5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 165
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Türkçe öğretmeniniz. Bugün size çok keyifli bir Karagöz ve Hacivat diyalog metni üzerinde çalışacağız. Biliyorsunuz, Karagöz ve Hacivat, geleneksel gölge oyunumuzun en sevilen kahramanlarıdır. Hacivat daha bilgili, görgülü ve kuralcıyken; Karagöz biraz daha saf, düşüncesiz ama bir o kadar da komik ve içten bir karakterdir. Bu diyalogda da Karagöz’ün bu özelliklerini bolca göreceğiz.
Şimdi gelin, bu eğlenceli metni beraber okuyalım ve üzerine biraz düşünelim, yani soruları birlikte çözelim.
1. Soru: Diyalogda Hacivat, Karagöz’e ne öğretmeye çalışıyor?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu soruyu çözmek için diyalogdaki Hacivat’ın sözlerine ve Karagöz’e yönelik uyarılarına dikkat etmeliyiz.
Adım 1: Diyaloğun başına baktığımızda, Hacivat’ın Karagöz’e “Canım Karagöz’üm, ben nasıl söylersem sen de öyle söyle.” dediğini görüyoruz. Bu, Hacivat’ın Karagöz’e bir şeyler öğretmeye çalıştığının ilk işareti.
Adım 2: Sonra Hacivat, Karagöz’e kibar bir konağa gideceklerini ve orada nasıl konuşması gerektiğini anlatıyor. “Efendim ne buyrulur?”, “münasiptir efendim”, “öyledir efendim” gibi nazik ifadeleri tekrar etmesini istiyor.
Adım 3: Karagöz’ün “Arada sırada burnumu yersiniz a benim efendim?” gibi yanlış anlamalarından sonra Hacivat ona doğru ifadeyi tekrar öğretiyor: “Ne buyurursunuz a benim efendim?”
Sonuç:
Hacivat, Karagöz’e kibar bir ortamda, yani bir konakta, nasıl görgü kurallarına uygun ve nazik bir dille konuşması gerektiğini öğretmeye çalışıyor. Özellikle “Evet efendim”, “Öyledir efendim”, “Münasiptir efendim” ve “Ne buyurursunuz a benim efendim?” gibi saygılı ifadeleri kullanmasını tembihliyor.
2. Soru: Karagöz’ün “Arada sırada burnumu yersiniz a benim efendim?” sözüyle ne anlatmak istiyor? Bu söz doğru anlaşılmış mı?
Çözüm:
Bu soru, Karagöz’ün meşhur yanlış anlamalarını anlamamız için çok önemli. Hadi adım adım inceleyelim:
Adım 1: Hacivat, Karagöz’e kibarca “Arada sırada ‘Ne buyurursunuz a benim efendim?’ diyeceksin.” diyor. Burada “buyurmak” fiili, “emretmek, söylemek, buyruk vermek” gibi anlamlara gelirken, aynı zamanda “ikram etmek, buyurun etmek” gibi nezaket anlamları da taşır. Hacivat burada Karagöz’den, konaktaki insanlara “Ne istersiniz, ne arzu edersiniz?” anlamında, kibar bir soru sormasını istiyor.
Adım 2: Karagöz ise Hacivat’ın bu sözünü tamamen farklı bir şekilde anlıyor ve “Arada sırada burnumu yersiniz a benim efendim?” diye soruyor. Karagöz, “buyurursunuz” kelimesini “burun” ve “yemek” gibi kelimelerle karıştırarak komik bir yanlış anlama yaratmış. Sanki birisi Karagöz’ün burnunu yiyecekmiş gibi absürt bir durum ortaya çıkıyor.
Adım 3: Hacivat’ın “Ne dedin?” diye şaşırması ve “Olmaz!” demesi de Karagöz’ün bu sözü doğru anlamadığının kanıtı.
Sonuç:
Karagöz, Hacivat’ın “Ne buyurursunuz a benim efendim?” şeklindeki kibar sorusunu yanlış anlamış ve “buyurursunuz” kelimesini “burun yemek” gibi garip bir ifadeyle karıştırmıştır. Bu sözle aslında hiçbir şey anlatmak istemiyor, sadece Hacivat’ın söylediğini yanlış duyup ya da yanlış yorumlayıp komik bir hata yapıyor. Bu söz, kesinlikle doğru anlaşılmış bir ifade değildir, tam tersine Karagöz’ün saflığını ve yanlış anlamaya yatkınlığını gösterir.
3. Soru: Hacivat’ın Karagöz’e kibar bir konakta nasıl konuşması gerektiğini anlatırken kullandığı temel ifade kalıpları nelerdir?
Çözüm:
Bu soru için diyalogda Hacivat’ın Karagöz’e tekrar etmesini istediği veya onayladığı ifadelere dikkatlice bakmalıyız.
Adım 1: Diyaloğun başından itibaren Hacivat’ın Karagöz’den “Evet efendim” demesini istediğini görüyoruz.
Adım 2: Daha sonra “Öyledir efendim” ifadesini öğretiyor ve Karagöz’ün tekrar etmesini sağlıyor.
Adım 3: “Münasiptir efendim” ifadesi de Hacivat’ın sıkça kullandığı ve Karagöz’ün de tekrar etmesini istediği bir diğer kibar ifadedir.
Adım 4: Son olarak, konakta misafirlere sorulacak en önemli sorulardan biri olan “Ne buyurursunuz a benim efendim?” ifadesini Karagöz’e öğretmeye çalışıyor.
Sonuç:
Hacivat’ın Karagöz’e kibar bir konakta kullanması için öğrettiği temel ifade kalıpları şunlardır:
- “Evet efendim.” (Onaylamak için)
- “Öyledir efendim.” (Doğrulamak veya kabul etmek için)
- “Münasiptir efendim.” (Uygun olduğunu, yerinde olduğunu belirtmek için)
- “Ne buyurursunuz a benim efendim?” (Misafirlere nazikçe ne istediklerini sormak için)
4. Soru: Karagöz’ün kişilik özelliklerinden hangileri bu diyalogda öne çıkıyor?
Çözüm:
Karagöz, Türk gölge oyununun en renkli karakterlerinden biridir. Bu diyalogda da onun pek çok özelliğini görüyoruz. Hadi inceleyelim:
Adım 1: Karagöz’ün Hacivat’ın söylediklerini yanlış anlama eğilimi çok belirgin. “Burnumu yersiniz” demesi bunun en güzel örneği. Bu, onun biraz saf olduğunu ve söylenenleri olduğu gibi değil, kendi anladığı şekilde yorumladığını gösterir.
Adım 2: Hacivat’ın ona bir şeyler öğretmeye çalışmasına rağmen, Karagöz bazen inatçı ve lafı uzatan bir tavır sergiler. “Hayır, ikindidir efendim.” demesi, Hacivat’ın “Öyleyse dükkândadır efendim.” sözüne karşı çıkması bu özelliğini gösterir. Bu, onun biraz başına buyruk olduğunu da düşündürebilir.
Adım 3: Karagöz’ün bu yanlış anlamaları ve tepkileri, diyalogda komik durumlar yaratır. Bu da Karagöz’ün mizahi ve eğlenceli bir karakter olduğunu ortaya koyar. O, bilmeden bile insanları güldürebilir.
Adım 4: Hacivat’ın sözlerini bazen tam olarak dinlemediği veya dikkatini vermediği de anlaşılıyor. Bu da onun dikkatsiz ya da umursamaz bir yönünü gösteriyor olabilir.
Sonuç:
Bu diyalogda Karagöz’ün öne çıkan kişilik özellikleri şunlardır:
- Safdillik: Söylenenleri yanlış anlama ve kendi bildiği gibi yorumlama eğilimi.
- Dikkatsizlik/Umursamazlık: Hacivat’ın uyarılarını tam olarak dinlememesi veya ciddiye almaması.
- Mizahi Yönü: Yanlış anlamaları ve tepkileriyle komik durumlar yaratması.
- Başına Buyrukluk: Hacivat’a hemen boyun eğmeyip kendi bildiğini söylemeye devam etmesi.
5. Soru: Sence bu diyalogda komik olan yerler nerelerdir? Neden komik buldun?
Çözüm:
Karagöz ve Hacivat oyunlarının en güzel yanı, işte bu komik anlardır çocuklar! Gelin, birlikte bu diyalogdaki güldüren yerleri bulalım:
Adım 1: İlk olarak, Hacivat’ın “Öyleyse dükkândadır efendim.” sözüne karşılık Karagöz’ün “Hayır, ikindidir efendim.” demesi komik. Hacivat bir yer belirtirken, Karagöz bir zaman dilimi olan “ikindi”den bahsediyor. Burada Karagöz kelimelerin farklı anlamlarını karıştırıyor ve komik bir yanlış anlaşılma ortaya çıkıyor.
Adım 2: Diyaloğun en komik yerlerinden biri kesinlikle Karagöz’ün “Arada sırada burnumu yersiniz a benim efendim?” demesi. Hacivat “Ne buyurursunuz a benim efendim?” demesini isterken, Karagöz’ün bunu “burnumu yemek” olarak anlaması absürt ve beklenmedik bir durum yaratıyor. Bu, Karagöz’ün saflığını ve kelime oyunlarındaki beceriksizliğini gösterdiği için çok komik.
Adım 3: Hacivat’ın Karagöz’e “Öyle halt filan karıştırma.” demesi de komik. Hacivat, Karagöz’ün sürekli yanlış şeyler söylemesinden bıkmış, ama Karagöz yine de bildiğini okumaya devam ediyor. Bu, Hacivat’ın çaresizliğini ve Karagöz’ün inatçılığını gösterdiği için gülünç bir durum.
Sonuç:
Bu diyalogda beni en çok güldüren yerler şunlar oldu:
- Karagöz’ün “Öyleyse dükkândadır efendim.” sözüne karşılık “Hayır, ikindidir efendim.” demesi. Bu, kelimelerin anlamlarını karıştırmasından kaynaklanan bir komiklik.
- Kesinlikle en komik kısım, Hacivat’ın “Ne buyurursunuz a benim efendim?” sözünü Karagöz’ün “Arada sırada burnumu yersiniz a benim efendim?” diye anlaması. Bu, Karagöz’ün safdilliği ve beklenmedik tepkileri yüzünden çok komik.
- Hacivat’ın Karagöz’e “Öyle halt filan karıştırma.” diye sitem etmesi. Hacivat’ın Karagöz’ün yanlış anlamalarından bıkmışlığı ve Karagöz’ün buna rağmen kendi bildiğini okuması komik bir çatışma yaratıyor.
Bu diyalogdaki komiklikler, genellikle Karagöz’ün kelimeleri yanlış anlamasından, söylenenleri kendine göre yorumlamasından ve Hacivat’ın öğretmeye çalıştığı görgü kurallarına uyamamasından kaynaklanıyor. Karagöz’ün bu halleri, onu çok sevilen ve güldüren bir karakter yapıyor.