6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 120
Merhaba sevgili 6. Sınıf öğrencim!
Türkçe dersimiz için harika bir metin ve bu metinle ilgili sorularla karşı karşıyayız. Hiç merak etme, bu soruları adım adım, anlayabileceğin bir dille çözeceğiz. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
1. Okuduğunuz metnin hikâye haritasını tamamlayınız.
Hikâye haritası, bir hikâyeyi daha iyi anlamamıza yardımcı olan bir araçtır. Şimdi metni dikkatlice okuyarak bu haritayı dolduralım:
-
Olay:
Nedir? Bayram sabahı nine, torununu eski bayram yerlerinin güzelliğini yaşamak için oraya götürmek ister. Ancak torunu, günümüzdeki bayram yerlerinin eskisi gibi olmadığını ve sıkıcı bulduğunu söyleyerek gitmek istemez. Nine de bu duruma çok üzülür ve geçmiş bayramları, kaybolan gelenekleri özlemle anar.
Nasıl başlıyor? Hikâye, bir bayram sabahı ninenin torununu uyandırıp onu bayram yerine götürmek istemesiyle başlıyor.
Nasıl gelişiyor? Torun, ninenin isteğine karşı bahaneler üretir ve bayram yerine gitmek istemediğini söyler. Nine ise kendi çocukluğundaki bayram yerlerini, oradaki eğlenceleri ve lezzetleri (demirhindi, keten helva vb.) anlatarak torununu ikna etmeye çalışır. Ancak torun, ninenin anlattıklarına pek ilgi göstermez.
Nasıl sonuçlanıyor? Nine, torununun değişen dünyaya ve kaybolan geleneklere olan ilgisizliğine üzülür. Kendi çocukluğundaki bayram yerlerinin tadının kalmadığını, hatta torununun o eski lezzetleri bilmediğini fark ederek derin bir hüzünle hikâye sona erer.
-
Mekân:
Hikâye genellikle torunun odasında (bir apartman dairesi içinde) geçiyor. Ninenin anlattıklarıyla da zihnimizde eski bayram yerleri canlanıyor.
-
Zaman:
Olay, bir bayram sabahı geçiyor. Ninenin anlattıklarıyla da geçmiş bayramlar ve çocukluk yılları hatırlanıyor.
-
Şahıs ve Varlık Kadrosu:
Hikâyedeki ana karakterler Nine ve Torun (Ninem)‘dir.
-
Anlatıcı:
Olayları dışarıdan bir gözlemci gibi “o”, “onlar” zamirlerini kullanarak anlatan, üçüncü tekil şahıs anlatımı kullanılmıştır. Yani hikâyeyi anlatan kişi olayların içinde değil, dışından izleyip aktarıyor.
2. Hikâyedeki nineyle kendi ninenizin özelliklerini karşılaştırınız.
Bu soru, senin kendi ninenle ilgili bir karşılaştırma yapmanı istiyor. Ben sana hikâyedeki ninenin özelliklerini yazayım, sen de kendi nineni düşünerek onun yanına ekle. Bakalım aralarında ne gibi benzerlikler ya da farklılıklar var!
-
Hikâyedeki ninenin özellikleri:
- Geleneklerine bağlıdır, eski bayramları ve adetleri çok sever.
- Geçmişe özlem duyar, eski günleri sık sık hatırlar.
- Torununu çok sever ve ona bildiklerini, güzellikleri aktarmak ister.
- Hüzünlü ve hayal kırıklığına uğramış bir ruh hali vardır, çünkü eski güzelliklerin kaybolduğunu görür.
- Sabırlıdır, torununu ikna etmek için uğraşır.
-
Ninenizin özellikleri:
(Burayı sen kendi nineni düşünerek doldurmalısın. Örneğin: “Benim ninem de geleneklerine bağlıdır ama o kadar üzülmez,” ya da “Benim ninem de çok sever beni ama o hiç bayram yeri anlatmaz,” gibi cümleler kurabilirsin. Düşün bakalım, senin nineni en iyi anlatan neler var?)
3. Sizce torun, ninesini bayram yerine götürmeseydi kendisini nasıl hissederdi? Böyle bir durumda o olayların nasıl gelişeceğini torunun bakış açısına göre defterinize yazınız.
Bu soru, kendini torunun yerine koymanı ve onun duygularını hayal etmeni istiyor. Empati kurmak, yani başkasının yerine kendini koyarak onun ne hissettiğini anlamak çok önemlidir. Haydi torunun neler hissedeceğini ve olayların nasıl gelişeceğini hayal edelim:
“Sabah nine beni uyandırdığında canım hiç bayram yerine gitmek istemiyordu. Eskiden kalabalık olurdu ama şimdi hep aynı, sıkıcı geliyordu. O yüzden bahaneler uydurdum, nineyi ikna ettim gitmemeye. Başta rahatlamıştım, oh be gitmek zorunda kalmadım diye düşündüm. Telefonumla oyun oynadım, arkadaşlarımla mesajlaştım. Ama sonra nine kendi kendine mırıldanmaya başladı, yüzü asıldı. Bana eski bayram yerlerini, demirhindi şerbetlerini anlattı. Ben onları hiç bilmediğim için pek anlamadım ama ninenin gözlerindeki hüzünü görünce içimde bir sıkıntı oluştu. Keşke gitse miydim diye düşündüm. Belki de nine o kadar heveslenmişti. Belki de gerçekten farklıydı ninenin anlattığı o bayram yerleri. Şimdi vicdanım sızlıyor, nineyi üzdüğüm için pişman oldum. Bir dahaki sefere nineyle gitmeliyim, belki o eski bayram yerlerinin ruhunu ben de yakalarım ve nineyi mutlu ederim.”
4. Bayram yerinde aradığı hiçbir şeyi bulamayan ninenin hikâyenin sonunda torununa söylediği sözden ne anladığınızı yazınız.
Hikâyenin sonunda nine, “Tuuh, tuh, tuh! Demek şu çocuklar demirhindi içmiyorlar ha?” diyor. Torun da kendi kendine “Ne bilsinler nine demirhindi? Ben bile bilmiyorum.” diye düşünüyor.
Bu sözlerden şunu anlıyoruz:
Nine, bayram yerinde kendi çocukluğundaki o canlılığı, o geleneksel lezzetleri ve atmosferi bulamayınca çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Özellikle demirhindi şerbeti gibi eski tatların artık bilinmemesi, onun için geçmişin tamamen silindiği anlamına geliyor. “Tuuh, tuh, tuh!” demesi de bu duruma duyduğu derin üzüntüyü ve şaşkınlığı gösteriyor. Nine, eski değerlerin ve geleneklerin yeni nesil tarafından artık bilinmediğini ve yaşatılmadığını fark ediyor. Bu durum, onun için sadece bir içecekten ibaret değil, aynı zamanda bir kültürün, bir yaşanmışlığın kayboluşunun acı bir göstergesi. Kısacası, nine aslında sadece demirhindinin değil, geçmişin ve kendi gençliğinin de kaybolup gittiğini görüyor ve buna üzülüyor.
5. Aşağıda verilen özelliklerden okuduğunuz metne uygun olanları işaretleyiniz.
Şimdi de metnin özelliklerini tek tek inceleyelim ve hangilerinin doğru olduğunu bulalım:
-
Metinde olayları 1. kişi anlatmaktadır.
Bu ifade yanlıştır. Metin, olayları dışarıdan bir gözlemci gibi “o”, “onlar” zamirleriyle anlatan üçüncü tekil şahıs anlatımıyla yazılmıştır. Anlatıcı, hikâyenin kahramanlarından biri değildir.
-
Deyimler sıkça kullanılmıştır.
Bu ifade yanlıştır. Metinde “yüreğim yandı”, “canım istemedi”, “bahaneler uydurmak” gibi birkaç deyim geçse de, bunlar metnin genelinde “sıkça”, yani çok fazla kullanılmış diyemeyiz. Deyimler metinde belirgin bir sıklıkta yer almıyor.
-
Nine, bayram yerinde çok iyi zaman geçirmiştir.
Bu ifade yanlıştır. Tam aksine, nine bayram yerinde aradığı hiçbir şeyi bulamamış, hayal kırıklığına uğramış ve “yüreğim yandı” diyerek derin üzüntüsünü dile getirmiştir.
-
Karşılıklı konuşmalara yer verilmiştir.
Bu ifade doğrudur. Metnin büyük bir bölümü nine ile torun arasındaki diyaloglardan, yani karşılıklı konuşmalardan oluşmaktadır. Bu sayede karakterlerin düşüncelerini ve duygularını daha iyi anlarız.
-
Metindeki kişiler; nine, ninenin oğlu, ninenin torunu ve torununun çocuklarıdır.
Bu ifade yanlıştır. Metindeki ana kişiler nine ve torunudur. Ninenin oğlu (torunun babası) geçmişte çocukları bayram yerine götüren kişi olarak bahsedilse de, olayların içinde aktif bir karakter değildir. Torunun çocukları ise metinde hiç geçmemektedir.
-
Metinde çok üstelemenin doğru olmadığı düşüncesi ağır basmaktadır.
Bu ifade doğrudur. Hikâyede nine, eski bayram yerlerinin güzelliği konusunda torununa çok fazla üsteleme yapar, yani ısrar eder. Torun da gitmemek için üsteleme yapar. Ninenin bu ısrarı ve geçmişe olan bağlılığı, günümüz gerçekleriyle karşılaşınca onda büyük bir hayal kırıklığına yol açar. Torunun da ninenin ısrarına rağmen gitmemesi, zorla bir şey yaptırmanın doğru olmadığını gösterir. Her iki taraftan da “üstelemenin”, yani çok ısrar etmenin olumsuz sonuçları hikâyede işlenmiştir. Bu da bize, bazen bir konuda çok fazla ısrar etmenin (hele ki değişen şartlar karşısında) kişiyi mutsuz edebileceği mesajını verir.
Umarım bu açıklamalar soruları çok iyi anlamana yardımcı olmuştur. Türkçe dersinde başarılar dilerim, aferin sana!