6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 192
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Bir metni okuyup anlayacağız, soruları cevaplayacağız ve hatta kuşları tanıyacağız. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
Önce metnimizi dikkatlice okuyalım ve ardından gelen soruları adım adım cevaplayalım.
***
Metne Hazırlanalım
1. Yazarın gelecekle ilgili kaygısı nedir?
Sevgili öğrencim, metni dikkatlice okuduğumuzda yazarın gelecekle ilgili bazı endişelerini görüyoruz. Metinde “Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük, sizin için kötü olacak.” cümleleri var. Bu cümlelere baktığımızda yazarın neyden korktuğunu hemen anlıyoruz.
Adım 1: Metindeki anahtar kelimeleri ve cümleleri bulalım.
- “esmer lekeler göremeyeceksiniz” (bu genellikle gökyüzündeki kuş sürüleridir)
- “toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz” (bu da doğadaki yeşillikler, bitkilerdir)
- “Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak.”
- “Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük, sizin için kötü olacak.”
Adım 2: Bu anahtar kelimelerden yazarın kaygısını çıkaralım.
Yazar, gelecekte doğanın tahrip olmasından, kuşların ve yeşilliklerin azalmasından, hatta yok olmasından endişe ediyor. Özellikle de bu durumun gelecek nesilleri, yani çocukları olumsuz etkileyeceğinden çok kaygılanıyor. Sanki “Biz bu güzellikleri gördük ama siz göremeyeceksiniz,” der gibi bir hüzün var sözlerinde.
Sonuç: Yazar, gelecekte doğanın tahrip olmasından, kuşların ve yeşilliklerin azalmasından, bunun da özellikle gelecek nesiller için kötü bir durum yaratacağından kaygı duymaktadır.
2. Yazar gibi sizin de bu tür kaygılarınız oluyor mu? Neden?
Şimdi sıra sende! Yazarın endişelerini okudun. Sen de onun gibi doğanın geleceği hakkında endişeleniyor musun? Neden endişeleniyorsun ya da neden endişelenmiyorsun? Bu soruya kendi düşüncelerini yazmalısın. Benim de bu konuda düşüncelerim var, seninle paylaşayım:
Adım 1: Kendi duygularını ve düşüncelerini gözden geçir.
Evet, benim de yazar gibi kaygılarım oluyor. Özellikle haberlerde orman yangınlarını, denizlerdeki kirliliği, hayvanların yaşam alanlarının yok olduğunu gördüğümde çok üzülüyorum. Bazen “Acaba gelecek nesiller bu güzellikleri görebilecek mi?” diye düşünüyorum.
Adım 2: Bu kaygıların nedenlerini açıkla.
Çünkü doğa bizim evimiz. Eğer doğayı kirletirsek, ağaçları kesersek, hayvanların yuvalarını bozarsak, hem kendimize hem de gelecek nesillere çok büyük zarar vermiş oluruz. Temiz hava, temiz su, yemyeşil ormanlar olmadan sağlıklı bir yaşam sürmek mümkün değil. Kuş sesleri olmadan sabah uyanmak, çiçek kokuları olmadan baharı karşılamak ne kadar üzücü olurdu, değil mi?
Sonuç: Evet, benim de yazar gibi bu tür kaygılarım oluyor. Çünkü doğanın her geçen gün daha fazla kirlendiğini, ormanların azaldığını ve birçok hayvan türünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu görüyorum. Gelecekte çocukların temiz bir çevrede yaşayıp yaşayamayacağını, kuş seslerini duyup duyamayacağını düşündüğümde endişeleniyorum. Doğayı korumazsak, yaşamımızın da tehlikeye gireceğini biliyorum.
***
Şimdi de çok eğlenceli bir bölüme geldik! Görsellerdeki kuşları tanıyıp isimlerini yazacağız. Bakalım kaç tanesini biliyorsun!
Aşağıda görselleri verilen kuşların adlarını altlarına yazınız.
Adım 1: Görsellerdeki kuşları tek tek inceleyelim ve özelliklerini hatırlayalım.
Adım 2: Kuşların doğru isimlerini yazalım.
-
Güvercin: Bu, şehirlerde sıkça gördüğümüz, genellikle gri tüyleri olan, sakin ve barışçıl bir kuş türüdür. Parklarda, meydanlarda onlara yem atan insanları görürüz.
Sonuç: Güvercin
-
Muhabbet Kuşu: Evlerimizde beslediğimiz, rengârenk tüyleri olan, cıvıl cıvıl sesleriyle neşe saçan küçük dostlarımızdır. Genellikle yeşil, mavi, sarı gibi renklerde olurlar.
Sonuç: Muhabbet Kuşu
-
Leylek: Uzun bacakları, uzun gagası ve beyaz-siyah tüyleriyle dikkat çeken, göçmen bir kuştur. Yuvalarını genellikle yüksek yerlere, elektrik direklerine veya bacalara yaparlar. Baharın müjdecisi olarak bilinirler.
Sonuç: Leylek
-
Martı: Deniz kenarlarında, sahillerde ve limanlarda yaşayan, beyaz tüyleri ve keskin çığlıklarıyla tanınan bir kuştur. Genellikle balıklarla beslenirler ve denizin üzerinde süzülerek uçarlar.
Sonuç: Martı
-
Serçe: Küçük boyutlu, kahverengi tüyleri olan, bahçelerde, parklarda ve şehir merkezlerinde sıkça rastladığımız sevimli bir kuştur. Genellikle sürü halinde gezerler ve hızlı hareket ederler.
Sonuç: Serçe
-
Sığırcık: Genellikle siyah veya koyu renkli, üzerinde parlayan benekleri olan, sürü halinde uçmayı seven bir kuştur. Akşamüstü gökyüzünde yaptıkları muhteşem danslarla bilinirler. Özellikle sonbaharda büyük sürüler halinde görülürler.
Sonuç: Sığırcık
***
Okuyalım
“Sığırcık Kayası” adlı metnin görsellerini inceleyiniz. Metnin başlığından ve görsellerinden hareketle konusunu tahmin ediniz. Daha sonra metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz.
Şimdi geldik son bölüme. Metnin başlığına ve gördüğümüz kuş görsellerine bakarak metnin ne hakkında olabileceğini tahmin edeceğiz. Unutma, bu sadece bir tahmin!
Adım 1: Metnin başlığına bakalım.
Başlık: “Sığırcık Kayası”
Adım 2: Görsellere ve özellikle kuş görsellerine bakalım.
Yukarıda birçok kuş görseli gördük, özellikle de sığırcık kuşunun görselini tanıdık. Sığırcıklar genellikle sürü halinde yaşarlar ve belirli kayalıklara, ağaçlara konarlar.
Adım 3: Başlık ve görseller arasında bir bağlantı kuralım.
Başlıkta “Sığırcık Kayası” geçiyor. Kuşlar bölümünde de sığırcık kuşunu tanıdık. Sığırcıklar da kayalık bölgelerde, sürüler halinde yaşayabilirler. Demek ki metin, sığırcık kuşları ve onların yaşadığı bir kayalıkla ilgili olabilir.
Belki o kayada yaşayan sığırcıkların hikayesini, hayatlarını, göçlerini veya o kayanın sığırcıklar için ne anlama geldiğini anlatıyordur.
Tahminim:
Metin, “Sığırcık Kayası” adından da anlaşıldığı gibi, sığırcık kuşları ve onların belirli bir kayalık alandaki yaşamlarını, belki o kayanın sığırcıklar için önemini, oradaki maceralarını veya sığırcıkların doğadaki rolünü anlatıyor olabilir. Özellikle bir önceki metinde kuşların azaldığından bahsedilmesi, bu metinde sığırcıkların yaşam mücadelesini veya doğal yaşam alanlarının korunması gerektiğini vurguluyor olabileceğini düşündürüyor.
Harika iş çıkardın! Şimdi metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sessizce okuma zamanı. Okurken her cümlenin ne anlattığına odaklanmayı unutma.