6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 127
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde atasözleri konumuzla ilgili soruları çözerken sana yardımcı olacağım. Önce soruları dikkatlice okuyup, sonra da metinden edindiğimiz bilgilerle ve atasözlerinin genel anlamlarıyla cevaplayacağız. Unutma, atasözleri dilimizin ve kültürümüzün çok değerli parçalarıdır. Hadi başlayalım!
Metnin konusundan ve ileri sürülen görüşlerden hareketle metinde asıl anlatılmak isteneni bir cümleyle yazınız.
Metinde asıl anlatılmak istenen şudur:
Atasözleri, geçmişten günümüze aktarılan bilgelikleri içeren, toplumun ortak tecrübelerini ve düşüncelerini yansıtan, dilimizin ve kültürümüzün en önemli, değişmez ve kalıplaşmış söz varlıklarından biridir.
Açıklama:
Bu soruda, okuduğumuz “Atasözleri Üzerine” başlıklı metnin bize ne anlatmak istediğini, yani ana fikrini bulmamız gerekiyor. Metnin başından sonuna kadar atasözlerinin ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, neden önemli olduğunu ve kalıplaşmış yapılarının ne anlama geldiğini detaylıca anlattığını gördük. Atasözlerinin sadece söz dizisi olmadığını, aynı zamanda birer bilgelik ve tecrübe hazinesi olduğunu vurguluyor. İşte bu yüzden, tüm bu fikirleri özetleyen tek bir cümle kurduk.
Aşağıdaki atasözlerini inceleyiniz. Atasözlerindeki yanlış kullanılmış altı çizili sözcüklerin yerine örnekteki gibi doğrularını yazınız.
Atasözlerimiz kalıplaşmış ifadelerdir, yani kelimeleri genellikle değiştirilemez. Metinde de bu durumdan bahsediliyordu. Aşağıdaki atasözlerinde yanlış kullanılan kelimeleri düzelttim:
-
Ağaç körpe iken eğilir.
Doğrusu: Ağaç yaş iken eğilir. -
Dost sıkıntılı günde belli olur.
Doğrusu: Dost kara günde belli olur. -
Kaya yerinde ağırdır.
Doğrusu: Taş yerinde ağırdır. -
Çalışan demir pas tutmaz.
Doğrusu: İşleyen demir pas tutmaz. -
Elin ağzı kese değil ki büzersin.
Doğrusu: Elin ağzı torba değil ki büzesin. -
El ile gelen nikâh bayram.
Doğrusu: El ile gelen düğün bayram.
Açıklama:
Bu soruda, atasözlerinin kalıplaşmış yapısını hatırlamamız önemliydi. Metinde de bahsedildiği gibi, atasözlerinin kelimelerini değiştirdiğimizde anlamları bozulabilir veya yanlış bir ifade ortaya çıkabilir. Bu atasözleri, günlük dilde bazen yanlış kelimelerle kullanılsa da, doğru ve özgün halleri yukarıdaki gibidir. Örneğin, “ağaç yaş iken eğilir” deriz çünkü “yaş” kelimesi, ağacın henüz esnek ve yön verilebilir olduğu gençliğini ifade eder.
Aşağıdaki atasözünde geçen “ağaç, gül, diken” sözcüklerinin anlamlarını atasözünün bağlamından hareketle açıklayınız.
Atasözü: Bir ağaçta gül de biter, diken de.
- ağaç: Bu atasözünde “ağaç”, bir aileyi, bir soyu veya bir nesli temsil eder. Yani bir ailenin köklerini ve ondan gelen bireyleri anlatır.
- gül: “Gül”, bu aileden çıkan iyi huylu, değerli, topluma faydalı veya hoşgörülü insanları simgeler.
- diken: “Diken” ise aynı aileden çıkmış olsalar bile kötü huylu, zararlı, sorun çıkaran veya topluma faydası olmayan insanları temsil eder.
Açıklama:
Sevgili öğrencim, atasözleri genellikle somut şeyleri kullanarak soyut durumları anlatır. “Bir ağaçta gül de biter, diken de” atasözü de tam olarak böyledir. Bir ağaçtan hem güzel güllerin hem de batıcı dikenlerin çıkabileceği gibi, bir aileden de hem iyi hem de kötü insanların yetişebileceğini anlatır. Yani, her ailede her türden insan olabilir, bu durum doğaldır demek ister. Metinde bu atasözünün anlamı doğrudan açıklanmasa da, atasözlerinin genel yapısı ve bağlamından hareketle bu yorumu yapabiliriz.
Aşağıda verilen atasözlerinden benzer anlam taşıyanları örnekteki gibi eşleştiriniz.
Atasözlerimiz bazen farklı kelimelerle aynı veya benzer fikirleri ifade edebilir. Şimdi bu atasözlerini anlamlarına göre eşleştirelim:
-
1. Taze bardağın suyu soğuk olur.
→ Yenice eleğim, seni nereye asayım? -
2. Her çok azdan olur.
→ Damlaya damlaya göl olur. -
3. Bin işçi, bir başçı.
→ (Bu atasözünün verilen seçenekler arasında benzer anlam taşıyan bir karşılığı yoktur.) -
4. Ağır yongayı yel kaldırmaz.
→ Ayağı yürüyen bastır. -
5. Keskin sirke küpüne zarar.
→ Öfkeyle kalkan zararla oturur. -
6. Ağaç yaprağıyla gürler.
→ Yalnız taş duvar olmaz.
Açıklama:
Bu eşleştirmeleri yaparken atasözlerinin temel mesajlarını karşılaştırdık. Bakalım neden bu şekilde eşleştirdik:
- 1. Taze bardağın suyu soğuk olur. ile Yenice eleğim, seni nereye asayım?: Her iki atasözü de yeni bir şeye sahip olmanın veya yeni bir durumla karşılaşmanın getirdiği belirsizliği, bazen de beklentilerin tam karşılanmamasını veya ne yapacağını bilememeyi anlatır. Yeni olan her şeyin her zaman çok iyi olmayabileceği fikrini taşır.
- 2. Her çok azdan olur. ile Damlaya damlaya göl olur.: Bu ikisi çok açık bir şekilde benzer anlamlıdır. Büyük şeylerin, küçük parçaların bir araya gelmesiyle oluştuğunu, sabırla ve azar azar biriktirmenin önemini vurgular.
- 3. Bin işçi, bir başçı.: Bu atasözü, bir işte birden fazla liderin veya yöneticinin olmasının kargaşaya yol açacağını, tek bir yetkili kişinin olması gerektiğini anlatır. Verilen seçenekler arasında bu anlama gelen başka bir atasözü bulunmadığı için eşleştirmedik.
- 4. Ağır yongayı yel kaldırmaz. ile Ayağı yürüyen bastır.: Bu atasözleri, sağlam, güçlü, tecrübeli veya ağırlığı olan bir kişinin kolay kolay etkilenmeyeceğini, sarsılmayacağını veya yerinden oynatılamayacağını ifade eder. Kararlı ve güçlü duruşun önemini vurgular.
- 5. Keskin sirke küpüne zarar. ile Öfkeyle kalkan zararla oturur.: Bu atasözleri de benzer bir uyarıyı içerir: Aşırı sinirli, öfkeli veya sert tavırların en çok o davranışı sergileyen kişiye zarar vereceğini anlatır. Öfkenin sonuçlarının kötü olacağını belirtir.
- 6. Ağaç yaprağıyla gürler. ile Yalnız taş duvar olmaz.: Bu atasözleri, bir kişinin veya kurumun tek başına güçlü olamayacağını, çevresindeki insanlar, ailesi veya destekçileriyle birlikte daha güçlü ve anlamlı olacağını anlatır. Birlik ve beraberliğin önemini vurgular.