6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle çok güzel bir metin okuyup, bu metinle ilgili soruları birlikte cevaplayacağız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
1. Atatürk, yürüyüş sırasında kime rastlamıştır? Onunla neler konuşmuştur?
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, Atatürk’ün Çankaya sırtlarında yürüyüş yaparken küçük bir çocukla karşılaştığını görüyoruz. Çocuğun adı Cemil’miş.
Atatürk, Cemil ile çok güzel bir sohbet etmiş. Bakın neler sormuş Cemil’e:
-
Adını sormuş.
-
Nerede oturduğunu sormuş.
-
Okula gidip gitmediğini sormuş.
-
Okulda neler okuduğunu sormuş.
-
Kendisini tanıyıp tanımadığını sormuş.
-
Büyüdüğünde ne olacağını sormuş.
-
Asker olursa ne yapacağını sormuş.
Metinde, Atatürk’ün Cemil’le ne kadar içten ve samimi bir şekilde konuştuğunu görüyoruz, değil mi?
Sonuç: Atatürk, yürüyüş sırasında küçük bir çocuk olan Cemil’e rastlamıştır. Onunla adını, nerede oturduğunu, okula gidip gitmediğini, okulda ne okuduğunu, kendisini tanıyıp tanımadığını ve büyüdüğünde asker olup düşmanları topraklardan kovma arzusunu konuşmuştur.
2. Küçük çocuğun hangi cevabı üzerine Atatürk, çocuğu alnından öpmüştür?
Çözüm:
Metinde Atatürk, Cemil’e büyüdüğünde ne olacağını soruyor. Cemil de hiç tereddüt etmeden “Asker olacağım!” diyor. Sonra Atatürk, “Asker olup da ne yapacaksın?” diye devam edince, Cemil’in cevabı Atatürk’ü çok etkiliyor. Cemil, “Düşman bu topraklara olur da bir daha ayak basarsa onu buradan kovacağım.” diyor.
İşte bu cevabı üzerine Atatürk’ün gözleri yaşarıyor ve küçük çocuğu kollarının arasına alıp alnından öpüyor. Bu, Cemil’in vatan sevgisinin ve cesaretinin Atatürk’ü ne kadar duygulandırdığını gösteriyor.
Sonuç: Atatürk, küçük çocuğun “Düşman bu topraklara olur da bir daha ayak basarsa onu buradan kovacağım.” cevabı üzerine onu alnından öpmüştür.
3. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kimlere emanet etmiştir?
Çözüm:
Metnin son kısmına baktığımızda, Atatürk’ün küçük Cemil ile konuştuktan sonra yanındakilere dönüp önemli bir şey söylediğini görüyoruz. Şöyle diyor:
“Evet, beyler… Görüyorsunuz, ulusun bağrından temiz bir kuşak yetişiyor. Bu eseri, cumhuriyeti, ben onlara bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak.”
Burada “ulusun bağrından yetişen temiz kuşak” derken, Cemil gibi vatanını seven, çalışkan ve geleceğe umutla bakan gençleri kastediyor. Yani bizleri, gençleri kastediyor!
Sonuç: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni ulusun bağrından yetişen, vatansever ve çalışkan gençlere emanet etmiştir.
4. Atatürk, metnin sonunda yer alan sözüyle neyi vurgulamıştır?
Çözüm:
Metnin sonunda Atatürk, Cemil’le olan konuşmasından sonra yanındakilere dönerek şunları söylüyor:
“Evet, beyler… Görüyorsunuz, ulusun bağrından temiz bir kuşak yetişiyor. Bu eseri, cumhuriyeti, ben onlara bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak.”
Bu sözleriyle Atatürk, geleceğe olan inancını ve güvenini çok güzel bir şekilde ifade ediyor. Küçük Cemil gibi gençlerin vatan sevgisiyle dolu, azimli ve çalışkan olduğunu görüyor. Bu gençlerin Cumhuriyeti koruyup daha ileriye taşıyacağına o kadar inanıyor ki, bu yüzden “gözüm arkamda kalmayacak” diyor. Yani gençlerin bu büyük görevi başarıyla yerine getireceğinden emin olduğunu vurguluyor.
Sonuç: Atatürk, metnin sonunda yer alan sözüyle Türk gençliğinin vatanına bağlılığına, azmine ve Cumhuriyeti koruyup yüceltme gücüne olan sonsuz inancını ve güvenini vurgulamıştır.
5. Sizce Atatürk, Türk gençliğine niçin güvenip inanmıştır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı aslında metinde Cemil’in gösterdiği tutumda gizli. Atatürk, Cemil’in gözlerinde parlayan vatan sevgisini, kararlılığını ve geleceğe dair umudunu görüyor. Cemil’in “Düşman bu topraklara bir daha ayak basarsa onu buradan kovacağım!” sözü, sadece Cemil’in değil, tüm Türk gençliğinin kalbindeki ateşi temsil ediyor.
Atatürk, gençlerin zekasına, çalışkanlığına, vatan sevgisine ve bağımsızlık ruhuna inanıyordu. Onların ülkeyi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkaracak güce sahip olduğunu biliyordu. Cemil gibi küçücük bir çocuğun bile bu kadar bilinçli ve kararlı olması, Atatürk’ün gençliğe olan güvenini pekiştirmiş. Bu nedenle, gençlerin Cumhuriyeti geleceğe taşıyacak en sağlam temel olduğuna inanmıştır.
Sonuç: Atatürk, Türk gençliğinin vatanına duyduğu sonsuz sevgi, bağımsızlık ruhu, azmi, çalışkanlığı ve geleceğe dair taşıdığı umut ve kararlılık nedeniyle onlara güvenip inanmıştır.
6. Atatürk’e ait aşağıdaki özdeyişleri okuyunuz. Bu sözlerden hareketle Atatürk’e ait iki kişilik özelliği söyleyiniz.
-
“Benim en büyük eserim cumhuriyettir.”
-
“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.”
Çözüm:
Bu iki özdeyiş, Atatürk’ün kişiliğinin çok önemli yönlerini bize gösteriyor. Hadi birlikte inceleyelim:
Özdeyiş 1: “Benim en büyük eserim cumhuriyettir.”
Bu sözden anlıyoruz ki Atatürk için en değerli şey, kurduğu cumhuriyettir. Bu, onun vatansever ve ileri görüşlü bir lider olduğunu gösterir. Çünkü cumhuriyet, halkın kendi kendini yönettiği, eşitliğin ve adaletin olduğu bir sistemdir. Atatürk, bu sistemi kurarak ülkesine ve milletine en büyük armağanı vermiştir.
Özdeyiş 2: “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.”
Bu söz ise Atatürk’ün kişiliğinin temelini oluşturan bir değeri ortaya koyuyor: özgürlük ve bağımsızlık. Bu, onun kararlı, mücadeleci ve boyun eğmez bir insan olduğunu gösterir. Başka bir devletin ya da gücün egemenliği altında yaşamayı asla kabul etmemiştir. Bu yüzden Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış ve ülkesini düşman işgalinden kurtarmıştır. Onun için özgür olmak, kendi kararlarını kendi vermek hayati önem taşımıştır.
Sonuç: Bu özdeyişlerden hareketle Atatürk’e ait iki önemli kişilik özelliği şunlardır:
-
Vatanseverlik ve İleri Görüşlülük: Cumhuriyeti en büyük eseri olarak görmesi, milletine duyduğu sevgiyi ve geleceği şekillendirme yeteneğini gösterir.
-
Bağımsızlık ve Kararlılık: Özgürlük ve bağımsızlığı karakterinin bir parçası olarak tanımlaması, hiçbir koşulda esareti kabul etmeyen, kendi kararlarını kendi veren ve bu uğurda sonuna kadar mücadele eden bir lider olduğunu ortaya koyar.
Umarım bu açıklamalar sizin için faydalı olmuştur sevgili öğrencilerim. Görüşmek üzere!