6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 19
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim!
Bugün seninle çok güzel bir etkinliğe başlayacağız: Hikâye yazmak! Hikâye yazmak hem çok eğlenceli hem de hayal gücümüzü geliştiren harika bir uğraş. Görseldeki sorular, senin bu hikâyeyi yazarken nelere dikkat etmen gerektiğini, bir hikâyenin olmazsa olmazlarını hatırlatıyor. Hadi gel, bu soruları birlikte adım adım inceleyelim ve sen de kendi hikâyenin temellerini atmaya başla!
***
1. Hikâyenin başlığı nedir?
Hikâyeyi yazdıktan sonra hikâyenize uygun bir başlık belirleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, hikâyenin başlığı, onun kimlik kartı gibidir. Okuyucu başlığı görünce hikâyenin ne hakkında olduğunu az çok tahmin eder, meraklanır ve okumaya başlar. Bu yüzden başlık çok önemlidir!
Adım 1: Hikâyeni bitirdikten sonra şöyle bir düşün. “Ben bu hikâyede ne anlattım? Ana fikrim neydi? En çok hangi duygu öne çıktı?”
Adım 2: Başlığın, hikâyenin konusunu kısaca anlatmalı, okuyucuyu meraklandırmalı ve ilgi çekici olmalı. Uzun cümleler yerine kısa ve akılda kalıcı kelimeler seçmeye çalış. Örneğin, eğer hikâyen “dostluk” temalıysa, “Canım Arkadaşım” ya da “Kaybolan Oyuncak ve İki Dost” gibi başlıklar düşünebilirsin.
Adım 3: En önemlisi, başlığı hikâyeyi yazmayı bitirdikten sonra belirlemek. Çünkü hikâye yazarken bazen konu bambaşka yerlere gidebilir, sen de en uygun başlığı ancak o zaman bulabilirsin.
***
2. Hikâyedeki olay nedir?
Belirlediğiniz konuya uygun bir olay kurgulayınız.
Çözüm:
Bir hikâyenin olmazsa olmazı nedir biliyor musun? Tabii ki olay! Olay, hikâyede kahramanların başından geçen, onları bir durumdan başka bir duruma sürükleyen yaşanmışlıklardır. Hikâyedeki bütün hareket, bütün merak bu olayın etrafında döner.
Adım 1: Önce yukarıdaki kutucuklardan bir konu seçmelisin. Mesela “yardımlaşma” konusunu seçtin diyelim.
Adım 2: Şimdi bu “yardımlaşma” temasına uygun bir olay düşün. Nasıl bir olayla yardımlaşmayı anlatabilirsin? Şöyle bir şey olabilir mi: “Yaşlı bir teyzenin pazar alışverişini taşımasına yardım eden bir çocuk” ya da “arkadaşının ödevine yetişmesi için ona yardım eden bir öğrenci.”
Adım 3: Olayın bir başlangıcı, gelişmesi ve sonucu olmalı. Yani bir sorun ortaya çıkmalı, bu sorunla ilgili bir şeyler yaşanmalı ve sonunda bir çözüme ulaşılmalı.
***
3. Hikâyedeki olay nerede geçmektedir?
Olayın geçeceği mekânı belirleyerek bununla ilgili betimlemeler yapınız.
Ör.: Çıkmaz sokağı öteki sokaklardan ayıran en önemli özellik, ağaçların ve yeşilliğin burada bol olmasıydı. Bazı evlerin önlerindeki ve arka bahçelerindeki ağaçlar ve çiçekler, sokağın yeşilliğini oluşturuyordu. Sokağın bitiminde büyük bir mısır tarlası vardı.
Çözüm:
Hikâyenin geçtiği yere biz mekân deriz. Mekân, hikâyenin atmosferini, yani o hikâyedeki havayı belirler. Okuyucunun kendini hikâyenin içinde hissetmesi için mekânı çok iyi anlatmamız gerekir.
Adım 1: Hikâyendeki olayın nerede geçeceğini belirle. Bir orman mı, okul bahçesi mi, eski bir konak mı, yoksa modern bir şehir mi? Neresi olursa olsun, hayal gücünü kullanmaktan çekinme!
Adım 2: Belirlediğin mekânı gözünde canlandır ve onu betimle. Betimleme demek, o yeri okuyucunun gözünde canlandıracak şekilde anlatmak demektir. Yani sadece “Bir ormanda” demek yetmez. “Güneş ışıklarının zorlukla süzüldüğü, yaşlı ve gür ağaçların birbirine sokulduğu, kuş sesleriyle dolu yemyeşil bir orman…” gibi detaylar ekleyebilirsin.
Adım 3: Görseldeki örneğe bakarsan, yazar “çıkmaz sokak” demiş ama sadece bununla kalmamış. Sokağın ağaçlarını, yeşilliğini, evlerin bahçelerini ve hatta sokağın sonundaki mısır tarlasını bile anlatmış. İşte sen de böyle detaylara yer vererek mekânı daha canlı hale getirebilirsin.
***
4. Hikâyedeki olayın zamanı nedir?
Olayın gerçekleşeceği zamanı belirleyiniz.
Ör.: Bir yaz akşamıydı. Güneş batmış ama lambalar hâlâ yanmamıştı. İki elim çenemde, bir kapı eşiğinde oturuyordum. Oyun arkadaşlarım az önce dağılmış, oyunumuzu en tatlı yerinde yarım bırakmışlardı.
Çözüm:
Hikâyenin geçtiği zamana biz zaman deriz. Zaman da tıpkı mekân gibi hikâyenin ruhunu ve atmosferini şekillendirir. Olaylar ne zaman yaşandı? Bir sabah mı, akşam mı, yaz mevsiminde mi, kış mevsiminde mi? Geçmişte mi, şimdi mi?
Adım 1: Hikâyendeki olayın hangi zamanda geçeceğine karar ver. Bu bir günün belli bir saati olabilir (sabah, öğlen, akşam), bir mevsim olabilir (yaz, kış), hatta daha genel bir dönem bile olabilir (eski zamanlar, gelecek).
Adım 2: Zamanı belirlerken, bu zamanın hikâyene nasıl bir katkı sağlayacağını düşün. Mesela, “bir yaz akşamı” dediğinde aklına sıcak, uzun günler, dışarıda oyunlar gelebilir. “Soğuk bir kış sabahı” dediğinde ise daha sessiz, belki de biraz hüzünlü bir hava canlanır.
Adım 3: Görseldeki örnekte olduğu gibi, zamanı sadece “bir yaz akşamı” demekle bırakmamış, “Güneş batmış ama lambalar hâlâ yanmamıştı” diyerek o anı daha da somutlaştırmış. Sen de hikâyenin zamanını bu şekilde detaylandırabilirsin.
***
5. Hikâyedeki şahıs ve varlık kadrosu kimlerdir / nelerdir?
Hikâyenin şahıs ve varlık kadrosunu belirleyerek bununla ilgili betimlemeler yapınız.
Ör.: Ömer’i araba onarım yerinde tanıdım. Daha doğrusu bana kendisini o tanıttı. Onu öteki çırakların arasından çekip alıverdim. Sarı saçları vardı. Sarının arasında karalar… Ama bu karalar yağ karası değil, doğaldı. Yanakları al aldı.
Çözüm:
Bir hikâyeyi canlı kılan en önemli unsurlardan biri de şahıs ve varlık kadrosudur. Bunlar, hikâyede yer alan insanlar, hayvanlar ya da eşyalar olabilir. Onlar olmadan hikâye de olmaz, değil mi?
Adım 1: Hikâyende kimlerin olacağına karar ver. Ana karakterin kim olacak? Ona yardım eden, ona karşı çıkan ya da sadece hikâyede kısa bir süre görünen başka kimler olacak? Belki konuşan bir hayvan ya da sihirli bir eşya bile olabilir!
Adım 2: Karakterlerini okuyucunun gözünde canlandıracak şekilde betimle. Sadece “Ali” demek yetmez. Ali’nin saç rengi, göz rengi, boyu, kilosu gibi dış görünüş özelliklerini anlatabilirsin. Ama sadece dış görünüş değil, onun nasıl biri olduğunu, yani karakter özelliklerini de belirtmelisin. Mesela, “Ali, uzun boylu, kahverengi gözlü, her zaman güler yüzlü ve yardımsever bir çocuktu.” gibi.
Adım 3: Görseldeki örneğe bakarsak, Ömer’in sadece “sarı saçlı” olduğu söylenmemiş, “sarı saçlarının arasında karalar” olduğu ve bu karaların “yağ karası değil, doğal” olduğu belirtilmiş. Hatta “yanakları al al” denilerek onun sağlıklı ve canlı biri olduğu hissettirilmiş. Sen de karakterlerini böyle detaylı anlatabilirsin.
***
6. Hikâye kaçıncı kişinin ağzından anlatılacaktır?
Hikâyeyi kaçıncı kişinin ağzından anlatacağınızı belirleyiniz.
Ör.: Ben de çobanlık yaparım okullar kapanınca. Dedemin kamıştan yaptığı kavalımı çalarak koyunlarımı otlatırım. [1. kişi (ben ya da biz) ağzından anlatım]
Artık imza zamanı gelmişti. Ellerinde kitaplarıyla sıraya girdiler. En öndeki uzun, sarı saçlı, dokuz yaşlarında bir kızdı. (3. kişi ağzından anlatım)
Çözüm:
Hikâyeyi kimin anlattığı çok önemli bir karardır. Buna anlatıcı bakış açısı denir. İki temel anlatıcı bakış açısı vardır: 1. kişi ağzından anlatım ve 3. kişi ağzından anlatım.
Adım 1: Hikâyeni 1. kişi ağzından mı anlatacaksın, yoksa 3. kişi ağzından mı? Buna karar ver.
-
a) 1. kişi (ben ya da biz) ağzından anlatım:
Bu tür anlatımda, hikâyeyi sanki sen yaşamışsın gibi “ben” dilini kullanarak anlatırsın. Kendi duygularını, düşüncelerini doğrudan okuyucuya aktarırsın. Örneğin, “Okuldan gelmiştim ve çok yorgundum. Kitabımı alıp pencerenin kenarına oturdum.” Burada anlatıcı hikâyenin içindeki bir karakterdir.
Görseldeki ilk örneğe bakarsan, “Ben de çobanlık yaparım… koyunlarımı otlatırım.” derken hep “ben” kelimesini kullanmış, değil mi? İşte bu, 1. kişi ağzından anlatımdır.
-
b) 3. kişi (o ya da onlar) ağzından anlatım:
Bu anlatım türünde ise hikâyeyi dışarıdan, sanki bir kamera gibi gözlemleyen biri anlatır. Karakterlerin duygularını ve düşüncelerini de bilip aktarabilir. “O” ya da “onlar” zamirlerini kullanırız. Örneğin, “Ayşe okuldan gelmişti ve çok yorgundu. Kitabını alıp pencerenin kenarına oturdu.” Burada anlatıcı hikâyenin dışında biridir.
Görseldeki ikinci örneğe bakarsan, “Ellerinde kitaplarıyla sıraya girdiler. En öndeki uzun, sarı saçlı, dokuz yaşlarında bir kızdı.” derken karakterleri “onlar” ve “o” olarak anlatıyor. Bu da 3. kişi ağzından anlatımdır.
Adım 2: Hangi anlatım türünü seçeceğine karar verirken, hikâyenin konusunun ve vermek istediğin mesajın seni yönlendirmesine izin ver. Eğer kendi deneyimlerini veya bir karakterin iç dünyasını çok derinlemesine anlatmak istiyorsan 1. kişi anlatımı daha uygun olabilir. Eğer daha geniş bir bakış açısıyla birden fazla karakteri ve olayı anlatmak istiyorsan 3. kişi anlatımı daha iyi olacaktır.
***
Yazarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
! Hikâye yazarken TDK Yazım Kılavuzu’ndan yararlanmaya ve yeni öğrendiğiniz sözcükleri kullanmaya özen gösteriniz. Yazdığınız hikâyeyi gözden geçiriniz. Yazdıklarınızı gözden geçirirken anlam bütünlüğünü bozan ifadeleri, yazım ve noktalama hatalarını belirleyerek düzeltiniz.
Açıklama:
Sevgili öğrencim, bir hikâye yazmak harika bir şey ama yazdıklarımızın başkaları tarafından anlaşılması ve güzel görünmesi de çok önemli. Bu yüzden:
-
Türk Dil Kurumu (TDK) Yazım Kılavuzu’ndan yararlan: Bu kılavuz, kelimeleri nasıl doğru yazacağımızı, büyük harflerin nerede kullanılacağını, eklerin nasıl yazılacağını gösterir. Doğru yazım, hikâyenin daha profesyonel ve anlaşılır olmasını sağlar.
-
Yeni öğrendiğin kelimeleri kullan: Türkçe derslerinde öğrendiğin yeni kelimeleri hikâyelerinde kullanarak kelime dağarcığını zenginleştirebilirsin. Bu, hikâyene farklı bir hava katar ve anlatımını güçlendirir.
-
Yazdıklarını gözden geçir: Hikâyeni bitirdikten sonra hemen teslim etme! Birkaç kez baştan sona oku. Belki unuttuğun bir virgül, yanlış yazdığın bir kelime ya da cümlenin anlamını bozan bir yer vardır. Yazım ve noktalama hatalarını düzeltmek, hikâyenin kalitesini artırır ve okuyucunun dikkatini dağıtmaz.
-
Anlam bütünlüğüne dikkat et: Hikâyenin akıcı olması, olayların birbirini mantıklı bir şekilde takip etmesi demektir. Bir anda konudan sapıp alakasız şeyler anlatmamaya özen göster. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğundan emin ol.
Unutma, iyi bir yazar olmak için sadece yazmak yetmez, yazdıklarını düzeltmek ve daha iyi hale getirmek için de çaba göstermek gerekir!
***
Araştıralım, Hazırlanalım
Genel ağdan ve sosyal medyadan “Gençlerin İyilik Ağacı” projesi hakkında bilgi edininiz.
Açıklama:
Bu kısım sana verilen bir araştırma ödevi. “Gençlerin İyilik Ağacı” projesi, adından da anlaşılacağı gibi, gençlerin iyilik yapma, yardımlaşma ve topluma faydalı olma konularında bir araya geldiği, çeşitli etkinlikler düzenlediği bir proje olabilir. İnternet üzerinden veya sosyal medya platformlarından bu proje hakkında bilgi edinerek şunları öğrenebilirsin:
-
Bu projenin amacı ne?
-
Kimler bu projeye katılıyor?
-
Ne tür iyilikler yapıyorlar, hangi etkinlikleri düzenliyorlar?
-
Bu projenin topluma ve gençlere faydaları neler?
Bu araştırmayı yapmak, özellikle “yardımlaşma” veya “merhamet” gibi konularda hikâye yazacak olursan sana ilham verebilir ve gerçek hayattaki örnekleri görmeni sağlar. Belki sen de böyle bir projeye katılmak istersin, kim bilir?
***