6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 94
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir metin üzerine çalışacağız. Bu metin, bir çocuğun anne ve babasına yazdığı, içten bir mektup. Bu mektubu okuyarak hem kelime bilgimizi geliştireceğiz hem de bir çocuğun gözünden büyüklerden beklentilerini anlamaya çalışacağız. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
Önce kelimelerle ilgili çalışmamızı yapalım. Metinde geçen ya da geçmeyen ama konuyla ilgili olabilecek bazı kelimeler var. Bunların anlamlarını öğrenelim ve cümle içinde kullanalım.
Sözcük Çalışması
-
1. kişilik
Cümle: Herkesin kendine özgü bir kişiliği vardır, bu da bizi farklı ve özel yapar.
Anlamı: Bir kimseye özgü belirgin özelliklerin bütünü, şahsiyet.
-
2. bocalamak
Cümle: Yeni başladığı işte ne yapacağını bilemeyince biraz bocalamıştı.
Anlamı: Ne yapacağını, nasıl davranacağını şaşırmak, duraksamak.
-
3. yaralamak
Cümle: Söylediği ağır sözler arkadaşının kalbini çok yaraladı.
Anlamı: Bir kimseye acı vermek, incitmek, kırmak.
Metinde bu kelime doğrudan geçmese de, “birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar” cümlesindeki “yaralar” kelimesiyle benzer bir anlamda kullanılmıştır.
-
4. yargılamak
Cümle: Bir insanı tanımadan önce hemen yargılamamalıyız.
Anlamı: Bir kimse veya şey hakkında hüküm vermek, değerlendirme yapmak.
Metinde bu kelime şöyle kullanılmış: “Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın.” Gördüğün gibi, çocuk kendisinin hemen yargılanmamasını istiyor.
-
5. aşağılamak
Cümle: Kimseyi renginden, dilinden veya düşüncesinden dolayı aşağılamak doğru değildir.
Anlamı: Bir kimsenin değerini küçültmek, hor görmek, hakir görmek.
Metinde bu kelime şöyle geçiyor: “Kızgınlığınızı haklı görebilirim ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın.” Çocuk, kızgın olunsa bile aşağılanmak istemediğini açıkça belirtiyor.
-
6. soğukkanlılık
Cümle: Zor durumlarda soğukkanlılığını korumak, doğru kararlar almamızı sağlar.
Anlamı: Heyecanlanmayan, telaşlanmayan, sakin olma durumu.
Metinde bu kelime şöyle kullanılmış: “Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin.” Çocuk, anne babasının zor anlarda bile sakin kalmasını bekliyor.
Şimdi de metni ne kadar iyi anladığımızı görmek için sorularımızı cevaplayalım.
Anlayalım, Yorumlayalım
1. Okuduğunuz metnin giriş bölümünde çocuk, anne ve babasından ne istiyor?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, metnin ilk paragrafını dikkatlice okuduğumuzda, çocuğun anne ve babasından birçok şey istediğini görüyoruz. Şöyle ki:
- Kendisini tanımalarını ve anlamalarını,
- Deneyerek öğrenmesine izin vermelerini,
- Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarında kendisine özgürlük tanımalarını,
- Her zaman koruyup kollamamalarını,
- Davranışlarının sonuçlarını kendisinin görmesine izin vermelerini istiyor.
Yani özetle, çocuk bir birey olarak kabul edilmek ve kendi deneyimleriyle büyümek istiyor.
2. Öğütlerden mi yoksa davranışlardan mı daha çok etkilenirsiniz? Niçin?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı metinde çok açık bir şekilde verilmiş. Çocuk, “Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.” diyor.
Buradan da anlıyoruz ki:
- Çocuk, davranışlardan daha çok etkileniyor.
- Çünkü yanlış verilen öğütleri çabuk unutuyor ama anne ve babasının birbirlerine karşı saygı ve sevgilerinin azaldığını görmek onu derinden yaralıyor ve tedirgin ediyor. Yani söylenen sözlerden çok, sergilenen tutumlar onu daha çok etkiliyor.
3. Çocuk “Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır.” sözleriyle anne ve babasına ne anlatmak istemiş olabilir?
Çözüm:
Bu cümleyi okuduğumuzda, çocuğun aslında büyüklerinden nasıl iletişim kurmalarını beklediğini anlıyoruz. Çocuk bu sözlerle anne ve babasına şunları anlatmak istemiş olabilir:
- Yüksek sesle bağırmanın ya da çok konuşmanın kendisi üzerinde olumlu bir etki bırakmadığını,
- Uzun uzun nutuklar dinlemek yerine, daha kısa, net, ama en önemlisi yumuşak ve kesin bir dille konuşulmasının kendisi için daha etkili ve akılda kalıcı olduğunu,
- Sakin ve anlayışlı bir tonla yapılan konuşmaların kendisini daha iyi dinlemeye teşvik ettiğini belirtmek istiyor.
Yani, önemli olanın ses tonu ve anlatım şekli olduğunu vurguluyor.
4. Mektubun son bölümünde çocuğun anne ve babasına yönelik hangi duyguları ağır basmaktadır?
Çözüm:
Mektubun son bölümünde çocuk şunları söylüyor: “Benden sık sık ‘çocuk’ olmamı istemezseniz ben de sizden kusursuz anne baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.“
Bu sözlerden anladığımız kadarıyla, çocuğun anne ve babasına yönelik:
- Anlayış ve sevgi duyguları ağır basmaktadır.
Çocuk, anne ve babasının da kusurları olabileceğini kabul ediyor ve onlardan mükemmel olmalarını beklemiyor. Sadece sevecen ve anlayışlı olmalarının kendisine yettiğini dile getiriyor. Bu da aralarındaki sevgi bağının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
5. Mektubu yazan çocuğun annesi ve babası siz olsaydınız ona neler söylerdiniz?
Çözüm:
Bu soruya vereceğimiz cevap biraz da bizim kendi düşüncelerimizi yansıtacak. Eğer ben bu çocuğun annesi veya babası olsaydım, ona şunları söylerdim:
“Canım çocuğum, bu mektubu okuduğumuzda ne kadar duygulandığımızı anlatamam. İçindeki tüm hisleri bu kadar açıkça bize yazdığın için sana çok teşekkür ederiz. Bizi anlamaya çalıştığını, bizim de bazen hata yapabileceğimizi bildiğini görmek bizi çok mutlu etti. Büyüdüğünü, kendi kişiliğini geliştirmeye çalıştığını görüyoruz ve sana bu yolda destek olmak istiyoruz. Bazen telaşlanıp seni korumaya çalışırken yanlış davranmış olabiliriz, bunun için senden özür dileriz. Bundan sonra sana daha çok kulak vereceğiz, seni daha iyi anlamak için çabalayacağız. İsteklerine ve düşüncelerine saygı duyacağız. Unutma, seni çok seviyoruz ve her zaman senin yanındayız. Seninle gurur duyuyoruz.”
Büyüklerinizden beklentilerinizin neler olduğunu yazınız.
Çözüm:
Şimdi de sıra sende! Sen de bir mektup yazan çocuk gibi, büyüklerden beklentilerini kaleme alabilirsin. Ben de sana bir örnek vereyim, sen de kendi içinden geçenleri yazabilirsin:
Benim büyüklerimden en önemli beklentim, beni dinlemeleridir. Bazen bir şey anlatmak istediğimde hemen “Tamam, tamam” deyip geçiştirmemelerini, gerçekten ne düşündüğümü ve ne hissettiğimi anlamaya çalışmalarını isterim. Hata yaptığımda hemen kızmak yerine, hatamdan ders çıkarmam için bana yol göstermelerini, neden yanlış olduğunu sabırla anlatmalarını beklerim. Ayrıca, beni başkalarıyla kıyaslamamalarını, benim kendi hızımda geliştiğimi ve kendime özgü yeteneklerim olduğunu bilmelerini çok isterim. Bana güvensinler ve kendi kararlarımı vermem için bana fırsat tanısınlar. En önemlisi de, beni koşulsuz sevsinler ve her zaman yanımda olduklarını hissettirsinler.
Umarım bu çalışma hem kelime bilgini geliştirmene hem de metni daha iyi anlamana yardımcı olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, kendini ifade etmek çok değerlidir!