5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 68
Merhaba sevgili öğrenciler! Ben sizin 5. sınıf Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderdiğim bu görseldeki soruları birlikte çözeceğiz. Hem çevre bilincimizi artıracağız hem de okuduğumuzu anlama becerimizi geliştireceğiz. Hazırsanız, ilk bölümle başlayalım!
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1. Aşağıda adları verilen vakıf ve dernekler hakkında bildiklerinizi kısaca söyleyiniz.
Sevgili çocuklar, bu soruda üç tane çok önemli çevre ve eğitim kuruluşunun logosunu görüyoruz: TEMA, TOÇEV ve ÇEVKO. Hadi gelin, bu kuruluşların ne iş yaptığını kısaca öğrenelim:
- TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı): TEMA, Türkiye’de erozyonla mücadele etmek, ağaçlandırma çalışmaları yapmak ve doğal varlıklarımızı korumak için kurulmuş bir vakıftır. Toprağımızı, suyumuzu, ormanlarımızı ve tüm doğal güzelliklerimizi korumak için çalışırlar. “Türkiye Çöl Olmasın!” sloganıyla da bilinirler.
- TOÇEV (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı): TOÇEV, adından da anlaşıldığı gibi, okuma isteği olan çocuklara eğitim desteği sağlamak amacıyla kurulmuştur. Maddi durumu yetersiz olan çocukların okumasına yardımcı olurlar, onlara kitap, kırtasiye ve burs desteği verirler. Geleceğimiz olan çocuklarımızın iyi eğitim alması için çok değerli işler yaparlar.
- ÇEVKO (Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı): ÇEVKO, atıkların çevreye zarar vermesini önlemek ve geri dönüşümünü sağlamak için çalışır. Özellikle ambalaj atıklarının (plastik şişeler, camlar, kağıtlar vb.) toplanıp geri dönüştürülmesi konusunda çok önemli faaliyetleri vardır. Böylece çöp miktarını azaltırız ve doğal kaynaklarımızı daha az kullanmış oluruz.
2. Etrafınızda çevreyi kirleten kişiler ya da kuruluşlar var mı? Varsa bunların çevreyi nasıl kirlettiklerini kısaca anlatınız.
Bu soru aslında hepimizin etrafına dikkatle bakmasını istiyor. Maalesef, bazen bilerek bazen de farkında olmadan çevremizi kirleten kişiler veya yerler olabiliyor. Mesela:
- Piknik yapan bazı insanlar çöplerini çöp kutusuna atmak yerine piknik alanında bırakabiliyorlar. Bu çöpler hem çirkin bir görüntü oluşturuyor hem de doğadaki hayvanlara zarar verebiliyor.
- Fabrikalar, atık sularını veya dumanlarını arıtmadan doğaya saldıklarında havayı ve suyu kirletiyorlar. Bu da hem biz insanların hem de diğer canlıların sağlığı için çok tehlikeli.
- Evlerimizdeki atıkları doğru şekilde ayırmazsak veya çöp poşetlerimizi sokağa gelişi güzel atarsak, bu da çevrenin kirlenmesine neden olur.
Unutmayalım ki çevremizi korumak hepimizin görevi!
3. Çevre kirliliğini önlemeye yönelik neler yapılabilir?
Çevre kirliliğini önlemek için yapabileceğimiz aslında çok basit ama etkili şeyler var:
- Geri Dönüşüm: Kağıt, plastik, cam ve metal atıklarımızı ayrı ayrı biriktirip geri dönüşüm kutularına atmalıyız. Böylece bu atıklar yeniden kullanılabilir hale gelir.
- Daha Az Atık Üretmek: Alışveriş yaparken tekrar kullanılabilir çantalar kullanmak, tek kullanımlık ürünler yerine daha uzun ömürlü ürünler tercih etmek gibi basit adımlarla atık miktarımızı azaltabiliriz.
- Su ve Enerji Tasarrufu: Dişlerimizi fırçalarken suyu kapatmak, gereksiz yanan lambaları söndürmek gibi alışkanlıklar edinerek hem doğal kaynaklarımızı koruruz hem de faturalarımıza katkı sağlarız.
- Toplu Taşıma veya Bisiklet Kullanımı: Mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanmak veya kısa mesafelerde bisiklete binmek, araba kullanımını azaltarak hava kirliliğini önler.
- Fidan Dikmek: Ağaçlar havayı temizler, oksijen üretir. Fidan dikme kampanyalarına katılmak veya kendi imkanlarımızla ağaç dikmek çevremize büyük fayda sağlar.
- Çevre Temizliği Kampanyalarına Katılmak: Okulda veya mahallede düzenlenen temizlik kampanyalarına katılarak çevremizi daha yaşanılır hale getirebiliriz.
4. Sınıfa getirdiğiniz gazete haberlerini arkadaşlarınıza gösteriniz. Haber üzerine tartışınız.
Bu soru sizinle arkadaşlarınız arasında yapacağınız bir etkinlik. Eğer gazete haberleri getirseydiniz, sınıfta bu haberler üzerine konuşur, çevreyle ilgili neler olup bittiğini paylaşırdık. Bu tür etkinlikler, hem okuduğumuzu anlamamızı hem de fikirlerimizi başkalarıyla paylaşmayı öğretir.
—
Şimdi sıra geldi “BU NEHİR BİZİM” adlı metni okuyup, metinle ilgili soruları cevaplamaya. Metni dikkatlice okuyalım ve soruları teker teker yanıtlayalım.
BU NEHİR BİZİM
1. Metinde geçen şahıslar kimlerdir, varlıklar nelerdir?
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, olayların merkezinde bir kahraman olduğunu görüyoruz. Ayrıca, bu kahramanın bahsettiği başka insanlar ve doğa unsurları da var.
Adım 1: Şahısları belirleyelim.
- Metindeki ana şahıs, olayları yaşayan ve düşünen kişi olan Furkan‘dır.
- Furkan’ın anılarında bahsettiği babası da bir şahıstır.
- Metinde “apartmanın merdivenlerinde oturdu”, “fabrikadaki o adamın gülüşü geldi aklına”, “Diğer arkadaşlar ne yaptı acaba?”, “Bu insanların anlamalarını sağlamak için ne yapmalıydı?”, “Büyüklerin kendi yanında olmayışı zoruna gidiyordu.” gibi ifadelerle bahsedilen diğer insanlar (apartman sakinleri, fabrika adamı, arkadaşlar, büyükler) de şahıs olarak geçmektedir.
Adım 2: Varlıkları belirleyelim.
Burada “varlıklar” derken canlı cansız, somut ya da soyut, metinde adı geçen her şeyi düşünebiliriz.
- Nehir: Metnin ana teması ve çevresinde olayların geçtiği en önemli varlık.
- Kâğıt: Furkan’ın elindeki, içinde imzaların olduğu belge.
- Fabrika: Nehir kenarına yapılması planlanan veya yapılmış olan yapı.
- Apartman merdivenleri: Furkan’ın oturduğu yer.
- Piknikler, yüzme yarışları: Furkan’ın babasıyla nehir kenarında yaptıkları aktiviteler.
- Topraklar: “İlçenin topraklarının verimliliği” ifadesinde geçen bir varlık.
- Gülüş: Fabrikadaki adamın gülüşü, soyut bir varlık.
Sonuç:
- Şahıslar: Furkan, Furkan’ın babası, fabrikadaki adam, apartman sakinleri, Furkan’ın arkadaşları, büyükler.
- Varlıklar: Nehir, kâğıt, fabrika, apartman merdivenleri, piknikler, yüzme yarışları, topraklar, gülüş.
2. Metindeki olaylar nerede ve ne zaman geçmektedir?
Çözüm:
Metindeki olayların geçtiği yer ve zamanı belirlemek için metindeki ipuçlarını dikkatlice okumalıyız.
Adım 1: Olayların geçtiği yeri (mekanı) bulalım.
- Furkan’ın ayakları “yürümekten” ağrımıştı. Muhtemelen bir yerlerden geliyordu.
- “Dinlenmek için apartmanın merdivenlerine oturdu.” Bu bize Furkan’ın şu anki konumunu gösteriyor.
- En önemli ipucu ise metnin genelinde bahsedilen nehir kenarı ve nehir çevresindeki olaylardır. Fabrikanın nehir kenarına yapılması, Furkan’ın babasıyla nehirde yüzmesi gibi detaylar, olayların bir nehir ve çevresinde geçtiğini açıkça gösteriyor.
- Ayrıca “ilçenin topraklarının verimliliği” ifadesi, olayların bir ilçe sınırları içinde geçtiğini düşündürüyor.
Adım 2: Olayların geçtiği zamanı bulalım.
- Metinde belirli bir tarih veya saat verilmemiş. Ancak Furkan’ın “eskiden” babasıyla nehir kenarında piknikler yaptığını, yüzme yarışları yaptığını hatırlaması, olayların şimdiki zaman ile geçmiş zaman arasında bir karşılaştırma içerdiğini gösteriyor.
- Furkan’ın “ayakları ağrımıştı yürümekten” ifadesi, olayların yakın geçmişte, yani gün içinde veya yakın bir zaman diliminde yaşandığını düşündürüyor.
- Genel olarak, olaylar günümüzdeki çevre sorunları bağlamında, Furkan’ın anılarıyla harmanlanmış bir şekilde geçmektedir.
Sonuç:
- Nerede: Olaylar bir apartmanın merdivenlerinde (Furkan’ın dinlendiği yer), nehir kenarında ve bir ilçe sınırları içinde geçmektedir.
- Ne zaman: Metindeki olaylar genellikle gün içinde, Furkan’ın anılarını da içeren şimdiki zamanda ve geçmişle bugünün karşılaştırıldığı bir zaman diliminde geçmektedir. Belirli bir tarih veya saat yoktur.
3. Olaylar nasıl başlamıştır?
Çözüm:
Metnin başlangıcına odaklanarak olayların nasıl geliştiğini anlamaya çalışalım.
Adım 1: Metnin ilk cümlelerini inceleyelim.
- Metin, “Furkan’ın ayakları ağrımıştı yürümekten.” cümlesiyle başlıyor. Bu cümle, Furkan’ın yorgun olduğunu ve bir yerden geldiğini gösteriyor.
- Devamında “Elindeki kâğıda baktı, toplam beş imza alabilmişti. Niye anlamıyorlardı?” ifadesi, Furkan’ın bir imza toplama işinde olduğunu ve bu işte zorlandığını gösteriyor. İnsanların çevre konusunda duyarsızlığı onu üzüyor.
- Bu imza toplama çabası, nehir kenarına yapılmak istenen fabrikalarla ilgili olduğu metnin ilerleyen kısımlarında anlaşılıyor.
Sonuç:
Olaylar, Furkan’ın çevre kirliliği ve nehir kenarına yapılmak istenen fabrikalar nedeniyle üzülmesiyle, bu duruma karşı çıkmak için imza toplamaya çalışmasıyla başlamıştır. İnsanların duyarsızlığı ve yeterli imzayı toplayamaması onu yorgun düşürmüştür.
4. Olaylar nasıl sonuçlanmıştır?
Çözüm:
Metnin son bölümünü okuyarak olayların ne aşamada olduğunu ve Furkan’ın ne düşündüğünü anlayalım.
Adım 1: Metnin son kısmına bakalım.
- Furkan, babasıyla nehir kenarındaki güzel günlerini hatırlıyor ve şimdiki duruma üzülüyor.
- “Benim çocuklarım da bu nehirde yüzmeye devam etmelerini veremem!” diyerek kararlılığını gösteriyor.
- “Hayır, ırmağımızın ölmesine izin vermeyeceğim. Bildiğim bütün yolları deneyeceğim.” sözleriyle Furkan’ın pes etmediğini, aksine mücadeleye devam etme azminde olduğunu anlıyoruz.
- Ancak metnin son cümlesi, “Sadece kendisinin değil, herkesin nehriyadı ama onlar önem vermiyorlardı.” diyerek, Furkan’ın çabasına rağmen çoğu insanın hala çevre sorunlarına karşı duyarsız olduğunu belirtiyor.
Sonuç:
Olaylar, Furkan’ın nehir için mücadele etmeye kararlı olmasıyla ve “ırmağımızın ölmesine izin vermeyeceğim” diyerek tüm yolları deneyeceğini belirtmesiyle sonuçlanmıştır. Ancak bu kararlılığa rağmen, metnin son cümlesi insanların genelinin hala çevre sorunlarına yeterince önem vermediğini, dolayısıyla mücadelenin devam ettiğini ve henüz kesin bir zafere ulaşılmadığını gösteriyor. Furkan’ın mücadelesi bitmemiş, aksine daha da güçlenerek devam edecektir.