6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 137
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 6. Sınıf Türkçe öğretmeninim. Şimdi seninle birlikte gönderdiğin görseldeki soruları adım adım inceleyelim ve birlikte doğru cevaplarını bulalım. Hiç merak etme, hepsini sana en güzel şekilde açıklayacağım. Hadi başlayalım!
1. Yazara göre yurt sevgisi nasıl duyulur?
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için metnin ilk cümlesine dikkatlice bakmamız gerekiyor. Yazar, yurt sevgisini nasıl hissedebileceğimizi çok açık bir şekilde anlatmış.
Adım 1: Metnin ilk cümlesini okuyalım:
“Yurt sevgisini tam olarak duyabilmek için yurdun her köşesini tanımak ve oralarda yaşamak gerekir. Bizim yurdumuz, içinde dolaşılması çok yararlı olan, tanıdıkça sevilecek bir yurttur.”
Adım 2: Bu cümleden yazarın ne demek istediğini anlayalım.
Yazar diyor ki, bir yeri gerçekten sevebilmek için orayı iyi tanımalıyız, orada zaman geçirmeliyiz. Tıpkı bir arkadaşını tanımadan onu çok sevemeyeceğin gibi, yurdumuzu da gezerek, görerek, yaşayarak tanımalıyız ki ona olan sevgimiz artsın, değil mi?
Sonuç:
Yazara göre yurt sevgisi, yurdun her köşesini tanımak, oralarda yaşamak ve içinde dolaşmakla tam olarak duyulur.
2. Yazar metinde nereyi anlatmaktadır?
Bu soruda yazarın metinde bize hangi yerlerden bahsettiğini bulacağız. Metni dikkatlice okuyunca bazı özel yer adları ve coğrafi bölgelerden bahsedildiğini fark edeceksin.
Adım 1: Metni tekrar okuyalım ve yer adlarını bulalım:
“İskenderun Körfezi’nden başlayarak Ege’ye doğru uzanan güney sahilleri…”
Adım 2: Bu bölgelerin özelliklerini de metinden çıkaralım.
Metinde bu güney sahillerinin başka hiçbir deniz kenarına benzemediği, limon, portakal bahçeleri, çiboynuzu koruları, palmiyeler, yol kenarında kendiliğinden yetişen dikenler, rengi değişen sular ve bitip tükenmez koycuklarla dolu olduğu anlatılıyor. Yani yazar sadece bir yerin adını vermekle kalmıyor, oranın doğal güzelliklerini de bize resmediyor.
Sonuç:
Yazar metinde İskenderun Körfezi’nden başlayıp Ege’ye doğru uzanan güney sahillerini, bu bölgelerin eşsiz doğal güzelliklerini (limon ve portakal bahçeleri, palmiyeler, çiboynuzu koruları, rengi değişen sular ve koyları) anlatmaktadır.
3. Bu metne -başlığın içinde soyut adın geçtiği- iki başlık öneriniz.
Soyut adlar, beş duyu organımızla algılayamadığımız, yani göremediğimiz, dokunamadığımız, koklayamadığımız, duyamadığımız veya tadamadığımız kavramları ifade eden adlardır. Örneğin “sevgi”, “mutluluk”, “özgürlük” gibi. Metnimiz yurt sevgisiyle ilgili olduğu için, bu konuda soyut adlar içeren başlıklar bulmaya çalışalım.
Adım 1: Metnin ana temasını ve içerdiği soyut adları belirleyelim.
Metnin ana teması “yurt sevgisi”. “Sevgi” kelimesi burada bir soyut addır.
Adım 2: “Yurt sevgisi” veya benzeri soyut adları kullanarak iki farklı başlık düşünelim.
Başlıklar hem metnin içeriğini yansıtmalı hem de içinde soyut bir ad bulundurmalı.
Sonuç:
İki başlık önerim şunlar olabilir:
-
Yurt Sevgisiyle Dolu Yüreğim
-
Vatan Hasreti
Bu başlıklar, metnin ana fikrini yansıtırken “sevgi” ve “hasret” gibi soyut adları da içermektedir.
4. Metinden hareketle aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
Şimdi her bir ifadeyi tek tek inceleyelim ve metinle karşılaştıralım. Bakalım hangileri doğru, hangileri yanlış.
a. Metnin konusu yurt sevgisidir.
Çözüm:
Metin, “Yurt sevgisini tam olarak duyabilmek için…” cümlesiyle başlıyor ve yurdun güzelliklerini anlatarak bu sevgiyi pekiştiriyor. Dolayısıyla metnin ana konusu kesinlikle yurt sevgisidir.
Sonuç: D
b. Basit, türemiş ve birleşik sözcükler kullanılmıştır.
Çözüm:
Metinde farklı yapıdaki sözcükler kullanılmıştır:
- Basit sözcükler: “yurt”, “her”, “bizim”, “çok”, “deniz”, “göz” gibi.
- Türemiş sözcükler: “duyabilmek” (duy-abil-mek), “tanımak” (tanı-mak), “yaşamak” (yaşa-mak), “sevilecek” (sev-il-ecek), “başlayarak” (başla-yarak), “değişen” (değiş-en), “tükenmez” (tüken-mez) gibi.
- Birleşik sözcükler: “çiboynuzu” (çiğ + boyun + -u), “göz kamaştırıcıdır” (göz + kamaştırıcı + -dır) gibi sözcükler birleşik yapıdadır.
Bu durumda, metinde her üç tür sözcüğe de rastlıyoruz.
Sonuç: D
c. “Duyabilmek” sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Çözüm:
“Duyabilmek”, bir şeyi hissetmek, algılamak anlamına gelir. Metinde “yurt sevgisini tam olarak duyabilmek” ifadesinde, sevgiyi hissetme, içine alma anlamında kullanılmıştır. Bu, sözcüğün gerçek, yani ilk akla gelen anlamıdır.
Sonuç: D
ç. Metinde çoğul adlar kullanılmıştır.
Çözüm:
Çoğul adlar, varlıkların birden fazla olduğunu gösteren (-ler, -lar) ekini alan adlardır. Metne baktığımızda:
- “köşelerini”
- “oralarda”
- “sahilleri”
- “bahçeleri”
- “korularını”
- “palmiyelerin”
- “çeşitlerini”
- “dikenler”
- “sular”
- “renklere”
- “koycuklarla”
gibi birçok çoğul ad görüyoruz.
Sonuç: D
d. “Dünya” sözcüğü yapım eki almıştır.
Çözüm:
Yapım eki, bir sözcüğün anlamını veya türünü değiştiren ektir (örneğin “ev”den “evli”, “göz”den “gözlük” gibi). Metinde “dünya” kelimesi “benzemeyen bir dünyadır” şeklinde geçiyor. Buradaki “-dır” eki, isimlere gelerek onları yüklem yapan bir ek fiil ekidir, yani bir yapım eki değildir. “Dünya” sözcüğü kendi başına kök halindedir ve metinde yapım eki almamıştır.
Sonuç: Y
5. “Palmiyelerin zengin çeşitlerini bir yana bırakalım.” cümlesinde geçen “zengin” sözcüğünün anlamı aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.
Bu soruda “zengin” kelimesinin hangi anlamda kullanıldığına dikkat etmeliyiz. “Palmiyelerin zengin çeşitlerini” derken, palmiyelerin çok çeşitli, bol ve farklı türlerinin olduğunu kastediyor. Yani “zengin” burada bolluk, çeşitlilik, çokluk anlamında kullanılmış.
Şimdi şıkları inceleyelim:
a. Ülkemizin toprakları çok zengindir.
Çözüm:
Buradaki “zengin” kelimesi, toprakların verimli, bereketli, çok ürün veren anlamındadır. Bu, palmiye çeşitlerindeki “zengin” kelimesinin anlamından farklıdır.
b. Dil becerilerinin etkin kullanımı zengin söz varlığına bağlıdır.
Çözüm:
“Zengin söz varlığı”, bir kişinin çok sayıda ve çeşitli kelime bilgisine sahip olması anlamına gelir. Bu, “palmiyelerin zengin çeşitleri”ndeki çokluk ve çeşitlilik anlamıyla büyük ölçüde örtüşüyor. Tıpkı palmiyelerin birçok farklı türü olması gibi, söz varlığının da birçok farklı kelimeyi içermesi.
c. Zengin ve düzenli bir kitaplığı varmış.
Çözüm:
“Zengin bir kitaplık”, çok sayıda kitabın bulunduğu, kapsamlı bir kitaplık demektir. Bu da “çokluk” anlamını içerir. Ancak “çeşitlilik”ten ziyade “miktar” veya “kapsam” vurgusu daha fazladır. “Zengin söz varlığı” ifadesi, “zengin çeşitleri”ndeki *çeşitlilik* vurgusuna daha yakındır.
Sonuç:
En uygun seçenek b şıkkıdır. Çünkü “zengin söz varlığı”, tıpkı “zengin çeşitleri” gibi, hem çokluğu hem de çeşitliliği ifade eder. Yani, birçok farklı türden kelimeyi barındıran bir söz dağarcığı anlamına gelir.
B. Aşağıda verilen adları ifadelerin anlamlarına uygun olacak şekilde noktalı yerlere yazınız (Gerekirse adlara uygun ekler getiriniz).
Bu bölümde yukarıdaki kelimeleri (oyun, sevinç, göl, Sarman, sürü, köy) cümlelerdeki boşluklara uygun ekler getirerek yerleştireceğiz. Her cümleye en uygun kelimeyi bulmaya çalışalım.
a. Sarman durmadan miyavlıyordu.
Çözüm:
“Miyavlamak”, kedilere özgü bir sestir. Verilen kelimeler arasında “Sarman” bir kedi ismi olarak kullanılır. Bu yüzden en uygun kelime “Sarman”dır.
b. O köyde ihtiyar bir balıkçı yaşarmış.
Çözüm:
Bir balıkçının yaşayacağı yerlerden biri “köy”dür. Cümleye uygun ekle “köyde” şeklinde yazılır.
c. Haberi duyunca sevinç içinde eve koştu.
Çözüm:
İyi bir haber duyunca hissedilen duygu genellikle “sevinç”tir. “Sevinç içinde” ifadesiyle cümleye anlam katılır.
ç. Göl kenarında piknik yaptık.
Çözüm:
Piknik yapmak için genellikle doğa içinde, su kenarı gibi yerler tercih edilir. “Göl kenarı” piknik için uygun bir yerdir.
d. Yayladaki koyun sürüsü çanlarını sallayarak otluyordu.
Çözüm:
Koyunların bir arada bulunduğu topluluğa “sürü” denir. Cümleye uygun ekle “sürüsü” şeklinde yazılır.
e. Çocukluğumda düşe kalka oyunlar oynardık bu mahallede.
Çözüm:
Çocukların yaptığı eylemlerden biri “oyun” oynamaktır. Cümleye uygun ekle “oyunlar” şeklinde yazılır.
Sonuç:
a. Sarman durmadan miyavlıyordu.
b. O köyde ihtiyar bir balıkçı yaşarmış.
c. Haberi duyunca sevinç içinde eve koştu.
ç. Göl kenarında piknik yaptık.
d. Yayladaki koyun sürüsü çanlarını sallayarak otluyordu.
e. Çocukluğumda düşe kalka oyunlar oynardık bu mahallede.
Umarım açıklamalarım senin için anlaşılır olmuştur sevgili öğrencim. Türkçe dersinde başarılar dilerim!