6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 209
Merhaba sevgili öğrencim! Ben Türkçe öğretmeniniz. Bu soruları birlikte adım adım, güzelce anlayarak çözeceğiz. Hiç merak etme, her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
1. Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Adım 1: Öncelikle metni dikkatlice okuyalım ve nelerden bahsettiğini anlamaya çalışalım.
Sabah saatlerinde bindiğimiz, denizi bembeyaz köpürten vapur, düdüğünü çalarak yanaşıyor Büyükada’nın çinilerle süslü tarihî iskelesine. Marmara Denizi’ne serpiştirilmiş dokuz adadan en büyüğü olan bu adaya yaz gününde heyecanla ilk adımı atanlar, piknik yapmaya gelenler oluyor. Onları adadaki evinin yolunu tutanlar ve adaya gezmeye gelenler izliyor. Ben de bu kalabalığın arasına karışarak saat kulesinin olduğu meydandan geçiyorum, bisiklet kiralayanlar buradan bisikletlerine binip ayrılıyor bizden.
Adım 2: Metinde yazarın bir yere yaptığı yolculuğu, orada gördüklerini, yaşadıklarını ve hissettiklerini anlattığını fark ediyoruz. Yazar, Büyükada’ya yaptığı yolculuğu ve adadaki gözlemlerini kendi ağzından (birinci kişi ağzından, yani “ben” diliyle) aktarıyor.
Adım 3: Şimdi seçeneklere bakalım ve metnin özellikleriyle karşılaştıralım:
- A) Gezi yazısı: Gezi yazıları, bir yazarın gezdiği, gördüğü yerleri, o yerlerle ilgili izlenimlerini, düşüncelerini ve bilgilerini okuyucuya aktardığı yazı türüdür. Yazar, gezdiği yerin doğal güzelliklerini, tarihî özelliklerini, insanlarını ve kültürünü anlatır. Metnimiz tam da bu özelliklere uyuyor.
- B) Hikâye: Hikâyeler, yaşanmış veya yaşanabilecek olayları anlatan, genellikle kısa kurgusal metinlerdir. Olay örgüsü, kişiler, yer ve zaman gibi unsurları vardır. Bu metinde kurgusal bir olay değil, yazarın gerçek bir deneyimi anlatılıyor.
- C) Masal: Masallar, olağanüstü olayların ve kahramanların yer aldığı, genellikle tekerlemelerle başlayan, hayal ürünü, eğitsel veya öğretici nitelikteki metinlerdir. Metnimizde olağanüstü hiçbir şey yok.
- D) Anı: Anılar, bir kişinin geçmişte yaşadığı önemli olayları, deneyimleri anlattığı yazı türüdür. Gezi yazısı da bir tür anı olabilir ancak daha çok gezilen yerin tanıtımına odaklanır. Bu metinde adaya yapılan yolculuk ve adadaki gözlemler ön planda olduğu için “gezi yazısı” daha doğru bir ifadedir.
Adım 4: Metnin içeriği ve anlatım şekli, yazarın bir yere yaptığı geziyi anlattığını açıkça gösteriyor. Bu nedenle metnin türü “gezi yazısı”dır.
Sonuç: A) Gezi yazısı
2. Tabloya göre aşağıdaki yorumlardan hangisi yanlıştır?
Adım 1: Öncelikle tablodaki sembollerin ne anlama geldiğine bakalım.
Rüzgârlı
Karlı
Bulutlu
Parçalı Bulutlu
Şimdi de her bir seçeneği tabloya bakarak tek tek kontrol edelim.
Adım 2: Seçenekleri inceleyelim:
-
A) Pazar, salı ve çarşamba günleri en yüksek sıcaklıklar eşittir.
- Pazar (12 Ocak) en yüksek sıcaklık: 1 °C
- Salı (14 Ocak) en yüksek sıcaklık: 1 °C
- Çarşamba (15 Ocak) en yüksek sıcaklık: 1 °C
Bu üç günün en yüksek sıcaklıkları gerçekten de 1 °C’dir. Yani bu ifade doğru.
-
B) Salı ve çarşamba günleri hava parçalı bulutludur.
- Salı (14 Ocak) hava olayı: Parçalı Bulutlu (
) - Çarşamba (15 Ocak) hava olayı: Parçalı Bulutlu (
)
Tabloya göre salı ve çarşamba günleri hava parçalı bulutlu görünüyor. Yani bu ifade de doğru.
- Salı (14 Ocak) hava olayı: Parçalı Bulutlu (
-
C) Cumartesi ve çarşamba günleri en düşük sıcaklıklar eşittir.
- Cumartesi (11 Ocak) en düşük sıcaklık: -12 °C
- Çarşamba (15 Ocak) en düşük sıcaklık: -12 °C
Evet, her iki günün de en düşük sıcaklığı -12 °C’dir. Bu ifade de doğru.
-
D) Pazar, sıcaklığın en düşük olduğu gündür.
Tüm günlerin en düşük sıcaklıklarına bakalım:
- 11 Ocak Cumartesi: -12 °C
- 12 Ocak Pazar: -8 °C
- 13 Ocak Pazartesi: -6 °C
- 14 Ocak Salı: -11 °C
- 15 Ocak Çarşamba: -12 °C
En düşük sıcaklık -12 °C ile Cumartesi ve Çarşamba günleridir. Pazar günü -8 °C ile en düşük sıcaklığın olduğu gün değildir. Bu ifade yanlış.
Adım 3: Yapılan incelemeler sonucunda D seçeneğindeki yorumun yanlış olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: D) Pazar, sıcaklığın en düşük olduğu gündür.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik eki kullanılmamıştır?
Adım 1: Önce iyelik ekinin ne olduğunu hatırlayalım. İyelik (sahiplik) ekleri, bir varlığın, bir ismin kime veya neye ait olduğunu gösteren eklerdir. Mesela “kalem_im_” (benim kalemim), “ev_in_” (senin evin), “kitap_ı_” (onun kitabı), “oda_mız_” (bizim odamız) gibi.
Adım 2: Şimdi her cümleyi tek tek inceleyelim ve iyelik eki arayalım.
-
A) Bu kitapta hayat öykü_mü_ kaleme alacağım.
Buradaki “öykü_mü_” kelimesi aslında “benim öyküm” demektir. Yani “-mü” eki, öykünün kime ait olduğunu (bana ait olduğunu) belirtiyor. Bu bir iyelik ekidir.
-
B) “Ölümsüz Aile” romanı kütüphane_niz_de olması gereken bir kitaptır.
Buradaki “kütüphane_niz_de” kelimesi “sizin kütüphaneniz” anlamına gelir. “-niz” eki, kütüphanenin kime ait olduğunu (size ait olduğunu) belirtiyor. Bu da bir iyelik ekidir.
-
C) Kurutulmuş çiçekler ona geç_mişi_ hatırlatıyordu.
Buradaki “geçmişi” kelimesine dikkat edelim. Eğer “onun geçmişi” şeklinde bir anlam olsaydı iyelik eki olurdu. Ancak burada “geçmişi” kelimesi, hatırlatılan şeyi, yani bir nesneyi belirtiyor. “-i” eki, belirtme hâl ekidir (yani “neyi hatırlatıyordu? geçmişi” sorusuna cevap veriyor). Örneğin, “kitabı okudum” cümlesindeki “-ı” eki de belirtme hâl ekidir, iyelik eki değildir. Bu cümlede geçmişin kime ait olduğu belirtilmiyor, sadece hatırlatılan şeyin geçmiş olduğu söyleniyor. Bu nedenle burada iyelik eki kullanılmamıştır.
-
D) Keşke evi_miz_de olsaydım da yine hep bir arada yaşasaydık.
Buradaki “evi_miz_de” kelimesi “bizim evimiz” anlamına gelir. “-miz” eki, evin kime ait olduğunu (bize ait olduğunu) belirtiyor. Bu da bir iyelik ekidir.
Adım 3: İncelemelerimiz sonucunda C seçeneğindeki “geçmişi” kelimesinin iyelik eki değil, belirtme hâl eki aldığını gördük.
Sonuç: C) Kurutulmuş çiçekler ona geçmişi hatırlatıyordu.