorlanmalarıdır. Büyüklerin dünyası ve düşünme biçimi, çocuklara sanki farklı bir dil gibi gelebilir.
Kendinizi tanımanıza yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış aşağıdaki formu doldurunuz.
Şimdi sıra geldi kendimizi tanımaya! Bu soruların cevapları tamamen sana özel, senin düşüncelerin ve hislerinle ilgili. Ben sana sadece nasıl düşünebileceğin konusunda küçük ipuçları vereceğim, sen kendi cevaplarını yazacaksın, tamam mı?
• Benim en güçlü özelliğim:
Çözüm:
Buraya, senin kendini en iyi hissettiğin, yapmaktan keyif aldığın ve iyi olduğunu düşündüğün bir özelliğini yazmalısın. Mesela, çok sabırlı olmak, arkadaşlarına yardım etmeyi sevmek, hızlı öğrenmek, çok meraklı olmak gibi… Düşün bakalım, senin en güçlü yönün ne?
Sonuç:
(Örnek cevap: Yeni şeyler öğrenmeye meraklı olmam.)
• Beni en iyi tanımlayan üç sözcük:
Çözüm:
Kendine şöyle bir bak. Seni en iyi anlatan, senin kişiliğini yansıtan üç kelime ne olurdu? Belki neşeli, düzenli, yaratıcı, düşünceli, çalışkan, hayalperest gibi kelimeler olabilir. Hadi bul bakalım o üç kelimeyi!
Sonuç:
(Örnek cevap: Neşeli, yardımsever, hayalperest.)
• Kendimle ilgili değiştirmek istediğim özelliğim:
Çözüm:
Hepimiz kendimizde bazı şeyleri daha iyi hale getirmek isteriz, değil mi? Senin de “Keşke şöyle olsaydım” dediğin bir özelliğin var mı? Belki bazen çok utangaç olmak, çabuk sinirlenmek, işleri ertelemek gibi… Unutma, bu seni daha iyi bir insan yapma yolundaki bir adım!
Sonuç:
(Örnek cevap: Bazen çok heyecanlanıp aceleci davranmam.)
• En büyük korkum:
Çözüm:
Korkularımız da bizi biz yapan parçalardır. Belki karanlıktan korkuyorsun, başarısız olmaktan çekiniyorsun, sevdiklerini kaybetmekten endişeleniyorsun… Dürüstçe yaz bakalım, senin en büyük korkun ne?
Sonuç:
(Örnek cevap: Sevdiklerimi kaybetmek.)
• Mutlu olduğum durumlar:
Çözüm:
Seni ne mutlu eder? Hangi anlarda yüzünde kocaman bir gülümseme belirir? Belki kitap okurken, arkadaşlarınla oyun oynarken, ailenle vakit geçirirken, yeni bir şey öğrenirken, doğada gezerken… Hadi düşün, seni en çok ne mutlu ediyor?
Sonuç:
(Örnek cevap: Yeni bir kitap okumak ve ailemle birlikte pikniğe gitmek.)
• En çok sinirlendiğim şey:
Çözüm:
Hepimizin sinirlendiği durumlar vardır. Seni en çok ne kızdırır? Belki haksızlığa uğramak, sözünün kesilmesi, verdiğin sözlerin tutulmaması, birinin sana yalan söylemesi… Aklına gelenleri yazabilirsin.
Sonuç:
(Örnek cevap: Haksızlığa uğradığımı hissetmek ve birinin yalan söylemesi.)
• En büyük hayalim:
Çözüm:
Hayallerimiz, bizi geleceğe taşıyan kanatlarımızdır! Senin en büyük hayalin ne? Belki dünyayı gezmek, başarılı bir bilim insanı olmak, çok iyi bir ressam olmak, insanlara yardım etmek… Hayal et bakalım, en büyük hayalin nedir?
Sonuç:
(Örnek cevap: Dünyanın farklı yerlerini gezerek yeni kültürler tanımak ve iyi bir yazar olmak.)
Okuyalım
“Pulsuz Dilekçe” adlı metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sesli okuyunuz.
Sevgili öğrencilerim, bu kısım için ben size yardımcı olamam. Bu, sizin kendi başınıza yapacağınız bir okuma etkinliği. Metni bulup noktalama işaretlerine, yani virgüllere, noktalara, ünlemlere dikkat ederek, sesli ve güzel bir şekilde okumanızı istiyorum. Bu sayede hem okuma beceriniz gelişecek hem de metni daha iyi anlayacaksınız. Hadi bakalım, kolay gelsin!