6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 48
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Önünüzdeki görseldeki soruları, bağlı olduğu metni dikkatlice okuyarak çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
***
Söz Varlığımız
Sevgili öğrencilerim, “ateş” kelimesi günlük hayatta çok sık kullandığımız ama aslında birden fazla farklı anlama gelebilen bir kelimedir. Bu bölümde, “ateş” kelimesinin farklı anlamlarını ve bu anlamların cümlelerde nasıl kullanıldığını eşleştireceğiz. Bu tür sorular, kelimelerin ne kadar zengin anlamlara sahip olabileceğini görmemiz açısından çok önemli.
Önce bize verilen anlamları ve cümleleri bir listeleyelim, sonra da eşleştirmelerimizi adım adım yapalım.
Ateş kelimesinin Anlamları (1. Grup):
- 1. Patlayıcı silahların atılması.
- 2. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık.
- 3. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma.
- 4. Tehlike, felaket.
Cümleler (2. Grup):
- a) Doktor, Esma’nın ateşini bir türlü düşüremiyordu.
- b) Kendini ateşe attığının farkında değil misin?
- c) Top ateşinin sesiyle birden irkildim.
Şimdi bu anlamları cümlelerle eşleştirelim:
Çözüm:
Adım 1: Anlam 1 ile Cümle Eşleştirmesi
-
1. Anlam: Patlayıcı silahların atılması.
Bu anlam, savaşlarda veya askeri operasyonlarda kullanılan silahların (top, tüfek gibi) atılmasıyla ortaya çıkan durumu anlatır. Bu tanıma en uygun cümle:
c) Top ateşinin sesiyle birden irkildim.
Burada “top ateşi” ifadesi, topların atılması, patlaması ve çıkardığı ses anlamında kullanılmıştır. Yani, patlayıcı silahların atılması eylemini ifade eder.
Adım 2: Anlam 2 ile Cümle Eşleştirmesi
-
2. Anlam: Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık.
Bu, “ateş” kelimesinin en temel ve ilk akla gelen anlamıdır. Örneğin, odun yandığında çıkan alev ve ısı gibi düşünebiliriz. Ancak, ne yazık ki bize verilen cümleler arasında bu anlama doğrudan uyan bir örnek bulunmuyor. Sanırım bu soruda bir cümle eksik kalmış sevgili öğrencilerim. Ama önemli olan, bu anlamın ne demek olduğunu bilmeniz.
Adım 3: Anlam 3 ile Cümle Eşleştirmesi
-
3. Anlam: Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma.
Bu anlamı hepimiz biliriz, hasta olduğumuzda vücut sıcaklığımızın yükselmesi durumudur. Bu tanıma en uygun cümle:
a) Doktor, Esma’nın ateşini bir türlü düşüremiyordu.
Burada “ateş” kelimesi, vücut ısısının yükselmesi, yani “hastalık ateşi” anlamında kullanılmıştır.
Adım 4: Anlam 4 ile Cümle Eşleştirmesi
-
4. Anlam: Tehlike, felaket.
Bazen kendimizi zor veya riskli bir duruma soktuğumuzda “ateşe atlamak” gibi deyimler kullanırız. Bu da tehlikeli bir duruma girmek demektir. Bu tanıma en uygun cümle:
b) Kendini ateşe attığının farkında değil misin?
Burada “ateşe atmak” deyimi, kendini tehlikeli bir duruma sokmak, büyük bir risk almak anlamında kullanılmıştır.
Gördüğünüz gibi, bir kelimenin birden fazla anlamı olabilir ve biz bu anlamları cümlenin gelişinden, yani bağlamından kolayca anlayabiliriz. Burada 2. anlam için bir cümle bulamadık, bu da bazen böyle testlerde küçük eksiklikler olabileceğini gösterir. Önemli olan, verilenleri doğru bir şekilde eşleştirebilmemiz ve kelimenin farklı anlamlarını öğrenmemizdir.
***
Konuşalım, Anlatalım
Sevgili gençler, bu bölümdeki sorumuz, Milli Mücadele yıllarında Türk kadınının üstlendiği büyük rolü ve fedakârlıkları anlamamızı istiyor. Hem görsellerden hem de okuduğumuz “Ordumuzun Hepimize İhtiyacı Var” başlıklı metinden yola çıkarak bu konuyu hep birlikte değerlendirelim.
Adım 1: Görselleri İnceleyelim ve Yorumlayalım
Öncelikle görsellere dikkatlice bakalım ve Türk kadınlarının o zorlu yıllarda neler yaptığını anlamaya çalışalım:
-
İlk görselde, kadınlarımızın sırtlarında veya ellerinde ağır yüklerle, zorlu ve engebeli yollarda yürüdüğünü görüyoruz. Bu yükler, cephedeki askerlerimize ulaştırılması gereken erzak, mühimmat (cephane) veya giysi olabilir. Bu görsel, kadınlarımızın fiziki gücüyle nasıl mücadele ettiklerini, lojistik destek sağlayarak cepheye nasıl katkıda bulunduklarını açıkça gösteriyor.
-
İkinci görselde yine kadınlar ve çocuklar var; dağlık, zorlu arazilerde ilerliyorlar. Bu durum, belki de göç ettiklerini ya da yine cepheye bir şeyler taşıdıklarını düşündürüyor. Zorlu arazi koşullarında bile vazgeçmeden, azimle çalıştıklarını ve her türlü zorluğa göğüs gerdiklerini anlıyoruz.
-
Üçüncü görselde bir kadın, bir makine başında çalışıyor. Bu makine, cephe gerisinde üretim yaparak orduya destek verdiklerini gösteriyor olabilir. Belki kumaş dikiyorlar, askerler için giysi hazırlıyorlar ya da mühimmat üretimine yardımcı oluyorlar. Bu, cephe gerisindeki üretim faaliyetlerinin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
-
Dördüncü görselde ise cephedeki askerlerimizi görüyoruz. Kadınlarımızın tüm bu çabası, işte bu askerlerimizin ayakta kalması, vatanı savunması ve düşmanı yurttan atması içindi.
Bu görseller bize, Türk kadınının sadece evde oturan, bekleyen değil, aktif olarak savaşın içinde, cephede ve cephe gerisinde büyük bir emek harcadığını açıkça gösteriyor.
Adım 2: Metinden Destek Bulalım
Şimdi de “Ordumuzun Hepimize İhtiyacı Var” başlıklı metnimize dönelim. Halide Edip’in konuşması ve yaşananlar, kadınlarımızın bu mücadeleye nasıl katıldığını çok güzel anlatıyor:
-
Halide Edip, konuşmasında açıkça “Bu imtihandan yalnız erkeklerimizin cesareti ile başarılı çıkamayız. Artık biz kadınlar da bu ateşe yüzümüzü çevirmek, ellerimizi uzatmak zorundayız. Ordumuzun hepimize ihtiyacı var.” diyerek kadınların da mücadeleye katılması gerektiğini vurguluyor. Bu sözler, kadınların sadece pasif bir rol oynamadığının, aktif birer nefer olduğunun ve mücadelenin ortak bir görev olduğunun ispatıdır.
-
Metinde kadınların, Halide Edip’in çağrısı üzerine nasıl fedakârlıklar yaptığını görüyoruz. “Masanın üstü parayla dolmaya başladı. Yanında para olmayanlar, yüzüklerini, bileziklerini bırakıyordu.” cümlesi, kadınlarımızın sahip oldukları en değerli eşyalarını ve paralarını bile hiç düşünmeden vatan için bağışladıklarını gösteriyor. Bu, onların maddi desteklerinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
-
En dokunaklı örneklerden biri ise “Çamaşırcılık yaparak geçiniyorum, kızım. Bunu, zor günüm için saklamıştım. Ama sözlerinden anladım ki ordumuz benden daha zordaymış.” diyen yaşlı teyzemizdir. Bu teyzemiz, çamaşırcılık yaparak kazandığı ve zor günler için biriktirdiği son bir lirasını bile orduya bağışlıyor. Bu, fedakârlığın en üst düzeyde yaşandığının ve her yaştan, her kesimden kadının bu mücadeleye yüreğini koyduğunun, vatan sevgisinin ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtıdır.
Adım 3: Değerlendirelim ve Sonuca Ulaşalım
Hem görsellerden hem de metinden anladığımız kadarıyla, Milli Mücadele döneminde Türk kadını, vatanın savunulmasında çok yönlü ve büyük bir rol oynamıştır. Sadece cephe gerisinde üretim ve lojistik destekle kalmamış, aynı zamanda cepheye bizzat mühimmat taşıyarak, en kıymetli eşyalarını ve birikimlerini bağışlayarak, moral ve motivasyon kaynağı olarak bu büyük zafere önemli katkılar sağlamıştır.
Bu dönemde kadınlarımız, eşlerinin, babalarının, oğullarının yanında omuz omuza mücadele etmiş, yeri geldiğinde erkeklerden bile daha fazla fedakârlık göstererek bağımsızlık mücadelesinin en önemli kahramanlarından biri olmuştur. Onların bu azmi ve fedakârlığı sayesinde bugün özgür bir vatanda yaşıyoruz.
Unutmayalım ki, Türk kadınının bu mücadelesi, sadece o döneme özgü değil, tüm dünya kadınlarına örnek olacak bir destandır. Onların gösterdiği cesaret ve fedakârlık, bizlere her zaman ilham kaynağı olmaya devam edecektir.