6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 190
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim! Bugün sizinle görseldeki soruları adım adım, tane tane çözeceğiz. Sakın çekinmeyin, anlamadığınız yer olursa tekrar sorabilirsiniz. Haydi başlayalım!
1. Aşağıdaki verilen dizelerde geçen ad tamlamalarını bulup çeşitlerine göre gruplayınız.
Evimizin arkasında
Bir bostan vardı.
Sığırcık sürüleri
Konup kalkardı kışın.
Sevgili çocuklar, ad tamlaması demek, iki ismin bir araya gelerek yeni bir anlam oluşturması demekti, hatırladınız mı? Bazen ilk kelime ek alırdı, bazen almazdı. Şimdi bu dizelere dikkatlice bakalım.
Adım 1: Dizeleri inceleyelim.
- “Evimizin arkasında” ifadesinde, “ev” ve “arka” kelimeleri birleşmiş. “Evimizin” derken -imiz eki, “arkasında” derken -sı eki var. İkisi de ek almış.
- “Bir bostan vardı.” ifadesinde, “bostan” tek başına bir isim, başka bir isimle tamlama oluşturmamış.
- “Sığırcık sürüleri” ifadesinde, “sığırcık” ve “sürü” kelimeleri birleşmiş. “Sığırcık” kelimesi ek almamış ama “sürüleri” kelimesi -leri ekini almış.
- “Konup kalkardı kışın.” ifadesinde ise herhangi bir ad tamlaması göremiyoruz.
Adım 2: Ad tamlamalarını belirleyelim ve türlerini ayırt edelim.
- Evimizin arkası: Burada hem “evin” kelimesi “-in” ekini (tamlayan eki) almış hem de “arka” kelimesi “-sı” ekini (tamlanan eki) almış. Yani, tamlayan da tamlanan da ek aldığı için bu bir belirtili ad tamlamasıdır.
- Sığırcık sürüleri: Burada “sığırcık” kelimesi ek almamış (tamlayan eki yok), ama “sürüleri” kelimesi “-leri” ekini (tamlanan eki) almış. Yani, sadece tamlanan ek aldığı için bu bir belirtisiz ad tamlamasıdır.
Sonuç:
Belirtili ad tamlaması:
- Evimizin arkası
Belirtisiz ad tamlaması:
- Sığırcık sürüleri
***
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad tamlaması kullanılmamıştır? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.
Şimdi de bize dört tane cümle verilmiş. Bu cümlelerden hangisinde ad tamlaması olmadığını bulmamız isteniyor. Haydi tek tek inceleyelim!
Adım 1: Cümleleri tek tek inceleyelim ve ad tamlaması olup olmadığını kontrol edelim.
-
a) Bir başkaydı masalları büyükanne-min.
Bu cümle biraz devrik yazılmış. Yani kelimelerin sırası biraz karışık. Cümleyi düzeltirsek “Büyükannemin masalları bir başkaydı.” şeklinde olur. Burada “büyükannemin masalları” ifadesine dikkat edelim. “Büyükannemin” kelimesi “-in” ekini, “masalları” kelimesi “-ı” ekini almış. Yani tamlayan da tamlanan da ek aldığı için bu bir belirtili ad tamlamasıdır. O zaman bu şık aradığımız cevap değil.
-
b) Bahar rüzgârı ılık ılık esiyor.
Burada “Bahar rüzgârı” ifadesine bakalım. “Bahar” kelimesi ek almamış, ama “rüzgârı” kelimesi “-ı” ekini almış. Sadece tamlanan ek aldığı için bu bir belirtisiz ad tamlamasıdır. Bu şık da aradığımız cevap değil.
-
c) Çocuk dere tepe dolaştı.
Bu cümlede “çocuk” bir isim, “dolaştı” bir fiil. Peki “dere tepe” ne? “Dere tepe” bir ikilemedir ve burada nasıl dolaştığını anlatıyor. İki isim bir araya gelmiş gibi görünse de, burada bir tamlama ilişkisi, yani bir ismin başka bir isme ait olma ya da onu niteleme durumu yok. Bu cümlede herhangi bir ad tamlaması bulunmuyor.
-
d) Saksıya gül fidanı diktim.
Burada “gül fidanı” ifadesine bakalım. “Gül” kelimesi ek almamış, ama “fidanı” kelimesi “-ı” ekini almış. Sadece tamlanan ek aldığı için bu da bir belirtisiz ad tamlamasıdır. Bu şık da aradığımız cevap değil.
Sonuç:
Ad tamlaması kullanılmayan cümle:
- c) Çocuk dere tepe dolaştı.
***
3. Aşağıdaki broşürden hareketle çevre sorunlarının azalması için alınabilecek önlemler konusundaki duygu ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Konuşurken uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanmaya özen gösteriniz.
Sevgili gençler, bu soru bir konuşma ve düşünce paylaşımı sorusu. Yani belirli bir doğru cevabı yok, önemli olan sizin kendi fikirlerinizi broşürdeki bilgilerden yola çıkarak anlatmanız. Ben şimdi size nasıl bir konuşma yapabileceğinizle ilgili bir örnek sunacağım. Konuşurken kullanacağımız geçiş ve bağlantı ifadelerine dikkat edelim.
Adım 1: Broşürdeki önemli bilgileri hatırlayalım.
Broşürde şunlar yazıyordu:
- Dünyadaki çevre kirliliğinin %50’si son 50 yılda oluşmuş. Bu çok büyük bir oran!
- Hızlı nüfus artışı çevre sorunlarının en önemli nedenlerinden biriymiş.
- Şu an 7 milyar olan dünya nüfusu, 2050’de 9 milyar olacakmış. Bu da gelecekte çok daha büyük sorunlar yaşayacağımız anlamına geliyor.
- Her gün dünya nüfusuna 250 bin, her yıl ise tam 93 milyon kişi katılıyormuş. Bu kadar çok insan olunca kaynaklar da hızla tükeniyor tabii.
Adım 2: Çevre sorunlarını azaltmak için alınabilecek önlemler hakkında duygu ve düşüncelerimizi geçiş ve bağlantı ifadeleriyle ifade edelim.
Arkadaşlar, broşürdeki bilgiler gerçekten düşündürücü ve insanı biraz endişelendiriyor, değil mi? Dünyamızın geleceği için hepimizin üzerine düşen görevler var.
Öncelikle, hızlı nüfus artışının çevre sorunlarını ne kadar artırdığını görüyoruz. Bu yüzden, kaynaklarımızı daha bilinçli kullanmamız gerekiyor. Mesela, suyu israf etmemeli, elektrikleri boş yere yakmamalıyız.
Bununla birlikte, çevre kirliliği de çok ciddi bir sorun. Çöpümüzü ayrıştırmak, geri dönüşüme katkıda bulunmak, plastik kullanımını azaltmak gibi küçük adımlar bile aslında büyük farklar yaratabilir. Ayrıca, yürüyebileceğimiz yerlere yürüyerek veya toplu taşıma kullanarak havayı kirleten araba egzoz gazlarını da azaltabiliriz.
Dahası, ağaç dikmek ve ormanları korumak da çok önemli. Çünkü ağaçlar havayı temizler ve bize oksijen sağlar. Başka bir deyişle, doğayı korumak, aslında kendi sağlığımızı ve geleceğimizi korumak demektir.
Sonuç olarak, hepimiz bireysel olarak üzerimize düşeni yaparsak ve bu konuda çevremizdekileri de bilinçlendirirsek, dünyamız için daha yaşanabilir bir gelecek inşa edebiliriz. Unutmayalım ki, bu dünya bize emanet ve onu gelecek nesillere daha temiz bir şekilde bırakmak bizim sorumluluğumuzda.
Umarım bu örnek, çevre sorunları hakkında konuşurken size yardımcı olur ve kendi fikirlerinizi rahatça ifade etmenizi sağlar. Hepinize başarılar dilerim!