6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 68
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizde çok önemli bir konuyu, Cumhuriyetimizin ilanını ve Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatan metinler üzerinden sorular çözeceğiz. İkinci görseldeki metni dikkatlice okuyup, ilk görseldeki soruları hep birlikte cevaplayacağız. Hazırsanız başlayalım!
Şimdi sorularımızı adım adım çözmeye başlayalım:
1. Cumhuriyetin ilanının önündeki en büyük engel nedir?
Metni dikkatlice okuduğumuzda, “Sözcük Çalışması” bölümünde bu sorunun cevabını buluyoruz. Orada şöyle yazıyor: “• Cumhuriyetin ilanının önündeki en büyük engel saltanattı.” Yani, padişahlık sistemi, Cumhuriyet’in kurulmasının önündeki en büyük sorundu.
Sonuç: Cumhuriyetin ilanının önündeki en büyük engel saltanattı.
2. Yeni kurulan meclis, hangi antlaşmayı onaylamıştır?
Sevgili çocuklar, ikinci görseldeki metni baştan sona dikkatlice okudum. Ancak metinde, yeni kurulan meclisin hangi antlaşmayı onayladığına dair açık bir bilgiye rastlamadım. Metinde sadece Cumhuriyetin ilanı, rejim değişiklikleri ve Atatürk’ün gençliğe güveni gibi konular yer alıyor. Bu nedenle, bu sorunun cevabı verilen metinde bulunmamaktadır.
Sonuç: Verilen metinde bu bilgi bulunmamaktadır.
3. 25 Ekim 1923’te hükümetin istifası, Mustafa Kemal Paşa’ya beklediği hangi fırsatı vermiştir?
Metindeki “Sözcük Çalışması” bölümüne baktığımızda, “• Bu uygulamayla meclis hükümeti sistemi yerine parlamenter rejime geçilmiş oldu.” cümlesini görüyoruz. Ayrıca “rejim” kelimesinin tanımında eski sistemden (padişahın egemen olması) ve yeni sistemden (parlamenter rejim) bahsediliyor.
Adım 1: 25 Ekim 1923’te hükümetin istifası, bir yönetim boşluğu ve krizi yaratmıştır.
Adım 2: Mustafa Kemal Paşa, bu yönetim krizini “meclis hükümeti sistemi”nden kurtulup, yerine millet egemenliğine dayalı “parlamenter rejim”i yani Cumhuriyet’i kurmak için bir fırsat olarak değerlendirmiştir.
Sonuç: Hükümetin istifası, Mustafa Kemal Paşa’ya meclis hükümeti sistemi yerine parlamenter rejime (Cumhuriyet’e) geçiş için uygun bir ortam ve fırsat sunmuştur.
4. 28 Ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulmaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, arkadaşlarına fikrini nasıl açıklamıştır?
Metni incelediğimizde, Mustafa Kemal Paşa’nın 28 Ekim 1923 akşamı arkadaşlarına fikrini tam olarak “nasıl” açıkladığına dair bir diyalog veya anlatım bulunmamaktadır. Bu bilgi de, büyük ihtimalle dinleme metninde yer alıyordu ancak bize yazılı olarak verilmemiştir.
Sonuç: Verilen metinde bu bilgi bulunmamaktadır.
5. Cumhuriyet ne zaman ilan edilmiştir ve cumhuriyetin ilanı nasıl karşılanmıştır?
Adım 1: Cumhuriyetin ne zaman ilan edildiği bilgisi, verilen metinde açıkça bir tarih olarak belirtilmemiştir.
Adım 2: Cumhuriyetin nasıl karşılandığına dair ise metinde doğrudan bir açıklama olmasa da, “Metne Hazırlanalım” bölümündeki “Dinleyelim” kısmında yer alan “Türkân GEDİK BENGİ”ye ait “Doğum Günün Kutlu Olsun” başlıklı şiir bize ipucu veriyor. Şiirde “Doğum günün kutlu olsun Cumhuriyetim!” gibi ifadeler, Cumhuriyet’in ilanının bir bayram, bir kutlama sevinciyle karşılandığını gösteriyor.
Sonuç: Cumhuriyetin ilan tarihi metinde açıkça belirtilmemiştir. Ancak Cumhuriyetin ilanı, metindeki şiirden anlaşıldığı kadarıyla büyük bir sevinç ve coşkuyla karşılanmıştır.
6. Gazi Mustafa Kemal Paşa, kaç oy alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir?
Metni dikkatle okuduğumuzda, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kaç oy alarak ilk cumhurbaşkanı seçildiğine dair herhangi bir sayısal bilgiye veya detaya yer verilmediğini görüyoruz. Bu bilgi de verilen metinde bulunmamaktadır.
Sonuç: Verilen metinde bu bilgi bulunmamaktadır.
7. İlk hükümeti kurmakla kim görevlendirilmiştir?
Metindeki “Sözcük Çalışması” bölümünde rejim değişikliklerinden bahsedilse de, Cumhuriyet ilanından sonra ilk hükümeti kurmakla kimin görevlendirildiği bilgisi metinde yer almamaktadır.
Sonuç: Verilen metinde bu bilgi bulunmamaktadır.
8. Hepimizin başlıca vatandaşlık görevi nedir?
Metinde “Atatürk, “Tarihi yaşadığımız gibi yazdık fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacak olanlara emanet etmek gerekiyor.” diyordu.” cümlesi geçiyor. Bu cümleden anlıyoruz ki, Cumhuriyet’i geleceğe taşımak, onu korumak ve yaşatmak hepimizin en önemli görevidir.
Sonuç: Hepimizin başlıca vatandaşlık görevi, Cumhuriyet’e inanmak, onu korumak ve yaşatmaktır.
Sizce Atatürk neden cumhuriyet yönetimi seçmiştir? Bu konudaki düşüncelerinizi belirtiniz.
Atatürk, “Türk milletinin karakter ve âdetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.” sözüyle aslında bu sorunun cevabını veriyor. Bence Atatürk, Türk milletinin kendi kendini yönetecek olgunlukta olduğuna, kimsenin egemenliği altında kalmaması gerektiğine inanıyordu. Cumhuriyet, halkın kendi temsilcilerini seçerek yönetime katıldığı, özgürlüklerin ve eşitliğin olduğu bir sistemdir. Saltanat gibi tek kişinin egemenliğine dayalı sistemler, milletin iradesini temsil etmediği için Atatürk tarafından uygun görülmemiştir. Bu yüzden, milletin egemenliğini esas alan, milletin karakterine en uygun yönetim şekli olarak Cumhuriyeti seçmiştir.
Aşağıdaki paragrafı okuyunuz. Bu paragraftan hareketle Atatürk’ün Türk gençliğine niçin güvenip inandığını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiğini açıklayınız.
Atatürk, “Tarihi yaşadığımız gibi yazdık fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacak olanlara emanet etmek gerekiyor.” diyordu. O, Türk gençliğinin sağduyusuna, milliyetçiliğine, vatan sevgisine inandığını ve onlara güvendiğini söylüyordu.
Bu paragrafta Atatürk’ün gençliğe neden güvendiği çok açık bir şekilde belirtilmiş. Atatürk, Türk gençliğinin bazı önemli özelliklerine inanıyordu:
- Sağduyusu: Yani doğruyu yanlışı ayırt edebilme, akılcı düşünebilme yeteneği. Gençlerin mantıklı kararlar alacağına inanıyordu.
- Milliyetçiliği: Milletini sevme, ona bağlı olma ve onun çıkarlarını düşünme duygusu.
- Vatan Sevgisi: Ülkesine olan derin bağlılığı ve onu koruma isteği.
İşte bu özelliklerinden dolayı Atatürk, Türk gençliğine güvenmiş ve Türkiye Cumhuriyeti’ni “geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacak olanlara” emanet etmiştir. Çünkü bu özelliklere sahip gençler, Cumhuriyet’i sonsuza dek yaşatacak ve geliştirecek güce sahiptir.
Söz Varlığımız
Şimdi de kelime bilgimizi kullanarak, cümlelerdeki altı çizili kelimelerin yapılarına bakalım. Kelimeleri Basit, Türemiş ve Birleşik olarak ayıracağız. Unutmayın:
- Basit Kelime: Hiçbir yapım eki almamış, kök halinde olan veya sadece çekim eki almış kelimelerdir.
- Türemiş Kelime: Yapım eki alarak yeni bir anlam kazanmış kelimelerdir.
- Birleşik Kelime: İki veya daha fazla kelimenin birleşerek yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan kelimelerdir.
Şimdi kelimelerimize bakalım:
1. başkanlığı (Meclis başkanı hükümet başkanlığı da yapıyordu.)
- Adım 1: Kelimenin kökü “baş”tır.
- Adım 2: “Baş” kelimesine “-kan” eki gelerek “başkan” olmuştur (yapım eki).
- Adım 3: “Başkan” kelimesine “-lık” eki gelerek “başkanlık” olmuştur (yapım eki).
- Adım 4: “Başkanlık” kelimesine “-ı” eki gelmiştir (çekim eki).
Sonuç: İki tane yapım eki aldığı için bu kelime Türemiş bir kelimedir.
2. olağanüstü (Milli Mücadele Dönemi’ndeki olağanüstü şartların bir ürünü olan meclis hükümeti sistemi de artık işe yaramaz olmuştu.)
- Adım 1: Kelime “olağan” ve “üstü” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur.
Sonuç: İki kelimenin birleşmesiyle oluştuğu için bu kelime Birleşik bir kelimedir.
3. yaramaz (Milli Mücadele Dönemi’ndeki olağanüstü şartların bir ürünü olan meclis hükümeti sistemi de artık işe yaramaz olmuştu.)
- Adım 1: Kelimenin kökü “yara-” fiilidir.
- Adım 2: “Yara-” fiiline “-maz” eki gelerek “yaramaz” (işe yaramayan anlamında) sıfatını oluşturmuştur (yapım eki).
Sonuç: Yapım eki aldığı için bu kelime Türemiş bir kelimedir.
4. alkışlarla (“Yaşasın Cumhuriyet!” sesleri arasında alkışlarla cumhuriyet ilan edildi.)
- Adım 1: Kelimenin kökü “alkış”tır.
- Adım 2: “Alkış” kelimesine “-lar” (çoğul eki) ve “-la” (vasıta eki) ekleri gelmiştir. Bu ekler çekim ekidir, kelimenin anlamını değiştirmez, sadece durumunu belirtir.
Sonuç: Yapım eki almadığı için bu kelime Basit bir kelimedir.
5. başkanlığı (Devlet başkanlığı konusu çözüme kavuştu.)
Bu kelime yukarıda analiz ettiğimiz “başkanlığı” kelimesiyle aynıdır.
Sonuç: Türemiş bir kelimedir.
6. cumhurbaşkanı (Buna göre cumhurbaşkanı başbakanı atayacaktı.)
- Adım 1: Kelime “cumhur” ve “başkanı” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. (“Başkan” kelimesi de kendi içinde türemiş olsa da, iki kelimenin birleşimi esas alınır.)
Sonuç: İki kelimenin birleşmesiyle oluştuğu için bu kelime Birleşik bir kelimedir.
7. başbakanı (Buna göre cumhurbaşkanı başbakanı atayacaktı.)
- Adım 1: Kelime “baş” ve “bakanı” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur.
Sonuç: İki kelimenin birleşmesiyle oluştuğu için bu kelime Birleşik bir kelimedir.
Şimdi de bu kelimeleri tablomuza yerleştirelim:
Basit:
- alkışlarla
Türemiş:
- başkanlığı
- yaramaz
- başkanlığı
Birleşik:
- olağanüstü
- cumhurbaşkanı
- başbakanı
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, metni dikkatlice okuyup anladığımızda ve kelimelerin yapılarını bildiğimizde soruları çözmek hiç de zor değilmiş. Başka bir derste görüşmek üzere, hoşça kalın!