6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 41
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencim, ben senin Türkçe öğretmeninim. Bana gönderdiğin soruları dikkatlice inceledim. Şimdi bu soruları, ikinci görseldeki metni okuyarak adım adım çözelim ve her birini sana en iyi şekilde açıklayalım. Hazır mısın? Başlayalım!
7. Aşağıda verilen hikâye ögelerinden metinde bulunanları işaretleyiniz.
Bu soruda bizden, okuduğumuz “MEHMET ÂKİF ERSOY’DAN ANILAR” başlıklı metinde hangi hikâye ögelerinin bulunduğunu bulmamız isteniyor. Hikâye ögeleri deyince aklımıza genellikle kişiler (şahıs ve varlık kadrosu), yer (mekân), zaman ve olay gelir. Anlatıcı ise hikâyenin nasıl anlatıldığıyla ilgilidir.
- a. Şahıs ve Varlık Kadrosu: Metni okuduğumuzda Mehmet Âkif Ersoy, Mithat Cemal, Hasan Efendi, çocuklar, Nail Beylerbeyi gibi birçok kişiden bahsedildiğini görüyoruz. Hatta bu kişilerin diyalogları, yaşadıkları olaylar anlatılıyor. Demek ki metinde çok zengin bir şahıs kadrosu var.
- b. Mekân: Metinde olayların geçtiği yerler de belirtilmiş. Örneğin, Mithat Cemal’in Akif’in evine gelmesi, Akif’in Baytar Mektebi’nden arkadaşı olan Hasan Efendi’den bahsedilmesi, “Beşiktaş’a geçen Akif” ifadesi bize farklı mekânları gösteriyor.
- c. Zaman: Hikâyede zaman da açıkça belirtilmiş. “Her cuma sabahı”, “bir cuma günü”, “ertesi cuma”, “o gün Akif” gibi ifadeler olayların ne zaman yaşandığını bize anlatıyor.
- d. Anlatıcı: Her hikâyenin bir anlatıcısı vardır. Bu metinde olaylar, dışarıdan bir gözlemcinin ağzından, yani üçüncü kişi ağzından anlatılmış. Bu da bir anlatıcının var olduğunu gösterir.
Şimdi seçeneklere baktığımızda hepsi de metinde bulunan ögeler gibi duruyor. Ancak soru bize tek bir şık seçme imkanı sunuyor gibi görünüyor (işaretler daire şeklinde, genellikle tek seçimi gösterir). Böyle durumlarda, metnin en çok hangi öge üzerine kurulu olduğunu düşünmemiz gerekir. Bu metin, Mehmet Âkif Ersoy’un hayatından kesitler, onun çevresindeki insanlarla ilişkilerini anlatan anılardır. Dolayısıyla, kişilerin ve onların ilişkilerinin çok ön planda olduğu bir metin. Bu yüzden “Şahıs ve Varlık Kadrosu” en belirgin öge olarak öne çıkıyor.
Cevap: a. Şahıs ve Varlık Kadrosu
1. Aşağıdaki şiirden soruları cevaplayınız.
Necati CUMALI’dan bir şiir verilmiş. Bu şiirden aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
Şiiri dikkatlice okuyalım ve her bir yargıyı şiirle karşılaştıralım:
İçimden hep iyilik geliyor
Yaşadığımız dünyayı seviyorum
Kin tutmak benim harcım değil
Çektiğim bütün sıkıntıları unuttum
Parasız pulsuzum ne çıkar?
Gelecek güzel günlere inanıyorum.
-
A) Şair insanlara kin duymamaktadır.
Şiirin üçüncü dizesinde “Kin tutmak benim harcım değil” diyor. Bu ifade, şairin insanlara karşı kin beslemediğini açıkça gösteriyor. Dolayısıyla bu yargı şiirden çıkarılabilir. -
B) Şair güzel günlerin geleceğine inanmaktadır.
Şiirin son dizesinde “Gelecek güzel günlere inanıyorum” diyor. Bu da şairin geleceğe dair umutlu olduğunu, güzel günlerin geleceğine inandığını açıkça belirtiyor. Dolayısıyla bu yargı şiirden çıkarılabilir. -
C) Şair yaşadığı sıkıntıları unuttuğunu belirtmektedir.
Şiirin dördüncü dizesinde “Çektiğim bütün sıkıntıları unuttum” diyor. Bu ifade de şairin geçmişte yaşadığı zorlukları geride bıraktığını, unuttuğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu yargı şiirden çıkarılabilir. -
D) Şair maddi sıkıntılar yaşadığı için mutsuzdur.
Şair, “Parasız pulsuzum ne çıkar?” diyerek maddi sıkıntılarının olabileceğini belirtiyor. Ancak “ne çıkar?” ifadesi, bu durumun onu mutsuz etmediğini, hatta önemsemediğini anlatıyor. Şiirin genelinde bir iyimserlik, mutluluk ve umut havası var. Bu nedenle, şairin maddi sıkıntılar yüzünden mutsuz olduğu yargısı şiirden çıkarılamaz, tam tersi bir anlam vardır.
Cevap: D) Şair maddi sıkıntılar yaşadığı için mutsuzdur.
2. Harflerle belirtilen aşağıdaki kutucuklarda reçel yapımının aşamaları karışık olarak verilmiştir. Buna göre reçel yapım aşamaları doğru sıralandığında aşağıdaki sözcüklerden hangisi oluşur?
Reçel yapımının aşamalarını doğru sıraya koyup, bu sıraya göre harfleri birleştireceğiz. Reçel yapımını adım adım düşünelim:
Öncelikle kutucuklardaki harfleri ve içindeki talimatları bir inceleyelim:
- S (Birinci S kutusu): “1 kg çileği iyice yıkadıktan sonra saplarını koparıp derin bir tencereye alınız ve üzerine 2 su bardağı toz şekeri dökerek bir gece bekletiniz.”
- I: “Reçeli cam kavanozlara aktarıp soğumaya bırakınız.”
- S (İkinci S kutusu): “Reçeli ocaktan almadan 2-3 dakika önce reçele yarım limonun suyunu ekleyip bir iki taşım daha kaynatınız. Oluşan köpükleri kepçeyle alıp ocağı kapatınız.”
- K: “30 dakika sonra bir çay kaşığı kadar reçeli alıp porselen bir tabağa damlatınız. Reçelin kıvamı koyulaşmışsa pişmiş demektir.”
- A: “Sürenin sonunda suyunu iyice salan çileklerin olduğu tencereyi orta hararetli ateşte yaklaşık 30 dakika kaynatınız.”
Şimdi bu adımları mantıklı bir sıraya koyalım:
-
Adım 1: Reçel yapımına başlarken ilk işimiz meyveleri hazırlamak ve şekerle bekletmektir. Bu da birinci S kutusundaki talimatla başlıyor: çilekleri yıkamak, saplarını ayıklamak, şekere yatırmak ve bir gece bekletmek.
İlk harfimiz: S -
Adım 2: Bir gece bekledikten sonra çilekler suyunu salar. Ardından tencereyi ocağa alıp kaynatmaya başlarız. Bu da A kutusundaki talimat: “Sürenin sonunda suyunu iyice salan çileklerin olduğu tencereyi orta hararetli ateşte yaklaşık 30 dakika kaynatınız.”
İkinci harfimiz: A -
Adım 3: Reçel belirli bir süre kaynadıktan sonra kıvamını kontrol etmemiz gerekir. K kutusundaki talimat tam da bunu söylüyor: “30 dakika sonra bir çay kaşığı kadar reçeli alıp porselen bir tabağa damlatınız. Reçelin kıvamı koyulaşmışsa pişmiş demektir.” Bu kontrolü yaptıktan sonra reçelin kıvamını anlarız.
Üçüncü harfimiz: K -
Adım 4: Reçelimiz kıvam almaya başlayınca, ocaktan almadan hemen önce limon suyunu ekleriz. Limon hem reçelin donmasına yardımcı olur hem de rengini korur. Bu da ikinci S kutusundaki talimat: “Reçeli ocaktan almadan 2-3 dakika önce reçele yarım limonun suyunu ekleyip bir iki taşım daha kaynatınız. Oluşan köpükleri kepçeyle alıp ocağı kapatınız.”
Dördüncü harfimiz: S -
Adım 5: Reçelimiz piştikten sonra son aşama onu kavanozlara doldurup soğumaya bırakmaktır. Bu da I kutusundaki talimat: “Reçeli cam kavanozlara aktarıp soğumaya bırakınız.”
Beşinci harfimiz: I
Bu sıralamaya göre oluşan kelime: S A K S I
Şimdi bu kelimeyi seçeneklerle karşılaştıralım:
- A) KISAS
- B) KISSA
- C) SAKSİ
- D) SISKA
Gördüğümüz gibi, “SAKSI” kelimesi bizim bulduğumuz “SAKSİ” kelimesiyle aynıdır (Türkçede ‘i’ ve ‘İ’ harfleri aynı sesi temsil eder, sadece yazım farkı vardır).
Cevap: C) SAKSİ