5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 216
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle “Akıllı Çiftçi” metnini ve ardından gelen dil bilgisi sorularını birlikte inceleyeceğiz. Hazır mıyız? Hadi bakalım, dikkatlice okuyalım ve soruları adım adım çözelim!
A. 1, 2, 3, 4 ve 5. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız.
1. Çiftçinin başı oğullarıyla niçin derttedir?
Sevgili çocuklar, metnin ilk cümlesini hatırlayalım: “Akıllı bir çiftçi varmış. Ama bu çiftçinin oğullarıyla başı dertteymiş. Çünkü oğulları birbirleriyle hiç geçinemez, durmadan çekişirlermiş. Çiftçi, oğullarına ne dediyse kâr etmez, oğulları kötü huylarını bir türlü değiştirmemişler.” Bu cümleler bize her şeyi anlatıyor, değil mi?
Çözüm:
Adım 1: Metnin giriş kısmını dikkatle okuduk ve çiftçinin neden dertli olduğunu anlamaya çalıştık.
Adım 2: Metinde, çiftçinin oğullarının birbirleriyle hiç geçinemediği, sürekli tartıştığı ve kötü huylarını değiştirmemekte direndiği belirtiliyor.
Adım 3: Bu durumun çiftçiyi çok üzdüğünü ve onun için bir sorun olduğunu anladık.
Sonuç:
Çiftçinin başı oğullarıyla derttedir çünkü oğulları birbirleriyle hiç geçinemez, durmadan çekişirler ve kötü huylarını bir türlü değiştiremezler.
2. Çiftçi, oğullarının kötü huylarından vazgeçirebilmek için ne yapmıştır?
Şimdi de çiftçinin bu duruma bir çözüm bulmak için neler yaptığına bakalım. Metnin orta kısımlarında çiftçinin oğullarına bir ders vermek için yaptığı bir plan vardı, hatırladınız mı?
Çözüm:
Adım 1: Metinde çiftçinin oğullarına ders vermek için uyguladığı yöntemi bulalım.
Adım 2: Çiftçi, oğullarına bir örnek göstermek istemiş. Onlardan birkaç demet çubuk istemiş ve bu çubukları bir araya toplayıp sıkıca bağlamış. Oğullarına bu bağlı çubuk demetini kırmalarını söylemiş ama kıramamışlar.
Adım 3: Daha sonra çiftçi demeti çözmüş ve her birine tek tek çubuk vermiş. Oğulları bu tek tek çubukları çok kolay bir şekilde kırmışlar.
Sonuç:
Çiftçi, oğullarının kötü huylarından vazgeçirebilmek için onlardan bir demet çubuk istemiş, bu çubukları bağlayıp kırmalarını istemiş. Kırmakta zorlandıklarını görünce de demeti çözüp çubukları tek tek vererek kolayca kırabildiklerini göstermiştir. Böylece onlara birliği ve ayrılığı bir örnekle açıklamıştır.
3. Yukarıdaki metnin konusu ve ana fikri nedir?
Her metnin bir konusu ve bize vermek istediği bir mesaj, yani ana fikri vardır. Hadi bu metnin ne hakkında olduğunu ve bize ne öğretmek istediğini bulalım.
Çözüm:
Adım 1: Konu, metnin genel olarak neyden bahsettiğidir. Bu metin, birbirleriyle sürekli kavga eden ve geçinemeyen oğulları olan bir çiftçinin, onlara birliği ve beraberliği öğretme çabalarını anlatıyor.
Adım 2: Ana fikir ise metnin bize vermek istediği en önemli derstir. Çiftçi, oğullarına çubuklarla yaptığı örnekle, bir araya geldiklerinde güçlü olacaklarını, ayrıldıklarında ise zayıflayacaklarını anlatmaya çalıştı.
Sonuç:
Metnin konusu: Bir çiftçinin, birbirleriyle geçinemeyen oğullarına birliği ve beraberliği öğretme çabası.
Metnin ana fikri: İnsanlar birlik ve beraberlik içinde olduklarında güçlü olurlar, ayrılık ise zayıflığa ve yenilgiye yol açar.
4. Bu metni bir atasözüyle tamamlayınız. Atasözünün metnin anlamına katkısını açıklayınız.
Metnin sonunda çiftçinin söylediği sözleri hatırlayın: “Birlik olursanız düşmanlarınız size bir şey yapamaz. Ama birbirinizle geçinemez, çekişmeye devam ederseniz düşmanlarınıza tek başınıza karşı koyamazsınız, yenilip gidersiniz.” Bu sözler bize hangi atasözünü hatırlatıyor?
Çözüm:
Adım 1: Metnin ana fikrini ve çiftçinin verdiği dersi destekleyen bir atasözü düşünelim.
Adım 2: Çiftçinin son sözleri, bir araya gelmenin gücünü ve ayrılığın zayıflığını vurguluyor.
Adım 3: Bu fikri en güzel anlatan atasözlerinden biri “Birlikten kuvvet doğar.” atasözüdür.
Sonuç:
Bu metni tamamlayabileceğimiz atasözü: “Birlikten kuvvet doğar.”
Atasözünün metnin anlamına katkısı: Bu atasözü, metnin ana fikrini çok güzel bir şekilde özetler. Çiftçinin oğullarına çubuklarla verdiği dersin tam da anlamını taşır: insanlar bir araya gelip uyum içinde çalıştıklarında, birbirlerine destek olduklarında çok daha güçlü olurlar ve karşılarına çıkan zorlukların üstesinden gelebilirler. Tıpkı bir demet çubuğun kırılamaması gibi. Ama tek başlarına kaldıklarında veya birbirleriyle çekişmeye devam ettiklerinde kolayca yenilebilirler, tıpkı tek bir çubuğun kolayca kırılması gibi.
5. Çiftçinin yerinde siz olsaydınız çocuklarınızı bu kötü huyda vazgeçirmek için ne yapardınız? Açıklayınız.
Bu soruya hepimiz kendi düşüncelerimizle cevap verebiliriz. Siz olsaydınız nasıl bir çözüm bulurdunuz?
Çözüm:
Adım 1: Kendimizi çiftçinin yerine koyalım ve çocukların neden sürekli tartıştığını, anlaşamadığını düşünelim.
Adım 2: Onları bu kötü alışkanlıktan vazgeçirmek için neler yapabiliriz diye kafa yoralım. Sadece kızmak yerine, onları anlamaya ve doğru yolu göstermeye çalışmalıyız.
Adım 3: Belki onlarla konuşmak, birlikte oyunlar oynamak veya sorumluluklar vermek iyi bir fikir olabilir. Önemli olan, onlara birliği deneyimleterek öğretmek.
Sonuç:
Eğer çiftçinin yerinde ben olsaydım, çocuklarımla öncelikle açıkça konuşur, neden sürekli tartıştıklarını anlamaya çalışırdım. Belki onları bir araya getirecek, takım çalışması gerektiren oyunlar veya etkinlikler düzenlerdim. Mesela, birlikte bir yemek yapmalarını, bir bahçe işini halletmelerini veya bir yapbozu tamamlamalarını isteyebilirdim. Bu sayede birlikte çalıştıklarında işlerin ne kadar kolaylaştığını ve daha keyifli olduğunu görmelerini sağlardım. Ayrıca onlara, birbirlerine destek olmanın ve sevgiyle yaklaşmanın aile bağlarını güçlendireceğini, dışarıdaki zorluklara karşı hep birlikte daha güçlü duracaklarını anlatırdım. Tıpkı çiftçinin çubuklarla yaptığı gibi, onlara hayatın içinden örnekler vererek birliğin değerini öğretirdim.
B. Aşağıdaki cümlelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
( ) “Yemyeşil ve tertemiz bir doğaya merhaba demek ne güzel.” cümlesi kişisel görüş bildirir.
Sevgili öğrenciler, bir cümle kişisel görüş bildiriyorsa, o cümlenin kişiden kişiye değişebilen bir duygu, düşünce veya yorum içerdiğini anlarız. “Ne güzel” ifadesi bize ipucu veriyor, değil mi?
Çözüm:
Adım 1: Cümleyi okuyalım: “Yemyeşil ve tertemiz bir doğaya merhaba demek ne güzel.”
Adım 2: Cümledeki “ne güzel” ifadesi, konuşanın kendi beğenisini ve duygusunu dile getiriyor. Herkesin bir doğayı “güzel” bulma şekli veya derecesi farklı olabilir, bu öznel bir ifadedir.
Adım 3: Bu tür ifadeler, kişisel yorum içerdiği için “öznel”dir, yani kişisel görüş bildirir. Bu yüzden verilen ifade doğru bir bilgidir.
Sonuç:
( D ) “Yemyeşil ve tertemiz bir doğaya merhaba demek ne güzel.” cümlesi kişisel görüş bildirir.
( ) “Şehrin