6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 44
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 6. sınıf Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle birlikte gönderdiğin görseldeki soruları adım adım çözeceğiz. Hiç merak etme, hepsini kolayca anlayacaksın. Hadi başlayalım!
Metne Hazırlanalım bölümündeki şiirle ilgili sorular:
1. Şiirdeki “onurlu yıllar” ifadesiyle hangi dönem anlatılmaktadır?
Şiiri dikkatlice okuduğumuzda, içinde “yokluklar, yoksulluklar”, “sırtında mermi taşıyan analar” ve “İnönüler, Sakaryalar, Dumlupınarlar” gibi ifadeler görüyoruz. Bu ifadeler bize hemen aklımıza Milli Mücadele Dönemi‘ni, yani Kurtuluş Savaşı yıllarını getiriyor. Çünkü o dönemde halkımız büyük zorluklar çekmiş, kadınlarımız cepheye mermi taşımış ve İnönü, Sakarya, Dumlupınar gibi çok önemli savaşlar yaşanmıştır. İşte şair, bu zorlu ama bir o kadar da kahramanlıklarla dolu dönemi “onurlu yıllar” olarak adlandırmış.
Sonuç: Şiirdeki “onurlu yıllar” ifadesiyle Milli Mücadele Dönemi (Kurtuluş Savaşı yılları) anlatılmaktadır.
2. Şiirde hangi savaşların adı geçmektedir?
Bu sorunun cevabı şiirin içinde açıkça yazıyor, bulması çok kolay! Şiirin üçüncü dörtlüğünde şöyle diyor:
İnönüler, Sakaryalar, Dumlupınarlar.
İşte bu dizelerdeki isimler, Kurtuluş Savaşı’mızın en önemli meydan muharebeleridir.
Sonuç: Şiirde adı geçen savaşlar İnönü Savaşları, Sakarya Meydan Muharebesi ve Dumlupınar Meydan Muharebesi‘dir.
3. Analar, mermileri neden sırtlarında taşımışlardır?
Şiirde “Sırtında mermi taşıyan analar” dizesi, bize o dönemin zorluğunu ve fedakarlığını anlatıyor. Kurtuluş Savaşı sırasında ordumuzun yeterli silah ve cephanesi yoktu. Cephedeki askerlerimize mermi ve erzak ulaştırmak çok zordu çünkü yollar kötüydü, araçlar yetersizdi ve düşman her yerdeydi. İşte bu yüzden, vatan sevgisiyle dolu kahraman Türk kadınları, yani analarımız, kendi canlarını hiçe sayarak, soğukta, karda, çamurda, sırtlarında top mermileri gibi ağır yükleri taşıyarak cepheye ulaştırmışlardır. Bunu yapmalarının tek sebebi, askerlerimizin düşmana karşı savaşabilmesi ve vatanımızı kurtarabilmesi içindi. Onlar, bu büyük fedakarlıkla tarihe adlarını altın harflerle yazdırmışlardır.
Sonuç: Analar, Milli Mücadele döneminde cephedeki askerlerimizin cephane ihtiyacını karşılamak ve vatan savunmasına destek olmak için mermileri sırtlarında taşımışlardır.
4. Yaşanılanlar ve anlatılanlar neden bir düş, bir masal gibidir?
Şiirde “Bir düş gibiydi, yaşanılanlar. Bir masal gibiydi, anlatılanlar.” deniyor. Peki neden böyle? Çünkü Kurtuluş Savaşı’nda yaşananlar o kadar büyük zorluklar, o kadar büyük fedakarlıklar ve sonunda o kadar büyük bir zaferle sonuçlanmıştır ki, bunlar sanki gerçek değilmiş, bir rüyaymış ya da kahramanlık dolu bir masalmış gibi gelir insana. Bir milletin yokluk içinde, tüm dünyaya karşı savaşarak bağımsızlığını kazanması, gerçekten de inanılması güç bir başarıdır. Bu yüzden şair, bu destansı mücadeleyi, yaşananları ve anlatılanları bir düşe, bir masala benzeterek ne kadar olağanüstü ve destansı olduğunu vurgulamıştır.
Sonuç: Yaşanılanlar ve anlatılanlar, Milli Mücadele dönemindeki büyük zorluklara, yapılan fedakarlıklara ve kazanılan destansı zafere rağmen, tüm bunların gerçek olduğuna inanmanın güçlüğü nedeniyle bir düşe, bir masala benzetilmiştir.
Okuyalım bölümündeki metinle ilgili sorular:
5. Aşağıdaki metni okuyunuz. Bu metnin size hissettirdiği duygulardan iki tanesini söyleyiniz.
Metni okuduğumuzda, bir insan selinin, çoğunluğu kadınlardan oluşan insanların, sırtlarında tüfek, cephane ve top mermileri taşıdığını, hatta kucaklarında bebekleri ve yanlarında küçük çocukları olduğunu görüyoruz. Üstelik bu yolculuk kaygan çamurda, dondurucu soğukta ve karlı yamaçlarda geçiyor. Bu kadar zorlu bir durumda bile vazgeçmeden yola devam etmeleri insana çok şey hissettiriyor.
Bu metni okuyunca içimde uyanan iki duyguyu seninle paylaşmak istiyorum:
- 1. Fedakarlık (Özveri): Bu insanlar, özellikle de kadınlar, kendi hayatlarını, rahatlarını, hatta çocuklarının güvenliğini bile düşünmeden, vatanları için en ağır yükleri taşımışlar. Kendi isteklerinden vazgeçip, zorluklara göğüs germeleri bana büyük bir fedakarlık örneği olduğunu düşündürüyor. Onlar, bir amaç uğruna her şeylerini ortaya koymuşlar.
- 2. Kahramanlık: Böylesine zorlu şartlarda, bu kadar ağır yüklerle, bir de çocuklarıyla birlikte yola devam etmek, sıradan bir iş değildir. Bu, gerçekten büyük bir cesaret ve dayanıklılık gerektirir. Bu insanlar, ülkeleri için yaptıklarıyla gerçek birer kahramandır. Onların bu mücadelesi, bana büyük bir gurur ve hayranlık hissettiriyor.
Sonuç: Bu metin bana en çok fedakarlık ve kahramanlık duygularını hissettirdi.
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, bu konular bizim tarihimizin çok önemli parçaları ve onları anlamak, geçmişimizi daha iyi kavramamızı sağlar. Tebrik ederim, çok güzel çalıştık!