6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 132
Merhaba sevgili öğrenciler! Ben sizin 6. sınıf Türkçe öğretmeniniz. Şimdi size gönderilen görsellerdeki soruları dikkatlice okuyup, bağlı sayfadaki ve soru sayfasındaki metinleri kullanarak birlikte adım adım cevaplayalım. Unutmayın, her soruyu metne göre cevaplamaya çalışacağız.
1. Dinlediğiniz metinden dürüstlük değerine uygun olmayan durumu belirleyerek aşağıya yazınız.
Sevgili öğrenciler, bu soruyu cevaplamak için öncelikle “dinlediğiniz metin” ifadesiyle kastedilen, bize verilen metin parçalarını dikkatlice okumalıyız. Bize gönderilen metin parçalarını (hem soru sayfasındaki dört ayrı paragrafı hem de bağlı sayfadaki masal başlangıcı ve sonu gibi kısımları) incelediğimizde, dürüstlük değerine uygun olmayan, yani bir yalan, hile veya aldatma içeren açık bir duruma rastlamıyoruz. Metinler genellikle doğa betimlemeleri, karakter tanıtımları veya fantastik unsurlar üzerine kurulu.
Çözüm:
- Öncelikle, bize “dinlediğiniz metin” olarak sunulan tüm metin parçalarını (Keloğlan’ın köyde yerleşmesi, sincap ailesi, vapurla gelen kız ve Masal Anne ile ilgili kısımlar ile bağlı sayfadaki masal başlangıcı ve bitişi) dikkatlice okuduk.
- Dürüstlük değerine uygun olmayan bir durum, genellikle yalan söylemek, aldatmak, hile yapmak gibi eylemleri ifade eder.
- Okuduğumuz metin parçalarında, bu tür bir eylemi açıkça gösteren herhangi bir olay veya ifade bulunmamaktadır. Tüm anlatılanlar, ya ortam betimlemesi ya karakter tanıtımı ya da fantastik bir dünyanın unsurlarıdır.
Sonuç:
Elimizdeki metin parçalarında dürüstlük değerine uygun olmayan, açıkça belirtilmiş bir durum bulunmamaktadır.
2. “Keloğlan ve Gül Kız” adlı metinde gerçek hayatta olmayacak, hayal ürünü olayları ya da ifadeleri yazınız. Metindeki abartılı ifadelere örnekler veriniz.
Şimdi de “Keloğlan ve Gül Kız” metni olarak kabul ettiğimiz, bize verilen parçalardaki gerçek dışı ve abartılı ifadeleri bulalım. Masallar ve Keloğlan hikâyeleri zaten genellikle hayal ürünü olaylarla doludur, değil mi?
Çözüm:
- Metin parçalarını tekrar gözden geçirdiğimizde, özellikle dördüncü paragrafta fantastik ve gerçek dışı unsurların yoğun olduğunu görüyoruz.
- Bu paragrafta “Kafdağı’nın ardında Masal Anne yaşamış” ifadesi geçiyor. Gerçek hayatta Kafdağı diye bir yer yoktur, bu tamamen hayal ürünü bir mekândır.
- “Masal Anne’nin bir masal torbası varmış. Bu masal torbasında canı sıkılan çocuklar için çeşit çeşit masallar bulunurmuş. Masal Anne, çok sevdiği çocuklara torbasındaki masalları dağıtırmış.” cümleleri de tamamen hayal ürünüdür. Gerçek hayatta masalları içinde barındıran ve dağıtan sihirli bir torba veya Masal Anne diye bir karakter bulunmaz. Bu durum, hem hayal ürünü bir olay hem de masalın doğasındaki abartılı bir ifadedir.
Sonuç:
“Keloğlan ve Gül Kız” adlı metindeki gerçek hayatta olmayacak, hayal ürünü olaylar ve abartılı ifadeler şunlardır:
-
Kafdağı’nın ardında Masal Anne yaşaması: Kafdağı, masallarda geçen hayalî bir yerdir ve Masal Anne de gerçekte var olmayan, masalsı bir karakterdir.
-
Masal Anne’nin içinde çeşit çeşit masalların bulunduğu bir torbasının olması ve bu masalları çocuklara dağıtması: Gerçek hayatta masallar bir torbanın içinde bulunmaz ve bir karakter tarafından sihirli bir şekilde dağıtılmaz. Bu durum, masalın fantastik ve abartılı bir özelliğidir.
3. Roman, hikâye, masal vb. anlatı türlerinde kişilerin ve çevrenin tanıtıldığı; konunun, olayın anlatılmaya başlandığı bölüme serim bölümü denir. Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisi bir metnin serim bölümünden alınmış olamaz? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.
Serim bölümü, bir hikâyenin başı demektir. Karakterleri tanırız, olayların nerede geçtiğini öğreniriz ve hikâye yavaş yavaş başlar. Şimdi bize verilen dört paragraftan hangisinin bir serim bölümü olamayacağını bulalım.
Çözüm:
- İlk paragraf: “Güneşli bir sonbahar günüydü… Sincap ailesi yaşıyordu…” Bu paragraf, bir ortamı (sonbahar günü, bahçe, ceviz ağacı) ve karakterleri (sincap ailesi) tanıtıyor. Bu, bir hikâyenin başlangıcı için uygun bir serim bölümüdür.
- İkinci paragraf: “Keloğlan çevresine baktıkça köy iyice gözüne girdi… kulübe yaptı kendine. Pazardan bir eşek aldı. Kış için de iki çuval buğday edindi.” Bu paragraf, Keloğlan’ı tanıtıyor, onun bir köye yerleşme kararını ve ilk eylemlerini anlatıyor. Bu da Keloğlan’ın hikâyesinin başlangıcı, yani bir serim bölümüdür.
- Üçüncü paragraf: “Vapur, düdüğünü öttürerek iskeleye yanaştı. Yolcular telaşla inmeye başladılar. Güvertede oturan bembeyaz giysili küçük bir kız, mutlulukla çevresine bakındı…” Bu paragraf, yeni bir karakteri (küçük kız) ve onun bir yere (iskele) gelişini anlatıyor. Bu da Gül Kız’ın hikâyeye dâhil oluşunun başlangıcı, yani bir serim bölümüdür.
- Dördüncü paragraf: “Zamanın birinde Kafdağı’nın ardında Masal Anne yaşamış. Masal Anne, çocukları çok severmiş… Masal Anne’nin bir masal torbası varmış… torbasındaki masalları dağıtırmış.” Bu paragraf, Masal Anne adında fantastik bir karakteri ve onun genel işlevini anlatıyor. Ancak bu, Keloğlan ve Gül Kız’ın *kendi* hikâyesinin doğrudan başlangıcı gibi durmuyor. Daha çok, masal dünyasının genel bir tanıtımı ya da başka bir masalın çerçeve hikâyesi gibi. Bize anlatılan Keloğlan ve Gül Kız metninin ana olay örgüsünü başlatan bir bölümden ziyade, masal anlatıcılığının veya masal evreninin genel bir açıklaması gibi duruyor. Bu yüzden, *Keloğlan ve Gül Kız* hikâyesinin serim bölümü olmaktan çok, masalların genel bir girişi veya farklı bir masalın tanıtımı gibidir.
Sonuç:
Bir metnin serim bölümünden alınmış olamayacak paragraf, dördüncü paragraftır:
-
Zamanın birinde Kafdağı’nın ardında Masal Anne yaşamış. Masal Anne, çocukları çok severmiş, çocuklar da onu… Masal Anne’nin bir masal torbası varmış. Bu masal torbasında canı sıkılan çocuklar için çeşit çeşit masallar bulunurmuş. Masal Anne, çok sevdiği çocuklara torbasındaki masalları dağıtırmış.
Çünkü bu bölüm, Keloğlan ve Gül Kız’ın doğrudan hikâyesinin başlangıcı olmaktan çok, masal dünyasının genel bir tanıtımını veya başka bir masalın girişini andırıyor. Diğer paragraflar ise doğrudan Keloğlan’ın ve Gül Kız’ın hikâyelerine giriş yapıyor.