5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 56
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizde karşımıza çıkan bu ilginç ve düşündürücü soruları hep birlikte, adım adım inceleyip çözeceğiz. Hazır mısınız? Öyleyse başlayalım!
Önce 7. Etkinlik‘ten başlıyoruz:
7. ETKİNLİK Metni okurken aldığınız notlardan yararlanarak metni defterinize özetleyiniz.
Sevgili çocuklar, bu etkinlik aslında sizin kendi başınıza yapmanız gereken bir çalışma. Çünkü bir metni özetlemek demek, o metnin en önemli yerlerini, ana fikirlerini ve yardımcı fikirlerini kendi cümlelerimizle kısaca anlatmak demektir. Tıpkı bir filmi arkadaşınıza “çok uzun anlatmayayım, kısaca şöyle oldu” diye anlatmanız gibi düşünebilirsiniz.
Çözüm:
Bu etkinlikte yapmanız gerekenler şunlardır:
- Adım 1: Önce metni çok dikkatli bir şekilde okumalısınız.
- Adım 2: Metni okurken önemli bulduğunuz yerlerin altını çizebilir, kenarlarına notlar alabilirsiniz. Mesela, “Bu paragrafın ana fikri bu”, “Burada önemli bir bilgi var” gibi notlar işinize yarar.
- Adım 3: Metni bitirdikten sonra, aldığınız notlara bakarak metni kendi cümlelerinizle yeniden yazın. Amaç, metnin ana fikrini ve en önemli noktalarını kaçırmadan, çok daha kısa bir şekilde anlatmak. Uzun uzun cümleler kurmak yerine, kısa ve öz cümleler kullanmaya çalışın.
- Adım 4: Özetinizi bitirdikten sonra bir kez daha okuyun. Metinde anlatılan her şeyi özetinizde bulabiliyor musunuz? Gereksiz detayları atmış mısınız? Eğer evet ise, harika bir özet çıkarmışsınız demektir!
Unutmayın, özet çıkarmak okuduğumuzu anlamamızı ve önemli bilgileri aklımızda tutmamızı sağlayan çok önemli bir beceridir!
Şimdi 8. Etkinlik‘e geçelim:
8. ETKİNLİK “6 Mart 1915 Gecesi” adlı metinle aşağıdaki Çanakkale şiirini biçim ve tür yönünden karşılaştırınız.
Çocuklar, bu etkinlikte bizden iki farklı metni karşılaştırmamızı istiyor. Birincisi, daha önce okuduğunuz “6 Mart 1915 Gecesi” adlı metin, ikincisi ise hemen aşağıda gördüğümüz “ÇANAKKALE” şiiri. Karşılaştırma yaparken iki şeye dikkat etmemiz isteniyor: biçim ve tür.
Çözüm:
Şiiri inceleyelim ve sonra diğer metinle nasıl karşılaştıracağımızı konuşalım:
ÇANAKKALE
Övün ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
Ömründe göstermedin bin düşmana bir gün.
Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
Başına yüz milletin birden üşüştüğü yersin!Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla.
Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk evinden,
Koştu senin koynundan çıkar çıkmaz evinden.
Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
- Adım 1: Şiirin Biçimini (Yapısını) İnceleyelim:
- Bu metin, alt alta yazılmış dizelerden oluşuyor. Her bir satıra dize diyoruz.
- Dizeler, dörderli gruplar halinde sıralanmış. Bu dörderli gruplara dörtlük diyoruz.
- Dörtlüklerin sonlarındaki sesler benzerlik gösteriyor. Örneğin, ilk dörtlükte “övün”, “gün”, “gün”, “yersin” kelimeleri var. “Övün” ile “gün” tam uymasa da “gün” kelimesi iki kez tekrar edilmiş. Üçüncü dörtlükte “evinden”, “evinden”, “alevinden”, “yersin” kelimeleri var. “Evinden” ve “alevinden” kelimelerinin sonları benziyor. Buna uyak diyoruz.
- Şiirde bir coşku, bir duygu yoğunluğu var.
- Kısacası, bu bir şiir. Şiirler dizelerden, dörtlüklerden oluşur ve genellikle uyak (kafiye) ve ölçü bulunur.
- Adım 2: Şiirin Türünü İnceleyelim:
- Şiirde Çanakkale Savaşı’nın kahramanlığı, vatan sevgisi ve düşmana karşı verilen mücadele anlatılıyor. Okurken içimizde bir heyecan, bir gurur uyandırıyor.
- Bu tür duygusal ve coşkulu konuları işleyen, kahramanlıkları anlatan şiirlere genellikle epik şiir veya lirik şiir denir. Burada hem kahramanlık olduğu için epik, hem de güçlü duygular içerdiği için lirik özellikler taşıyor diyebiliriz.
- Kısacası, bu bir şiir türüdür.
- Adım 3: “6 Mart 1915 Gecesi” Metniyle Karşılaştırma:
- Şimdi sizin okuduğunuz “6 Mart 1915 Gecesi” metnini düşünelim. O metin nasıl yazılmıştı? Büyük ihtimalle cümleler alt alta dizeler halinde değil, paragraflar halinde yazılmıştı, değil mi? Yani o bir düz yazıydı.
- Metnin amacı neydi? Çanakkale Savaşı’ndan belirli bir olayı, bir geceyi mi anlatıyordu? Belki tarihi bilgiler veriyor, olayların nasıl geliştiğini açıklıyordu. Yani o bir hikaye, bir anı, bir bilgilendirici metin ya da bir makale olabilir.
- Biçim yönünden karşılaştırma: “Çanakkale” şiiri dizelerden ve dörtlüklerden oluşan, uyaklı (kafiye) bir metinken; “6 Mart 1915 Gecesi” metni paragraflardan oluşan bir düz yazıdır.
- Tür yönünden karşılaştırma: “Çanakkale” şiiri duygusal ve coşkulu bir anlatıma sahip bir şiir türüyken; “6 Mart 1915 Gecesi” metni bir olayı anlatan, bilgi veren veya bir durumu açıklayan bir düz yazı türüdür (mesela bir hikaye, bir anı veya tarihsel bir metin).
Gördüğünüz gibi, bir metnin nasıl yazıldığına (biçim) ve ne anlattığına (tür) bakarak onları kolayca karşılaştırabiliriz.
Sıra geldi 9. Etkinlik‘e:
9. ETKİNLİK Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Soruları cevaplayınız.
Önce cümlelerimizi dikkatlice okuyalım:
- Son 26 mayını âdeta iri tespih taneleri gibi dizdiler.
- Âdeta ter muslukları açılmışçasına vücutları ıslandı.
- Eğer Nusrat Gemisi’ni odaklayarak tararsa her şey bitecekti.
Şimdi soruları tek tek cevaplayalım:
a) Hangi cümlede bir varlık başka bir varlığa benzetilmiştir? Bu cümlede ne, neye benzetilmiştir?
Çözüm:
- Adım 1: Benzetme ne demekti hatırlayalım. Benzetme, bir şeyi daha iyi anlatmak için onu başka bir şeye benzetmeye denir. Genellikle “gibi”, “sanki”, “adeta” gibi kelimeler kullanılır.
- Adım 2: Cümleleri inceleyelim.
- 1. cümlede “mayını” kelimesi, “iri tespih taneleri”ne benzetilmiş. Aralarında da “gibi” kelimesi var.
- 2. cümlede “vücutları ıslandı” durumu, “ter muslukları açılmışçasına” bir duruma benzetilmiş.
- 3. cümlede ise herhangi bir benzetme yok.
- Adım 3: En uygun benzetmeyi bulalım. Hem 1. hem de 2. cümlede benzetme var ama 1. cümle, bir varlığın (mayının) başka bir varlığa (tespih tanesine) benzetildiği daha net bir örnek. 2. cümledeki benzetme biraz daha abartıyla karışık. 5. sınıf seviyesinde genellikle “gibi” edatıyla yapılan benzetmeler daha belirgin kabul edilir.
Sonuç:
a) Birinci cümlede bir varlık başka bir varlığa benzetilmiştir.
Bu cümlede, mayını, iri tespih tanelerine benzetilmiştir. Tıpkı tespih tanelerinin art arda dizilmesi gibi, mayınların da aynı şekilde dizildiği anlatılmak isteniyor.
b) Hangi cümlede bir işin olması başka bir işin olmasına bağlıdır?
Çözüm:
- Adım 1: “Bağlı olmak” ne demek? Bir işin olması için başka bir şartın yerine gelmesi gerekiyor demektir. Bu tür cümlelere koşul-sonuç (şart-sonuç) cümleleri deriz ve genellikle “eğer”, “-sa / -se” gibi ekler veya kelimeler kullanılır.
- Adım 2: Cümleleri inceleyelim.
- 1. cümlede böyle bir şart yok.
- 2. cümlede böyle bir şart yok.
- 3. cümlede “Eğer Nusrat Gemisi’ni odaklayarak tararsa” kısmı bir şartı, “her şey bitecekti” kısmı ise bu şartın sonucunu belirtiyor. Yani her şeyin bitmesi, Nusrat Gemisi’nin taranmasına bağlı.
Sonuç:
b) Üçüncü cümlede bir işin olması başka bir işin olmasına bağlıdır.
Bu cümlede, her şeyin bitmesi, Nusrat Gemisi’nin odaklanarak taranması koşuluna bağlanmıştır. Eğer Nusrat Gemisi taranırsa, o zaman her şey bitecekti deniliyor.
c) Hangi cümlede bir durum, olduğundan daha abartılı olarak verilmiştir?
Çözüm:
- Adım 1: Abartma ne demek hatırlayalım. Abartma, bir şeyi olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha fazla veya çok daha az göstermektir. Amacı, anlatımı daha etkili hale getirmektir.
- Adım 2: Cümleleri inceleyelim.
- 1. cümlede mayınlar tespih tanelerine benzetilmiş ama bu bir abartıdan çok bir tasvir (betimleme).
- 2. cümlede “ter muslukları açılmışçasına vücutları ıslandı” ifadesi var. İnsan çok terleyebilir ama vücudundan terin musluktan akar gibi akması mümkün müdür? Hayır, bu gerçekte olamayacak kadar çok terlemeyi anlatmak için kullanılan bir abartıdır.
- 3. cümlede bir şart ve sonuç var, abartı yok.
Sonuç:
c) İkinci cümlede bir durum, olduğundan daha abartılı olarak verilmiştir.
Bu cümlede, insanların çok fazla terlemesi, “âdeta ter muslukları açılmışçasına” ifadesiyle abartılmıştır. Gerçekte musluk gibi ter akması mümkün değildir, bu sadece çok fazla terlediklerini vurgulamak için kullanılan bir anlatım yoludur.
İşte bu kadar sevgili öğrencilerim! Gördüğünüz gibi soruları dikkatlice okuyup üzerinde düşününce hepsi ne kadar da kolaylaşıyor. Türkçe dersinde bu tür anlatım özelliklerini öğrenmek, hem okuduğumuzu daha iyi anlamamızı hem de kendimizi daha güzel ifade etmemizi sağlar. Bir sonraki derste görüşmek üzere, hoşça kalın!