6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 114
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencileri! Bugün Türkçe dersimizde söz varlığımızı geliştirecek, kelimelerin anlam dünyasına dalacağımız çok güzel bir etkinliğimiz var. Elimizdeki metinden yola çıkarak hem somut ve soyut adları ayıracağız hem de farklı kelimeleri cümle içinde doğru bir şekilde kullanacağız. Hazırsanız başlayalım!
Önce ilk etkinliğimize bakalım:
Okuduğunuz metinden alınmış aşağıdaki dizelerde geçen altı çizili adları inceleyiniz. Duyu organlarımızla algılayabildiğimiz ve algılayamadığımız adları ilgili başlıkların altında gruplayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu etkinlikte bizden istenen şey, verilen dizelerdeki altı çizili kelimelerin somut mu yoksa soyut mu olduğunu bulmak. Hatırlayalım, duyu organlarımızla (gözümüzle görüp, kulağımızla duyup, burnumuzla koklayıp, dilimizle tadıp, derimizle dokunup) algılayabildiğimiz varlıkları karşılayan adlara somut ad diyorduk. Eğer bu duyu organlarımızla algılayamadığımız, sadece zihnimizde canlandırabildiğimiz kavramları karşılayan adlarsa, bunlara da soyut ad diyorduk.
Şimdi dizelerdeki altı çizili kelimeleri tek tek inceleyelim ve hangi gruba ait olduklarını belirleyelim:
- “Benim çiğdem kokulu memleketim.”
- “Nice türküler yakıldı senin için;”
- “Beşiğimi salladın, sendedir mezarım.”
- “Sevgim, inancım özlemim!”
- “Gençliğim, heyecanım, gayretim.”
Memleketim: Memleket dediğimiz zaman aklımıza şehirler, köyler, dağlar, denizler gelir. Bunları görebilir, dokunabiliriz. O zaman “memleket” somut bir addır.
Türküler: Türküleri kulağımızla duyarız, değil mi? Duyma duyumuzla algılayabildiğimiz için “türkü” somut bir addır.
Mezarım: Mezarları gözümüzle görebilir, dokunabiliriz. Yani “mezar” somut bir addır.
Sevgim: Sevgiyi gözümüzle göremeyiz, elimizle tutamayız. Sadece hissederiz. O zaman “sevgi” soyut bir addır.
İnancım: İnancı da aynı sevgi gibi göremeyiz, dokunamayız. Zihnimizde olan bir kavramdır. Bu yüzden “inanç” soyut bir addır.
Özlemim: Özlemi de duyu organlarımızla algılayamayız, sadece içimizde hissederiz. “Özlem” soyut bir addır.
Gençliğim: Gençlik bir dönemin adıdır, bir durumu ifade eder. Gençliği kendisini göremeyiz veya dokunamayız. Bu yüzden “gençlik” soyut bir addır.
Heyecanım: Heyecanı da göremeyiz, dokunamayız. Vücudumuzdaki bir histir. “Heyecan” soyut bir addır.
Gayretim: Gayret, bir iş için gösterilen çabadır. Bu çabanın kendisini göremeyiz, dokunamayız. “Gayret” soyut bir addır.
Şimdi bu kelimeleri istenen başlıklar altında gruplandıralım:
Duyu organlarımızla algılayabildiğimiz adlar (Somut Adlar):
- memleketim
- türküler
- mezarım
Duyu organlarımızla algılayamadığımız adlar (Soyut Adlar):
- Sevgim
- inancım
- özlemim
- Gençliğim
- heyecanım
- gayretim
***
Şimdi gelelim ikinci etkinliğimize. Burada da karışık olarak verilmiş kelimeleri önce somut mu soyut mu diye ayıracağız, sonra da verilen cümlelerdeki boşluklara anlamlarına uygun şekilde yerleştireceğiz.
Aşağıda verilen adlardan hangilerinin soyut, hangilerinin somut ad olduğunu söyleyiniz. Bu adları cümlelerin anlamlarına uygun olacak şekilde noktalı yerlere yazınız (Gerekirse sözcüklere uygun ekler getirebilirsiniz.).
Verilen kelimeler: papatya, otobüs, grup, sabır, ayran, şefkat, korku, umut, simit
Çözüm:
Adım 1: Önce verilen kelimeleri somut ve soyut olarak ayıralım:
- papatya: Görülebilir, dokunulabilir. Somut.
- otobüs: Görülebilir, dokunulabilir. Somut.
- grup: İnsanlardan veya nesnelerden oluşan bir topluluktur, üyeleri görülebilir. Somut.
- sabır: Hissedilen bir durumdur, görülemez, dokunulamaz. Soyut.
- ayran: Görülebilir, tadılabilir, koklanabilir. Somut.
- şefkat: Hissedilen bir duygudur, görülemez, dokunulamaz. Soyut.
- korku: Hissedilen bir duygudur, görülemez, dokunulamaz. Soyut.
- umut: Hissedilen bir duygudur, görülemez, dokunulamaz. Soyut.
- simit: Görülebilir, tadılabilir, dokunulabilir. Somut.
Adım 2: Şimdi bu kelimeleri cümlelerdeki boşluklara uygun bir şekilde yerleştirelim. Unutmayın, bazen kelimelere ekler getirmemiz gerekebilir.
1. Küçük köpek …………………………… ister gibi bakıyordu.
Küçük bir köpek genellikle sevgi ve ilgi bekler. Burada “şefkat” kelimesi çok uygun düşer.
Cümle: Küçük köpek şefkat ister gibi bakıyordu.
2. Şurada bir …………………………… içip dut ağacının altında serinleyelim.
İçmek için bir içecek ismi gerekiyor. “Ayran” tam da aradığımız kelime.
Cümle: Şurada bir ayran içip dut ağacının altında serinleyelim.
3. …………………………… Eskişehir’e doğru hızla ilerliyordu.
Eskişehir’e doğru ilerleyen bir taşıt olmalı. “Otobüs” bu boşluğa çok yakışır.
Cümle: Otobüs Eskişehir’e doğru hızla ilerliyordu.
4. Çiçekçide gördüğüm …………………………… çok güzeldi.
Çiçekçide görülebilecek ve güzel olan bir şey olmalı. “Papatya” harika bir seçenek.
Cümle: Çiçekçide gördüğüm papatya çok güzeldi.
5. İki …………………………… tartışma konusunu belirlemeye çalışıyor.
Tartışma genellikle birden fazla kişi veya grup arasında olur. “Grup” kelimesi buraya uygun.
Cümle: İki grup tartışma konusunu belirlemeye çalışıyor.
6. Onu görünce herkesi bir …………………………… sardı.
Birini görünce insanları saran bir duygu olmalı. “Korku” kelimesi bu duruma uyuyor.
Cümle: Onu görünce herkesi bir korku sardı.
7. Sevgi, …………………………… ve hoşgörü bir insanda olması gereken önemli değerlerdir.
Sevgi ve hoşgörü gibi bir değer olmalı. “Sabır” kelimesi buraya çok uygun.
Cümle: Sevgi, sabır ve hoşgörü bir insanda olması gereken önemli değerlerdir.
8. İnsanoğlunu yaşama bağlayan temel güçlerden biri …………………………….”
İnsanları hayata bağlayan en önemli duygulardan biri nedir? Tabii ki “umut”. Kelimeye “-tur” ekini getirmeyi unutmayalım.
Cümle: İnsanoğlunu yaşama bağlayan temel güçlerden biri umuttur.
9. Sokağın köşesindeki fırından sıcacık …………………………… aldım.
Fırından alabileceğimiz sıcacık bir yiyecek olmalı. “Simit” bu boşluğa tam oturuyor.
Cümle: Sokağın köşesindeki fırından sıcacık simit aldım.
İşte bu kadar sevgili öğrenciler! Gördüğünüz gibi, kelimelerin anlamlarını iyi bildiğimizde ve cümlelerin bizden ne istediğini anladığımızda, boşlukları doldurmak hiç de zor değilmiş. Hem somut ve soyut kavramları pekiştirdik hem de kelimeleri doğru yerde kullanma becerimizi geliştirdik. Aferin size!