6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 198
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersimize hoş geldin. Bugün sana gönderdiğim bu sayfadaki soruları birlikte çözeceğiz. Unutma, bu soruları çözerken sadece ilk sayfaya değil, ikinci sayfadaki “Sığırcık Kayası” adlı metne de dikkatlice bakmamız gerekiyor. Hazırsan, adım adım soruları inceleyelim ve doğru cevapları bulalım!
***
Söz Varlığımız
Okuduğunuz metinde geçen bazı deyimlerin ünsüz harfleri aşağıda verilmiştir. Bu deyimleri bulunuz. Deyimlerin anlamlarını atasözleri ve deyimler sözlüğünden bularak metne katkılarını belirleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu bölümde bizden metinde geçen deyimleri bulup, onların ünsüz (sessiz) harflerini kullanarak deyimi tamamlamamız isteniyor. Sonra da bu deyimlerin metne ne kattığını açıklayacağız.
1. Y R G G T T M K
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle metni dikkatlice okuyup hangi deyimlerin geçtiğini hatırlayalım. Metnin ilk paragrafında, sığırcıkların çıkardığı sesler için “Şamatayı yeri göğü tutmuştu.” cümlesi geçiyor.
Adım 2: “Yeri göğü tutmak” deyiminin ünsüz harflerini (sessiz harflerini) belirleyelim: Y, R, G, G, T, T, M, K. Gördüğün gibi, verilen harflerle tam olarak eşleşiyor!
Adım 3: Bu deyimin anlamını düşünelim. “Yeri göğü tutmak”, çok büyük gürültü yapmak, ortalığı birbirine katmak anlamına gelir.
Adım 4: Metne katkısını açıklayalım. Bu deyim, sığırcıkların çıkardığı sesin ne kadar yüksek ve her yeri kapladığını çok güzel bir şekilde anlatıyor. Böylece okuyucu, sığırcıkların orada ne kadar çok olduğunu ve ne kadar sesli bir ortam yarattığını daha iyi hayal edebiliyor.
Sonuç:
Deyim: Yeri göğü tutmak
Anlamı: Çok gürültü etmek, büyük bir şamata koparmak.
Metne Katkısı: Metinde sığırcıkların çıkardığı sesin şiddetini ve çokluğunu abartılı ama etkili bir şekilde ifade ederek, okuyucunun o kalabalık ve gürültülü ortamı daha iyi gözünde canlandırmasını sağlar.
2. Ğ Z N K P M K
Çözüm:
Adım 1: Yine metne dönelim. Hasan Ağa, adamlara kızarak “O zaman ağzınızı kapayın, gözünüzü açın.” diye bir emir veriyor. Burada “gözünü açmak” deyimsel bir ifade olarak geçiyor. Ancak verilen ünsüz harfler “Ğ, Z, N, K, P, M, K”. Bu harflerle “gözünü kapamak” deyimini oluşturabiliriz.
Adım 2: “Gözünü kapamak” deyiminin ünsüz harfleri: Ğ, Z, N, K, P, M, K. Verilen harflerle birebir eşleşiyor. Metinde doğrudan “gözünü kapamak” geçmese de, “gözünü açmak” ile zıt anlamlı da olsa gözle ilgili bir deyim olduğu için bu deyimi bulmamız istenmiş olabilir. Türkçe’de deyimler bazen bu şekilde zıtlarıyla veya benzer kavramlarla da sorulabilir.
Adım 3: “Gözünü kapamak” deyiminin anlamı, bir şeyi görmezlikten gelmek, önem vermemek, bir işe karışmamak demektir.
Adım 4: Metne katkısını açıklayalım. Metinde Hasan Ağa’nın “gözünüzü açın” demesi, adamların etraftaki “pis” yaratıkları görmezden gelmemesini, dikkatli olmasını istediğini gösterir. “Gözünü kapamak” deyimi de bu durumun zıttı olarak, dikkat etmeme halini anlatır. Yani Hasan Ağa, adamlardan gözlerini kapamamalarını, uyanık olmalarını istiyor.
Sonuç:
Deyim: Gözünü kapamak
Anlamı: Bir şeyi görmezlikten gelmek, bir olaya karışmamak, önem vermemek.
Metne Katkısı: Metinde Hasan Ağa’nın “gözünüzü açın” ifadesiyle, adamların çevreyi görmezden gelmemesi, dikkatli olması gerektiği vurgulanır. “Gözünü kapamak” deyimi de bunun zıttı bir durumu, yani dikkatsizliği veya bir şeyi umursamamayı anlatır. Deyim, metindeki karakterlerin dikkat durumunu anlamamıza yardımcı olur.
3. K L V R M K
Çözüm:
Adım 1: Metinde yine Hasan Ağa’nın sözlerine bakalım: “Sesime kulak verin.” Bu, çok net bir deyimdir.
Adım 2: “Kulak vermek” deyiminin ünsüz harfleri: K, L, K, V, R, M, K. Bize verilen harfler K, L, V, R, M, K. Gördüğün gibi, “kulak vermek” deyiminin ünsüz harflerinde iki tane ‘K’ varken, kutucukta bir ‘K’ eksik. Ama bu kadar yakın ve metinde birebir geçen bir ifade olduğu için, sorunun bu deyimi kastettiği çok açık.
Adım 3: “Kulak vermek” deyiminin anlamı, bir şeyi dikkatle dinlemek, önem vermek, sözünü dinlemek demektir.
Adım 4: Metne katkısını açıklayalım. Hasan Ağa’nın “Sesime kulak verin” demesi, adamlardan kendisini iyi dinlemelerini ve söylediklerini ciddiye almalarını istediğini gösterir. Bu deyim, Hasan Ağa’nın otoritesini ve adamlardan beklediği itaati vurgular.
Sonuç:
Deyim: Kulak vermek
Anlamı: Bir kimseyi dikkatle dinlemek, söylediklerini ciddiye almak.
Metne Katkısı: Metinde Hasan Ağa’nın adamlara seslenirken kullandığı bu deyim, kendisinin söylediklerinin ne kadar önemli olduğunu ve adamların onu dikkatle dinlemesi gerektiğini vurgular. Böylece Hasan Ağa’nın otoriter kişiliğini ve beklentilerini anlamamıza yardımcı olur.
4. T Ş K S L M K
Çözüm:
Adım 1: Metnin ilerleyen kısımlarında, köyün yaşlıları Hasan Ağa’nın kapısına dayandığında, Hasan Ağa’nın durumu şöyle anlatılıyor: “Hasan Ağa, kapı tüyü minder ve halı yastıkla taş kesilmişti.” İşte aradığımız deyim!
Adım 2: “Taş kesilmek” deyiminin ünsüz harfleri: T, Ş, K, S, L, M, K. Verilen harflerle birebir eşleşiyor! Bu harfler, bu deyimi oluşturmak için mükemmel.
Adım 3: “Taş kesilmek” deyiminin anlamı, çok şaşırmak, korkudan veya şaşkınlıktan hareketsiz kalmak, donup kalmak demektir.
Adım 4: Metne katkısını açıklayalım. Bu deyim, Hasan Ağa’nın köy halkının karşısına çıkmasından dolayı yaşadığı şaşkınlığı ve belki de biraz korkuyu çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Okuyucu, Hasan Ağa’nın o anki çaresiz ve donakalmış halini daha iyi anlayabiliyor.
Sonuç:
Deyim: Taş kesilmek
Anlamı: Çok şaşırmak, korku, heyecan veya hayranlık gibi duygular yüzünden hareketsiz kalmak, donup kalmak.
Metne Katkısı: Deyim, Hasan Ağa’nın köy halkının karşısına çıktığında yaşadığı şaşkınlığı, utancı veya korkuyu çok etkili bir şekilde anlatır. Okuyucunun, ağanın o anki psikolojik durumunu ve çaresizliğini kavramasına yardımcı olur.
***
Aşağıdaki görsellerde metinde geçen bazı kişi ve unsurlar verilmiştir. Bu kişi ve unsurları metinde öne çıkan özelliklerine göre örnekteki gibi birer sıfatla belirtiniz.
Şimdi de görsellerdeki kişi ve unsurları metinde geçen özelliklerine göre birer sıfatla niteleyeceğiz. Tıpkı “öfkeli ağa” örneğindeki gibi.
Çözüm:
Adım 1: İlk görseldeki kişi Hasan Ağa. Metinde “Hasan Ağa öfkeli, adamlarını çağırdı.” cümlesi geçiyor. Bu yüzden örnekte “öfkeli ağa” denmiş. Bu, zaten yapılmış.
Adım 2: İkinci görselde sığırcıklar var. Metnin başında “Sevimli ala sığırcıkların kimi konuyor, kimi kalkıyordu.” ifadesi