6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 62
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir metin okuyup, o metinle ilgili soruları beraber çözeceğiz. Unutma, her zaman önce metni çok dikkatli okumalı, ne anlattığını anlamaya çalışmalısın. Metni ne kadar iyi anlarsan, soruları çözmen de o kadar kolay olur. Şimdi hazırsan başlayalım!
Şimdi gönderdiğim görsellerdeki soruları adım adım inceleyelim ve çözelim.
1. Soru:
Okuduğunuz metnin özelliklerini belirten ifadelerin başındaki kutucukları işaretleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu bölümde metnin hangi özelliklere sahip olduğunu bulacağız. Her cümleyi tek tek inceleyip, metinle uyuşup uyuşmadığına bakacağız.
Adım 1: Metni dikkatlice oku.
Metnimiz “ÇANKAYA’DA HEDİYE EDİLMEK İSTENEN EV” başlığını taşıyor. Mustafa Kemal’e hediye edilmek istenen bir evden ve Atatürk’ün bu duruma nasıl yaklaştığından bahsediyor. Metin, olayın tarihi ve detayları hakkında bilgi veriyor. Atatürk’ün kişisel hediye kabul etmeme prensibini ve bu evin ulusal bir amaca hizmet etmesi için nasıl değerlendirildiğini anlatıyor.
Adım 2: Her bir ifadeyi metinle karşılaştır.
-
Yazar, anlatımı 1. kişi (ben) ağzıyla yapmıştır.
Metni okuduğumuzda yazarın “ben” veya “biz” gibi ifadeler kullanmadığını görüyoruz. Olayları dışarıdan, tarafsız bir gözle anlatıyor. Yani bu ifade yanlış.
-
Yazar, dinleyip gözlemleyerek tanık olduğu bir olayı anlatmıştır.
Metin bir tarih olayı hakkında bilgi veriyor ama yazarın bizzat olayı dinleyip gözlemlediğine dair bir işaret yok. Daha çok araştırılmış, belgelere dayalı bir anlatım gibi duruyor. Yani bu ifade de yanlış.
-
Metinde yazarın anlattığı olay, Atatürk’ün hediye edilmek istenen evi almaktan duyduğu rahatsızlık ve bu duruma bulduğu çözümdür.
Evet, metnin ana konusu tam da bu! Atatürk’e bir ev hediye edilmek isteniyor, O da bunu kişisel olarak kabul etmek istemiyor ve evin millete mal olması için bir çözüm buluyor (belediye aracılığıyla alınıp “Direksiyon” binası yapılması). Bu ifade doğru.
-
Yazar anlattığı olayı yaşadığı gün yazmıştır.
Metin geçmişte yaşanmış tarihi bir olayı anlatıyor. Olayın yaşandığı gün yazılmadığı, daha sonra araştırılarak kaleme alındığı anlaşılıyor. Yani bu ifade yanlış.
-
Yazar, kişisel deneyimlerinden, izlenimlerinden ve gözlemlerinden yararlanmıştır.
Yine ilk maddede konuştuğumuz gibi, metinde yazarın kişisel bir bakış açısı, kendi deneyimleri veya izlenimleri yok. Daha çok nesnel (tarafsız) bir anlatım var. Yani bu ifade yanlış.
-
Metnin içten, akıcı, anlaşılır ve ilgi çekici bir anlatımı vardır.
Metni okurken olayları rahatça anlıyoruz, anlatımı sürükleyici ve merak uyandırıcı. Bu özellikler metinde var. Yani bu ifade doğru.
-
Yazar, bu metni yaşanan bir olayı okuyucuların bilgisine sunmak ve bu olaydan bir ders çıkarmalarını sağlamak için yazmıştır.
Kesinlikle! Yazar bize Atatürk’ün nasıl ilkeli bir lider olduğunu, kişisel çıkarlar yerine milletin çıkarlarını düşündüğünü bu olay üzerinden anlatıyor. Hem bilgilendiriyor hem de bize önemli bir mesaj veriyor. Yani bu ifade doğru.
2. Soru:
Belirlediğiniz özelliklerden yararlanarak okuduğunuz metnin türünü tahmin edip ilgili kutucuğu işaretleyiniz.
Şimdi yukarıda işaretlediğimiz özelliklere göre bu metnin hangi türe ait olduğuna karar vereceğiz. Seçeneklerimiz: Hikâye, Haber metni, Anı.
Adım 1: Metnin özelliklerini hatırla.
Metin geçmişte yaşanmış, gerçek bir olayı anlatıyor. Bilgi verici bir yanı var. Atatürk’ün hayatından bir kesit sunuyor ve onun karakterini yansıtıyor. Kişisel bir gözlemden ziyade, tarihsel bir kayıt gibi duruyor.
Adım 2: Seçenekleri değerlendir.
-
Hikâye: Hikâye, genellikle kurgusal (gerçek olmayan), olay örgüsü olan, karakterleri ve yerleri olan bir türdür. Bizim metnimiz ise gerçek bir olayı anlattığı için hikâye olamaz.
-
Haber metni: Haber metni, genellikle güncel olayları, yani o an yaşanan veya yakın zamanda gerçekleşmiş olayları okuyucuya duyurmak için yazılır. Bizim metnimiz ise geçmişte yaşanmış tarihi bir olayı anlattığı için haber metni de değildir.
-
Anı: Anı, bir kişinin geçmişte yaşadığı veya tanık olduğu olayları, üzerinden zaman geçtikten sonra kaleme aldığı yazı türüdür. Bu metin, Atatürk’ün hayatından önemli bir olayı, üzerinden zaman geçtikten sonra, bize hatırlatıcı ve öğretici bir şekilde sunuyor. Yazarın bizzat olayı yaşamamış olması, onun bir “anı” yazmadığı anlamına gelmez. Tarihi bir anıyı, bir dönemi anlatan metinler de anı türüne girer. Bu metin, geçmişteki bir olayın hatırlanması ve ders çıkarılması amacıyla yazıldığı için en uygun seçenek “Anı”dır.
Hikâye
Haber metni
Anı
Sonuç: Bu metnin türü Anı‘dır.
3. Soru:
Aşağıdaki cümlelerin anlam özelliklerini belirleyip ilgili kutucukları işaretleyiniz.
Şimdi de cümlelerin anlam ilişkilerine bakacağız: Neden-Sonuç, Amaç-Sonuç, Koşul-Sonuç. Bu tür cümlelerde neyin neye bağlı olduğunu bulmaya çalışacağız.
Adım 1: Her cümleyi oku ve anlamını kavra.
Adım 2: Cümledeki eylemler arasındaki ilişkiyi belirle.
-
Bina çok geniş ve etrafı da açık olduğundan korunması çok güçtü.
Burada “korunması çok güçtü” bir sonuçtur. Peki neden güçtü? “Bina çok geniş ve etrafı da açık olduğundan” dolayı. Yani burada bir neden ve bu nedenin ortaya çıkardığı bir sonuç var.
Neden-Sonuç Amaç-Sonuç Koşul-Sonuç -
Hangisi bize uygunsa bana gizlice söyle.
“Bana gizlice söyle” eylemi ne zaman gerçekleşecek? “Hangisi bize uygunsa” o zaman. Yani bir şart var, o şart gerçekleşirse diğer eylem yapılacak. Bu bir koşul ve o koşulun gerçekleşmesiyle ortaya çıkan sonuç ilişkisidir.
Neden-Sonuç Amaç-Sonuç Koşul-Sonuç -
İşleri çok yoğun olduğundan gidip eve, bahçeye bakacak zamanı hiç yoktu.
“Gidip eve, bahçeye bakacak zamanı yoktu” bir sonuçtur. Neden zamanı yoktu? “İşleri çok yoğun olduğundan” dolayı. Yine bir neden ve bu nedenin getirdiği bir sonuç var.
Neden-Sonuç Amaç-Sonuç Koşul-Sonuç -
Daha önceleri bir İngiliz deri tüccarı oturduğu için de bayagi bakımlıydı.
“Bayagi bakımlıydı” bir sonuçtur. Neden bakımlıydı? “Daha önceleri bir İngiliz deri tüccarı oturduğu için”. Bu da bir neden–sonuç ilişkisidir.
Neden-Sonuç Amaç-Sonuç Koşul-Sonuç -
…Bulgurluzade Rıfat ve Mehmet Efendilerden Mustafa Kemal’e hediye edilmek üzere hemen satın alındı.
“Hemen satın alındı” bir eylemdir. Peki bu eylem hangi amaçla yapıldı? “Mustafa Kemal’e hediye edilmek üzere”. Burada bir amaç belirtiliyor. Yani bu bir amaç–sonuç ilişkisidir.
Neden-Sonuç Amaç-Sonuç Koşul-Sonuç -
Büyük kahramanlık gösteren ordumuzu onurlandırmak için bu evi orduya bağışlamak istiyordu.
“Bu evi orduya bağışlamak istiyordu” bir eylemdir. Bu eylemin amacı neydi? “Büyük kahramanlık gösteren ordumuzu onurlandırmak için”. Burada da bir amaç belirtiliyor. Bu da bir amaç–sonuç ilişkisidir.
Neden-Sonuç Amaç-Sonuç Koşul-Sonuç
Harika bir iş çıkardık! Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, okuduğunu anlama ve yorumlama becerileri derslerdeki başarının anahtarıdır. Başarılar dilerim!