6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 240
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersimize hoş geldin. Bugün seninle birlikte görseldeki soruları adım adım inceleyeceğiz ve çözmeye çalışacağız. Unutma, bu tür soruları çözerken dikkatli okumak ve verilen metni (ya da bu durumda, metin olmasa bile kelimelerin ve cümlelerin anlamlarını) iyi anlamak çok önemli. Hazırsan başlayalım!
Öncelikle, soruları iki ana bölüme ayırmışlar. İlk bölümde bazı boşlukları dolduracağız, ikinci bölümde ise dinlediğimiz bir metne göre soruları cevaplayacağız. Ancak biliyorsun ki, o metni şu an dinleme imkanımız yok. Bu yüzden o soruları nasıl cevaplamamız gerektiğini konuşacağız ve bazıları için de genel düşüncelerimizi paylaşacağız.
***
Aşağıdaki ifadeleri kutucuklarda verilen sözcüklerden yararlanarak okuduğunuz metne göre tamamlayınız.
Kutucuklardaki kelimeler: bankamatik, para, orta, bankadan, teknoloji, nezaket
Haydi, bu kelimeleri cümlelerdeki boşluklara en uygun şekilde yerleştirelim. Cümlenin anlam bütünlüğünü ve akıcılığını düşünerek karar vereceğiz.
1. Çok …………………………… var bu işte.
Bu cümleye en uygun kelime, genellikle bir işin zorluğunu, uğraşını veya getirisini anlatan bir ifade oluşturur. Eğer metin bankacılık ve teknolojiyle ilgili zorlukları anlatıyorsa, “para” kelimesi hem maddi anlamda hem de mecazi olarak “çok uğraş var” anlamında buraya çok yakışır.
Çözüm: Çok para var bu işte.
2. Benim gibi …………………………… kuşaktan olanların çoğu kartını cebinde taşıyor.
“Kuşak” kelimesiyle birlikte kullanılan bir kelime arıyoruz. “Orta kuşak” veya “genç kuşak” gibi ifadeler yaş gruplarını belirtir. Cümledeki anlamı tamamlayan en iyi kelime “orta” olacaktır.
Çözüm: Benim gibi orta kuşaktan olanların çoğu kartını cebinde taşıyor.
3. Biraz önce …………………………… geldim, hâlâ elim ayağım titriyor.
Bir yerden gelindiğini ve yaşanan bir olay nedeniyle gerginlik hissedildiğini anlatan bir cümle. “Eli ayağı titremek” deyimi, genellikle korku, heyecan veya gerginlik anlarında kullanılır. Banka ile ilgili bir metinde, bankadan gelmek ve bu durumu yaşamak oldukça mantıklıdır.
Çözüm: Biraz önce bankadan geldim, hâlâ elim ayağım titriyor.
4. Aslında ben teknolojiye yatkınım da …………………………… bana yatkın değil.
Yazarın genel olarak teknolojiyle arasının iyi olduğunu ama özel bir teknolojik aletle sorun yaşadığını anlatıyor. Banka ve teknoloji temalı bir metinde, birçok kişinin zorlandığı “bankamatik” kelimesi buraya çok uygun düşer.
Çözüm: Aslında ben teknolojiye yatkınım da bankamatik bana yatkın değil.
5. Çevrenin baskısı sonucu …………………………… ile tanışmam da problemli olmuştur.
“Tanışmak” fiili, genellikle yeni bir şeyle ilk kez karşılaşmayı anlatır. “Teknoloji ile tanışmak” ifadesi, insanların yeni teknolojik gelişmeleri öğrenme sürecini çok güzel özetler.
Çözüm: Çevrenin baskısı sonucu teknoloji ile tanışmam da problemli olmuştur.
6. Bende …………………………… filan kalmadı.
Bu, günlük hayatta çok sık kullandığımız bir ifadedir. Bir şeyin kalmadığını, tükendiğini anlatır. Özellikle önceki cümlelerdeki gerginlik ve problemler düşünüldüğünde, “nezaket” kelimesi buraya çok yakışır. Yani, yaşanan sıkıntılar yüzünden artık kibarlığı kalmamış.
Çözüm: Bende nezaket filan kalmadı.
***
Anlayalım, Yorumlayalım
Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, bu soruları cevaplamak için aslında bizim “dinlediğimiz metin” dediği bir metne ihtiyacımız var. Maalesef şu an bu metin elimizde yok. Bu yüzden soruların kesin cevaplarını veremeyeceğim. Ama yine de bu soruların senden ne istediğini ve böyle durumlarda nasıl düşünebileceğini konuşalım.
1. Yazarın bankadan eli ayağı titreyerek dönmesinin sebebi nedir?
Bu soruyu cevaplamak için metinde yazarın bankada ne yaşadığını, hangi olayların onu bu kadar gerdiğini bulmamız gerekirdi. Belki bir bankamatik işlemi çok uzun sürmüş, belki bir görevliyle anlaşamamış, ya da belki de ilk kez böyle bir işlem yaptığı için çok heyecanlanmıştır. Metni okumadan kesin bir şey söyleyemeyiz.
Çözüm: Metin olmadığı için bu soruya kesin bir cevap veremiyoruz. Metinde yazarın bankada yaşadığı olumsuz bir deneyim, zorlandığı bir işlem veya onu geren bir durum anlatılıyor olmalıydı.
2. Sizce her türlü yenilikte yazarın problem yaşaması neden kaynaklanmaktadır?
Bu soru, yazarın yeniliklere karşı genel tutumunu ve bu tutumun sebeplerini sorguluyor. “Sizce” dediği için burada senin kendi yorumun da önemli. Eğer metinde yazarın yaşına, teknolojiye bakış açısına veya önceki deneyimlerine dair ipuçları olsaydı, buna göre bir yorum yapabilirdik. Genellikle insanlar yeniliklere alışmakta zorlanabilirler çünkü:
Alıştıkları düzeni değiştirmek istemezler.
Yeniliği anlamakta güçlük çekebilirler.
Başarısız olma korkusu yaşayabilirler.
Yeniliğin gereksiz olduğunu düşünebilirler.
Çözüm: Metin elimizde olmasa da, yazarın genel olarak yeniliklere karşı zorlanmasının sebebi, genellikle insanların alışkanlıklarını değiştirmekte zorlanması, yeni şeyleri öğrenmeye karşı isteksizlik duyması veya yeni bir şeyi yapamama korkusu yaşaması olabilir. Yazarın yaşı da bu durumu etkileyebilir.
3. Yazar gençlerle orta yaşlıları hangi yönden karşılaştırmaktadır?
Bu soru metindeki iki farklı yaş grubunun hangi özelliklerinin kıyaslandığını soruyor. Muhtemelen teknoloji kullanımı, bankacılık işlemleri, yeniliklere uyum sağlama hızı gibi konularda karşılaştırma yapılıyordur. Metinde bu karşılaştırmanın detayları mutlaka verilmiştir.
Çözüm: Metin olmadığı için bu soruya da kesin bir yanıt veremeyiz. Ancak yazarın gençlerle orta yaşlıları muhtemelen teknolojiye uyum sağlama becerileri, bankacılık işlemlerini yapma şekilleri veya yeniliklere karşı tutumları açısından karşılaştırdığını tahmin edebiliriz.
4. Yazarın yaşı kırkın üzerinde olanların para çekmek için mesai saatinden sonrasını beklememesinin nedeni hakkındaki düşüncesine katılıyor musunuz? Neden?
Bu soru metindeki çok özel bir bilgiye ve yazarın bu konudaki fikrine dayanıyor. Yazarın bu konudaki düşüncesini bilmeden, ona katılıp katılmadığımızı söylememiz imkansız. Önce yazarın fikrini öğrenmeli, sonra kendi düşüncelerimizle karşılaştırmalı ve nedenlerimizle birlikte açıklayabilmeliyiz.
Çözüm: Metinde yazarın bu konudaki düşüncesi belirtilmediği için bu soruya cevap veremiyoruz. Yazarın fikrini öğrendikten sonra, bu düşünceye katılıp katılmadığımızı ve nedenlerini kendi bakış açımızla açıklayabilirdik.
5. Yazarın alıştığı makinenin yerine bir başka bankaya ait bankamatik getirilince ne oluyor?
Bu da metinde geçen somut bir olayı soruyor. Yazarın alışkın olduğu bir durumun değişmesiyle ortaya çıkan sonuçları metinden öğrenmemiz gerekiyor. Belki yazar yeni bankamatiği kullanamamış, belki daha da zorlanmış, ya da tam tersi, yeni makine daha kolay çıkmıştır. Metni okumadan bilemeyiz.
Çözüm: Metin elimizde olmadığı için bu olayın sonucunu bilemiyoruz. Yazarın alışkın olduğu bankamatik yerine başka bir bankanın bankamatiği geldiğinde yaşadığı deneyimi metinde bulmamız gerekirdi.
6. Metinde sizi gülümseten olaylar ve konuşmalar nelerdir?
Bu soru, metni okuduktan sonra senin kişisel yorumunu ve duygularını soruyor. Hangi kısımların komik, sevimli veya içten geldiğini belirtmelisin. Herkesin gülümseyeceği yerler farklı olabilir. Yine metni bilmediğimiz için bu soruya da cevap veremiyoruz.
Çözüm: Metni okumadığımız için bizi gülümseten olayları veya konuşmaları belirtemiyoruz. Bu, metni okuyan kişinin kişisel bir yorumudur.
***
Şimdi de genel yorum isteyen sorularımıza geçelim. Bu sorular için metne ihtiyacımız yok, kendi düşüncelerimizi paylaşabiliriz.
Size göre bazı insanların teknolojik gelişmelere uzak durmasının nedeni ilgi duymamak mı yoksa başaramama korkusu mudur? Teknolojik gelişmelere ayak uydurmanın yaşla bir ilgisi var mıdır? Niçin?
Bu çok güzel bir soru! Bence ikisi de olabilir. Bazı insanlar gerçekten ilgi duymadığı için teknolojiden uzak durur. “Benim işime yaramaz,” “Zaten bildiğim yöntemler var,” diye düşünebilirler. Özellikle hayatlarında büyük bir değişiklik yaratmayacağını düşündükleri yeniliklere karşı ilgisiz kalabilirler.
Diğer yandan, başaramama korkusu da çok yaygın bir durum. “Ya yapamazsam?”, “Ya bir şeyi bozarsam?”, “Ya başkaları bana gülerse?” gibi düşünceler insanları yeni şeyleri denemekten alıkoyabilir. Özellikle teknoloji hızla değiştiği için, bir şeyi öğrenmeye başlayıp hemen arkasından başka bir yeniliğin gelmesi bu korkuyu daha da artırabilir.
Teknolojik gelişmelere ayak uydurmanın yaşla kesinlikle bir ilgisi var. Gençler, yeni teknolojilerle doğdukları için onlara daha çabuk adapte olurlar, tıpkı ana dillerini öğrenir gibi. Onlar için teknoloji bir oyun gibidir, keşfetmeyi severler. Ama yaş ilerledikçe, beynimiz yeni bilgileri öğrenmede biraz daha yavaşlayabilir. Ayrıca, belli bir yaştan sonra insanlar genellikle konfor alanlarından çıkmak istemezler, alıştıkları yöntemleri tercih ederler. Bu da yeni teknolojileri öğrenme motivasyonlarını düşürebilir. Yani, yaş ilerledikçe öğrenme hızı ve merak azalabilir, bu da teknolojiye ayak uydurmayı zorlaştırabilir.
Dinlediğiniz metnin tutarlılığını (çelişkili ifadeler, olay örgüsünde anlamsal ve mantıksal eksiklik, konuyla ilgili olmayan bilgi) sorgulayıp düşüncelerinizi yazınız.
Ah be sevgili öğrencim, bu soruyu gerçekten çok isterdim ki seninle birlikte cevaplayabilelim! Çünkü bir metnin tutarlılığını değerlendirmek, yani içinde birbiriyle çelişen yerler var mı, olaylar mantıklı bir sıra içinde mi ilerliyor, konuyla alakasız bilgiler var mı diye bakmak, okuduğunu anlama ve eleştirel düşünme becerilerini çok geliştirir. Ne yazık ki, metni dinleyemediğimiz için bu analizi yapamıyoruz.
Ama şöyle düşünebiliriz:
Eğer metinde yazar bir yerde “teknolojiyi çok severim” deyip başka bir yerde “hiçbir teknolojik aleti kullanamam” deseydi, bu bir çelişki olurdu.
Eğer metinde önce bankaya gittiğini, sonra bankadan çıktığını, sonra da bankaya gitmek için hazırlandığını anlatsaydı, bu olay örgüsünde mantıksal bir eksiklik olurdu.
Eğer metin bankacılık ve teknolojiyle ilgiliyken birden yazarın en sevdiği yemek tarifine geçilseydi, bu konuyla ilgili olmayan bilgi olurdu.
İşte bu tür şeylere dikkat ederek bir metnin tutarlılığını değerlendirebiliriz.
Çözüm: Dinlediğimiz metin olmadığı için metnin tutarlılığını değerlendirmemiz mümkün değildir. Ancak bir metnin tutarlılığını değerlendirirken, yazarın ifadelerinin birbiriyle çelişip çelişmediğine, olayların ve bilgilerin mantıklı bir akış içinde sunulup sunulmadığına ve metinde konuyla ilgisi olmayan bilgilerin bulunup bulunmadığına dikkat etmemiz gerekir.
Umarım bu açıklamalar, metin olmasa bile sorulara nasıl yaklaşman gerektiği konusunda sana yardımcı olmuştur. Türkçe dersinde en önemli şeylerden biri, okuduğunu ve dinlediğini doğru anlamak ve buna göre yorum yapabilmektir. Tebrik ederim, çok güzel çalıştın!