5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 76
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 5. sınıf Türkçe öğretmenin. Bugün sana gönderdiğin bu çok güzel ve düşündürücü soruları birlikte adım adım çözeceğiz. Hiç merak etme, her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
10. ETKİNLİK Aşağıdaki cümleleri altı çizili kelimelere dikkat ederek okuyunuz.
Galiba haklı çıkacak.
Boruları fabrikaya kadar takip ettik, güvenlikle görüştük.
Onlar sadece bir gazeteci gelir diye düşünüyorlardı.
a) Altı çizili kelimelerin anlamlı en küçük parçaları nelerdir? Yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden kelimelerin “anlamlı en küçük parçalarını” bulmamız isteniyor. Yani kelimenin kökünü, asıl anlamını taşıyan kısmını bulacağız. Haydi beraber inceleyelim:
Adım 1: İlk kelimemiz “haklı”. Bu kelimeyi düşündüğümüzde, birinin doğru olduğunu, hakkı olduğunu anlarız. Peki, kelimenin asıl anlamı nerede? Tabii ki “hak” kelimesinde. “Hak” kelimesi, bir şeyin doğru olması, adalet gibi anlamlara gelir. “-lı” eki ise bu hakkı olan kişiyi anlatır.
Adım 2: İkinci kelimemiz “güvenlikle”. Bu kelime biraz uzun gibi görünüyor ama korkma, kökü çok basit. Birine “güvenmek” deriz, değil mi? İşte o “güven” kelimesi, bu kelimenin anlamlı en küçük parçasıdır. “Güven” kelimesi, birine inanma, sırtını dayama anlamı taşır. “-lik” ve “-le” ekleri ise bu güvenme durumunu veya nasıl yapıldığını anlatır.
Adım 3: Üçüncü kelimemiz “gazeteci”. Bu kelime de çok tanıdık. Sabahları okuduğumuz, haberleri öğrendiğimiz şeye ne deriz? “Gazete!” İşte bu kelimenin kökü de “gazete”dir. “-ci” eki ise o gazeteyle ilgili bir iş yapan kişiyi anlatır.
Sonuç:
- haklı kelimesinin anlamlı en küçük parçası: hak
- güvenlikle kelimesinin anlamlı en küçük parçası: güven
- gazeteci kelimesinin anlamlı en küçük parçası: gazete
b) Bu anlamlı parçalarla kelimenin tamamı arasında anlamca bir ilişki var mıdır? Açıklayınız.
Elbette ki var sevgili öğrencim! Bu parçalar, yani kelimelerin kökleri, kelimenin bütün anlamının temelini oluşturur. Düşün ki bir ağacın kökleri olmadan ağaç yaşayamaz, büyüyemez. Kelimeler de tıpkı böyledir. Kökleri olmadan, ekler anlamsız kalır ve kelime oluşmaz.
Şimdi tek tek bakalım:
Adım 1: “Hak” ve “haklı” kelimelerini ele alalım. “Hak”, doğru olan şeydir. “Haklı” ise bu doğru olan şeyi söyleyen veya bu doğruya sahip olan kişidir. Gördün mü, “hak” kelimesi olmadan “haklı” kelimesi bir anlam ifade etmezdi. Aralarında çok güçlü bir ilişki var.
Adım 2: “Güven” ve “güvenlikle” kelimelerine bakalım. “Güven”, birine inanma duygusudur. “Güvenlikle” ise bu güven duygusuyla, yani emniyetli bir şekilde yapılan bir eylemi anlatır. “Güven” kelimesi, “güvenlikle” kelimesinin temelini oluşturur. Birbirleriyle sıkı sıkıya bağlılar.
Adım 3: “Gazete” ve “gazeteci” kelimelerini düşünelim. “Gazete”, haberlerin yazıldığı basılı yayındır. “Gazeteci” ise bu gazeteyi hazırlayan, haberleri toplayan kişidir. “Gazete” kelimesi olmadan “gazeteci” diye bir meslek de olmazdı, değil mi? Anlamları birbiriyle doğrudan ilişkili.
Sonuç:
Evet, bu anlamlı parçalarla (kelime kökleriyle) kelimenin tamamı arasında çok güçlü bir anlam ilişkisi vardır. Çünkü kelimenin kökü, kelimenin ana anlamını taşır ve ekler de bu kök anlama yeni anlamlar katarak veya anlamını değiştirerek yeni kelimeler oluşturur. Kökler, kelimelerin anlam dünyasının temel direkleridir.
11. ETKİNLİK Aşağıdaki cümleyi okuyarak soruları cevaplayınız.
O da “Artık güvenebiliriz.” dedi. Birlikte güldüler…
a) Bu cümlede neden üç nokta kullanılmıştır? Yazınız.
Bu cümleye baktığımızda, “Birlikte güldüler…” kısmının sonunda üç nokta görüyoruz. Üç nokta, Türkçede farklı amaçlarla kullanılır. Bu cümlede ise sanki bir şeyler daha söylenecekmiş ama söylenmemiş gibi bir hava var, değil mi? Ya da cümlenin sonu getirilmemiş, okuyucunun hayal gücüne bırakılmış gibi.
Adım 1: Cümleyi tekrar okuyalım: “O da “Artık güvenebiliriz.” dedi. Birlikte güldüler…”
Adım 2: “Birlikte güldüler” kısmından sonra üç nokta gelmiş. Bu, anlatımın tamamlanmadığını, belki de kahkahaların devam ettiğini veya sonra ne olduğunu bizim hayal etmemizi istediğini gösterir. Yani cümle bitmemiş, eksik bırakılmış.
Sonuç:
Bu cümlede üç nokta, anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonuna konulduğu için kullanılmıştır. Cümle bitmemiş, okuyucunun zihninde devam etmesi için açık bırakılmıştır.
b) Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Cümlelerdeki üç noktaları, kullanım özelliği ile eşleştiriniz.
- a) Hoca Ali… Nereye böyle?
- b) Çok zaman sonra…
- c) Onunla S…’de bir daha görüşmeyelim.
- ç) …ve birden kar, fırtına…
Özellikler:
- Anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur.
- Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten dolayı açık yazılmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur.
- Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümlerin yerine konur.
- Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur.
Şimdi bu cümlelerdeki üç noktaların neden kullanıldığına bakalım ve uygun özellikle eşleştirelim:
Adım 1: İlk cümlemiz: “a) Hoca Ali… Nereye böyle?”
“Hoca Ali” kısmından sonra üç nokta gelmiş. Sanki “Hoca Ali” diye seslenilmiş, ama sonra bir duraksama, bir vurgu var gibi. Bu durum, bir seslenmenin veya ünlemin etkisini artırmak için yapılır. Bu da bizi 4 numaralı özelliğe götürür.
Eşleştirme: a – 4
Adım 2: İkinci cümlemiz: “b) Çok zaman sonra…”
Bu cümle, sanki bir hikayenin veya olayın başlangıcı gibi ama sonu getirilmemiş. Ne olduğu, ne yaşandığı belirtilmemiş, okuyucunun hayal etmesi veya sonraki anlatımda devam edeceği düşünülmüş. Bu da 1 numaralı özelliğe tam olarak uyar: “Anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur.” Zaten soruda da 1-b eşleştirmesi verilmiş, bu da doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.
Eşleştirme: b – 1
Adım 3: Üçüncü cümlemiz: “c) Onunla S…’de bir daha görüşmeyelim.”
Burada “S…” diye bir kısaltma kullanılmış. Demek ki burada bir yerin veya bir ismin tamamı yazılmak istenmemiş. Belki kaba bulunmuş, belki de gizli kalması istenmiş. Bu durum da 2 numaralı özelliği karşılıyor: “Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten dolayı açık yazılmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur.”
Eşleştirme: c – 2
Adım 4: Dördüncü cümlemiz: “ç) …ve birden kar, fırtına…”
Bu cümle, sanki bir metinden alınmış gibi duruyor. Başında üç nokta olması, aslında öncesinde başka cümleler olduğunu ama bizim buraya sadece bir kısmını aldığımızı gösterir. Yani bir alıntı yapılmış ve bu alıntının başlangıcındaki kelimeler çıkarılmış. Bu da 3 numaralı özelliği ifade eder: “Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümlerin yerine konur.”
Eşleştirme: ç – 3
Sonuç:
Eşleştirmeleri aşağıdaki gibi tamamlayabiliriz:
1 – b
2 – c
3 – ç
4 – a