5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 239
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün hep birlikte önümüzdeki bu güzel soruları adım adım, tane tane, tıpkı bir hikaye okur gibi çözeceğiz. Sakın unutmayın, her sorunun bir cevabı vardır ve biz o cevabı bulmak için biraz düşünecek, biraz okuyacak ve bolca yorum yapacağız. Hazırsanız başlayalım!
6. ETKİNLİK Metinden alınan aşağıdaki paragrafı okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
Başarılarla dolu meslek yaşantısına rağmen Aziz Sancar’ın ABD’deki ilk yılları hayli zor geçmişti. Kendisine çok güvenemiyor, laboratuvar çalışmalarında diğer öğrenciler kadar başarılı olamayacağını düşünüyordu. O da tek çarenin çok çalışmak olduğuna karar verdi. Üzerinde çalıştığı problemlerle ilgili basit deneyler hazırlayacak, konusunu en ince ayrıntısına kadar öğrenecekti. Ama ilk başlarda işler pek de planladığı gibi gitmedi. Deneylerde istediği sonucu bir türlü alamıyordu. Hatta bir arkadaşı onun bilimsel araştırmadan pek de anlamadığını, yeniden başarılı olduğu doktorluk mesleğine dönmesi gerektiğini söylemişti. Ama o yılmadı ve azimle çalışmalarına devam etti. 30 yıl süren gayretli çalışmalarının karşılığını da Nobel Kimya Ödülü’nü 2015’te kazanarak aldı.
a) Aziz Sancar başarıya nasıl ulaşmıştır?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, metni dikkatlice okuduğumuzda Aziz Sancar’ın ilk başta zorlandığını, hatta kendine güvenmekte bile güçlük çektiğini görüyoruz. Ama o ne yapmış? İşte bu çok önemli!
Adım 1: Çok çalışmaya karar vermiş. Kendine güveni olmasa da, diğer öğrencilerden geri kaldığını düşünse de pes etmemiş, daha çok çalışmış.
Adım 2: Konusunu en ince ayrıntısına kadar öğrenmek için basit deneyler hazırlamış. Yani konuyu temelden, sağlam bir şekilde kavramak için uğraşmış.
Adım 3: İşler istediği gibi gitmese, hatta arkadaşı “sen bu işi yapamazsın” dese bile yılmamış ve azimle çalışmalarına devam etmiş. Tam 30 yıl boyunca bu azmi sürdürmüş.
Sonuç:
Aziz Sancar, çok çalışarak, konuları en ince ayrıntısına kadar öğrenmeye gayret ederek ve karşısına çıkan zorluklara rağmen yılmadan, azimle çalışmaya devam ederek başarıya ulaşmıştır.
b) Başarıya ulaşmasında çalışkanlığının ve öz güven sahibi olmasının etkisi var mıdır? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu soru çok güzel bir soru! Bakalım metinde bununla ilgili neler var:
Adım 1: Çalışkanlık konusuna bakalım. Metinde, Aziz Sancar’ın “tek çarenin çok çalışmak olduğuna karar verdiğini”, “konusunu en ince ayrıntısına kadar öğreneceğini” ve “yılmadan ve azimle çalışmalarına devam ettiğini” okuyoruz. Bu cümleler bize onun ne kadar çalışkan olduğunu gösteriyor. Elbette, bu çalışkanlığı onun başarıya ulaşmasında çok büyük bir etki yaratmış.
Adım 2: Şimdi de öz güven konusuna gelelim. Metnin başında “Kendisine çok güvenemiyor, laboratuvar çalışmalarında diğer öğrenciler kadar başarılı olamayacağını düşünüyordu” diyor. Yani başlangıçta öz güveni pek yokmuş. Ama sonra ne olmuş? O, öz güveni olmasa bile çalışmaya devam etmiş. Sanırım bu noktada şöyle bir şey söyleyebiliriz: Başlangıçta öz güveni düşük olsa da, çalışmaları ve azmi sayesinde zamanla öz güvenini de inşa etmiş. Çünkü bir şeyi başardıkça, emeklerinin karşılığını aldıkça insan kendine daha çok inanmaya başlar, değil mi?
Sonuç:
Evet, Aziz Sancar’ın başarıya ulaşmasında çalışkanlığının çok büyük bir etkisi vardır. O, zorluklara rağmen yılmadan çalışarak hedefine ulaşmıştır. Başlangıçta öz güveni düşük olsa da, çalışkanlığı ve azmi sayesinde başarıyı yakalamış, bu başarı da zamanla onun öz güvenini artırmıştır. Yani çalışkanlık, öz güveni de tetikleyen önemli bir anahtar olmuştur.
c) Sizce başarıya ulaşmak için neler yapılmalıdır?
Çözüm:
Bu soruya kendi düşüncelerimizle cevap vereceğiz. Aziz Sancar’ın hikayesinden de ilham alabiliriz:
Adım 1: Öncelikle bir hedef belirlemeliyiz. Neyi başarmak istiyoruz? Bu, derslerde iyi not almak, bir sporda başarılı olmak, güzel resim çizmek gibi bir şey olabilir.
Adım 2: Hedefimize ulaşmak için çok çalışmalıyız. Tıpkı Aziz Sancar gibi, zorlandığımız yerlerde pes etmemeli, daha çok gayret göstermeliyiz. Konuları anlamadığımızda tekrar tekrar okumalı, öğretmenimize sormalıyız.
Adım 3: Azimli olmalıyız. Yani bir şeye başladığımızda, karşımıza çıkan engellerde hemen vazgeçmemeliyiz. Düşsek de kalkıp tekrar denemeliyiz. “Yapamam” demek yerine “Nasıl yapabilirim?” diye düşünmeliyiz.
Adım 4: Kendimize inanmalıyız. Belki hemen olmasa da, emek verdiğimizde başaracağımıza güvenmeliyiz. Küçük başarılarımızla öz güvenimizi artırmalıyız.
Adım 5: Gerekirse yardım istemekten çekinmemeliyiz. Öğretmenlerimizden, ailemizden veya bilgili arkadaşlarımızdan destek alabiliriz.
Sonuç:
Bence başarıya ulaşmak için bir hedef belirlemeli, o hedef için çok çalışmalı, azimli olmalı, kendimize inanmalı ve gerektiğinde yardım istemekten çekinmemeliyiz. Unutmayın, her büyük başarı, küçük adımlarla başlar!
7. ETKİNLİK Türk bilim insanlarından seçtiğiniz birini tanıtan konuşmanızı yapınız.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, değerli öğretmenim,
Bugün sizlere, bilimin ışığında bizlere ilham veren, günümüzün önemli Türk bilim insanlarından biri olan Canan Dağdeviren‘i tanıtmak istiyorum. O, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada adından söz ettiren pırıl pırıl bir bilim insanı.
Canan Dağdeviren, elektronik mühendisliği ve fizik alanında eğitim almış, ardından da tıp alanında çok önemli çalışmalar yapmış bir bilim kadınıdır. Onun en bilinen buluşlarından biri, vücudumuza yapışabilen, esnek piller ve kalp pili gibi cihazlar geliştirmesidir. Düşünün, bu cihazlar sayesinde hastaların hayatı çok daha kolaylaşıyor, hatta bazı hastalıkların teşhisinde ve tedavisinde devrim niteliğinde adımlar atılıyor.
Canan Dağdeviren, özellikle cilt üzerine yapışabilen, organların hareketlerini takip edebilen ve enerji üretebilen giyilebilir elektronik aletler üzerinde çalışıyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Örneğin, gelecekte kalp hastalarının kalplerini sürekli takip eden, hatta gerektiğinde onlara yardımcı olan bir cihazı kıyafetimizin içinde taşıyabileceğiz! Ya da kanser hücrelerini çok erken aşamada tespit edebilen sensörler sayesinde birçok hayat kurtulabilecek.
Onun çalışmaları, bilimin insanlık için ne kadar önemli olduğunu bize bir kez daha gösteriyor. Canan Dağdeviren, genç yaşta bu kadar büyük başarılara imza atmasıyla biz gençlere de ilham veriyor. O, hayal kurmanın, çok çalışmanın ve pes etmemenin ne kadar önemli olduğunu bize kanıtlıyor.
Bence Canan Dağdeviren gibi bilim insanlarımız sayesinde gelecekte çok daha sağlıklı ve iyi bir dünyada yaşayacağız. Onu tanımak ve onun başarılarından feyz almak hepimiz için çok değerli.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
8. ETKİNLİK “İnsanlığa yarar sağlayacak bir buluş yapsaydınız bu ne olurdu?” konusunu sınıf ortamında tartışınız. Konu hakkında edindiğiniz bilgiler ışığında duygu ve düşüncelerinizi yazınız.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu çok güzel bir hayal etme ve düşünme sorusu. Eğer ben insanlığa yarar sağlayacak bir buluş yapsaydım, bu buluşum “Akıllı Atık Dönüştürücü ve Sınıflandırıcı Kutu” olurdu.
Duygu ve Düşüncelerim:
Adım 1: Neden böyle bir buluş? Günümüzde çevre kirliliği ve atık sorunu çok büyük bir problem. Çöplerimiz doğayı kirletiyor, hayvanlara zarar veriyor ve geleceğimizi tehdit ediyor. Bu sorun beni çok üzüyor ve düşündürüyor. Herkesin geri dönüşüm kutularını doğru kullanması gerekiyor ama bazen karıştırılıyor veya üşeniliyor.
Adım 2: Buluşum ne işe yarayacak? Benim “Akıllı Atık Dönüştürücü ve Sınıflandırıcı Kutu”m, evdeki veya okuldaki çöpleri otomatik olarak tanıyıp ayıracaktı. Mesela, bir kağıt attığımızda onu kağıt bölümüne, bir plastik şişe attığımızda plastik bölümüne, bir meyve kabuğu attığımızda da organik atık bölümüne otomatik olarak gönderecekti. Hatta daha da güzeli, organik atıkları kendi içinde gübreye dönüştürebilecekti!
Adım 3: Nasıl çalışacak? Kutunun içinde sensörler olacaktı. Bu sensörler atığın türünü (plastik, cam, kağıt, metal, organik) algılayacak ve atığı uygun bölmeye yönlendirecekti. Ayrıca, kutu dolduğunda akıllı telefonumuza veya bir merkeze mesaj gönderecekti ki çöpler zamanında alınsın. Gübreye dönüşen organik atıkları da bahçede kullanabilecektik.
Adım 4: İnsanlığa nasıl bir yarar sağlayacak? Bu buluş sayesinde hem geri dönüşüm oranları artacak hem de insanlar atıkları ayırma zahmetinden kurtulacak. Böylece doğamız daha temiz olacak, kaynaklarımız daha verimli kullanılacak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakabileceğiz. Ayrıca, atıklardan elde edilen gübrelerle bitkilerimiz daha sağlıklı büyüyecek, belki de daha az kimyasal gübre kullanacağız.
Sonuç:
Benim bu buluşum, çevre kirliliğini azaltmaya, geri dönüşümü kolaylaştırmaya ve doğal kaynakları korumaya yardımcı olurdu. Gelecekte herkesin evinde böyle bir kutu olmasını ve dünyamızın daha temiz ve yeşil olmasını çok isterim. Bu, hem benim hem de tüm insanlık için büyük bir mutluluk kaynağı olurdu.
Umarım bu açıklamalarım sizin için faydalı olmuştur sevgili öğrencilerim. Unutmayın, Türkçe dersinde sadece okuyup yazmakla kalmıyor, aynı zamanda düşünüyor, hayal ediyor ve dünyayı daha iyi bir yer yapmak için fikirler üretiyoruz!