6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 181
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde “Söz Varlığımız” konusuyla ilgili çok güzel sorularımız var. Bu soruları çözerken hem kelimeleri daha iyi anlayacağız hem de dilimizin inceliklerini keşfedeceğiz. Haydi, metni dikkatlice okuyarak soruları adım adım çözelim!
1. “Güz Patikaları” adlı metinde yazar, anlatımı somutlaştırmak ve güçlendirmek için benzetmeler kullanmıştır. Aşağıda verilenlerin neye benzetildiğini noktalı yerlere yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soruda metindeki benzetmeleri bulmamız isteniyor. Yani yazar bir şeyi anlatırken onu başka bir şeye benzetmiş mi, ona bakacağız. Metni dikkatlice okuduğumuzda, maalesef “Kaynak suyu”, “Bulut kütleleri” ve “Yıldızlar” için doğrudan bir benzetme göremiyoruz. Metinde geçen tek su benzetmesi, gölün suyunun “akvaryum kadar temiz” olması. Ancak bu da doğrudan “Kaynak suyu” ile ilgili değil. Bu yüzden, soruda istenen bu benzetmelerin metinde yer almadığını belirtmemiz gerekiyor.
Çözüm:
- Kaynak suyu: Bu ifade için metinde bir benzetme bulunmamaktadır.
- Bulut kütleleri: Bu ifade için metinde bir benzetme bulunmamaktadır.
- Yıldızlar: Bu ifade için metinde bir benzetme bulunmamaktadır.
2. Okuduğunuz metinde koyu yazılmış sözcükleri inceleyiniz. Bu sözcüklerden hangilerinin başına “benim, senin, onun, onların” ifadelerinden birinin getirilebileceğini söyleyiniz.
Bu soruda metindeki koyu yazılmış kelimeleri bulup, onların başına “benim, senin, onun, onların” zamirlerinden birini getirip getiremediğimize bakacağız. Eğer getirebiliyorsak, o kelimenin birine ait olduğunu anlarız. Buna “iyelik” yani “sahiplik” deriz.
Çözüm:
- göz ağrım: Benim göz ağrım (Evet, getirilebilir.)
- içimi: Benim içim (Evet, getirilebilir.)
- Ciğerlerime: Benim ciğerlerim (Evet, getirilebilir.)
- genizleri: Onların genizleri (Evet, ziyaretçilerin genizleri anlamında getirilebilir.)
- Genzim: Benim genzim (Evet, getirilebilir.)
- titrememi: Benim titremem (Evet, getirilebilir.)
- bacaklarım: Benim bacaklarım (Evet, getirilebilir.)
- büyü-süne: Onun büyüsü (Evet, gölün büyüsü anlamında getirilebilir.)
- sesleri: Onların sesleri (Evet, faytonların/kuşların sesleri anlamında getirilebilir.)
- beni: Benim beni (Hayır, getirilemez. Bu kelime “ben” zamirinin “-i” belirtme hal ekini almış halidir, bir sahiplik eki değildir.)
- benekleri: Onun benekleri (Evet, alabalığın benekleri anlamında getirilebilir.)
- pullarıyla: Onun pulları (Evet, alabalığın pulları anlamında getirilebilir.)
- alabalığımı: Benim alabalığım (Evet, getirilebilir.)
- yüzeyinde: Onun yüzeyi (Evet, gölün yüzeyi anlamında getirilebilir.)
- nilüferleri: Onun nilüferleri (Evet, gölün nilüferleri anlamında getirilebilir.)
- çadırımı: Benim çadırım (Evet, getirilebilir.)
- kıyısına: Onun kıyısı (Evet, gölün kıyısı anlamında getirilebilir.)
- gecemi: Benim gecem (Evet, getirilebilir.)
- başında: Onun başı (Evet, kamp ateşinin başı anlamında getirilebilir.)
- peynir: Benim peynir, senin peynir… (Hayır, bu kelimede bir sahiplik eki yoktur. Tek başına bir isimdir.)
- reçelini: Onun reçeli (Evet, yaban çileği reçeli anlamında getirilebilir.)
- ekmeğine: Onun ekmeği (Evet, köy ekmeği anlamında getirilebilir.)
3. Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılan eklerin hangi kişi zamirlerini karşıladığını belirleyerek örnekteki gibi eşleştiriniz.
Şimdi de cümlelerde koyu yazılmış eklerin hangi kişi zamirine (benim, senin, onun, bizim, sizin, onların) ait olduğunu bulacağız. Bu ekler, kelimelerin kime ait olduğunu gösteren “iyelik ekleri”dir.
Çözüm:
a) Oyuncaklarım hâlâ duruyor.
→ Benim
b) Kardeşin burada mı çalışıyor?
→ Senin
c) Babası İzmir’e gitmiş.
→ Onun
ç) Evimiz bu sokaktadır.
→ Bizim
d) Bu akşam kardeşleriniz de gelsin.
→ Sizin
e) Bahçeleri cennet gibiydi.
→ Onların
f) Kitapta sayfalar eksikti.
→ Sevgili öğrencim, bu cümlede “sayfalar” kelimesinde koyu yazılmış bir ek bulunmuyor. Bu nedenle, hangi kişi zamirini karşıladığını belirtmemiz mümkün değil. Eğer “sayfaları” şeklinde olsaydı, “onun sayfaları” ya da “onların sayfaları” olabilirdi ama şu anki haliyle bu soruyu bu şekilde cevaplayamayız.
4. Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyiniz ve 3. tekil kişi iyelik ekiyle belirtme hâl eki (-i) arasın-daki ayrımı dikkat ediniz.
Bu bölüm bir soru değil, bize bir bilgi veriyor. Türkçede bazı ekler aynı gibi görünse de farklı görevleri vardır. “-i, -ı, -u, -ü” ekleri de böyledir. Bazen sahiplik (iyelik) bildirir, bazen de bir şeyi “belirtir”, yani nesne yapar. Hadi örneklere bakalım:
- Kalemi arkadaşıma verdim.
- Kalemi ne zaman kaybolmuş?
Burada “kalemi” derken, “neyi verdim?” diye sorduğumuzda cevap “kalemi” oluyor. Yani kalem, yapılan işten etkilenen nesne durumunda. Bu ek, belirtme hâl ekidir.
Burada “kalemi” derken, “kimin kalemi?” diye sorduğumuzda “onun kalemi” cevabını alırız. Yani kalem birine ait. Bu ek, iyelik ekidir.
Bu ayrımı aklımızda tutarak bir sonraki soruya geçelim.
5. Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklere gelen eklerden hangilerinin iyelik, hangi-lerinin hâl eki olduğunu noktalı yerlere yazınız.
Şimdi öğrendiklerimizi uygulama zamanı! Koyu yazılmış kelimelerdeki eklerin iyelik eki mi yoksa belirtme hâl eki mi olduğunu bulalım.
Çözüm:
Silgin az önce şurada değil miydi?
→ “Kimin silgisi?” diye sorduğumuzda “senin silgin” cevabını alırız. Bu ek, iyelik ekidir.
Şiiri bir de sen okur musun?
→ “Neyi okur musun?” diye sorduğumuzda “şiiri” cevabını alırız. Şiir, okuma eyleminden etkilenen nesnedir. Bu ek, belirtme hâl ekidir.
Tek hayali iyi bir oyuncu olmaktı.
→ “Kimin hayali?” diye sorduğumuzda “onun hayali” cevabını alırız. Bu ek, iyelik ekidir.
Elbiseleri ona küçük gelmeye başlamıştı.
→ “Kimin elbiseleri?” diye sorduğumuzda “onların elbiseleri” cevabını alırız. Bu ek, iyelik ekidir.
Koyunları yaylaya götürdü.
→ “Neyi götürdü?” diye sorduğumuzda “koyunları” cevabını alırız. Koyunlar, götürme eyleminden etkilenen nesnedir. Bu ek, belirtme hâl ekidir.
Okulumuz teneffüslerde çocuk bahçesine dönerdi.
→ “Kimin okulu?” diye sorduğumuzda “bizim okulumuz” cevabını alırız. Bu ek, iyelik ekidir.
Aferin sana! Gördüğün gibi, ekler bazen birbirine benzese de cümledeki anlamlarına göre farklı görevler üstlenebiliyorlar. Bu konuyu ne kadar iyi anlarsan, Türkçe’yi o kadar doğru ve güzel kullanırsın. Takıldığın bir yer olursa bana yine sorabilirsin!