6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 217
Merhaba sevgili öğrencilerim, Türkçe dersimize hoş geldiniz! Bugün sizlerle dil bilgisi ve söz varlığı konularında harika bir çalışma yapacağız. Karşımızdaki soruları adım adım, tane tane inceleyip anlayarak çözeceğiz. Unutmayın, her soruyu dikkatlice okumak ve ne istediğini anlamak, doğru çözüme ulaşmanın ilk adımıdır. Haydi başlayalım!
1. Soru:
Bu metinde aşağıdakilerden hangisi yoktur? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.
Metin:
Hava yavaş yavaş kararıyordu. Başımı kaldırıp gökyüzüne bir an baktım ve o anda yüreğimde bir sıkıntı duyar gibi oldum. Yukarıda ta yükseklerde ışıl ışıl yıldızların arasında, ufuklara kadar uzanan Samanyolu’nu gördüm. Samanyolu saman gibi, gümüş gibi parlıyordu…
Cengiz AYTMATOV
çev.: Mehmet ÖZGÜL
Seçenekler:
- Soru eki
- İyelik eki
- Yönelme hâl eki
- Çoğul eki
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için metni dikkatlice okumamız ve seçeneklerde verilen eklerin metinde olup olmadığını kontrol etmemiz gerekiyor. Tek tek inceleyelim:
Adım 1: Metni okuyup ekleri bulalım.
- “Başımı“ kelimesindeki “-ım”, iyelik ekidir (benim başım).
- “Yüreğimde“ kelimesindeki “-im”, yine iyelik ekidir (benim yüreğim).
- “Yükseklerde“ kelimesindeki “-ler”, çoğul ekidir.
- “Yıldızların“ kelimesindeki “-lar”, çoğul ekidir.
- “Ufuklara“ kelimesindeki “-a”, yönelme hâl ekidir.
Adım 2: Seçenekleri kontrol edelim.
- İyelik eki: Metinde “başımı“, “yüreğimde” kelimelerinde iyelik eki var. Demek ki bu seçenek elendi.
- Yönelme hâl eki: Metinde “ufuklara” kelimesinde yönelme hâl eki var. Bu da elendi.
- Çoğul eki: Metinde “yükseklerde“, “yıldızların“, “ufuklara” kelimelerinde çoğul eki var. Bu da elendi.
- Soru eki: Metni baştan sona okuduğumuzda, hiçbir cümlede “mi, mı, mu, mü” şeklinde bir soru eki olmadığını görüyoruz. Metin, bir olayı anlatan bir yazı olduğu için soru sormuyor.
Sonuç:
Metinde soru eki yoktur.
***
2. Soru:
Aşağıdaki cümlelere soru anlamı katan eklerin altını örnekteki gibi çiziniz.
- Peki, sorduğumuz bu sorulara yanıt alabiliyor muyuz?
- Hiç böyle bir duyguya kapıldınız mı?
- Sorduğum sorulara gülerler mi?
Çözüm:
Soru anlamı katan ekler, genellikle “mi, mı, mu, mü” şeklindeki eklerdir. Bu ekler, kendilerinden önceki kelimeden ayrı yazılır ve cümleye soru anlamı katarlar. Cümlenin sonuna da soru işareti konur. Hadi bulalım!
Adım 1: İlk cümleyi inceleyelim.
Hiç böyle bir duyguya kapıldınız mı?
Burada “mı” eki, cümleye “kapılma” eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediğini soran bir anlam katıyor. O yüzden altını çizdik.
Adım 2: İkinci cümleyi inceleyelim.
Sorduğum sorulara gülerler mi?
Burada da “mi” eki, “gülme” eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediğini soran bir anlam taşıyor. Onun da altını çizdik.
Sonuç:
- Hiç böyle bir duyguya kapıldınız mı?
- Sorduğum sorulara gülerler mi?
***
3. Soru:
Aşağıdaki cümlelerle bu cümlelerdeki soru eki “mi”nin cümlelere kattığı anlamları eşleştiriniz.
Cümleler:
- Her gün kitap okuyor musun?
- Yaz geldi mi teyzemlere gidiyorum.
- Büyük mü büyük bir ağacın gölgesinde oturduk.
- Şu bardağı bana uzatabilir misin?
- Bu kadar büyük hata yapılır mı?
Anlamlar:
- koşul
- zaman
- rica
- soru
- şaşırma
- pekiştirme
Çözüm:
“Mi” soru eki, her zaman sadece soru sormaz çocuklar. Bazen cümleye farklı anlamlar da katabilir. Şimdi her cümleyi tek tek inceleyelim ve “mi” ekinin hangi anlamı kattığını bulalım:
Adım 1: Cümleleri ve anlamlarını eşleştirelim.
-
“Her gün kitap okuyor musun?”
Bu cümlede direkt bir bilgi isteniyor, yani “kitap okuma” eyleminin yapılıp yapılmadığı soruluyor. Bu yüzden kattığı anlam: soru.
-
“Yaz geldi mi teyzemlere gidiyorum.”
Burada “yaz geldiği zaman” anlamı var, yani bir olayın ne zaman gerçekleştiğini belirtiyor. Bu yüzden kattığı anlam: zaman.
-
“Büyük mü büyük bir ağacın gölgesinde oturduk.”
Ağacın ne kadar büyük olduğunu vurguluyor, yani “büyük” kelimesinin anlamını daha da güçlendiriyor. Bu yüzden kattığı anlam: pekiştirme.
-
“Şu bardağı bana uzatabilir misin?”
Birinden nazikçe bir şey yapmasını istiyoruz, değil mi? Bu yüzden kattığı anlam: rica.
-
“Bu kadar büyük hata yapılır mı?”
Böyle bir hatanın yapılmasına inanamadığımızı, şaşırdığımızı belirtiyoruz. Bu yüzden kattığı anlam: şaşırma.
Sonuç:
- Her gün kitap okuyor musun? → soru
- Yaz geldi mi teyzemlere gidiyorum. → zaman
- Büyük mü büyük bir ağacın gölgesinde oturduk. → pekiştirme
- Şu bardağı bana uzatabilir misin? → rica
- Bu kadar büyük hata yapılır mı? → şaşırma
***
4. Soru:
Aşağıdaki ifadeleri “ile, için, gibi, kadar, doğru” ifadelerinden uygun olanlarla tamamlayınız.
- Merakımızı gidermek …………………… kitaplara başvurabiliriz.
- Arkadaşım, kardeşi …………………… çok iyi anlaşıyor.
- Yanıtı bulana …………………… uğraşırız.
- Bilim insanları arı …………………… çalışıyorlar.
- Çocuk, biraz önce parka …………………… gitti.
Çözüm:
Bu soruda “edat” dediğimiz kelimeleri kullanacağız. Edatlar, tek başlarına pek anlamı olmayan ama cümledeki diğer kelimelerle bir araya gelince anlam ilişkisi kuran yardımcı kelimelerdir. Şimdi her cümleye en uygun edatı yerleştirelim:
Adım 1: İlk cümleyi tamamlayalım.
Merakımızı gidermek …………………… kitaplara başvurabiliriz.
Merakımızı giderme amacıyla, hedefiyle kitaplara başvururuz. Buraya en uygun gelen edat için‘dir.
Merakımızı gidermek için kitaplara başvurabiliriz.
Adım 2: İkinci cümleyi tamamlayalım.
Arkadaşım, kardeşi …………………… çok iyi anlaşıyor.
Anlaşma eylemini kiminle yaptığını belirtmemiz gerekiyor. Birliktelik anlamı veren edat ile‘dir.
Arkadaşım, kardeşi ile çok iyi anlaşıyor.
Adım 3: Üçüncü cümleyi tamamlayalım.
Yanıtı bulana …………………… uğraşırız.
Burada bir zaman sınırı, bir bitiş noktası belirtiliyor. O noktaya ulaşana dek uğraşma anlamını veren edat kadar‘dır.
Yanıtı bulana kadar uğraşırız.
Adım 4: Dördüncü cümleyi tamamlayalım.
Bilim insanları arı …………………… çalışıyorlar.
Bilim insanlarının çalışma şeklini arıya benzetiyoruz. Benzetme anlamı veren edat gibi‘dir.
Bilim insanları arı gibi çalışıyorlar.
Adım 5: Beşinci cümleyi tamamlayalım.
Çocuk, biraz önce parka …………………… gitti.
Çocuğun gittiği yönü belirtiyoruz. Yön bildiren edat doğru‘dur.
Çocuk, biraz önce parka doğru gitti.
Sonuç:
- Merakımızı gidermek için kitaplara başvurabiliriz.
- Arkadaşım, kardeşi ile çok iyi anlaşıyor.
- Yanıtı bulana kadar uğraşırız.
- Bilim insanları arı gibi çalışıyorlar.
- Çocuk, biraz önce parka doğru gitti.
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, dikkatli okuyup düşününce bütün soruları kolayca çözebiliyoruz. Türkçe çok zevkli bir ders, yeter ki kuralları iyi anlayalım ve bol bol pratik yapalım.