6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 124
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde atasözleri ve deyimler konumuzla ilgili soruları birlikte adım adım çözelim. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
Metne Hazırlanalım
1. Yazılı ve sözlü anlatımlarda atasözü ve deyimlerden nasıl faydalanırsınız?
Sevgili öğrencim, düşün ki birine bir şeyi anlatmaya çalışıyorsun. Eğer atasözü veya deyim kullanırsan, söylemek istediğin şeyi daha kısa, daha etkili ve daha güzel bir şekilde ifade edebilirsin. Sanki konuşmana ya da yazına sihirli bir dokunuş katmış olursun.
- Anlatımımızı daha güçlü ve etkileyici yapar.
- Düşüncelerimizi kısa ve öz bir şekilde ifade etmemizi sağlar.
- Söylediklerimize veya yazdıklarımıza inanılırlık katar, çünkü atasözleri ve deyimler halkın ortak tecrübeleridir.
- Dilimizi zenginleştirir, daha renkli ve akıcı konuşmamızı sağlar.
2. Atasözü ve deyimlerin ortak özelliği nedir?
Hem atasözleri hem de deyimler, eskiden beri söylene gelmiş, kimin söylediği belli olmayan, yani ‘anonim’ sözlerdir. Genellikle gerçek anlamlarının dışında, yani ‘mecazlı’ anlamlar taşırlar. İkisi de dilimizi zenginleştirir ve anlatımımıza güç katar. Tıpkı bir yapbozun parçaları gibi, belirli bir düzende ve kalıpta kullanılırlar, değiştiremezsin.
- İkisi de kalıplaşmış sözlerdir, yani sözcüklerin yerini değiştiremeyiz ya da başka sözcükler ekleyip çıkaramayız.
- Genellikle mecaz anlam taşırlar, yani söylendiği gibi gerçek anlamda değil, başka bir şeyi anlatmak için kullanılırlar.
- Anonimdirler, yani söyleyenleri belli değildir, halkın ortak malıdır.
- Dilimizi zenginleştirirler ve anlatımımıza güzellik katarlar.
3. Aşağıdaki bir atasözü simgelerle anlatılmıştır. Simgelerden hareketle bu atasözünü bulup noktalı yerlere yazınız.
Şimdi bu simgelere dikkatlice bakalım. İlk başta ‘1’ var, sonra bir ‘koltuk’. Sonra ‘2’ var, onun yanında da bir ‘karpuz’. En sonda da üzerine çarpı konmuş bir ‘koltuk’ görüyoruz. Bu bize ne anlatmak istiyor olabilir? ‘Bir koltukta iki karpuz taşınmaz’ atasözünü hiç duymuş muydun? Bu atasözü, aynı anda iki farklı ve büyük işi yapmaya çalışmanın zorluğunu anlatır. Simgeler de tam olarak bunu gösteriyor.
Adım 1: Simgeleri tek tek inceleyelim:
- 1 simgesi: “Bir” anlamına gelir.
- Mavi koltuk simgesi: “Koltuk” kelimesini çağrıştırır.
- 2 simgesi: “İki” anlamına gelir.
- Karpuz simgesi: “Karpuz” kelimesini çağrıştırır.
- Üzerinde çarpı olan koltuk simgesi: “Koltuk” kelimesiyle birlikte bir olumsuzluk, “taşınmaz” veya “olmaz” anlamını verir.
Adım 2: Bu kelimeleri bir araya getirdiğimizde akla gelen atasözünü düşünelim.
Sonuç:
Bir koltukta iki karpuz taşınmaz.
Aşağıdaki atasözünü simgelerle anlatmayı deneyiniz.
Güneş girmeyen eve doktor girer.
Bu atasözünü simgelerle anlatmak için neler kullanabiliriz, sence? Öncelikle bir ‘ev’ çizmeliyiz, değil mi? Sonra ‘güneş’i göstermeliyiz ama güneşi evin içine sokmamalıyız, belki üzerine bir çarpı koyarız ya da bir bulutla kapatırız. Peki, güneş girmeyen eve kim giriyormuş? ‘Doktor’! O zaman bir de ‘doktor’ figürü çizmeliyiz. Belki de doktoru evin kapısından girerken gösteririz. Böylece atasözünün anlamını görsel olarak ifade etmiş oluruz.
Adım 1: Atasözünün anahtar kelimelerini belirleyelim: “Güneş”, “ev”, “doktor”.
Adım 2: Bu kelimeleri simgeleştirelim ve atasözünün anlamını yansıtacak şekilde bir araya getirelim.
Çözüm:
- Bir ev simgesi çizilir.
- Evin üzerine veya penceresine gelen bir güneş simgesi çizilir, ancak güneşin üzerine bir çarpı (X) işareti konur veya bir bulutla kapatılır. Bu, “güneş girmeyen” anlamını verir.
- Evin kapısından içeri giren bir doktor simgesi (örneğin, elinde steteskop olan bir kişi veya doktor çantası) çizilir.
Bu simgelerle “Güneş girmeyen eve doktor girer” atasözünün anlatmak istediği, yani temizliğe, havalandırmaya ve sağlığa dikkat edilmeyen yerlerde hastalıkların ortaya çıkacağı ve doktor ihtiyacının doğacağı mesajı verilmiş olur.
Okuyalım
1. “Atasözleri Üzerine” başlıklı metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz. Okuma sırasında defterinize metnin içeriğiyle ilgili sorular yazınız ve bu soruları arkadaşlarınıza sorunuz.
Sevgili öğrencim, bu kısımda kitaptaki “Atasözleri Üzerine” başlıklı metni sessizce okuman ve metinle ilgili sorular hazırlayıp arkadaşlarına sorman isteniyor. Ben bir yapay zeka olduğum için bu metni okuyup senin yerine soru yazamam ama bu etkinliğin ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Metni dikkatlice okuyup anladığından emin ol ve bol bol soru yazmayı unutma! Unutma, sorular sormak konuyu daha iyi anlamana yardımcı olur.
2. Aşağıdaki atasözlerini okuyunuz ve kendi yaşantınızdan bu sözlerin anlamına uygun örnekler yazınız.
a) Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma.
Bu atasözü, sabah erken kalkanların işlerini daha çabuk ve verimli bitireceğini, böylece hayatlarının daha kolay ve güzel olacağını anlatır. Tıpkı yemeğine şeker katmak gibi, işleri yolunda gider, tadı yerine gelir. Mesela, sen bir sınava hazırlanırken sabah erken kalkıp ders çalışırsan, konuyu daha iyi anlar, daha iyi not alırsın. Ya da ödevini erkenden bitirip sonra oyun oynamaya vakit bulursun. İşte bu, ‘erken kalktım işime, şeker kattım aşıma’ demektir.
Örnek:
Geçen hafta matematik sınavım vardı. Normalde sabahları zor uyanırım ama o gün erken kalktım, kahvaltımı yapıp derslerimi tekrar ettim. Sınavda çok rahattım ve yüksek not aldım.
Annem de her sabah erkenden kalkıp ev işlerini bitirir, sonra kendine ve bize vakit ayırır. Akşama kadar her şey yolunda gider, hiç yorulmaz. İşte bu, erken kalkmanın bereketi olsa gerek.
b) Bin ölçüp bir biçmeli.
Bu atasözü bize ne kadar önemli bir şeyi anlatıyor biliyor musun? ‘Bir iş yapmadan önce çok iyi düşün, planla, her ayrıntıyı gözden geçir’ demek istiyor. Tıpkı bir terzinin kumaşı kesmeden önce defalarca ölçmesi gibi. Eğer bir şeyi aceleyle yaparsan, hata yapma ihtimalin çok artar. Mesela, bir arkadaşınla tartışırken hemen sinirlenip kötü sözler söylemek yerine, önce bir düşünürsen, belki de tartışma büyümez, hatta sorun çözülür. İşte bu, ‘bin ölçüp bir biçmeli’ atasözünün ta kendisi.
Örnek:
Okulda bir proje yapmamız gerekiyordu. Arkadaşlarım hemen kolları sıvayıp işe başlamak istedi ama ben önce ne yapacağımızı, hangi malzemeleri kullanacağımızı, kimin hangi görevi üstleneceğini detaylıca planladım. Bu sayede projemizi hatasız ve çok güzel bir şekilde tamamladık.
Babam yeni bir araba almadan önce aylarca araştırdı, fiyatları karşılaştırdı, yorumları okudu. Her şeyi iyice düşünüp taşındıktan sonra karar verdi. Şimdi aldığı arabadan çok memnun çünkü ‘bin ölçüp bir biçti’.