6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 126
Merhaba sevgili öğrencim, 6. sınıf Türkçe dersimize hoş geldin! Bugün sana gönderdiğim metin ve sorular üzerinde biraz çalışacağız. Atasözleri konusu hem çok keyifli hem de dilimizin ne kadar zengin olduğunu gösteren harika bir konu. Hazırsan, soruları adım adım inceleyelim ve birlikte çözelim.
Önce “Sözcük Çalışması” bölümüyle başlayalım. Burada harfleri karışık olarak verilmiş bazı sözcükler var. Biz bu karışık harflerden anlamlı sözcükler türetecek ve karşılarındaki anlamlarla eşleştireceğiz. Haydi bakalım!
Sözcük Çalışması
-
üzgün
Çözüm:
Bu kelimenin harflerini karıştırdığımızda ve anlamıyla eşleştirdiğimizde doğru kelimenin özgün olduğunu buluruz. “Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan, orijinal” tanımı tam da özgün kelimesine uyar.
-
efelesi
Çözüm:
Harfleri düzenlediğimizde ve “Dünya görüşü” tanımına baktığımızda, doğru kelimenin felsefe olduğunu görürüz. Felsefe, insanların dünya ve yaşam hakkındaki düşüncelerini ifade eder.
-
yıkar
Çözüm:
“Kural dışı” tanımına uyan ve harfleri “yıkar” kelimesinde gizli olan sözcük aykırı‘dır. Aykırı, alışılmışın veya kuralların dışında olan demektir.
-
palkı
Çözüm:
“Biçim, durum” anlamlarına gelen ve harfleri karışık verilen sözcük kalıp‘tır. Bir şeyin şekli, durumu için bu kelimeyi kullanırız.
-
röte
Çözüm:
Bu kelimenin harflerini doğru sıraladığımızda ve uzun tanımına baktığımızda, “Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet” anlamının töre kelimesine ait olduğunu anlarız. Töre, bir toplumun yaşam tarzını belirleyen kurallardır.
-
zös zidimi
Çözüm:
Karışık harflerden oluşan bu sözcük grubunu düzenlediğimizde ve “Bir cümleyi oluşturan sözcük türlerinin arasındaki ilişkileri inceleyen ve sınıflamalar yapan dil bilgisi kolu, cümle bilgisi, tümce bilgisi” tanımına baktığımızda, doğru ifadenin söz dizimi olduğunu buluruz. Söz dizimi, cümleleri oluşturan kelimelerin bir araya geliş biçimini inceler.
Şimdi de “Anlayalım, Yorumlayalım” bölümündeki sorulara geçelim. Bu soruları, yazarın bize verdiği “Atasözleri Üzerine” başlıklı metni dikkatlice okuyarak cevaplayacağız.
Anlayalım, Yorumlayalım
-
Yazar, birinci paragrafta neyle ilgili bir tanımlama yapmıştır?
Çözüm:
Metnin ilk paragrafını okuduğumuzda yazarın, “Atasözü, sözlük anlamıyla ‘Ataların uzun denemelere, gözlemlere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak veren ve kalıplaşmış bir biçimi olan, kamuca benimsenmiş, kısa sözlü söz’dür.” diyerek atasözü kavramını tanımladığını görüyoruz.
Cevap: Yazar, birinci paragrafta atasözü ile ilgili bir tanımlama yapmıştır.
-
Deyimle atasözünün ortak özelliği nedir?
Çözüm:
Yine birinci paragrafın son cümlesine baktığımızda, “Kalıplaşmışlık deyim gibi atasözünün de özelliğidir.” ifadesiyle karşılaşıyoruz. Bu cümle bize, deyim ve atasözünün ortak özelliğinin ne olduğunu açıkça gösteriyor.
Cevap: Deyimle atasözünün ortak özelliği kalıplaşmışlıktır. Yani her ikisi de belli bir biçimde söylenir ve kolay kolay değiştirilemez.
-
Neden atasözlerinin sözcükleri değiştirilip bunların yerine aynı anlama gelen başka sözcükler konulamaz ve söz dizimi bozulamaz?
Çözüm:
Metnin ikinci paragrafında bu sorunun cevabını bulabiliriz: “Kimi ayrılıklar olmakla birlikte genelde kural olarak atasözlerinin sözcükleri değiştirilip yerine aynı anlama gelen başka sözcükler konulamaz ve söz dizimi bozulamaz. Böyle yapılırsa özelliğini yitirir, atasözü olmaktan çıkar.” İşte bu yüzden atasözlerinin kelimelerini değiştiremeyiz.
Cevap: Atasözlerinin sözcükleri değiştirilip yerine başka sözcükler konulamaz ve söz dizimi bozulamaz çünkü böyle yapılırsa atasözü özelliğini yitirir ve atasözü olmaktan çıkar.
-
Bazı atasözlerinin bölgelere göre değişik biçimler almasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Çözüm:
Metnin beşinci paragrafında yazar, “Ayrıca kimi atasözümüzün bölgelere göre değişik biçimler aldığı da olur.” diye belirtiyor ve örnekler veriyor. Bu durum, dilin yaşayan bir varlık olduğunu, farklı bölgelerdeki insanların kendi ağız özelliklerine göre atasözlerini bazen ufak tefek değişikliklerle kullandığını gösterir. Bu, aslında dilimizin zenginliğini ve çeşitliliğini ortaya koyan doğal bir durumdur. Yazar da bunu bir gerçeklik olarak dile getiriyor.
Cevap: Atasözlerinin bölgelere göre değişik biçimler alması, dilin canlı ve değişken yapısının bir sonucudur. Bu durum, atasözlerinin halk arasında yayılırken farklı yörelerin dil özellikleriyle şekillenmesiyle ortaya çıkar ve aslında dilimizin kültürel çeşitliliğini gösterir. Metinde de bu durumun doğal olduğu ve eş anlamlı veya yakın anlamlı sözcüklerin kullanılmasıyla meydana geldiği belirtilmiştir.
-
Atasözleri nasıl ortaya çıkmış ve bugünlere kadar gelebilmiştir?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını metnin ilk ve yedinci paragraflarında bulabiliriz:
- İlk paragrafta atasözlerinin “Ataların uzun denemelere, gözlemlere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak veren” sözler olduğu belirtiliyor.
- Yedinci paragraf ise atasözlerinin ortaya çıkış ve günümüze geliş sürecini detaylı anlatıyor: “Her atasözü, kuşkusuz ki gökten inmemiş, ilkin bir kişi ortaya atmıştır. İnsanlar onu benimseyip kullanmış, kullanırken de üzerinde kendilerine göre değişiklikler yapmışlardır. Bu da atasözünün kendine özgü bir biçim almasını sağlamış ve onu zamanla kalıplaştırmıştır. Böylece her atasözü yüzyılların imbiğinden süzülüp bugünlere gelmiştir.”
Cevap: Atasözleri, atalarımızın uzun süren deneme ve gözlemleri sonucunda edindikleri bilgece düşüncelerin ve öğütlerin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Başlangıçta bir kişi tarafından söylenmiş, ardından insanlar tarafından benimsenip kullanılmış ve bu süreçte bazı değişikliklere uğrayarak kendine özgü bir biçim almıştır. Zamanla kalıplaşarak, yani değişmez bir yapıya bürünerek yüzyıllar boyunca süzülüp günümüze kadar ulaşmıştır.
Şimdi de metnin ana konusunu bulalım ve yazarın atasözleri hakkındaki görüşlerini inceleyelim.
Metnin konusu aşağıdakilerden hangisidir? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.
- Atasözlerinin kalıplaşmış söz olması
- Bazı atasözlerinin bölgelere göre değişik biçimler alması
- Atasözlerinin ilk bir kişi tarafından ortaya atılması
- Atasözlerinin özellikleri
Çözüm:
Metin “Atasözleri Üzerine” başlığını taşıyor. İçeriğinde atasözünün tanımı, kalıplaşmışlığı, neden değiştirilemeyeceği, bölgesel farklılıkları, nasıl ortaya çıktığı ve günümüze geldiği gibi birçok farklı yönü ele alınıyor. Yani yazar, atasözlerinin genel olarak ne olduğunu ve hangi özelliklere sahip olduğunu anlatıyor. Diğer şıklar, atasözlerinin sadece birer özelliğini belirtirken, “Atasözlerinin özellikleri” şıkkı, metnin tamamını kapsayan en genel ve doğru konuyu ifade eder.
Cevap: Atasözlerinin özellikleri
Yazar, atasözlerinin özelliklerini ifade edebilmek için hangi görüşleri ileri sürmüştür? Metnin içeriğinden hareketle belirtiniz.
Çözüm:
Yazar, atasözlerinin özelliklerini açıklamak için metin boyunca birçok görüş ve bilgi sunmuştur. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- Atasözlerinin ataların uzun denemelere, gözlemlere dayanan yargıları olduğunu, genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak verildiğini belirtmiştir.
- Atasözlerinin kalıplaşmış sözler olduğunu ve tıpkı deyimler gibi bu özelliğe sahip olduğunu vurgulamıştır.
- Sözcüklerinin değiştirilemez, söz diziminin bozulamaz olduğunu, aksi takdirde özelliğini yitirip atasözü olmaktan çıkacağını ifade etmiştir.
- Bazı atasözlerinin bölgelere göre değişik biçimler alabildiğini, bunun da eş anlamlı veya yakın anlamlı sözcüklerin kullanılmasıyla ortaya çıktığını örneklerle göstermiştir.
- Atasözlerinin bir kişi tarafından ortaya atılıp zamanla halk tarafından benimsenerek ve üzerinde değişiklikler yapılarak kalıplaştığını ve yüzyılların süzgecinden geçerek günümüze ulaştığını anlatmıştır.
- Atasözlerinin, sayfalarca anlatılabilecek bir durumu kısa ve özlü olarak birkaç sözcükle anlatan söz değerleri olduğunu söylemiştir.
- Son olarak, atasözlerinin toplumsal ve doğal olayların nasıl olageldiğini, yani töre ve geleneğe, deneylere, akla ve gerçeklere dayandığını ifade ederek, bunların insanlara yol gösteren bir yönü olduğunu belirtmiştir.
Cevap: Yazar, atasözlerinin özelliklerini anlatmak için şu görüşleri ileri sürmüştür:
- Atasözleri, ataların uzun deneme ve gözlemlerine dayanır, bilgece öğütler verir.
- Atasözleri kalıplaşmıştır, yani sözleri ve dizimi değiştirilemez; değiştirilirse özelliğini yitirir.
- Bazı atasözleri, bölgelere göre küçük farklılıklar göstererek değişik biçimler alabilir.
- Atasözleri ilk başta bir kişi tarafından ortaya atılmış, zamanla halk tarafından benimsenip kullanılarak ve üzerinde değişiklikler yapılarak kalıplaşmıştır.
- Atasözleri, karmaşık durumları kısa ve öz bir şekilde anlatan değerli sözlerdir.
- Atasözleri, toplumun töre ve geleneklerine, deneyimlerine, aklına ve gerçeklere dayanır; bu yönüyle insanların düşünce ve inançlarını yansıtır.
Umarım tüm bu açıklamalar senin için anlaşılır ve faydalı olmuştur sevgili öğrencim. Atasözleri, dilimizin ve kültürümüzün önemli bir parçasıdır, onları iyi anlamak bize çok şey katar. Başarılar dilerim!