6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 171
Merhaba 6. sınıf öğrencim! Bugün seninle birlikte Türkçe dersimizin çok güzel bir bölümünü, şiirleri ve anlamlarını, ayrıca dilimizdeki deyimleri ve söz sanatlarını inceleyeceğiz. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
Öncelikle, şiirimizi dikkatlice okuyalım ve sorulara şiirden yola çıkarak cevap verelim.
A. 1-4. soruları aşağıdaki şiire göre cevaplayınız.
YEŞİL KİLİM
“Gül ormanında yaşardı ninem,
Anlardı renklerin dilinden.
Mor çiçekler dökülürdü
Dokuduğu yeşil kilimden.”
“Söylesene anne,
Ne renk kokardı ninem?”Mavisel YENER
1. “Renklerin dilinden anlamak” sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, “Renklerin dilinden anlamak” ifadesi, bir şeyleri sadece görmekle kalmayıp, onların anlamını, uyumunu, verdiği hissi de kavrayabilmek demektir. Tıpkı bir ressamın ya da bir halı dokuyucusunun renkleri bir araya getirirken bir hikaye anlatması gibi düşünebilirsin. Şiirdeki nine de renkleri çok iyi tanıyor, hangi rengin neyle yakışacağını, nasıl bir bütün oluşturacağını biliyor. Bu da onun renkler konusunda çok bilgili, yetenekli ve hassas olduğunu gösterir.
Sonuç:
Bu sözle, kişinin renkleri çok iyi tanıması, onları estetik bir şekilde kullanabilmesi, renklerin uyumunu ve verdiği anlamları kavrayabilmesi anlatılmak istenmiştir.
2. Çocuğun ninesi nasıl kilimler dokurmuş?
Çözüm:
Şiirin üçüncü ve dördüncü dizelerine bakarsak, ninemizin dokuduğu kilimlerin özelliklerini hemen anlarız: “Mor çiçekler dökülürdü / Dokuduğu yeşil kilimden.” Demek ki ninemiz, yeşil zemin üzerine mor çiçek motifleri olan kilimler dokuyormuş. Ne kadar da güzel bir hayal, değil mi?
Sonuç:
Çocuğun ninesi, yeşil renkli kilimler üzerine mor çiçek motifleri işleyerek kilimler dokurmuş.
3. Sizce çocuğun ninesi ne renk kokar? Neden?
Çözüm:
Bu soru biraz hayal gücümüzü kullanmamızı istiyor! Şiirde ninemizin “gül ormanında yaşadığı”, “yeşil kilimler dokuduğu” ve “mor çiçeklerle” uğraştığı anlatılıyor. Bütün bunlar bize doğayı, tazeliği, toprağı ve çiçekleri hatırlatıyor. Renkler aslında kokmaz ama şair burada bize ninemizin nasıl bir izlenim bıraktığını soruyor. Ninemiz doğayla iç içe olduğu için, sanki baharın, çiçeklerin, toprağın ve yeşilliğin kokusunu taşıyor gibi düşünebiliriz. Bu da onun temiz, doğal ve huzurlu bir insan olduğunu hissettirir.
Sonuç:
Bence çocuğun ninesi, yeşilin ve morun koktuğu, yani doğa, çiçek, toprak ve tazelik kokan biriydi. Çünkü şiirde onun gül ormanında yaşadığı, yeşil kilimler dokuduğu ve mor çiçeklerle iç içe olduğu anlatılıyor. Bu da bize onun doğal, huzurlu ve hayat dolu bir insan olduğu izlenimini veriyor.
4. Şiirde geçen “Mor çiçekler dökülürdü / Dokuduğu yeşil kilimden.” dizelerindeki altı çizili sözcüğün metinde kullanıldığı anlamı belirleyerek ilgili kutucuğu işaretleyiniz.
Çözüm:
Altı çizili sözcük “dökülürdü”. Genelde “dökülmek” kelimesini bir şeyin yere düşmesi anlamında kullanırız. Ama burada “Mor çiçekler dökülürdü Dokuduğu yeşil kilimden” derken, kilimin üzerine çiçeklerin resmedilmesi, işlenmesi, yani çiçek motiflerinin kilimin üzerinde belirmesi, ortaya çıkması kastediliyor. Bir desenin bir yere işlenmesi, oraya serpilmesi gibi düşünebiliriz. Şimdi şıklara bakalım:
- a. Düşmek. (Hayır, çiçekler kilimden fiziksel olarak düşmüyor.)
- b. Salınmak, serbest bırakılmak. (Hayır, bu anlam da uymuyor.)
- c. Çıkmak, ortaya konulmak. (Evet, motifler kilimin üzerinde beliriyor, ortaya çıkıyor.)
Sonuç:
Doğru cevap c. Çıkmak, ortaya konulmak. şıkkıdır.
B. Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış bölümlerin yerine uygun deyimler yazınız.
a. Arkadaşımı üzecekler, onun kalbini kıracaklar diye çok korkuyorum.
Çözüm:
Buradaki koyu yazılmış kısım “kalbini kıracaklar”. “Kalbini kırmak” zaten bir deyimdir ve birinin duygularını incitmek, onu üzmek anlamına gelir. Bu anlama gelen başka bir deyim de “gönlünü kırmak”tır. İkisi de aynı duyguyu ifade eder.
Sonuç:
Arkadaşımı üzecekler, onun gönlünü kıracaklar diye çok korkuyorum.
b. Teyzemin söylediği sözlere aşırı derecede sinirlendim.
Çözüm:
“Aşırı derecede sinirlenmek” durumunu anlatan çok güzel deyimlerimiz var. Mesela, bir şeye çok öfkelendiğimizde “küplere binmek” deyimini kullanırız. Bu deyim, birinin çok sinirlendiğini, adeta öfkeden deliye döndüğünü anlatır.
Sonuç:
Teyzemin söylediği sözlere küplere bindim.
C. Aşağıdaki dizeleri uygun açıklamalarla eşleştiriniz.
1. Dağlara, vadilere, ovalara
Tespihler gibi saçılmış köyler,
Çözüm:
Bu dizelerde “köyler” ile “tespihler” arasında bir karşılaştırma yapılmış. Köylerin dağlara, vadilere, ovalara tespih taneleri gibi, yani düzenli ve sıralı bir şekilde yayıldığı anlatılıyor. “Gibidir, benzer” anlamında kullanılan “gibi” edatını görüyorsak, orada genellikle benzetme sanatı vardır.
Sonuç:
1. dize c. Benzetme yapılmıştır. ile eşleşir.
2. Rüzgâra karşı bir bayrak,
Sevinçle türküsünü söyler.
Çözüm:
Burada bayrağın “sevinçle türküsünü söylemesinden” bahsediliyor. Peki, bir bayrak türkü söyleyebilir mi? Hayır, türkü söylemek insanlara ait bir özelliktir. İnsanlara ait bir özelliğin insan dışındaki bir varlığa (burada bayrağa) verilmesine kişileştirme sanatı denir. Bayrak sanki canlı bir varlık gibi düşünülmüş ve ona sevinçle türkü söyleme özelliği verilmiş.
Sonuç:
2. dize a. Kişileştirme yapılmıştır. ile eşleşir.
Umarım tüm bu açıklamalar kafandaki soruları gidermiş ve konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Türkçe dersi hem çok eğlenceli hem de çok öğreticidir, yeter ki dikkatli ol ve kelimelerin dünyasına girmeyi dene! Başarılar dilerim!