6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 95
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Türkçe öğretmeninim. Bugün sana gönderdiğim bu sayfadaki soruları birlikte inceleyip, okuduğumuz “Pulsuz Dilekçe” metninden yola çıkarak adım adım cevaplayacağız. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
1. Metinde geçen aşağıdaki cümlede altı çizili sözcük geçiş ve bağlantı ifadesidir. Bu ifadenin cümlenin anlamına olan katkısını değerlendiriniz.
Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu cümlede altı çizili olan sözcük “Ancak” kelimesidir. “Ancak” kelimesi, tıpkı “ama”, “fakat”, “lakin” gibi geçiş ve bağlantı ifadelerinden biridir. Bu tür ifadeler, cümle içinde farklı düşünceleri, zıtlıkları veya bir konunun başka bir yönünü belirtmek için kullanılır. Bu cümlede de “ancak” kelimesi, yazarın ilk söylediği düşüncenin (kuralları beğenmeme) zıddı veya farklı bir bakış açısını (kuralsızlıkta da zorlanma) ortaya koyuyor.
Şöyle düşünebilirsin:
- Birinci kısımda yazar, kuralları beğenmediğini söylüyor. Bu, olumsuz bir durum gibi görünüyor, değil mi?
- İkinci kısımda ise, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağını şaşırdığını belirtiyor. Yani aslında kuralların tamamen ortadan kalkmasının da kendisi için bir zorluk olduğunu anlatıyor.
İşte “ancak” kelimesi, bu iki zıt düşünceyi birbirine bağlıyor ve cümlenin anlamını daha dengeli bir hale getiriyor. Yazar, hem kuralların kendisini sıktığını hem de kuralsızlığın da bir çözüm olmadığını anlatmak istemiş. Bu kelime sayesinde, okuyucu yazarın karmaşık duygularını daha iyi anlıyor.
2. Aşağıdaki cümleleri “fakat, lakin, ama, buna rağmen, bununla birlikte” ifadelerinden uygun olanlarını kullanarak örnekteki gibi tek cümle hâline getiriniz ve noktalı yerlere yazınız.
a) Büyümeyi çok istiyorum. / Ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum.
b) Beni destekleyin. / Beni başkalarıyla karşılaştırmayın.
c) Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. / Siz verdikçe almadan edemiyorum.
d) Biliyorum ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. / Bana verdiklerinizin yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum.
Çözüm:
Bu alıştırmada, iki ayrı cümleyi, anlamlarına en uygun geçiş ve bağlantı ifadeleriyle birleştirerek tek bir cümle haline getireceğiz. Bu ifadeler, cümleler arasındaki ilişkiyi (zıtlık, ek bilgi, sebep-sonuç gibi) belirginleştirir.
a) Büyümeyi çok istiyorum. ama ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum.
Açıklama: Burada “ama” kullandık çünkü yazarın “büyümeyi istemesi” ile “küçük davranmaya devam etmesi” arasında bir zıtlık veya çelişki var. Büyümek istemesine rağmen, bazen kendini tutamayıp çocukça davrandığını belirtiyor.
b) Beni destekleyin. fakat beni başkalarıyla karşılaştırmayın.
Açıklama: Bu cümlede “fakat” kelimesini kullandık. Yazar, ailesinden destek bekliyor ancak bu desteği verirken kendisini başkalarıyla kıyaslamamalarını istiyor. “Fakat” burada bir uyarı, bir şart veya bir zıtlık belirtiyor. Destek beklerken bir yandan da bir şeyin yapılmamasını istiyor.
c) Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. buna rağmen siz verdikçe almadan edemiyorum.
Açıklama: Burada “buna rağmen” ifadesi çok uygun. Yazar, her istediğine sahip olamayacağının farkında (bir gerçek), *buna rağmen* ailesi verdikçe almaktan kendini alamadığını söylüyor. Bu, bir durumu bilmesine rağmen farklı bir şekilde davranma durumunu ifade eden güçlü bir zıtlık ve çelişki anlatıyor.
d) Biliyorum ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. bununla birlikte bana verdiklerinizin yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum.
Açıklama: “Bununla birlikte” ifadesi, ilk söylenen duruma ek olarak başka bir durumu veya düşünceyi belirtmek için kullanılır. Yazar, ailesini üzdüğünü kabul ediyor; *bununla birlikte*, yani bu durumun yanı sıra, ailesinin ona verdiklerinin yanında kendisinin istediklerinin çok da fazla olmadığını da ekliyor. Bu, bir önceki düşünceye yeni bir bakış açısı ekleyen bir bağlantı kuruyor.
3. Aşağıdaki özelliklerden hangileri okuduğunuz metinde görülmektedir? Bu özelliklerin karşısındaki kutucuğa ‘✓’ işareti koyunuz.
- Sağ üst köşede tarih yer almıştır.
- Bir haber ya da bir isteği dile getirmek için yazılmıştır.
- Yazıldığı adres ve yazan kişinin imzası yer almıştır.
- İyi dileklerle sonlandırılmıştır.
Çözüm:
Şimdi metni dikkatlice tekrar okuyup, bu özelliklerin metinde olup olmadığını kontrol edelim:
Sağ üst köşede tarih yer almıştır.Metni incelediğimizde sağ üst köşede herhangi bir tarih göremiyoruz.-
✓ Bir haber ya da bir isteği dile getirmek için yazılmıştır.
Açıklama: Evet, metin “Pulsuz Dilekçe” başlığıyla başlıyor ve çocuk anne-babasına hislerini, düşüncelerini, isteklerini (örneğin “Beni destekleyin.”) dile getiriyor. Bu kesinlikle bir dilek veya duygu aktarımıdır.
-
✓ Yazıldığı adres ve yazan kişinin imzası yer almıştır.
Açıklama: Metin “Sevgili Anneciğim, Babacığım,” diye başlıyor, bu yazıldığı adrestir. Metnin sonunda ise “Sevgiler… Çocuğunuz Atalay YÖRÜKOĞLU” ifadesi yer alıyor, bu da yazan kişinin imzasıdır.
-
✓ İyi dileklerle sonlandırılmıştır.
Açıklama: Metin “Sevgiler…” ifadesiyle bitiyor. “Sevgiler” bir iyi dilek ifadesidir.
4. Belirlediğiniz özelliklerden yararlanarak okuduğunuz metnin türünü tahmin ediniz ve ilgili kutucuğu işaretleyiniz.
- Hikâye
- Masal
- Mektup
Çözüm:
Bir önceki soruda belirlediğimiz özelliklere bakalım:
- Birine hitap ediyor (“Sevgili Anneciğim, Babacığım,”).
- Bir düşünceyi, isteği dile getiriyor.
- Yazan kişinin adı ve imzası var.
- İyi dileklerle bitiyor.
Bu özellikler, bir olay anlatan hikaye veya masalların değil, birine yazılan kişisel bir yazının, yani Mektup‘un özellikleridir.
O yüzden doğru cevabı işaretleyelim:
Hikâye
Masal
✓ Mektup
5. Tabloda verilenlerin hepsi mektup türünde bulunan özelliklerdir. Buna göre işaretlemediğiniz özelliklerin okuduğunuz metinde bulunmama sebebi ne olabilir?
Çözüm:
Bir önceki soruda “Sağ üst köşede tarih yer almıştır.” özelliğini işaretlememiştik, değil mi? Çünkü metinde herhangi bir tarih bilgisi yoktu. Bu soruda da bize diyor ki, aslında bu özelliklerin hepsi mektuplarda bulunur. Peki, bizim okuduğumuz metinde neden tarih yok? Bunun birkaç nedeni olabilir:
Adım 1: Hatırlayalım, metnin başlığı “Pulsuz Dilekçe” idi. Bu başlık, mektubun resmi bir gönderi olmadığını, daha çok duygusal ve içten bir ifade olduğunu düşündürüyor. Gerçekten postayla gönderilen bir mektup olsaydı, tarih genellikle yazılırdı.
Adım 2: Bu mektup, bir çocuğun anne-babasına yazdığı, içini döktüğü, kişisel bir yazı. Bu tür samimi ve özel mektuplarda, resmiyetten uzaklaşıldığı için tarih yazma zorunluluğu hissedilmeyebilir. Çocuk belki de o anki duygularını hemen kağıda dökmek istemiş ve tarihin çok da önemli olmadığını düşünmüştür.
Adım 3: Metin, bir çocuğun iç dünyasını, düşüncelerini ve isteklerini paylaştığı bir “dilekçe” niteliğinde. Bu, daha çok bir itiraf, bir açıklama veya bir ricadır. Bu tür kişisel metinlerde, gönderilen kişiye olan yakınlık nedeniyle tarih gibi resmi unsurlar atlanabilir.
Yani özetle, metnin çok samimi, kişisel ve resmi olmayan bir mektup/dilekçe olması nedeniyle tarih gibi bir detayın yazılmamış olması oldukça doğal bir durumdur.