6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 218
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel Türkçe konularını, edatları ve bir bilim insanının hayat hikayesini inceleyeceğiz. Hazır mısın? Adım adım soruları çözerken hem öğrenecek hem de düşüneceğiz. Başlayalım mı?
1. Aşağıdaki cümlelerde yer alan edatların bu cümlelere kazandırdığı anlam özelliklerini inceleyiniz.
Bu bölümde, cümlelerdeki edatların altı çizilmiş ve parantez içinde o edatın cümleye kattığı anlam verilmiş. Biz de bunları inceleyelim ve neden o anlamı kattıklarını anlamaya çalışalım.
-
Zeytin gibi simsiyah gözleri var. (benzetme)
Burada gözlerin rengi, zeytinin rengine benzetilmiş. “Gibi” edatı, iki farklı şeyi ortak bir özellik üzerinden birbirine yaklaştırır, yani benzetme yapar.
-
Esin gibi Ömer de bu mahallede oturuyor. (karşılaştırma)
Bu cümlede ise Ömer’in oturduğu yer, Esin’in oturduğu yerle karşılaştırılmış. İkisi de aynı mahallede oturuyor. “Gibi” edatı bu kez bir karşılaştırma anlamı katmış.
-
Bisiklet ile evin yolunu tuttu. (araç)
Burada eve gitmek için hangi aracın kullanıldığı anlatılmış. “İle” edatı, bir işin yapılışında kullanılan aracı, vasıtayı belirtir.
-
Kardeşim beş güne kadar gelecek. (yaklaşık)
Kardeşinin ne zaman geleceği tam olarak belli değil ama “beş güne kadar” denilerek yaklaşık bir zaman dilimi verilmiş. “Kadar” edatı burada bir yaklaşık zaman anlamı katmış.
-
Ninemi karşılamak için havaalanına gittik. (amaç)
Havaalanına gitmelerinin nedenini değil, amacını anlatıyor. Neden gittiler? Ninelerini karşılamak amacıyla. “İçin” edatı burada bir amaç bildiriyor.
-
Üşüdüğüm için hırkamı giydim. (neden)
Hırka giymenin sebebi, yani nedeni “üşümek”. “İçin” edatı bu cümlede bir neden-sonuç ilişkisi kurarak neden anlamı katmış. Gördüğün gibi “için” edatı hem amaç hem de neden anlamı katabilir, bu cümlenin gelişine göre değişir.
2. Aşağıdaki cümlelerde geçen edatların altını çiziniz ve cümlelere kattığı anlamları örnekteki gibi yazınız.
Şimdi de verilen cümlelerdeki edatları bulup altını çizelim ve hangi anlamı kattıklarını yanına yazalım. Seçeneklerimiz: benzetme, zaman, karşılaştırma, araç, uygunluk, amaç.
Adım 1: Cümleleri tek tek okuyalım.
Adım 2: Cümledeki edatı bulalım ve altını çizelim.
Adım 3: Bu edatın cümleye kattığı anlamı belirleyelim ve yazalım.
-
Annem gibi teyzem de her gün yürüyüş yapar. → karşılaştırma.
Bu örnekte, teyzenin yürüyüş yapması annenin yürüyüş yapmasıyla karşılaştırılmış. “Gibi” edatı iki kişiyi bu özellik açısından kıyaslamış.
-
O kitabı okuması için arkadaşıma verdim. → amaç
Kitabı arkadaşına vermenin amacı ne? Okuması. “İçin” edatı burada bir amaç bildirmiş.
-
Bu elbise tam sana göre. → uygunluk
Elbisenin sana yakıştığını, sana uygun olduğunu söylüyor. “Göre” edatı burada bir uygunluk anlamı katmış.
-
Ben gelinceye kadar o gitmişti. → zaman
Onun gidiş zamanını, senin gelme zamanınla ilişkilendirmiş. Sen gelene dek, o gitmişti. “Kadar” edatı burada bir zaman sınırı, zaman dilimi belirtiyor.
-
Rüzgâr deli gibi esiyor, ağaçlar beşik gibi sallanıyordu. → benzetme
Rüzgarın esişi deliye, ağaçların sallanışı ise beşiğe benzetilmiş. İki “gibi” edatı da benzetme anlamı katmış.
-
Tren ile gideceksen ben de gelirim. → araç
Burada gideceğin ulaşım aracından bahsedilmiş. “İle” edatı, bir işin yapıldığı aracı belirtiyor.
3. Aşağıdaki dergi yazısını okuyunuz. Yazıdan hareketle çocuklarla bilim insanları arasında ki ortak özellikleri belirleyiniz. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Şimdi de “GENÇ BULUŞÇU” başlıklı yazımızı dikkatlice okuyalım ve çocuklar ile bilim insanlarının ortak yönlerini bulmaya çalışalım.
Canan Dağdeviren çocukken taşları kırıp içlerindeki atomu bulmaya çalışırmış. Meraklı bir çocukmuş ve deneyler yapmayı severmiş. Ailesi de onu bu konuda desteklemiş. İyi bir eğitim almış, merakının peşinden gitmiş ve şimdiye kadar iki tıbbi cihaz geliştirmiş: Giyilebilen kalp pili ve esnek deri algılayıcı. Genç buluşçunun bilimle uğraşmak isteyenlere birkaç önerisi var:
“Soru sorun, hayal kurun, plan yapın, bilimsel kaynakları tarayın ve mümkün olduğunca kendinizden farklı insanlarla bir araya gelin. En çok bilgiyi farklı insanlardan öğrenir, olaylara farklı açılardan bakabilme kabiliyeti kazanırız.”
Tuğba CAN
Sevgili öğrencim, bu çok güzel bir yazıydı, değil mi? Canan Dağdeviren’in hikayesi bize çok şey anlatıyor. Şimdi seninle bu yazıdan yola çıkarak çocuklar ile bilim insanlarının ortak özelliklerini bulalım:
Adım 1: Yazıdaki Canan’ın çocukluk özelliklerini ve bilim insanı olarak özelliklerini listeleyelim.
Adım 2: Canan’ın bilimle uğraşmak isteyenlere verdiği tavsiyeleri inceleyelim.
Adım 3: Bu listelerden ortak noktaları belirleyelim.
Çocukların Özellikleri (Canan’ın çocukluğu örneğinden):
- Taşları kırıp atomu bulmaya çalışmak gibi bir merak.
- Deneyler yapmayı sevmek.
- Keşfetme isteği.
Bilim İnsanlarının Özellikleri (Canan’ın tavsiyelerinden ve başarılarından):
- Soru sormak.
- Hayal kurmak.
- Plan yapmak.
- Bilimsel kaynakları taramak (araştırmak).
- Merakının peşinden gitmek.
- Deneyler yapmak (cihaz geliştirmek).
- Farklı insanlarla bir araya gelmek ve farklı bakış açıları kazanmak.
Şimdi bu iki listeye bakınca, sence çocuklar ve bilim insanları arasında hangi ortak özellikler var? Hadi bulalım!
Ortak Özellikler:
- Merak: Hem çocuklar dünyayı merak eder, her şeyi öğrenmek isterler hem de bilim insanları sürekli yeni sorular sorar, bilmediği şeylerin peşinden giderler. Canan’ın çocukken taşları kırması bunun en güzel örneği.
- Keşfetme İsteği: Çocuklar yeni şeyler keşfetmeye bayılırlar. Bilim insanları da bilinmeyeni keşfetmek, yeni bilgiler ortaya çıkarmak için çalışırlar.
- Deney Yapma İsteği: Canan çocukken deney yapmayı severmiş. Bilim insanları da hipotezlerini doğrulamak ya da yanlışlamak için sürekli deneyler yaparlar.
- Soru Sorma ve Sorgulama: Minik çocuklar sürekli “Bu ne?”, “Neden böyle?” gibi sorular sorarlar. Bilim insanları da aynı şekilde, mevcut durumu sorgular ve yeni sorularla ilerlerler. Canan’ın tavsiyelerinden ilki “Soru sorun”du, hatırladın mı?
- Hayal Kurma: Çocukların hayal dünyası çok geniştir. Bilim insanları da bazen imkansız gibi görünen şeyleri hayal ederek, onların peşinden giderek büyük buluşlara imza atarlar. “Hayal kurun” tavsiyesi bunun önemini gösteriyor.
- Araştırma ve Öğrenme İsteği: Çocuklar yeni şeyler öğrenmeye heveslidir. Bilim insanları da sürekli okur, araştırır, bilimsel kaynakları tarar ve yeni bilgiler edinirler.
Bu konu hakkındaki düşüncelerimi seninle paylaşmak isterim:
Bence her çocuk aslında birer küçük bilim insanıdır. Tıpkı Canan Dağdeviren gibi, içlerinde büyük bir keşfetme, öğrenme ve sorgulama ateşi taşırlar. Önemli olan, bu ateşi söndürmemek, aksine daha da alevlendirmektir. Ailelerin ve öğretmenlerin görevi de çocukların bu doğal merakını desteklemek, onlara deney yapma, soru sorma ve hayal kurma ortamları sunmaktır.
Eğer çocuklar olarak merakınızın peşinden gider, soru sormaktan çekinmez, hayaller kurar ve bunları gerçekleştirmek için çaba harcarsanız, kim bilir, belki de geleceğin Canan Dağdeviren’leri siz olursunuz! Unutma, en büyük buluşlar bile küçük bir merakla başlar.