5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 161
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle birlikte gönderdiğin görseldeki soruları adım adım, tane tane çözeceğiz. Hiç merak etme, ben sana her şeyi en anlaşılır şekilde açıklayacağım. Hazırsan ilk sorudan başlayalım!
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?
A) Anlattıklarım kulağına küpe olsun.
B) Doktor, dinlenmesi için ona üç gün rapor verdi.
C) Arka sırada konuşanlara kulak kabartıyordu.
D) Bilgisayarın bozulması canıma tak etti.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden deyim kullanılmayan cümleyi bulmamız isteniyor. Deyimler, genellikle birden fazla kelimeden oluşan, gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Hadi seçeneklere tek tek bakalım:
-
Adım 1: A seçeneğini inceleyelim.
A seçeneğinde “kulağına küpe olsun” ifadesi var. Bu, “bir şeyi unutmaması, ders çıkarması, öğüt alması” anlamına gelen bir deyimdir. Yani burada deyim kullanılmış.
-
Adım 2: B seçeneğini inceleyelim.
B seçeneğinde “Doktor, dinlenmesi için ona üç gün rapor verdi.” cümlesi var. Bu cümlede kullanılan “rapor vermek” ifadesi, sözlük anlamıyla, yani gerçek anlamıyla kullanılmıştır. Doktor, bir kişiye dinlenmesi gerektiğini belirten resmi bir belge (rapor) vermiştir. Burada deyim özelliği taşıyan kalıplaşmış bir ifade yok.
-
Adım 3: C seçeneğini inceleyelim.
C seçeneğinde “kulak kabartıyordu” ifadesi geçiyor. Bu, “gizlice dinlemeye çalışmak” anlamına gelen bir deyimdir. Yani burada da deyim kullanılmış.
-
Adım 4: D seçeneğini inceleyelim.
D seçeneğinde “canıma tak etti” ifadesi var. Bu, “bir duruma artık dayanamamak, bıkmak” anlamına gelen bir deyimdir. Yani bu seçenekte de deyim kullanılmış.
Gördüğün gibi, A, C ve D seçeneklerinde deyimler varken, B seçeneğindeki “rapor vermek” ifadesi gerçek anlamında kullanılmıştır. Bu yüzden doğru cevabımız B seçeneği olmalı.
Sonuç: B
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bakmak” kelimesi “seyretmek” anlamında kullanılmıştır?
A) Pencereden sokakta oynayan çocuklara bakıyoruz.
B) Öğretmen, yazılılara henüz bakmamış.
C) Babaannesi yıllardır sadece torununu bakıyordu.
D) Bu hastanede üç gündür hastalara bakılmıyor.
Çözüm:
Bu soruda “bakmak” kelimesinin hangi cümlede “seyretmek” yani “izlemek” anlamında kullanıldığını bulacağız. “Bakmak” kelimesi Türkçede birçok farklı anlama gelebilir. Hadi seçeneklere bakalım:
-
Adım 1: A seçeneğini inceleyelim.
A seçeneğinde “Pencereden sokakta oynayan çocuklara bakıyoruz.” cümlesi var. Burada pencereden dışarıdaki çocukları gözümüzle takip ettiğimiz, yani onları izlediğimiz anlatılıyor. Bu, “seyretmek” anlamına en uygun kullanımdır.
-
Adım 2: B seçeneğini inceleyelim.
B seçeneğinde “Öğretmen, yazılılara henüz bakmamış.” cümlesi var. Burada öğretmen yazılıları henüz kontrol etmemiş, incelememiş anlamı var. “Seyretmek” anlamı taşımıyor.
-
Adım 3: C seçeneğini inceleyelim.
C seçeneğinde “Babaannesi yıllardır sadece torununu bakıyordu.” cümlesi var. Bu cümlede “bakmak”, birine ilgi göstermek, onu büyütmek, ihtiyaçlarını karşılamak anlamındadır. “Seyretmek” anlamı yok.
-
Adım 4: D seçeneğini inceleyelim.
D seçeneğinde “Bu hastanede üç gündür hastalara bakılmıyor.” cümlesi var. Burada “bakılmak”, hastaların tedavi edilmesi, onlarla ilgilenilmesi anlamındadır. “Seyretmek” anlamı taşımaz.
Bu durumda, A seçeneğindeki “bakmak” kelimesi, gözümüzle bir şeyi takip etmek, izlemek yani “seyretmek” anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde farklı anlamlara geliyordu.
Sonuç: A
3. I. Oyun, çocukların en önemli eğitim aracıdır.
II. Oyunlar sayesinde kendimizi geliştirebiliriz.
III. Oyun, çocukları hayatın gerçekliğinden uzaklaştırır.
IV. Oyun kimi zaman öğretmenimiz olur.
Yukarıdaki cümlelerden hangisi anlamca diğerlerinden farklıdır?
A) I
B) II
C) III
D) IV
Çözüm:
Bu soruda, oyunun faydaları veya etkileri hakkında verilen dört cümleden hangisinin diğerlerinden farklı bir anlam taşıdığını bulacağız. Yani üç cümle aynı yönde bir anlam taşırken, biri zıt veya farklı bir anlam taşıyacak.
-
Adım 1: Her cümlenin anlamını değerlendirelim.
I. Oyun, çocukların en önemli eğitim aracıdır. Bu cümle, oyunun çocuklar için yararlı ve eğitici bir yönünü vurguluyor. Olumlu bir anlam taşıyor.
II. Oyunlar sayesinde kendimizi geliştirebiliriz. Bu cümle de oyunun kişisel gelişime katkı sağladığını belirtiyor. Yani yine yararlı ve olumlu bir anlamı var.
III. Oyun, çocukları hayatın gerçekliğinden uzaklaştırır. Bu cümle, oyunun çocukları gerçeklerden uzaklaştırdığını söylüyor. Bu ifade, genellikle oyunun bir olumsuz etkisi olarak algılanır. Diğer cümlelerdeki olumlu yaklaşımdan farklı bir bakış açısı sunuyor.
IV. Oyun kimi zaman öğretmenimiz olur. Bu cümle, oyunun bize bir şeyler öğrettiğini, yani eğitici bir yönü olduğunu belirtiyor. Bu da yine olumlu bir anlam taşıyor.
-
Adım 2: Farklı olanı belirleyelim.
I, II ve IV numaralı cümleler oyunun eğitici, geliştirici ve yararlı yönlerini vurgularken, III numaralı cümle oyunun hayattan uzaklaştıran, olumsuz bir yönüne değiniyor. Bu yüzden III numaralı cümle anlamca diğerlerinden farklıdır.
Sonuç: C
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eğik çizgi yanlış kullanılmıştır?
A) “-lık/ -lik/ -luk/ -lük” isimden isim yapan yapım ekidir.
B) Babaannemler Yenimahalle/ Ankara’da oturuyorlar.
C) Uzun ince bir yoldayım/ Gidiyorum gündüz gece/ Bilmiyorum ne haldayım, dizeleri Aşık Veysel’e aittir.
D) Ankara/ İstanbul arası hızlı tren sayesinde artık 3 saatmiş.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda eğik çizginin (/) hangi cümlede yanlış kullanıldığını bulacağız. Eğik çizginin Türkçede belirli kullanım yerleri vardır. Hadi seçenekleri inceleyelim:
-
Adım 1: A seçeneğini inceleyelim.
A seçeneğinde “-lık/ -lik/ -luk/ -lük” ekleri arasında eğik çizgi kullanılmış. Bu, eş görevli eklerin veya kelimelerin arasına konulabilir. Burada “farklı biçimleri olan aynı ekin” gösterimi için doğru bir kullanımdır.
-
Adım 2: B seçeneğini inceleyelim.
B seçeneğinde “Yenimahalle/ Ankara” ifadesi var. Bu, bir adres yazarken ilçe ile il arasına konulabilir. Yani “Yenimahalle, Ankara” anlamında doğru bir kullanımdır.
-
Adım 3: C seçeneğini inceleyelim.
C seçeneğinde şiir dizeleri arasında eğik çizgi kullanılmış: “Uzun ince bir yoldayım/ Gidiyorum gündüz gece/ Bilmiyorum ne haldayım”. Şiir dizeleri yan yana yazıldığında her dizenin arasına eğik çizgi konulur. Bu da doğru bir kullanımdır.
-
Adım 4: D seçeneğini inceleyelim.
D seçeneğinde “Ankara/ İstanbul arası hızlı tren sayesinde artık 3 saatmiş.” cümlesi var. Burada “Ankara ile İstanbul arası” veya “Ankara-İstanbul arası” denmek isteniyor. İki yer adı arasında “ve”, “ile” veya “arasında” anlamını vermek için eğik çizgi kullanılmaz. Bu durumda ya “Ankara-İstanbul” (kısa çizgi) ya da “Ankara ile İstanbul” denmesi gerekirdi. Eğik çizgi burada yanlış kullanılmıştır.
Bu durumda, D seçeneğindeki eğik çizgi kullanımı yanlıştır.
Sonuç: D
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden–sonuç anlamı söz konusudur?
A) Aldığım ödül en çok annemi sevindirdi.
B) Bahar yağmurları aylardır sürdüğü için hayat olumsuz etkilendi.
C) Derdine çare bulmak için doktor doktor gezdi.
D) Okumak, insanı olgunlaştırır elbette.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden neden-sonuç ilişkisi taşıyan cümleyi bulmamız isteniyor. Neden-sonuç cümlelerinde, bir olayın gerçekleşme sebebi (neden) ile bu olayın ortaya çıkardığı durum (sonuç) bir arada verilir. Genellikle “-dığı için”, “-den dolayı”, “-mekten”, “çünkü” gibi ifadelerle kurulur.
-
Adım 1: A seçeneğini inceleyelim.
A seçeneğinde “Aldığım ödül en çok annemi sevindirdi.” cümlesi var. Burada “annemin sevinmesi” bir sonuçtur. Ama bu sonucun nedeni (ödül almam) tam bir neden-sonuç bağlamı içinde verilmemiştir. Sadece bir olayı ve etkisini belirtiyor. “Ödül aldığım için annem sevindi” gibi bir yapı olsaydı neden-sonuç olurdu. Bu haliyle sadece bir durum tespiti.
-
Adım 2: B seçeneğini inceleyelim.
B seçeneğinde “Bahar yağmurları aylardır sürdüğü için hayat olumsuz etkilendi.” cümlesi var. Burada:
- Neden: Bahar yağmurları aylardır sürdü.
- Sonuç: Hayat olumsuz etkilendi.
Gördüğün gibi, “yağmurların sürmesi” bir neden, “hayatın olumsuz etkilenmesi” ise bu nedenin bir sonucudur. Cümlede “sürdüğü için” ifadesi, neden-sonuç ilişkisini açıkça gösteriyor. Bu tam da aradığımız yapı.
-
Adım 3: C seçeneğini inceleyelim.
C seçeneğinde “Derdine çare bulmak için doktor doktor gezdi.” cümlesi var. Burada “doktor doktor gezmesinin” bir amacı var: “derdini çare bulmak”. Bu bir amaç-sonuç cümlesidir. Neden-sonuç cümlesinden farklıdır. Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiştir, bir niyet vardır.
-
Adım 4: D seçeneğini inceleyelim.
D seçeneğinde “Okumak, insanı olgunlaştırır elbette.” cümlesi var. Bu cümle genel bir yargıdır, bir bilgi veriyor. Bir neden-sonuç ilişkisi kurmuyor, sadece okumanın bir faydasını belirtiyor.
Bu durumda, B seçeneği “neden-sonuç” ilişkisini en net şekilde gösteren cümledir.
Sonuç: B
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yay ayraçla belirtilen yere tırnak işareti getirilmelidir?
A) ( ) Kendi Gök kubbemiz ( ) şairin en sevdiğim kitabıdır.
B) Küçük Prens ( ) i önce büyükler okumalı.
C) Güzel ( ) zeki ( ) çalışkan bir öğrenciydi.
D) Saat 8.30 ( ) da uyanmalısın.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda yay ayraç (parantez) işaretinin bulunduğu yere hangi seçenekte tırnak işaretinin (” “) gelmesi gerektiğini bulacağız. Tırnak işaretinin kullanıldığı yerleri hatırlayalım:
- Başkalarından aktarılan sözleri belirtmek için.
- Cümle içinde özellikle vurgulanmak istenen sözleri belirtmek için.
- Kitap, dergi, şiir adı gibi eser adlarını belirtmek için.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
-
Adım 1: A seçeneğini inceleyelim.
A seçeneğinde ” ( ) Kendi Gök kubbemiz ( ) şairin en sevdiğim kitabıdır.” cümlesi var. “Kendi Gök Kubbemiz” Yahya Kemal Beyatlı’nın çok bilinen bir şiir kitabının adıdır. Eser adları cümle içinde tırnak içine alınır. Bu nedenle, yay ayraçların yerine tırnak işareti getirilmelidir. Yani cümle: “Kendi Gök Kubbemiz” şairin en sevdiğim kitabıdır. şeklinde olmalıdır. Bu kullanım doğrudur.
-
Adım 2: B seçeneğini inceleyelim.
B seçeneğinde “Küçük Prens ( ) i önce büyükler okumalı.” cümlesi var. “Küçük Prens” de dünyaca ünlü bir kitaptır ve eser adıdır. Bu nedenle tırnak içine alınması gerekir. Ancak burada yay ayraçtan sonra “i” eki gelmiş. Eğer tırnak işareti kullanırsak, ek tırnağın dışında kalır ve kesme işareti kullanılmaz. Yani doğru yazım “Küçük Prens”i şeklinde olmalıdır. Ancak sorudaki boşluk `( ) i` şeklinde, yani `i` eki ayrı yazılmış gibi duruyor. Bu durum, tırnak işareti kullanımı için biraz kafa karıştırıcı olabilir. Ama temel kural, eser adlarının tırnak içine alınmasıdır. Bu seçenekte de aslında tırnak işareti gereklidir.
Ancak, A seçeneğindeki kullanım, tırnak işaretinin bir eserin adını tamamen kapsadığı, ekler konusunda herhangi bir karışıklığa yol açmadığı için daha net ve tartışmasız bir doğru cevaptır. B seçeneğinin yazılış biçimi, TDK kurallarına göre ekin tırnağın dışında kalması gerektiği düşünülünce, `Küçük Prens “i”` gibi yanlış bir kullanıma yol açabilir. Çünkü `i` zaten ayrı yazılmış. Oysa ek, kelimeye bitişik yazılır. “Küçük Prens”i doğru yazımıdır.
-
Adım 3: C seçeneğini inceleyelim.
C seçeneğinde “Güzel ( ) zeki ( ) çalışkan bir öğrenciydi.” cümlesi var. Burada “güzel”, “zeki” ve “çalışkan” kelimeleri eş görevli sözcüklerdir (sıfatlardır) ve art arda sıralanmışlardır. Bu tür kelimelerin arasına virgül (,) konulur. Tırnak işareti getirilmez.
-
Adım 4: D seçeneğini inceleyelim.
D seçeneğinde “Saat 8.30 ( ) da uyanmalısın.” cümlesi var. Saat ve dakika gösteren sayıları ayırmak için araya nokta (.) konulur. Ayrıca, saatlere gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır. Yani doğru yazım “8.30’da” şeklinde olmalıdır. Tırnak işareti getirilmez.
Yukarıdaki incelemelere göre, A seçeneğinde “Kendi Gök Kubbemiz” bir eser adı olduğu için yay ayraç yerine tırnak işareti getirilmesi kesinlikle doğrudur ve net bir örnektir. B seçeneği de eser adı içermesine rağmen, ekin yazılış biçimi nedeniyle kafa karışıklığına yol açabilir, bu yüzden A daha uygun bir cevaptır.
Sonuç: A