6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 134
Merhaba sevgili öğrencim, ben Türkçe öğretmeniniz. Bu sayfadaki soruları birlikte inceleyelim ve nasıl cevaplayacağımızı adım adım, senin anlayacağın şekilde açıklayalım. Hazır mısın? Başlayalım!
1. Soru: “Masalların kültürümüzdeki yeri ve önemi” konusunda yaptığınız araştırma sonucunda edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız. Edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşırken aşağıdaki hususları göz önünde bulundurunuz:
- Beden dilinizi etkili bir şekilde kullanmanız, konuşmanızı daha ilgi çekici ve etkili kılmanıza yardımcı olur.
- “Ama, fakat, ancak, lakin, bununla birlikte, buna rağmen” gibi uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanmanız konuşmanızdaki akışı sağlamaya ve kopuklukları engellemeye katkıda bulunur.
- Yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş sözcüklerin Türkçelerini kullanmanız konuşmanızı daha anlaşılır kılar. Ayrıca Türkçe sözcüklerin kullanımının yaygınlaşmasına katkıda bulunur.
- Konuyla ilgili görseller kullanmanız konuşmanızı daha ilgi çekici, etkileyici ve anlaşılır kılmanıza yardımcı olur.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu ilk bölüm aslında senden bir araştırma yapmanı ve bu araştırmanın sonuçlarını arkadaşlarınla paylaşırken nelere dikkat etmen gerektiğini hatırlatıyor. Hadi, adım adım bu maddelerin ne anlama geldiğini ve nasıl uygulayabileceğini konuşalım:
Adım 1: Araştırma Yapmak
Öncelikle, “Masalların kültürümüzdeki yeri ve önemi” konusunda küçük bir araştırma yapman gerekiyor. Kütüphaneden kitaplar alabilir, internetten güvenilir kaynaklara bakabilirsin. Neler öğrenebilirsin mesela? Masalların eskiden beri nasıl anlatıldığı, hangi kültürlerde ne tür masallar olduğu, masalların bize hangi değerleri öğrettiği, hayal gücümüzü nasıl geliştirdiği gibi konulara odaklanabilirsin. Bu bilgiler senin sunumunun temelini oluşturacak.
Adım 2: Bilgileri Paylaşırken Beden Dilini Kullanmak
Arkadaşlarına sunum yaparken sadece konuşmak yetmez, biliyor musun? Vücudumuzla da konuşuruz! Buna beden dili denir. Mesela, heyecanlı bir yer anlatırken kollarını açıp kapatabilir, gözlerini büyütebilirsin. Sakin bir bölümü anlatırken daha yavaş hareket edebilirsin. Göz teması kurmak, gülümsemek, jest ve mimiklerini kullanmak, yani el kol hareketleri ve yüz ifadeleri yapmak, konuşmanı çok daha canlı ve ilgi çekici hale getirir. Böylece arkadaşların seni daha dikkatli dinler ve söylediklerini daha iyi anlar.
Adım 3: Geçiş ve Bağlantı İfadelerini Kullanmak
Konuşurken bir konudan başka bir konuya geçerken ya da söylediklerini birbirine bağlarken bazı sihirli kelimeler kullanırız. Bunlar “ama, fakat, ancak, lakin, bununla birlikte, buna rağmen” gibi ifadelerdir. Bu kelimeler, konuşmanın akıcı olmasını, yani bir nehir gibi kesintisiz ilerlemesini sağlar. Mesela, “Masallar çok eğlencelidir, bununla birlikte bize önemli dersler de verirler.” diyebilirsin. Bu ifadeler sayesinde arkadaşların, senin ne zaman yeni bir fikre geçtiğini veya önceki fikrinle bağlantı kurduğunu kolayca anlar, böylece konuşmanda kopukluklar olmaz.
Adım 4: Türkçe Karşılıkları Kullanmak
Dilimiz çok zengin, biliyor musun? Bazen başka dillerden dilimize girmiş kelimeler kullanırız ama bunların çok güzel Türkçe karşılıkları da vardır. Mesela, “online” yerine “çevrimiçi”, “link” yerine “bağlantı” diyebiliriz. Bu maddede de senin, konuşmanı yaparken yabancı kelimeler yerine Türkçelerini kullanman isteniyor. Böylece hem konuşman daha anlaşılır olur hem de dilimizin güzelliğini ve zenginliğini ortaya koymuş olursun. Unutma, dilimizi doğru kullanmak onu yaşatmanın en güzel yoludur!
Adım 5: Görseller Kullanmak
Bir konuyu anlatırken sadece konuşmak yerine, resimler, çizimler veya kısa videolar gibi görseller kullanmak, konuyu çok daha etkili hale getirir. Mesela, masallarla ilgili bir sunum yaparken, anlattığın masal kahramanlarının resimlerini, masalın geçtiği yerleri gösteren çizimleri veya masallardan kısa sahneleri gösterebilirsin. Görseller, arkadaşlarınızın hem konuyu daha iyi anlamasına hem de akıllarında daha kalıcı olmasına yardımcı olur. Ayrıca sunumunu daha renkli ve eğlenceli hale getirir!
Sonuç olarak, bu maddeler senin hem iyi bir araştırmacı hem de iyi bir sunumcu olman için sana yol gösteriyor. Bu ipuçlarını aklında tutarak harika bir sunum yapabilirsin!
—
2. Soru: Öğrendiğiniz masalları arkadaşlarınıza anlatınız. Masalların hep mutlu sonla bitmesinin nedenlerini tartışınız.
Çözüm:
Bu soru iki bölümden oluşuyor, hadi ikisini de ayrı ayrı ele alalım:
Adım 1: Öğrendiğin Masalları Anlatmak
Bu kısımda senden, bildiğin veya okuduğun masalları arkadaşlarına anlatman isteniyor. Bu bir Keloğlan masalı olabilir, Nasrettin Hoca fıkrası olabilir, Pamuk Prenses veya Kırmızı Başlıklı Kız gibi dünya masalları da olabilir. Anlatırken tıpkı yukarıdaki ilk soruda konuştuğumuz gibi beden dilini kullanmayı, akıcı konuşmaya dikkat etmeyi ve heyecanını katmayı unutma. Masal anlatmak, hem eğlenceli hem de dinleyicileri bambaşka dünyalara götüren harika bir etkinliktir. Masalın girişini, gelişme ve sonuç bölümlerini sıralı bir şekilde anlatmaya özen göster.
Adım 2: Masalların Hep Mutlu Sonla Bitmesinin Nedenlerini Tartışmak
Şimdi gelelim bu sorunun ikinci ve daha düşündürücü kısmına: Neden masallar genellikle mutlu sonla biter? Hiç düşündün mü? Aslında bunun birkaç önemli nedeni var, gel birlikte tartışalım:
- İyiliğin Kazanması İnancı: Masallar genellikle iyilik ile kötülüğün mücadelesini anlatır. Masallarda hep iyi karakterler zorluklarla karşılaşır ama sonunda iyilik kazanır, kötülük cezalandırılır. Bu, çocuklara ve gençlere dünyada iyiliğin her zaman galip geleceği, dürüstlüğün ve çalışkanlığın sonunda ödüllendirileceği mesajını verir. Bu mesaj, insanlara umut aşılar ve onları iyi olmaya teşvik eder.
- Umut ve Hayal Gücü: Masallar, gerçek hayatta belki de hiç karşılaşamayacağımız olayları, sihirli güçleri ve mucizeleri barındırır. Mutlu sonlar, insanlara zorluklar karşısında bile umutlarını kaybetmemeleri gerektiğini öğretir. Ayrıca hayal dünyamızı geliştirir, bize “keşke” değil, “olabilir” dedirtir.
- Pedagojik (Eğitici) Amaç: Masallar, çocuklara ahlaki değerleri, doğru ve yanlışı, sabrı, cesareti, paylaşmayı öğretmek için kullanılır. Mutlu sonlar, bu değerleri benimseyenlerin sonunda ödüllendirileceğini gösterir. Bu da çocukların bu değerleri içselleştirmesine yardımcı olur. Bir nevi ders verirken tatlı bir ödül sunar.
- Psikolojik Rahatlama: Masallar, dinleyicilere bir tür rahatlama ve huzur verir. Özellikle çocuklar için, dünyanın karmaşık ve bazen korkutucu olabilecek gerçeklerinden bir süreliğine uzaklaşma imkanı sunar. Mutlu sonlar, bu rahatlamayı pekiştirir ve onlara güvende oldukları hissini verir.
- Gelenek ve Kültür: Birçok kültürde masallar, nesilden nesile aktarılan önemli sözlü edebiyat ürünleridir. Bu masalların çoğu, geçmişten günümüze mutlu sonla bitme geleneğini sürdürmüştür. Bu durum, masalların yapısının bir parçası haline gelmiştir.
İşte bu yüzden, masallar genellikle “onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine” diyerek mutlu bir şekilde biter. Bu, bize her zaman bir umut ışığı olduğunu ve iyiliğin sonunda mutlaka kazanacağını hatırlatır.
—
3. Soru: Aşağıda serim bölümü verilen masalın devamını farklı masal kahramanlarını bir araya getirerek 135. sayfadaki ilgili alana yazınız.
Evvel zaman içinde küçük bir köyde Keloğlan ile anası yaşarmış.
Keloğlan bazen oduna gidermiş ormana, bazen köyün koyunlarına çoban olurmuş. Ekmeğini çıkarırmış böylece.
Günlerden bir gün Keloğlan başka ülkelere gidip hem yeni yerler görmek hem de yeni işler yapmak istemiş.
Az gitmiş, uz gitmiş, ırmakları geçmiş, çok yer görmüş. Derken hava kararmaya yüz tutmuş. Keloğlan da biraz dinlenmek için çöküvermiş bir ağacın altına. O sırada bir ses duymuş. Kalkıp aranmış, bakınmış, bir ağacın kütüğünde oturan Hansel ile Gratel’i görmüş. O da ne Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Sedef Bacı… Keloğlan daha kimleri kimleri görmüş.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu kısımda senden yaratıcılığını kullanmanı ve Keloğlan’ın macerasını devam ettirmeni istiyor. Hikayenin giriş bölümü (serim) verilmiş. Keloğlan, yolculuğa çıkmış ve Hansel ile Gratel’i görmüş. Ayrıca Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler ile Sedef Bacı’nın adları da anılmış. Şimdi bu masal kahramanlarını bir araya getirerek Keloğlan’ın hikayesini devam ettirelim. Bu benim sana bir örneğim olacak, sen istersen daha farklı bir hikaye de yazabilirsin, önemli olan hayal gücünü kullanmak!
Adım 1: Masalın Girişini Anlamak
Keloğlan, yeni yerler görmek için yola çıkmış. Akşam olunca bir ağacın altında dinlenirken Hansel ile Gratel’i görmüş. Demek ki Keloğlan artık kendi köyünden çok uzakta, başka masal kahramanlarının yaşadığı bir yere gelmiş. Anlaşılan o ki, Keloğlan’ın yolculuğu onu farklı masalların dünyasına götürmüş.
Adım 2: Masal Kahramanlarını Bir Araya Getirmek ve Hikayeyi Geliştirmek
Keloğlan, Hansel ve Gratel’i gördüğünde şaşkınlıkla onlara yaklaşmış. “Bre kardeşler, siz buralarda ne ararsınız?” diye sormuş. Hansel, titreyen sesiyle cevap vermiş: “Keloğlan ağabey, biz cadının elinden kaçtık. Kardeşim Gratel’le yiyecek arıyorduk, neyse ki cadı bizi yakalayamadı.” Keloğlan, onların bu haline üzülmüş. Tam o sırada, uzaktan neşeli sesler gelmeye başlamış. Keloğlan, Hansel ve Gratel sesin geldiği yöne doğru yürümüşler. Bir de ne görsünler! Yedi Cüceler, şarkı söyleyerek evlerine dönüyorlarmış. Yanlarında da güzeller güzeli Pamuk Prenses varmış. Pamuk Prenses, Keloğlan’ı ve Hansel ile Gratel’i görünce gülümsedi. “Hoş geldiniz yabancılar,” demiş. “Bir derdiniz mi var?”
Keloğlan, başından geçenleri, yeni yerler görme isteğini ve Hansel ile Gratel’in cadıdan kaçışını anlatmış. Pamuk Prenses ve cüceler, onları misafir etmekten mutluluk duyacaklarını söylemişler. Tam o sırada, yedi cücelerden Bilgin, “Aman Allah’ım! Bu ormanda bir cadının olması çok kötü. Acaba Sedef Bacı’nın da başı dertte midir?” diye endişeyle fısıldamış. Keloğlan, Sedef Bacı adını duyunca meraklanmış. Pamuk Prenses, Sedef Bacı’nın yakınlardaki bir göl kenarında yaşadığını, çok bilge ve iyi kalpli bir kadın olduğunu anlatmış. Ancak son zamanlarda cadının ormanda dolaştığı haberleri yüzünden onun da endişelendiğini belirtmiş.
Adım 3: Masalın Sonucunu Yazmak
Keloğlan, “Öyleyse duracak vaktimiz yok! Cadıyı bulup Sedef Bacı’yı korumalı ve cadının bir daha kimseye zarar vermesini engellemeliyiz!” demiş. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler de Keloğlan’a katılmış. Hansel ile Gratel de cesaretlerini toplayıp onlara eşlik etmeye karar vermişler. Hep birlikte yola koyulmuşlar. Keloğlan’ın aklı ve zekası, Pamuk Prenses’in iyiliği, Yedi Cüceler’in çalışkanlığı ve Hansel ile Gratel’in cesareti birleşince cadıyı kolayca alt etmişler. Cadı, bir daha kimseye kötülük yapamayacağı uzak diyarlara sürülmüş. Sedef Bacı da kurtarıldığına çok sevinmiş ve herkese şifa dağıtan otlarından hediye etmiş.
Keloğlan, yeni dostlarıyla vedalaşırken, “Yeni yerler görmek istedim, ama böyle güzel dostluklar kuracağımı hiç düşünmemiştim,” demiş. Bir süre daha bu masal diyarında kalıp yeni dostlarıyla vakit geçirmiş, onlara köyünden, anasından hikayeler anlatmış. Sonunda kendi köyüne, anasının yanına dönme vakti gelmiş. Keloğlan, bu maceralı yolculuktan çok şey öğrenmiş, koca bir heybe dolusu anıyla evine dönmüş. Anası da Keloğlan’ını sapasağlam görünce çok sevinmiş. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.